|
|
Aradığınız kelime
لَهُ
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 308 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/102
Bakara/107
Bakara/112
Bakara/116
Bakara/116
Bakara/117
Bakara/131
Bakara/133
Bakara/136
Bakara/138
Bakara/139
Bakara/178
Bakara/178
Bakara/184
Bakara/200
Bakara/206
Bakara/230
Bakara/233
Bakara/233
Bakara/245
Bakara/247
Bakara/255
Bakara/259
Bakara/266
Bakara/266
Bakara/266
Bakara/275
Âl-i İmrân/47
Âl-i İmrân/59
Âl-i İmrân/83
Âl-i İmrân/84
Nisâ/11
Nisâ/11
Nisâ/11
Nisâ/12
وَلَكُمْ نِصْفُ مَا تَرَكَ اَزْوَاجُكُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُنَّ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَهُنَّ وَلَدٌ فَلَكُمُ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْنَ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوص۪ينَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَلَهُنَّ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْتُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَكُمْ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ وَلَدٌ فَلَهُنَّ الثُّمُنُ مِمَّا تَرَكْتُمْ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ تُوصُونَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَاِنْ كَانَ رَجُلٌ يُورَثُ كَلَالَةً اَوِ امْرَاَةٌ وَلَهُٓ اَخٌ اَوْ اُخْتٌ فَلِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُۚ فَاِنْ كَانُٓوا اَكْثَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَهُمْ شُرَكَٓاءُ فِي الثُّلُثِ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصٰى بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۙ غَيْرَ مُضَٓارٍّۚ وَصِيَّةً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَل۪يمٌۜ
Yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa, sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır (zevcelerinizindir). Çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadının, anababası ve çocukları bulunmadığı halde (kelâle şeklinde) malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kızkardeşi varsa, her birine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. (Bu taksim) yapılacak vasiyetten ve borçtan sonra, kimse zarara uğramaksızın (yapılacak)tır. Bunlar Allah'tan size vasiyettir. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, halîmdir.
Nisâ/14
Nisâ/38
Nisâ/52
Nisâ/85
Nisâ/85
Nisâ/88
Nisâ/93
Nisâ/115
Nisâ/123
Nisâ/143
Nisâ/171
Nisâ/171
Nisâ/176
Nisâ/176
Mâide/30
Mâide/40
Mâide/41
Mâide/45
Mâide/94
En’âm/13
En’âm/17
En’âm/62
En’âm/71
En’âm/73
En’âm/84
En’âm/100
En’âm/101
En’âm/101
En’âm/122
En’âm/135
En’âm/160
En’âm/163
A’râf/29
A’râf/54
A’râf/145
A’râf/148
A’râf/158
A’râf/186
A’râf/190
A’râf/204
A’râf/206
Enfâl/67
Tevbe/46
Tevbe/63
Tevbe/114
Tevbe/116
Yûnus/22
Yûnus/68
Yûnus/107
Hûd/103
Yûsuf/11
Yûsuf/12
Yûsuf/34
Yûsuf/58
Yûsuf/63
Yûsuf/77
Yûsuf/78
Yûsuf/100
Ra’d/11
Ra’d/11
Ra’d/14
Ra’d/18
Ra’d/33
İbrahim/2
Hicr/9
Hicr/20
Hicr/22
Hicr/29
Nahl/40
Nahl/52
Nahl/52
Nahl/99
İsrâ/13
İsrâ/18
İsrâ/18
İsrâ/44
İsrâ/101
İsrâ/110
İsrâ/111
İsrâ/111
Kehf/1
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلٰى عَبْدِهِ الْكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ عِوَجًاۜ
1, 2, 3, 4.$ Hamd olsun Allah'a ki, O, (insanları) kendi tarafından çetin bir azap ile ikaz etmek, iyi iş ve davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için, içinde ebedî kalacakları (cennette) güzel bir ecir bulunduğunu müjdelemek ve «Allah evlât edindi» diyenleri de uyarmak için kuluna (Muhammed'e), kendisinde hiçbir (tezat ve) eğrilik bulunmayan dosdoğru Kitab'ı indirdi.
