19 Eylül 2021 - 12 Safer 1443 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâd Suresi 19. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Ve-ttayra mahşûra(ten)(s) kullun lehu evvâb(un)

Ve kuşlar da toplanmıştı, hepsi de ona itaat ederdi.

Ve toplanıp gelen kuşları da (zikir yoldaşı yapmıştık). Hepsi onunla (beraber Allah’ı tesbih etmek üzere uyum içinde Hakka) yöneliyor (huzura dalıyor)lardı.

Her taraftan toplanıp gelen kuşları da, O'na boyun eğdirmiştik. Hepsi O'nun nağmesine katılır, beraberce Allah'ı tesbih ederlerdi.

Toplu halde kuşları da onun emrine verdik. Hepsi de Dâvûd'a uyarak zikir ve tesbih ederlerdi.*

Toplanıp gelen kuşları da. Hepsi ona dönerlerdi. [3]*

Ve toplanıp gelen kuşları da. Hepsi onunla (Allah'ı tesbih etmede uyum içinde) yönelip-dönmekte olanlar idi.

Kuşları da toplu olarak onun emrine bağlı kıldık. (Dağlardan ve kuşlardan) her biri onun tesbihi sebebiyle devamlı tesbih ediyordu.

Kuşları da toplu olarak ona musahhar kıldık. Her şey ona dönüp onu dinliyordu.

Kuşları da onun emrine topladık. Hepsi Allah'a yönelmektedirler.

Kuşlar da toplanırlardı, hepsi ona uyardı !

Kuşlar da toplu olarak onunla beraberdi. Bunların hepsi de daima O'na yönelmişlerdi (Allah'ın istediği şekilde görevlerini yapıyorlardı)!

18,19. Doğrusu Biz, akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, kuşları da toplu halde onun buyruğu altına vermiştik. Her biri ona yönelmekteydi.

18,19. Kendisiyle birlikte tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd’un emrine verdik. Onların her biri Allah’a yönelmişlerdi.

18, 19. Doğrusu biz akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, toplu halde kuşları onun emri altına vermiştik. Hepsi O'na yönelmiştir.  *

Kuşlar da toplanmıştı; hepsi onun buyruğunu izlerdi.

Kuşları da toplu olarak onun emrine vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi.

Kuşları da toplu olarak, hepsi onun için terci' yapar (evvab) idi

Kuşların tamamı toplu halde ona yönelmişlerdi.

(Her yandan ona doğru) toplanıb gelen kuşları da (kendisine râm etdik). (Gerek o dağlardan, gerek bu kuşlardan) herbiri (itaatle ona) dönücü idi.

Kuşları da toplanmış olarak (ona itâat ettirdik)! Hepsi onun (zikrine katılmak) için dönüp gelici idiler.(1)*

Ve bir araya toplanmış kuşlar, hepside Rablerine isteyerek yönelirlerdi.

Toplanıp gelen kuşlara da onun için boyun eğdirdik. Hepsi de onun yanında toplanırlar, ona uyarlardı.

Kuşları da müsahhar kıldık. Onlar da yanında toplanırlardı, hepsi ona tâbi olurdu [³].*

Toplanmış kuşları da (Davud'a ram kıldık). Hepsi de (Allah'ı tesbihte) ona (Davud'a) dönüp yönelirlerdi (ona uyarak tesbih ederlerdi).

Ve seher vakitlerinde Allah’ı anarken, Davud’un etrafında öbek öbek toplanan kuşları da, âhenkli cıvıltılarıyla ona eşlik ettirmiştik. Davud ve ona eşlik eden varlıkların hepsi, duâ ve yakarışlarla hep O’na yönelirlerdi.

Kümelenmiş olarak Kuşlar’ı da!
Hepsi onun için yönelmişlerdir.

Toplanıp gelen kuşları da (emrine vermiştik). Hepsi de O’na (Allah’a) çok yönelicilerdi. [*]*

18,19. Doğrusu biz dağları ve toplanıp gelen kuşları, akşam ve kuşluk vakti¹ onun ile birlikte (Allah’ı) tesbih etsinler diye o (Dâvût)’a boyun eğdirdik. Hepsi birlikte (Allah’ı) bolca tesbih ederlerdi.*

ve [aynı şekilde] bölük bölük kuşları da: 21 bunlar [hep birlikte] O'na, [kendilerini yaratmış olana,] tekrar tekrar yönelirlerdi.

Kuşlar da topluca bu tespihe eşlik ederlerdi. Zira hepsi de Allah’a yönelmişlerdi. 16/48, 17/44

katar katar dizilmiş kuşlar da:[4057] bunların hepsi her daim O’na yönelmişlerdi![4058]*

Kuşları da toplanmış olar'ak (O'na tâbi kıldık). hepsi de O'na rücu ediciler idi.

18, 19. Biz sabah akşam kendisiyle zikir ve ibadet etmeleri için dağları, toplu haldeki kuşları onun hizmetine vermiştik. Her biri onun âhengine katılır, beraber zikrederlerdi. [34, 10]

Toplanıp gelen kuşları da (ona ram etmiştik). Hepsi onun nağmesine katılır (beraber tesbih ederler)di.

Kuşlar da (hizmetindeydi, onunla[*]) toplu halde ibadet ederlerdi. Hepsi ona pek saygılıydı.*

Bütün kuşları da... Hepsi de ona hizmet ediyorlardı.

Kuşları da toplu halde onun emrine vermiştik; hepsi birden ona yönelirdi.

Kuşlar da toplu halde onunla beraberdi. Hepsi, onun tespih nağmelerine katılırdı.

daħı ķuşları ya'nį musaḥḥar eyledük dirilmiş iken. dükeli aña gey dönicidür.

Ḳuşlar daḫı dirilürdi barçası, özi ḫiẕmete dururlardı.

Biz quşları da toplu halda (onun ixtiyarına vermişdik), hamısı ona tərəf yönəlməkdə idi.

And the birds assembled; all were turning unto Him

And the birds gathered (in assemblies): all with him did turn (to Allah).(4169)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.