6 Haziran 2026 - 19 Zi'l-Hicce 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Ahkâf Suresi 25. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Tudemmiru kulle şey-in bi-emri rabbihâ fe-asbehû lâ yurâ illâ mesâkinuhum(c) keżâlike neczî-lkavme-lmucrimîn(e)

Bir azap var ki Rabbinin emriyle her şeyi mahvedip gider, derken hepsi de helak olup gitti, öyle bir güne erdiler ki evlerinden başka hiçbir şey görülmez oldu. İşte böylece cezalandırırız mücrim topluluğu.

O, Rabbinin emriyle her şeyi yerle bir eden (bir âfattır). Böylece (o korkunç kasırga yüzünden mezarlara dönen) meskenlerinden başka, hiçbir şey(leri) görünemez duruma düşmüş (ve perperişan olmuşlardı). İşte Biz, suçlu-günahkâr bir kavmi böyle cezalandırırız.

O rüzgar ki, herşeyi Rabbinin emriyle yakıp yıkar. Derken onlar o hale geldiler ki, evlerinden başka birşey görülmez oldu. İşte biz, günaha batıp giden toplumları böylece cezalandırırız.

“O rüzgâr, Rabbinin icra planı dâhilinde her şeyi yıkar, mahveder.” dedi. Nihayet o kasırga gelince, sabahleyin onların evlerinden başka birşey görünmez oldu. Biz, İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu, günahkâr bir kavmi işte böyle cezalandırırız.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 7/65; 11/50; 26/123.

Rabbinin emriyle her şeyi yerle bir eder." Böylece evlerinden başka bir şeyleri görünmez oldu. İşte biz suçlular topluluğunu böyle cezalandırırız.

Rabbinin emriyle her şeyi yerle bir eder. Böylece meskenlerinden başka, hiç bir şey(leri) görünemez duruma düştüler. İşte biz suçlu-günahkar bir kavmi böyle cezalandırırız.

Rabbisinin emri ile herşeyi helâk edecektir.” Nihayet o hale girdiler ki, meskenlerinden başka bir şey görünmez oldu. İşte öyle mücrim (inkârcı) bir kavme, biz böyle ceza veririz.

Rabbinin emriyle her şeyi yıkar.” (dedik.) Öyle oldular ki evlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. İşte Biz, suçlu olan bir toplumu böyle cezalandırırız.

“O rüzgâr, Rabbinin emri ile her şeyi yerle bir eder” der demez, evlerinin kalıntılarından başka bir şey görünmez oldu. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.

Tanrının buyrumuyla yok eder o her şeyi»; ancak, evleri görünür oldular, günah eden ulusa, böyle ceza veririz

“O (kum fırtınası), Rabbimin emriyle (oradaki) her şeyi yerle bir eder” (dedi). Derken (gelen kum fırtınasıyla) onlar öylesine çarçabuk silinip gittiler ki geride (kumlar altında kalan) evlerinden başka bir şey kalmadı. İşte Biz kötülüğe saplanmış olan bir toplumu böyle cezalandırırız.

24,25. Vâdîlerine bir bulut geldiğini gördükleri vakit biri birilerine "Bulut bize yağmur getürecek" didiler. Hûd: "Hayır bu bulut sizin görmekde isti’câl itdiğiniz ’azâb-ı elîmi getüren rüzgârdır, rabbin emriyle her şeyi kahr ve tedmîr idecekdir." didi. İrtesi gün yalnız meskenleri göriniyordı. İşte mücrim kavmi biz böyle tecziye ideriz.

O azabın, yayılarak vadilerine doğru yöneldiğini gördüklerinde: "Bu yaygın bulut bize yağmur yağdıracaktır" dediler. Hud: "Hayır, o, acele beklediğiniz şeydir; can yakıcı azap veren bir rüzgardır; Rabbinin buyruğu ile her şeyi yok eder" dedi. Bunun üzerine evlerinin harabelerinden başka bir şey görünmez oldu. Biz, suçlu milleti işte böyle cezalandırırız.

