|
|
Aradığınız kelime
ذَٰلِكَ
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 263 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/2
Bakara/52
Bakara/61
Bakara/61
Bakara/74
Bakara/85
Bakara/176
Bakara/178
Bakara/178
Bakara/196
Bakara/228
Bakara/231
Bakara/232
Bakara/248
Bakara/275
Âl-i İmrân/13
Âl-i İmrân/14
Âl-i İmrân/24
Âl-i İmrân/28
Âl-i İmrân/44
Âl-i İmrân/49
Âl-i İmrân/58
Âl-i İmrân/75
Âl-i İmrân/82
Âl-i İmrân/89
Âl-i İmrân/94
Âl-i İmrân/112
Âl-i İmrân/112
Âl-i İmrân/156
Âl-i İmrân/182
Âl-i İmrân/186
Nisâ/3
Nisâ/12
وَلَكُمْ نِصْفُ مَا تَرَكَ اَزْوَاجُكُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُنَّ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَهُنَّ وَلَدٌ فَلَكُمُ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْنَ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوص۪ينَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَلَهُنَّ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْتُمْ اِنْ لَمْ يَكُنْ لَكُمْ وَلَدٌۚ فَاِنْ كَانَ لَكُمْ وَلَدٌ فَلَهُنَّ الثُّمُنُ مِمَّا تَرَكْتُمْ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ تُوصُونَ بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۜ وَاِنْ كَانَ رَجُلٌ يُورَثُ كَلَالَةً اَوِ امْرَاَةٌ وَلَهُٓ اَخٌ اَوْ اُخْتٌ فَلِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُۚ فَاِنْ كَانُٓوا اَكْثَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَهُمْ شُرَكَٓاءُ فِي الثُّلُثِ مِنْ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصٰى بِهَٓا اَوْ دَيْنٍۙ غَيْرَ مُضَٓارٍّۚ وَصِيَّةً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَل۪يمٌۜ
Yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa, sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır (zevcelerinizindir). Çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadının, anababası ve çocukları bulunmadığı halde (kelâle şeklinde) malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kızkardeşi varsa, her birine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. (Bu taksim) yapılacak vasiyetten ve borçtan sonra, kimse zarara uğramaksızın (yapılacak)tır. Bunlar Allah'tan size vasiyettir. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, halîmdir.
Nisâ/25
Nisâ/30
Nisâ/30
Nisâ/48
Nisâ/59
Nisâ/70
Nisâ/114
Nisâ/116
Nisâ/133
Nisâ/150
Nisâ/153
Nisâ/169
Mâide/12
Mâide/32
Mâide/33
Mâide/54
Mâide/58
Mâide/60
Mâide/78
Mâide/82
Mâide/89
Mâide/94
Mâide/95
Mâide/97
Mâide/108
Mâide/119
En’âm/88
En’âm/96
En’âm/131
En’âm/146
A’râf/26
A’râf/26
A’râf/146
A’râf/176
Enfâl/13
Enfâl/51
Enfâl/53
Tevbe/6
Tevbe/27
Tevbe/30
Tevbe/36
Tevbe/63
Tevbe/72
Tevbe/80
Tevbe/89
Tevbe/100
Tevbe/120
Yûnus/5
Yûnus/61
Yûnus/64
Yûnus/67
Hûd/65
Hûd/100
Hûd/103
Hûd/103
Hûd/114
Yûsuf/38
Yûsuf/40
Yûsuf/48
Yûsuf/49
Yûsuf/52
Yûsuf/65
Yûsuf/102
Ra’d/3
Ra’d/4
İbrahim/5
İbrahim/14
İbrahim/18
İbrahim/20
Hicr/66
Hicr/75
Hicr/77
Nahl/11
Nahl/12
Nahl/13
Nahl/65
Nahl/67
Nahl/69
Nahl/79
Nahl/107
Nahl/119
İsrâ/35
İsrâ/38
İsrâ/39
İsrâ/58
İsrâ/98
İsrâ/110
Kehf/17
Kehf/23
وَلَا تَقُولَنَّ لِشَا۬يْءٍ اِنّ۪ي فَاعِلٌ ذٰلِكَ غَدًاۙ
23, 24.$ Allah'ın dilemesine bağlamadıkça (inşâallah demedikçe) hiçbir şey için «Bunu yarın yapacağım» deme. Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve: «Umarım Rabbim beni, doğruya bundan daha yakın olan bir yola iletir» de.
