3 Mart 2024 - 22 Şaban 1445 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mü’min Suresi 85. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Felem yeku yenfe’uhum îmânuhum lemmâ raev be/senâ(s) sunneta(A)llâhi-lletî kad ḣalet fî ‘ibâdih(i)(s) ve ḣasira hunâlike-lkâfirûn(e)

Fakat azabımızı gördükleri zaman inanmaları, onlara bir fayda vermez; Allah'ın, kulları hakkında icra edilegelen yoluyoradamıdır bu ve işte buracıkta kafirler, ziyan edip giderler.

(Evet) Artık Bizim dayanılmaz azabımızı gördükleri zaman, (bu itiraf ve) imanları kendilerine hiçbir yarar vermeyecek (son pişmanlık para etmeyecektirBu) Allah’ın kulları arasında sürüp-giden sünnetidir. (Adaletli sistemi ve âdetidir.) İşte kâfirler burada hüsrana uğramış (ve sonsuza kadar ziyan etmişlerdir.)

Fakat azabımızı gördükleri zaman, inanmaları onlara bir fayda sağlamadı. Allah'ın kulları için, her zaman uyguladığı yöntem budur. İşte kâfirler o zaman, gerçekten zarar etmiş olurlar.

Fakat azâbımızı gördükten sonraki imanları kendilerine fayda sağlamayacaktır. Allah'ın kullarıyla ilgili süregelen uyguladığı âdeti, sünneti, ceza kanunu budur. İşte o zaman kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler hüsrana uğrayacaklardır.

Ancak zorlu azabımızı gördükleri zamanki imanları onlara yarar sağlamadı. (Bu) Allah'ın kulları hakkında uygulanagelen sünnetidir. İşte inkâr edenler burada hüsrana uğramışlardır.

Ama Bizim dayanılmaz-azabımızı gördükleri zaman, imanları kendilerine hiç bir yarar sağlamadı. (Bu,) Allah'ın kulları arasında sürüp-giden sünnetidir. İşte kafirler burada hüsrana uğramışlardır.

Fakat azabımızı gördükleri vakit, imanları kendilerine fayda verecek değildi. Allah'ın kulları hakkında olagelen sünneti (nizamı) budur. İşte kâfirler burada aldanmışlar, ziyana uğramışlardır.

Fakat şiddetli azabımızı gördükleri zaman, artık (yeniden) iman etmeleri, onlara bir fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları içinde yürürlükte olan yasasıdır. İşte (Allah’ın yasası yürürlüğe girdiği) o zaman, kâfirler zarar etmiş olurlar.

Ancak, azabımızı görünce, inanmalarının kendilerine hiçbir faydası olmamıştı. İşte, öteden beri Allah'ın kullarına uyguladığı yasası budur. O durumda inkâr edenler kaybedeceklerdir.[506]

[506] Allah’ın sünneti/yasası hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 64.Mümin sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bay... Devamı..

Bizim cezamızı gördüklerinde, inanmaları onlara fayda vermez; şimdiye dek, kulları arasında olagelen, Allahın türesi bu; işte kâfir olanlar bunda ziyandadırlar

Fakat azabımızı gördükleri zaman inanmaları, kendilerine bir fayda sağlamadı. Kulları hakkında geçmişten bugüne Allah'ın uygulaması budur. Nitekim hakikati inkârı tabiat haline getirenler, orada ve o anda hüsrana uğramışlardır.

Bkz. 2/50, 20/78, 43/55-56

Fakat ’azâbımızı gördükleri vakit îmânları fâide virmedi. Allâh’ın insânlara karşu Allâh’ın sünneti (mu’tâd olan usûli) tatbîk oldı kâfirler böyle hâsir olurlar.

Ama, Bizim şiddetli azabımızı görüp de öyle inanmaları kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah'ın kulları hakkında, öteden beri yürürlükte olan yasasıdır. İşte inkarcılar o zaman hüsranda kaldılar.*

Fakat azâbımızı gördükleri zaman inanmaları, kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında eskiden beri yürürlükte olan kanunudur. İşte orada inkârcılar hüsrana uğradılar.

Ama azabımızı gördüklerinde artık inanmaları kendilerine fayda vermeyecektir; Allah’ın, kulları hakkında öteden beri uygulanan yasası böyledir. İşte o zaman artık inkârcılar hüsrana uğramışlardır.

Fakat azabımızı gördükleri zaman imanları kendilerine bir fayda vermeyecektir. Allah'ın kulları hakkında süregelen âdeti budur. İşte o zaman kâfirler hüsrana uğrayacaklardır.

Azabımızı gördüklerinde inanmaları kendilerine bir yarar sağlamaz. Bu, daha önceki kulları hakkında sürekli uygulanan ALLAH'ın sünneti (yasası) dır. İşte o zaman inkarcılar hüsrana uğramışlardır.

Ama hışmımızı gördükleri zamanki imanları kendilerine fayda verecek değildi. Allah'ın, kulları hakkındaki geçe gelen kanunu budur. İşte kâfirler bu noktada hüsrana düştüler.

