|
|
Aradığınız kelime
ر أ ي
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 328 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/55
Bakara/73
Bakara/128
Bakara/144
Bakara/165
Bakara/165
Bakara/166
Bakara/167
Bakara/243
Bakara/246
Bakara/258
Bakara/260
Bakara/264
Âl-i İmrân/13
Âl-i İmrân/13
Âl-i İmrân/23
Âl-i İmrân/143
Âl-i İmrân/152
Nisâ/38
Nisâ/44
Nisâ/49
Nisâ/51
Nisâ/60
Nisâ/61
Nisâ/77
Nisâ/105
Nisâ/142
Nisâ/153
Mâide/31
Mâide/52
Mâide/62
Mâide/80
Mâide/83
En’âm/6
En’âm/25
En’âm/27
En’âm/30
En’âm/40
En’âm/46
En’âm/47
En’âm/68
En’âm/74
En’âm/75
En’âm/76
En’âm/77
En’âm/78
En’âm/93
En’âm/94
A’râf/27
A’râf/27
A’râf/27
A’râf/60
A’râf/66
A’râf/143
A’râf/143
A’râf/143
A’râf/145
A’râf/146
A’râf/146
A’râf/146
A’râf/148
A’râf/149
A’râf/198
Enfâl/43
Enfâl/43
Enfâl/44
Enfâl/47
Enfâl/48
Enfâl/48
Enfâl/48
Enfâl/50
Tevbe/26
Tevbe/40
Tevbe/94
Tevbe/105
Tevbe/126
Tevbe/127
Yûnus/46
Yûnus/50
Yûnus/54
Yûnus/59
Yûnus/88
Yûnus/97
Hûd/27
Hûd/27
Hûd/27
Hûd/27
Hûd/28
Hûd/29
Hûd/63
Hûd/70
Hûd/84
Hûd/88
Hûd/91
Yûsuf/4
Yûsuf/4
Yûsuf/5
Yûsuf/24
Yûsuf/28
Yûsuf/30
Yûsuf/31
Yûsuf/35
Yûsuf/36
Yûsuf/36
Yûsuf/36
Yûsuf/43
Yûsuf/43
Yûsuf/43
Yûsuf/59
Yûsuf/78
Yûsuf/100
Ra’d/2
Ra’d/12
Ra’d/40
Ra’d/41
İbrahim/19
İbrahim/24
İbrahim/28
İbrahim/49
Nahl/14
Nahl/48
Nahl/79
Nahl/85
Nahl/86
İsrâ/1
İsrâ/60
İsrâ/60
İsrâ/62
İsrâ/99
Kehf/17
Kehf/39
Kehf/47
Kehf/49
Kehf/53
Kehf/63
Meryem/26
Meryem/74
Meryem/75
Meryem/77
Meryem/83
Tâ-Hâ/10
Tâ-Hâ/23
Tâ-Hâ/46
Tâ-Hâ/56
Tâ-Hâ/89
Tâ-Hâ/92
Tâ-Hâ/107
Enbiyâ/30
Enbiyâ/36
Enbiyâ/37
Enbiyâ/44
Hac/2
Hac/2
Hac/5
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْۜ وَنُقِرُّ فِي الْاَرْحَامِ مَا نَشَٓاءُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍ
Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphede iseniz, şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan), sonra uzuvları (önce) belirsiz, (sonra) belirlenmiş canlı et parçasından (uzuvları zamanla oluşan ceninden) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim. Ve dilediğimizi, belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz; sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız. Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz). İçinizden kimi vefat eder; yine içinizden kimi de ömrün en verimsiz çağına kadar götürülür; ta ki bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin. Sen, yeryüzünü de kupkuru ve ölü bir halde görürsün; fakat biz, üzerine yağmur indirdiğimizde o, kıpırdanır, kabarır ve her çeşitten (veya çiftten) iç açıcı bitkiler verir.
Hac/18
Hac/63
Hac/65
Mü’minûn/93
قُلْ رَبِّ اِمَّا تُرِيَنّ۪ي مَا يُوعَدُونَۙ
93, 94.$ (Resûlüm!) De ki: «Rabbim! Eğer onlara yöneltilen tehdidi (dünyevî sıkıntıyı ve uhrevî azabı) mutlaka bana göstereceksen; bu durumda beni zalimler topluluğunun içinde bulundurma Rabbim!»