Kehf/64
Kehf/82
Kehf/106
Meryem/34
Tâ-Hâ/54
Tâ-Hâ/128
Hac/6
Hac/10
Hac/11
Hac/12
Hac/61
Hac/62
Hac/70
Hac/70
Mü’minûn/7
Mü’minûn/15
Mü’minûn/30
Mü’minûn/63
Nûr/3
Nûr/5
Nûr/30
Nûr/44
Nûr/55
Furkân/10
Furkân/38
Furkân/67
Furkân/68
Şu’arâ/8
Şu’arâ/67
Şu’arâ/103
Şu’arâ/121
Şu’arâ/139
Şu’arâ/158
Şu’arâ/174
Şu’arâ/190
Neml/52
Neml/86
Kasas/28
Ankebût/19
Ankebût/24
Ankebût/44
Ankebût/51
Rûm/21
Rûm/22
Rûm/23
Rûm/24
Rûm/30
Rûm/37
Rûm/38
Rûm/50
Lokman/17
Lokman/30
Lokman/31
Secde/6
Secde/26
Ahzâb/6
Ahzâb/19
Ahzâb/30
Ahzâb/51
Ahzâb/59
Sebe’/3
Sebe’/9
Sebe’/17
Sebe’/19
Fâtır/11
Fâtır/17
Fâtır/32
Yâsîn/38
Sâd/27
Sâd/64
Zümer/15
Zümer/16
Zümer/21
Zümer/23
Zümer/34
Zümer/42
Zümer/52
Mü’min/22
Fussilet/9
Fussilet/12
Fussilet/28
Şûrâ/22
Şûrâ/23
Şûrâ/33
Şûrâ/43
Zuhruf/35
Duhân/57
Câsiye/13
Câsiye/30
Muhammed/3
Muhammed/9
Muhammed/11
Muhammed/26
Muhammed/28
Fetih/5
Fetih/12
Fetih/27
Fetih/29
Kâf/3
Kâf/19
Kâf/20
Kâf/34
Kâf/37
Kâf/42
Kâf/44
Zâriyât/16
Tûr/47
Necm/30
Vâkı’a/45
Hadîd/12
Hadîd/21
Hadîd/22
Mücâdele/4
Mücâdele/7
Mücâdele/12
Haşr/4
Haşr/13
Haşr/14
Saff/12
Cum’a/4
Münâfikûn/3
Münâfikûn/9
Teğâbun/6
Teğâbun/9
Teğâbun/9
Talâk/1
Talâk/5
Tahrîm/4
Kalem/13
عُتُلٍّ بَعْدَ ذٰلِكَ زَن۪يمٍۙ
10, 11, 12, 13, 14.$ (Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Me’âric/31
Me’âric/44
Kıyâme/40
İnsan/11
Nebe’/39
Nâzi’ât/26
Nâzi’ât/30
وَالْاَرْضَ بَعْدَ ذٰلِكَ دَحٰيهَاۜ
30, 31, 32, 33.$ Ondan sonra da yerküreyi döşedi. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere, yerden suyunu ve otlağını çıkardı ve dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
Mutaffifîn/26
Bürûc/11
Fecr/5
هَلْ ف۪ي ذٰلِكَ قَسَمٌ لِذ۪ي حِجْرٍۜ
1, 2, 3, 4, 5.$ Fecre, on geceye (haccın on gecesine), çifte ve teke, (her şeyi karanlığı ile) örttüğü an geceye yemin ederim ki, akıl sahibi için bunlarda elbette bir yemin (değeri) var, değil mi?
Beyyine/8
Âdiyât/7
وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَه۪يدٌۚ
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8.$ Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.
|
|
|
|
|