16 Mayıs 2022 - 15 Şevval 1443 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Câsiye Suresi 13. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Seç/Sil


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve seḣḣara lekum mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ardi cemî’an minh(u)(c) inne fî żâlike leâyâtin likavmin yetefekkerûn(e)

Ve ram etmiştir size, ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde, hepsi de onun rahmetindendir; şüphe yok ki bunda da deliller var düşünen topluluğa.

Kendinden (bir nimet olarak), göklerde ve yerde olanların tümüne (Allah) sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten (sayısız) ayetler (ve alâmetler bulunmaktadır).

O göklerde ve yerde olan herşeyi, kendinden bir bağış olarak emrinize vermiştir. Bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.

Allah, göklerdeki varlıkların ve imkânların, yerdeki varlıkların ve imkânların hepsini, kendi katından bir lütuf olmak üzere kurduğu düzen gereğince sizin faydalanmanız için kanunlarına boyun eğdirendir. Gelişmeye devam eden, tefekkür-düşünme ağına sahip, faydalı sonuçlar elde edebilen toplumlar için, Allah'ın birliğini, kudretini, kurduğu düzeni gösteren deliller, birçok konunun çözümüne işaretler vardır.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 16/53.

Gökte ve yerde ne varsa hepsini kendinden (bir nimet olarak) sizin hizmetinize sundu. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için ayetler vardır.

Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

Bir de göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini (Allah) kendi katından sizin hizmetinize bağladı. Şübhesiz ki bunda, düşünecek bir kavim için ibretler var.

Göklerde ve yerde ne varsa, hepsini kendisinden bir ikram olarak size musahhar etmiştir. Şüphesiz bunda, düşünen bir toplum için önemli ayetler vardır.

Göklerde ve yerde bulunan şeyleri, kendisinden bir lütuf olarak size boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünen bir toplum için dersler vardır.

Kendi katından, göklerle yerde bulunanların, hepsini size itaat ettirdi; düşünen bir ulusçün, bunda ibretler vardır

O, göklerde ve yerde olan her şeyi, kendinden (bir lütuf olarak) emrinize vermiştir. Bunda düşünen bir toplum için (alınması gereken önemli) ibretler vardır.

Öyle ya, Allah göklerde ve yerde olan her şeyi insanın emrine niçin vermiştir. Düşünen ve aklını işleten bir insan bu sorunun cevabını aramaz mı? Made... Devamı..

Semâvâtda ve arzda ne var ise size tâbi’ iyledi, her şey ândan gelir. Tefekkür iden bir kavim içün bunlar bir ’alâmetdir.

Göklerde olanları, yerde olanları, hepsini sizin buyruğunuz altına vermiştir. Doğrusu bunlarda, düşünen kimseler için dersler vardır.

Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.

O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lütfu olmak üzere) size boyun eğdirmiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.

Göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından buyruğunuza vermiştir. Düşünen bir topluluk için elbette bunda ibretler vardır.

O, göklerde ve yerde bulunan herşeyi kendinden bir lütuf olarak sizin hizmetinize vermiştir. Şüphesiz bunda düşünen topluluklar için ibret ve deliller vardır.

Hem Göklerde ne var Yerde ne varsa hepsini kendinden olarak sizin için musahhar kıldı, şübhesiz ki bunda düşünecek bir kavm için âyetler var

Göklerde ve yeryüzünde bulunan her şeyi Kendi lütfundan sizin yararlanmanıza sunmuştur. Bunda düşünen bir toplum için âyetler¹ vardır.

1- Göstergeler, kanıtlar.

O, göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini, kendi (canibi) nden size râm etdi. Şübhe yok ki bunda, iyi düşünecek bir kavm için, kat'î ayetler (delâletler, ibretler) vardır.

Hem göklerde olanlar ve yerde bulunanların hepsini, kendi tarafından (bir lütuf olarak) sizin emrinize verdi. Doğrusu bunda, düşünecek bir topluluk için gerçekten deliller vardır.

Göklerde ve yerde olan ne varsa tümünü sizin kullanımınıza veren de Allah’dır. Bunlarda düşünen bir toplum için elbette alınacak ibretler var.

O, yerlerde, göklerde ne varsa hepsine, kendiliğinden sizin için boyun eğdirdi. İşte bütün bunlarla düşünenler takımı için belgeler vardır.

O, göklerde ve yerde bulunan şeyin hepsini kendi tarafından olmak üzere size müsahhar kılmıştır. İşte bunda düşünen cemaat için ibretler vardır.

O, göklerde bulunan ve yerde bulunan her şeyi kendi katından (bir lütuf olarak) sizin hizmetinize sunmuştur². Muhakkak ki bunda düşünen bir kavim için elbette ibretler [âyât] vardır.

2 Krş. Lokmân, 31/20

Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

Allah, göklerde ve yerde ne varsa hepsini katından bir lütuf olaraksizin hizmetinize vermiştir. Hiç kuşkusuz bunda, düşünen bir toplum için nice ibretler, nice deliller vardır.

Topluca Gökler’dekileri de, Yer’dekileri de sizin hizmetinize sundu.
Düşünecek bir kavim için bunda elbette âyetler vardır.