Dediler amma hışmımızı gördükleri vakıtki iymanları kendilerine faide verecek değildi. Allahın kullarında geçe gelen sünneti, ve işte husrâna bu noktada düştü kâfirler

Fakat azabımızı gördükleri zamanki îmânları, kendilerine bir fayda vermedi. (Azabı gördüklerinde îmânın fayda vermeyeceği hükmü) Allah’ın, kulları hakkında koyduğu, geçmişten bu yana süre gelen bir hükmüdür. İşte orada/o anda, kâfirler (helâk olup) hüsrana uğradılar.

Cezamızı görünce iman etmeleri onlara bir fayda vermedi. Allah'ın kulları hakkındaki geçmişten bugüne uyguladığı yasası¹ budur. Gerçeği yalanlayan nankörler orada zarara uğradılar.

1- Sunnetullah.

Fakat hışmımızı gördükleri zaman îmanları fâide verecek değildi. Allahın, kulları hakkında carî olagelen âdeti (budur). İşte kâfirler burada hüsrana uğradı.

Fakat azâbımızı gördükleri zaman (ettikleri bu) îmanları kendilerine fayda verecek değildir. Allah'ın, kulları hakkında süregelen kanunu (bu)dur! İşte kâfirler orada hüsrâna uğramıştır.

Daha önceki geçmiş kulları arasında uygulanan, Allah’ın uygulamasının bir gereği olarak azabı gördüklerinde, iman etmeleri onlara hiçbir yarar sağlamamıştır. Artık inkâr edenler ziyana uğrayıp, kaybetmiş olanlardır.

Ancak azabımızı gördükten sonra inanmaları onların hiçbir işine yaramaz. Allah kullarına karşı hep bu yolda davranır. Tanımazlar böylece kendilerine yazık etmişlerdir.

Artık azabımızın şiddetini görünce onlara imanları fayda etmez. Kullan arasında öteden beri Allah/ın âdeti bu yoldaydı. Kâfirler işte o zaman ziyana uğrayacaklardır.

Ne var ki, azabımızı/baskınımızı gördükleri zaman da inanmaları kendilerine fayda vermedi. Bu Allah’ın kulları üzerinde eskiden beri uyguladığı yasasıdır [sunnetullah]. İşte kâfirler orada zarara uğrarlar.

Ama bizim dayanılmaz azabımızı gördükleri zaman, imanları kendilerine hiç bir yarar sağlamamıştır. (Bu,) Allah'ın kulları arasında sürüp gitmekte olan sünnetidir. İşte küfre sapanlar orada hüsrana uğramışlardır.

Oysa, Allah’ın kulları için öteden beri uygulayageldiği toplumsal yasalara göre, azâbımızı gördükten sonra iman etmeleri, onlara hiç bir fayda sağlayacak değildi. Böylece inkârcılar, o anda ve oracıkta derhal yok edilerek, insanın başına gelebilecek en büyük hüsrana uğramış oldular!

Kulları arasında gelip geçmişlere (uygulanan) Allah’ın sünneti / yasası olmak üzere, sıkıntı azabımızı gördüklerinde imanları onlara yarar sağlayacak değildi.
İşte burada da Kâfirler hüsrana düştü.

bizim felaketimiz geldikten sonra inanmış olmaları neye yarardı ki! Nitekim Allah'ın kullarına uygulayageldiği tarihî tekerrür yasası bir kere daha tekrar etti ve bütün inkarcılar oracıkta yere serildiler.

Fakat cezamızı gördükleri zaman imanları kendilerine bir yarar sağlayamaz. Temel yasamız budur. Ancak yeryüzünde yaşarken, cezamızı görmeden iman edenler, yasalarımıza uyanlar kurtulur. Değilse yeryüzünde yaşarken şımarıklık yapanlar, yasalarımıza karşı çıkanlar, kendi yasalarını yasalarımızdan üstün görenler, insanların çıkardığı yasalarla hayatlarını yaşayanlar; hesap günü geri dönülmez kayba uğrayacak, en şiddetli cezaya çarptırılacaklardır.

Allah’ın kulları hakkında süregelen kanunu olarak [*] azabımızı gördükleri zaman (o anki) imanları, kendilerine yarar sağlamamıştır. [*] kâfirler, orada kaybetmiş (olacak)lardır.

Benzer mesajlar: Ahzâb 33:38, 62; Fâtır 35:43; Fetih 48:23.,Ölüm anında veya Son Saat’te ya da mahşerde dile getirilecek olan iman ve tevbenin kabul e... Devamı..

Ama Bizim azabımıza kavuşunca, îmanları kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Allah’ın kulları arasında baştan beri yürürlükte olan yasası budur.¹ İşte o zam

1 Bu yasaya; “Sünnetullah” denilir.

Fakat cezamızın farkına vardıktan sonra iman etmiş olmaları kendilerine bir fayda sağlamayacaktır. ⁶⁸ Allah’ın kulları için her zaman uyguladığı yol yöntem budur: ⁶⁹ İşte, hakikati inkar etmiş olanlar, o zaman ve orada, ziyana uğramış olacaklardır.