Mü’minûn/95
Nûr/40
Nûr/41
Nûr/43
Nûr/43
Furkân/12
Furkân/21
Furkân/22
Furkân/40
Furkân/41
Furkân/42
Furkân/43
Furkân/45
Şu’arâ/7
Şu’arâ/61
Şu’arâ/75
Şu’arâ/201
Şu’arâ/205
Şu’arâ/218
Şu’arâ/225
Neml/10
Neml/20
Neml/40
Neml/44
Neml/86
Neml/88
Neml/93
Kasas/6
Kasas/31
Kasas/64
Kasas/71
Kasas/72
Ankebût/19
Ankebût/67
Rûm/24
Rûm/37
Rûm/48
Rûm/51
Lokman/10
Lokman/11
Lokman/20
Lokman/29
Lokman/31
Lokman/31
Secde/12
Secde/27
Ahzâb/9
Ahzâb/19
Ahzâb/22
Sebe’/6
Sebe’/9
Sebe’/27
Sebe’/31
Sebe’/33
Sebe’/51
Fâtır/8
Fâtır/12
Fâtır/27
Fâtır/40
Fâtır/40
Yâsîn/31
Yâsîn/71
Yâsîn/77
Sâffât/14
Sâffât/55
فَاطَّلَعَ فَرَاٰهُ ف۪ي سَوَٓاءِ الْجَح۪يمِ
54, 55.$ (O zât, dünyâda geçmiş olan hâdiseyi bu şekilde anlattıktan sonra Allah Teâlâ orada bulunanlara:) Siz işin gerçeğine vâkıf mısınız? dedi. İşte o zaman konuşan baktı, arkadaşını cehennemin ortasında gördü.
Sâffât/102
Sâffât/102
Sâffât/105
Sâd/62
Zümer/21
Zümer/21
Zümer/38
Zümer/58
Zümer/60
Zümer/75
Mü’min/13
Mü’min/29
Mü’min/29
Mü’min/69
Mü’min/77
Mü’min/81
Mü’min/84
Mü’min/85
Fussilet/15
Fussilet/29
Fussilet/39
Fussilet/52
Fussilet/53
Şûrâ/22
Şûrâ/44
Şûrâ/44
Şûrâ/45
Zuhruf/42
Zuhruf/48
Câsiye/23
Câsiye/28
Ahkâf/4
Ahkâf/4
Ahkâf/10
Ahkâf/23
Ahkâf/24
Ahkâf/25
Ahkâf/33
Ahkâf/35
Muhammed/20
Muhammed/30
Fetih/27
Fetih/29
Tûr/44
Necm/11
Necm/12
Necm/13
Necm/18
Necm/19
Necm/33
Necm/35
Necm/40
Kamer/2
Vâkı’a/58
Vâkı’a/63
Vâkı’a/68
Vâkı’a/71
Hadîd/12
Hadîd/20
Mücâdele/7
Mücâdele/8
Mücâdele/14
Haşr/11
Haşr/21
Cum’a/11
Münâfikûn/4
Münâfikûn/5
Mülk/3
Mülk/3
Mülk/19
Mülk/27
Mülk/28
Mülk/30
Kalem/26
Hâkka/7
Hâkka/8
Me’âric/6
Me’âric/7
Nûh/15
Cin/24
İnsan/13
İnsan/19
İnsan/20
İnsan/20
Nâzi’ât/20
Nâzi’ât/36
وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِمَنْ يَرٰى
34, 35, 36.$ Her şeyi alt üst eden o büyük felâket geldiği vakit, insan dünyada iken ne için çalıştığını hatırlar. Cehennem de gören her kişiye açıklığı ile gösterilir.
Nâzi’ât/46
Tekvîr/23
Mutaffifîn/32
Fecr/6
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِعَادٍۙۖ
6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14.$ Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Âd kavmine; direkleri (yüksek binaları) olan, ülkelerde benzeri yaratılmamış İrem şehrine, o vadide kayaları yontan Semûd kavmine, kazıklar (çadırlar, ordular) sahibi Firavun'a! Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar. Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Çünkü Rabbin (her an) gözetlemededir.
Beled/7
Alak/7
اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ
6, 7, 8.$ Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.
Alak/9
Alak/11
Alak/13
Alak/14
Zilzâl/6
Zilzâl/7
Zilzâl/8
Tekâsür/6
لَتَرَوُنَّ الْجَح۪يمَۙ
5, 6, 7, 8.$ Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, (orada) mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.
Tekâsür/7
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَق۪ينِۙ
5, 6, 7, 8.$ Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, (orada) mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.
Fil/1
Mâ’ûn/1
Mâ’ûn/6
Nasr/2
وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اَفْوَاجًاۙ
1, 2, 3.$ Allah'ın yardımı ve zaferi gelip de insanların bölük bölük Allah'ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit Rabbine hamdederek O'nu tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.
|
|
|
|
|