Göklerde ve yerde her ne varsa onları da sizin emrinize verdi. Bunlarda, düşünce toplumu için ipuçları vardır.

Gökyüzündeki yeryüzündeki her şey; insanlığın hizmetine verilmiştir. Bütün mesele insanlığın hizmetine verilenlerin adaletle insanlar arasında paylaşılmasıdır. Bu paylaşımın planlanması, organize edilmesi, hakkaniyetle yerine getirilmesi de insana düşmektedir. İnsanın verilen nimetleri adalet çerçevesinde paylaşabilmesi, Rabbinin ayetlerine uyması ile mümkündür. Ancak aklına, nefsine, arzularına uyarsa; yeryüzünün zenginlikleri güçlüler arasında kalır. Zenginliklerde hakkı olanlar fakir, yoksul bırakılır. Elbette bu zulümdür, haksızlıktır. Elbette ayetlerle açıklanan bu gerçekler; düşünen toplumlar için doğru yolu gösteren işaretlerdir.

O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lütuf olarak) size boyun eğdirmiştir. Şüphesiz ki bunda düşünen bir toplum için dersler vardır.

(O Allah) Kendinden¹ (bir nîmet olarak) göklerde ve yerdekilerin tümüne sizin için² boyun eğdirdi.³ Şüphesiz bunda, dü-şünen bir topluluk için gerçekten mûcizeler vardır.

1 (جَمِيعًا مِنْهُ) ifâdesindeki (مِنْ) harf-i cerrini Hıristiyanlar ve bazı sufi ekolleri “ba’ziyyet bildirir” şeklinde anlayarak; Hıristiyanlar; “Hz... Devamı..

O, göklerde ve yerde olan her şeyi, Kendinden [bir bağış olarak] emrinize vermiştir: ¹¹ bunda düşünen bir topluluk için mesajlar vardır!

11 Yani, bütün canlı varlıklar arasından yalnız insana yaratıcı akıl/zeka vererek ve böylece, kendisini çevreleyen ve kendi içinde bulunan tabiatı bil... Devamı..

Evet göklerde ve yerde bulunan şeyleri de, hepsini sizin istifadenize O sunmuştur. İşte bunda derinlemesine düşünebilen bir toplum için nice mesajlar vardır. 14/32...34, 31/20

Yine O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından (bir bağış olarak) emrinize âmâde kılmıştır.[⁴⁴⁷⁶] Elbet bütün bunlarda da düşünen bir toplum için sayısız mesajlar vardır.

[4476] Bunu hem eşyaya yasalar koyarak hem de insanı eşyanın yasalarını keşfedecek üstün bir kabiliyetle donatarak yapmıştır.

Ve göklerde ne varsa ve yerde ne varsa hepsini sizin için, tarafından musahhar kıldı. Şüphe yok ki, bunda düşünecekler olan bir kavim için elbette alâmetler vardır.

Hem göklerde ve yerde ne varsa, hepsini Kendi tarafından bir lütuf olarak hizmetinize veren de O'dur. Elbette bunda düşünecek kimseler için ibretler vardır. [16, 53]

Göklerde ve yerde bulunan şeyleri kendisinden (bir lutuf olarak) size boyun eğdirdi. Elbette bunda, düşünen bir toplum için ibretler vardır.

O göklerde ve yerde olan her şeyi, onayı dahilinde hizmetinize vermiştir[*]. Bunda, düşünen bir topluluk için göstergeler (ayetler) vardır.

[*] إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ [يس : 82]... Devamı..

Göklerde bulunan şeyleri de, yerde bulunan şeylerin hepsini de sizin hizmetinize sunmuştur. İşte bunda da düşünen bir toplum için ayetler vardır.

Göklerde ne var, yerde ne varsa, hepsini O kendi tarafından bir lütuf olarak sizin hizmetinize verdi. Tefekkür eden bir topluluk için bunda nice âyetler vardır.

Göklerde ne var, yerde ne varsa tümünü, O'ndan bir lütuf olarak size boyun eğdirmiştir. Bunda, derin derin düşünen bir topluluk için elbette ibretler vardır.

daħı musaḥḥar eyledi sizüñ-içün anı kim göklerdedür daħı anı kim yirdedür dükelini andan bayıķ şunuñ içinde nişānlardur ķavma kim endįşe eylerler.

Daḫı size musaḫḫar itdi her ne kim göklerde var‐ısa ve her ne kim yirlerde‐y‐ise. Barçası andandur. Taḥḳīḳ anda āyetler vardur bir ḳavme ki fikr iderler.

Göylərdə və yerdə nə varsa, hamısını öz tərəfindən sizin ixtiyarınıza qoyan da Odur. Həqiqətən, bunda düşünən bir qövm üçün ibrətlər vardır!

And hath made of service unto you whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth; it is all from Him. Lo! herein verily are portents for people who reflect.

And He has subjected to you, as from Him, all that is in the heavens(4747) and on earth: Behold, in that are Signs indeed for those who reflect.

4747 Cf. 31:20, and n. 3605. The sea was only one example of Allah's cherishing care in making all things in nature available for the use of man, thro... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.