“O, Rabbimin emriyle her şeyi yerle bir eder.” Derken evlerinden başka hiçbir şeyleri görünmez hâle geldiler. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.

24-25. Felâketi vadilerine yönelmiş, ufku kaplayan bir bulut olarak görünce, “İşte bize yağmur getirecek bir bulut” dediler. Hayır, o hemen gelmesini istediğiniz ceza; içinde acılı azap bulunan, rabbinin emri ile her şeyi silip süpüren bir rüzgâr! Sonunda sadece evlerinin kalıntılarının görüldüğü bir hale geldiler. Günaha batıp kalmış bir topluluğu işte böyle cezalandırırız.

O (rüzgâr), Rabbinin emriyle her şeyi yıkar, mahveder. Nitekim (o kasırga gelince) onların evlerinden başka bir şey görülmez oldu. İşte biz suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.  

 Rivayet edildiğine göre bu müthiş kasırga, erkeklerini, kadınlarını, çocuklarını ve mallarını yerle gök arasında savurarak parçalamış ve helâk etmişt... Devamı..

Rabbinin emriyle herşeyi yerle bir eder. Sabahladıklarında, evlerinden başka herşey görülmez olmuştu. Suçlu topluluğu işte böyle cezalandırırız.

O rüzgâr, Rabbinin emri ile herşeyi yıkar mahveder." dedi. Nihayet helâk oldular ve evlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. İşte biz günahkâr kavmi böyle cezalandırırız.

Rabbının emriyle her şey'i tedmir eder, derken öyle oluverdiler ki meskenlerinden başka bir şey görünmez oldu, işte öyle mücrim bir kavme biz böyle ceza veririz

O (azap rüzgârı), Rabbinin emriyle her şeyi yıkar, mahveder. Nihâyet helâk oldular ve evlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. İşte biz suçlu (kâfir) bir kavmi, böyle cezalandırırız.

“Rabb'inin emri ile her şeyi yok edecek!” Böylece, meskenlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. Biz, suçlu halkı böyle cezalandırırız.

«O, Rabbinin emriyle her şey'i helak edecekdir». İşte onlar o haale geldiler ki meskenlerinden başka bir şey görünmez oldu. İşte günahkârlar güruhunu biz böyle cezalandırırız.

Rüzgâr, Rabbinin emriyle her şeyi yerle bir eder. Nitekim evlerinden başka bir şey görünmez oldu. Mücrim topluma işte böyle karşılık veririz.

“Rabbisinin emriyle herşeyi helâk edecek!” Derken o hâle geldiler ki, evlerinden başka bir şey görünmez oldu! İşte, günahkârlar topluluğunu böyle cezâlandırırız!(2)

(2)“Adâlet iki şıktır. Biri müsbet, diğeri menfîdir. Müsbet ise, hak sâhibine hakkını vermektir. Şu kısım adâlet, bu dünyada bedâhet derecesinde (apaç... Devamı..

O (şiddetli rüzgâr ve kum fırtınası), Rabbinin emriyle her şeyi yıkar, mahveder. Nitekim (o kasırga ve kum fırtınası gelince) onların (harabe) evlerinden başka bir şey görülmez oldu. İşte biz suç işleyen (zulmeden, insan haklarını çiğneyen, onlara işkence ve kötülük yapan) toplumu böyle cezalandırırız.

O rüzgâr Rabbinin emri ile her şeyin altını üstüne getirdi. Öyle ki, yaşadıkları mekânlarının harabeleri dışında, kendileri yok olup görünmez oldular. Biz suçlu toplumları böyle cezalandırırız.

şimdi o, çalabımın buyruğu ile her nesneyi yok ediverecek. Derken hepsi yok oldu da yalnız barınaklar kaldı. İşte Biz suçluları böyle cezalandırırız.