Kehf/17
Kehf/26
Kehf/34
Kehf/37
Kehf/41
Kehf/43
Kehf/66
Kehf/84
Kehf/88
Kehf/88
Kehf/97
Meryem/7
Meryem/35
Meryem/49
Meryem/53
Meryem/64
Meryem/65
Meryem/75
Meryem/79
Tâ-Hâ/6
Tâ-Hâ/8
Tâ-Hâ/39
Tâ-Hâ/44
Tâ-Hâ/71
Tâ-Hâ/74
Tâ-Hâ/88
Tâ-Hâ/108
Tâ-Hâ/109
Tâ-Hâ/109
Tâ-Hâ/115
Tâ-Hâ/124
Enbiyâ/19
Enbiyâ/50
Enbiyâ/60
Enbiyâ/72
Enbiyâ/76
Enbiyâ/82
Enbiyâ/84
Enbiyâ/88
Enbiyâ/90
Enbiyâ/90
Enbiyâ/90
Enbiyâ/94
Hac/9
Hac/18
Hac/18
Hac/30
Hac/34
Hac/54
Hac/64
Hac/73
Hac/73
Mü’minûn/38
Mü’minûn/69
Mü’minûn/80
Mü’minûn/117
Nûr/11
Nûr/36
Nûr/40
Nûr/40
Nûr/41
Furkân/2
Furkân/2
Furkân/8
Furkân/39
Furkân/69
Şu’arâ/49
Neml/89
Neml/91
Kasas/12
Kasas/16
Kasas/18
Kasas/37
Kasas/70
Kasas/70
Kasas/76
Kasas/81
Kasas/84
Kasas/88
Ankebût/17
Ankebût/26
Ankebût/27
Ankebût/46
Ankebût/62
Ankebût/65
Rûm/18
Rûm/26
Rûm/26
Rûm/27
Rûm/43
Lokman/32
Ahzâb/38
Sebe’/1
Sebe’/1
Sebe’/10
Sebe’/12
Sebe’/13
Sebe’/15
Sebe’/21
Sebe’/22
Sebe’/23
Sebe’/33
Sebe’/39
Fâtır/2
Fâtır/8
Fâtır/13
Yâsîn/69
Yâsîn/82
Sâffât/97
Sâffât/164
وَمَا مِنَّٓا اِلَّا لَهُ مَقَامٌ مَعْلُومٌ
164, 165, 166.$ (Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır. Şüphesiz biz, orada sıra sıra dururuz ve şüphesiz Allah'ı tesbih ederiz.
Sâd/19
Sâd/23
Sâd/25
Sâd/25
Sâd/36
Sâd/40
Sâd/43
Sâd/54
Sâd/72
Zümer/2
Zümer/6
Zümer/11
Zümer/14
Zümer/23
Zümer/36
Zümer/37
Zümer/44
Zümer/54
Zümer/63
Mü’min/14
Mü’min/33
Mü’min/43
Mü’min/65
Mü’min/68
Fussilet/9
Fussilet/38
Şûrâ/4
Şûrâ/12
Şûrâ/16
Şûrâ/20
Şûrâ/20
Şûrâ/23
Şûrâ/44
Şûrâ/46
Şûrâ/47
Şûrâ/53
Zuhruf/13
Zuhruf/15
Zuhruf/36
Zuhruf/36
Zuhruf/85
Câsiye/37
Ahkâf/5
Ahkâf/32
Muhammed/14
Hucurât/2
Kâf/37
Tûr/8
مَا لَهُ مِنْ دَافِعٍۙ
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8.$ Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.
Tûr/39
Necm/21
Rahmân/24
Hadîd/2
Hadîd/5
Hadîd/11
Hadîd/11
Hadîd/13
Mücâdele/18
Haşr/24
Haşr/24
Teğâbun/1
Teğâbun/1
Talâk/2
Talâk/4
Talâk/5
Talâk/6
Talâk/11
Hâkka/35
Me’âric/2
لِلْكَافِر۪ينَ لَيْسَ لَهُ دَافِعٌۙ
1, 2, 3.$ Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından inkârcılara gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabı istedi!
Cin/9
Cin/23
Cin/25
Müddessir/12
وَجَعَلْتُ لَهُ مَالًا مَمْدُودًاۙ
11, 12, 13, 14.$ Tek olarak yaratıp, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için (nimetleri önüne) serdikçe serdiğim o kimseyi bana bırak!
Müddessir/14
وَمَهَّدْتُ لَهُ تَمْه۪يدًاۙ
11, 12, 13, 14.$ Tek olarak yaratıp, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için (nimetleri önüne) serdikçe serdiğim o kimseyi bana bırak!
İnsan/26
Nebe’/38
Abese/6
فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ
5, 6, 7.$ Kendini (sana) muhtaç görmeyene gelince, sen ona yöneliyorsun. Oysa ki onun temizlenip arınmasından sen sorumlu değilsin.
Bürûc/9
Târık/10
Fecr/23
Beled/8
Beyyine/5
İhlâs/4
|
|
|
|
|