68 Çünkü ilkin, bu gecikmiş inanç artık vuku bulmuş olan bir realiteyi değiştiremeyecektir; ikinci olarak, serbest bir seçimin ürünü olmaması ve daha ... Devamı..

Fakat azabımızı görünce iman etmeleri kendilerine hiçbir fayda sağlamadı. Zira Allah’ın kulları hakkında öteden beri uyguladığı sünneti/yasası budur. İşte orada ve o anda gerçekleri örtbas eden kâfirler hepten kaybettiler. 10/44-45, 39/53...59, 48/23

Fakat kahredici cezamızı gördükten sonra iman etmeleri, onlara hiçbir yarar sağlamadı. Kulları hakkında geçmişten bugüne Allah’ın sünneti budur: Nitekim inkârı huy edinenler orada ve o anda hüsrana uğradılar.

Fakat azabımızı gördükleri zaman iman etmeleri, kendilerine hiçbir yarar sağlamadı. Bu ise, (son anda yapılan tevbenin kabul edilmemesi ise) Allah’ın kulları arasında öteden beri uygulanmış olan kanunudur. İşte bu yüzden kâfirler hüsrana uğrayacaklardır! (Firavun gibi azabı görünce imana gelmeleri, kendilerine hiçbir yarar sağlamayacaktır.)

Fakat şiddetli azâbımızı gördükleri zaman iman etmeleri, kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında eskiden beri yürürlükte olan kanunudur. İşte orada kâfirler hüsrana uğradılar.

Artık onlara Bizim azabımızı gördükleri zaman imân etmeleri bir fâide vermiş olmadı. (Bu) Allah'ın kulları hakkında cari olan adetidir. İşte kâfirler orada helâke uğramış oldu.

Fakat şiddetimizi gördüklerinde iman etmeleri kendilerine fayda sağlamadı. Allah'ın kulları hakkında carî olan uygulaması hep böyle olmuştur. İşte kâfirler burada hüsrana uğramışlardır.

Fakat hışmımızı gördükleri zaman inanmaları, kendilerine bir fayda sağlamadı. Allah'ın kulları hakkında eskiden beri yürürlükte olan yasası budur. İşte o zaman kafirler ziyana uğramışlardır.

'Azâbımızı görince îmân itmeleri onlara nâfi' olmaz. Bu îmânın kabûl olunmaması evvel geçen akvâmda da Allâh'ın sünneti idi. O vakit kâfirlerin hüsrânı zâhir oldı.

Şiddetli azabımızı gördükleri zaman inanmalarının onlara faydası olmadı. Bu, Allah'ın kulları hakkında, öteden beri yürürlükte olan yasasıdır[*]. Kendilerini doğrulara kapatanlar (kafirler) işte o zaman(azabı görünce) kaybederler.

[*] Af dilemek ve Allah'a yönelmek(tevbe) kapısı ölene kadar açıktır. Ölüm gerçekleştikten sonra dönüş yapmak fayda sağlamaz.

Azabımızı gördükleri zaman iman etmeleri onlara bir yarar sağlamadı. Allah'ın geçen kulları hakkındaki kanunu budur. İşte inkarcılar böyle hüsrana uğrar.

Fakat azabımızı gördükleri zamanki imanlarının onlara bir faydası olmadı. Bu, Allah'ın kulları hakkında geçerli olan kanunudur. İşte o zaman kâfirler hüsrana düşüp gitmişlerdir.

Ne var ki, şiddetimizi gördüklerinde, ettikleri iman kendilerine yarar sağlamadı. Allah'ın, kulları hakkında işleyip duran yolu-yöntemidir bu. İnkârcılar orada hüsrana uğradılar.

pes olmadı aśśı eyler anlara įmānları ol vaķt kim gördiler 'aźābumuzı. Tañrı sürgüni ol kim bayıķ geçdi ķulları içinde. daħı ziyānlu oldı anda kāfirler.

Hīç anlara menfa‘at eylemedi īmān getürmekleri, bizüm ‘aẕābumuzı. TañrıTa‘ālā sünneti oldur geçen ḳulları arasında. Daḫı ziyān itdi ol vaḳtda kāfir‐ler.

Amma əzabımızı gördükləri zaman iman gətirmələri – Allahın Öz bəndələri barəsində öncə olub-keçmiş (tətbiq edilmiş) adətinə (qayda-qanununa) müvafiq olaraq heç bir fayda vermədi. (Əzab gəlməmişdən əvvəl iman gətirmək lazımdır, əzabı gördükdə gətirilən imanın heç bir faydası olmaz). Kafirlər elə oradaca ziyana uğradılar (məhv oldular).

But their faith could not avail them when they saw Our doom. This is Allah's law which hath ever taken course for his Bondsmen. And then the disbelievers will be ruined.

But their professing the Faith(4461) when they (actually) saw Our Punishment was not going to profit them. (Such has been) Allah.s Way of dealing with His Servants (from the most ancient times). And even thus did the Rejecters of Allah perish (utterly)!

4461 Again and again were they given chances, and again and again did they reject them. When it was too late, and in fact when it had no meaning, they... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.