O, her şeyi Rabbinin emriyle berbat eder» cevabını aldılar. Hep berbat oldular. Artık meskenlerinden başka bir şey görülmez oldu. İşte biz günahkârlara böyle ceza veririz.

O, Rabbinin emriyle her şeyi yerle bir eder. Bunun üzerine çok geçmeden evlerinden başka bir şey görünmez oldu. İşte Biz, suç işleyen toplumu [kavm] böyle cezalandırırız.

Rabbinin emriyle her şeyi yerle bir eder. Nihayet (helâk oldular ve) evlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. İşte biz günahkârlar topluluğunu böyle cezalandırırız.

Bu korkunç kum fırtınası, Rabb’inin emriyle oradaki her şeyi yerle bir etti; böylece, o zâlimlerin kumlar altında kalan harab olmuş evlerinden başka hiçbir şey görünmez oldu. İşte Biz, suçlu bir toplumu böyle cezalandırırız.

Rabb’inin emriyle her şeyi yerle bir ediyor. Meskenleri hariç artık görünmez oldular. Suçlu Kavm’i böyle cezalandırıyoruz.

Rabb'in fermanıyla her şeyi yıkıp devirecek." Sonunda ortalıkta sadece evleri sırıtıp kaldı. Yanlış yaptılar, biz de cezalarını verdik.

"O, Rabbimin emriyle her şeyi yerle bir eder." dedi. Kasırga yaşadıkları yere gelince; evlerinden başka hiçbir şey görünmez hâle geldi. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.

O (rüzgâr), Rabbinin emriyle her şeyi yıkar, mahveder. Nitekim (kasırga gelince) evlerinden başka bir şey görülemez olmuştu. İşte biz, suçlu toplumu böyle cezalandırırız.

24,25. Sonunda onlar, o (azabı) vadilerine doğru ufku kaplayarak gelen bir bulut¹ şeklinde görünce: “Bu ufku kaplayan, bize yağmur yağdıracak bir buluttur.” dediler. (Hûd, onlara): “Hayır o, gelmesi için acele ettiğiniz; içerisinde acıklı azap bulunan ve Rabbinin emriyle her şeyi yok eden bir rüz-gârdır.” dedi. Sonunda onların (bomboş) evlerinden başka bir şey kalmadı. İşte Biz günâhkâr toplumları, böyle cezâlandırırız.²

1 Ârız: Bir yanı görünen, ufku örten, dağ, afet ve engel demek olup, mecâzen “ufku kaplayan bulut” anlamında kullanılır.2 Bk. (Hâkka: 6-8)... Devamı..

Her şeyi Rabbi’nin emriyle yakıp yıkacak [bir rüzgar]!” Onlar öylesine çarçabuk silinip gittiler ki ²⁸ geride [bomboş] evlerinden başka bir şey kalmaz oldu: Biz günaha saplanmış bir topluluğu işte böyle cezalandırırız.

28 Lafzen, “sonra öyle oldular ki ...” vd. Bkz. 69:6-8, ‘Âd kavmini arkalarında hiçbir iz kalmayacak şekilde yok eden kum fırtınasını tasvir eden ayet... Devamı..

Hem de Rabbinin emriyle her şeyi altını üstüne getirecek bir kasırga! Sonun da geriye bomboş evlerden başka bir şey kalmadı. İşte biz, suça batmış bir toplumu böyle cezalandırırız. 26/123...139

Rabbinin emriyle her şeyi yerle bir etmekte: nihayet, (harap olmuş ) haneleri dışında gözle görülen hiçbir şey kalmamıştır. Biz, günaha gömülen bir toplumu işte böyle cezalandırırız.

“Ki o azap rüzgarı; Rabbinin emriyle her şeyi yıkar, mahveder" dedi. Sonunda (helâk oldular) meskenlerinden başka bir şey görünmez oldu, işte biz günahkâr bir toplumu böyle cezalandırırız.

O, her şeyi Rabbinin emriyle yok eder. Meskenleri hariç hiçbir şey görülmez oldu. İşte biz suçlu bir topluluğu böylece cezalandırırız.

«Rabbisinin emriyle her şeyi helâk eder.» Artık sabahladılar, (bir halde ki) ikametgâhlarından başka bir şey görülemez oldu. İşte günahkarlar olan bir kavmi böylece cezalandırırız.

24, 25. Vaktâ ki, bildirilen azabı, vâdilerine doğru enlemesine yayılarak ilerleyen bir bulut halinde görünce: “Bu, dediler, bize yağmur getiren bir bulut! ”Hûd: “Hayır, dedi, bu, sizin gelmesi için acele edip durduğunuz şeydir, yani can yakıcı azap taşıyan bir rüzgârdır! Rabbinin izniyle her şeyi devirip yerle bir eden bir kasırgadır. ”Derken hepsi helâk olup sadece meskenleri kaldı. İşte Biz, suça gömülmüş gürûhu böyle cezalandırırız. [7, 65; 11, 50; 26, 123 vd. ]

Burada yalnız canlıları öldürüp binaları tahrip etmeyen ve yirminci yüzyılın son çeyreğinde icad edilen bir bomba çeşidine işaret bulabiliriz.... Devamı..

Rabbinin emriyle her şeyi yıkar, mahveder. Derken onlar o hale geldiler ki konutlarından başka bir şey görülmez oldu. İşte biz, suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız.

O rüzgâr, Allâh Te'âlâ'nın emriyle gerek cân ve gerek mal her şeyi helâk idüb ancak meskenlerinden başka bir şey görülmez oldı. Biz mücrimleri böyle cezâ ideriz.

Rabbinin emriyle evlerin içine girecek, her şeyi kökünden sökecektir[*]. Sabaha erdiklerinde evlerinden başka görünen bir şey kalmamıştı. Biz suçlular topluluğunu böyle cezalandırırız.

[*] Tedmir

O, Rabb'inin emriyle her şeyi yerle bir eder. Nitekim evlerinden başka bir şey görünmez oldu. Suçlu toplumu işte böyle cezalandırırız.

“Rabbinin emriyle herşeyi yerle bir eder.” Nitekim öyle bir helâk oldular ki, meskenlerinden başka birşey görünmez oldu. Mücrimler güruhunu Biz böyle cezalandırırız.

Rabbinin emriyle her şeyi yerle bir edecek. Sonunda o hale geldiler ki, konutlarından başka hiçbir şey görünmüyordu. Suçlular topluluğunu işte böyle cezalandırırız biz.

U Robbisining amri bilan barcha narsani yer bilan yakson qiladi. Bas, bo‘‎ron kelib, tong otganida ularning faqat xaroba maskanlarigina ko‘‎rinib turar edi. Biz jinoyatchi qavmlarni mana shunday jazolaymiz.

“helāk eyler her neseneyi çalabı’sı buyruġı-y-ıla.” pes oldılar görinmez illā ŧuraķları anlaruñ. ancılayın cezā virevüz ķavma yazuķlular.

Helāk ider her nesneyi Tañrısı buyruġı‐y‐la. Pes helāk oldılar. Gör‐mez ḳılduḳ, illā evlerini. Anuñ gibi cezā virürüz yaman ḳavmlere.

O öz Rəbbinin əmri ilə hər şeyi məhv edər!” Onlar (ertəsi gün) səhər çağı elə bir vəziyyətə düşdülər ki, evlərindən başqa heç bir şey görünmədi (hamısı məhv oldu). Biz günahkar qövmü belə cəzalandırırıq!

Destroying all things by commandment of its Lord. And morning found them so that naught could be seen save their dwellings. Thus do We reward the guilty folk.

"Everything will it destroy by the command of its Lord!" Then by the morning they -(4803) nothing was to be seen but (the ruins of) their houses! thus do We recompense those given to sin!

4803 Here is the figure of speech known in rhetoric as aposiopesis, to heighten the effect of the suddenness and completeness of the calamity. In the ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.