26 Şubat 2024 - 16 Şaban 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Bakara Suresi 74. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Śumme kaset kulûbukum min ba’di żâlike fehiye kelhicârati ev eşeddu kasve(ten)(c) ve-inne mine-lhicârati lemâ yetefecceru minhu-l-anhâr(u)(c) ve-inne minhâ lemâ yeşşekkaku feyeḣrucu minhu-lmâ(u)(c) ve-inne minhâ lemâ yehbitu min ḣaşyeti(A)llâh(i)(k) vema(A)llâhu biġâfilin ‘ammâ ta’melûn(e)

Ama bundan sonra kalpleriniz katılaştı, taşa döndü, Hatta taştan da katı bir hale geldi. Çünkü öyle taşlar var ki içinden nehirler kaynar. Öylesi var ki çatladı mı bağrından su fışkırır. Öylesi de var ki Allah korkusundan yerlere yuvarlanır. Allah, yaptığınızdan gafil değil ki.

 (Ey Beni İsrail ve tüm nankör ve hain kimseler!) Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı (kesildi). Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan (kendiliğinden akan) ırmaklar kaynamaktadır, öyleleri vardır ki (kırılıp) yarılır da, ondan sular çıkıp fışkırır, öyleleri de vardır ki Allah korkusuyla (aşağıya) yuvarlanır. Allah (ne tabiattaki olaylardan ne de sizin) yaptıklarınızdan gafil (habersiz) değildir.

Ama bütün bunlardan sonra kalpleriniz katılaştı, kaya gibi hatta daha da sert oldu. Çünkü; unutmayın öyle kayalar var ki, içinden ırmaklar fışkırır; Ve öylesi de var ki, yarıklarından su çıkar; bazısı da Allah korkusuyla yerinden kopup aşağı yuvarlanır. Allah yaptıklarınızı bilmez değil ki.

Ne var ki, bundan sonra da, kafalarınız kalınlaştı, kalpleriniz katılaştı. Adeta taş gibi oldu, yahut taştan daha sert hale geldi. Taşlardan nehirler kaynayabilir, taşlar yarılır, çatlar, içinden su fışkırabilirdi. Taşlar Allah'a saygı duyarak korkudan, yuvarlanabilirdi. Taşta duygu var, sizde yoktu. Allah işlediğiniz amellerden gafil değildir, amellerinize göre, sizi cezalandıracaktır.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/78; 4/46; 5/13; el-Müfradât.

Bu olaydan sonra kalpleriniz yine katılaştı. Adeta taş gibi oldu, hatta ondan daha katı bir hal aldı. Taşlardan öyleleri vardır ki, arasından ırmaklar fışkırır. Yine öyleleri vardır ki, yarılır ve içinden su çıkar. Yine onlardan Allah korkusundan yuvarlananlar vardır. Allah sizin yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklar fışkırır, öyleleri vardır ki yarılır, ondan sular çıkar, öyleleri vardır ki Allah korkusuyla yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan habersiz (gafil) değildir.

(Ne yazık ki) bu ölünün dirilmesinden sonra (ibret alacakken) kalbleriniz katılaştı. O kalbleriniz taşlar gibi veya ondan daha katı... Çünkü taşların öylesi var ki, içinden nehirler kaynar taşar; öylesi var ki, yarılıp ondan çeşme gibi şarıl şarıl su akar ve öylesi var ki, Allah korkusundan (dağdan) aşağı yuvarlanır düşer. Allah Teâla yaptığınız işlerden gafil değildir.

Bu mucizeden sonra kalpleriniz yine katılaştı. O kalpler taş gibi, belki daha da katıdırlar. Zira bir kısım taşlardan nehirler fışkırır, bir kısmı da parçalanır, içinden su çıkar. Bir kısmı da Allah’ın korkusundan yuvarlanır (toprak olur.) Ve (bilin ki) Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir. (Taşlar Hz. Musa’nın asasına dayanmadıkları halde, Yahudilerin kalpleri katılıktan kurtulamadı.)

Sonra bu mucizenin ardından kalpleriniz katılaştı, taş gibi, hatta daha da katı oldu. Hâlbuki taşın öylesi vardır ki, ondan ırmaklar fışkırır; öylesi vardır ki, yarılıp içinden su akar; öylesi de vardır ki, Allah'a olan saygısından dolayı yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Bundan sonra sizin yürekleriniz, taş gibi katılaştı, taştan da katı oldu; nice taşlar vardır ki, ondan ırmaklar çıkar, nice taşlar bulunur yarılınca su akar, nicesi de Allahın korkusundan düşer; yaptığınız bir işten, Allah habersiz değil

Ne var ki bundan sonra (ibret almanız gerekirken) kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha da katı (oldu). Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki içlerinden ırmaklar akar; öyleleri vardır ki çatlar da bağırlarından sular fışkırır, öyleleri de vardır ki Allah'a karşı duyduğu saygıdan yuvarlanıp aşağı düşer. Allah yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.

Burada inkârcılara ve Allah’ın emirlerine duyarsız kalanlara “taş” benzetmesi üzerinden derinden verilen bir mesaj vardır. Kimi zaman akılsız ve şuurs... Devamı..

Kalbleriniz o vakitden beri katılaşmışdır. Kayalar gibi belki daha katı olmuşdır. Zîrâ kayalardan seller akar, kayalar yarılır sular fışkırır, ba’zıları Allâh korkusından medhûş olur. Allâh sizin a’mâlinizi nazar-ı dikkaten dûr tutmaz.

Sonra kalbleriniz yine katılaştı, taş gibi, hatta daha da katı oldu. Nitekim taşlar arasında kendisinden ırmaklar fışkıran vardır; yarılıp su çıkan vardır; Allah korkusundan yuvarlananlar vardır. Allah yaptıklarınızı bilmez değildir.

Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.

Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; artık kalpleriniz taş gibi, hatta daha da katıdır. Taşın öylesi var ki ondan ırmaklar kaynar; öylesi de var ki çatlayıp bağrından su fışkırır; bazı taşlar da var ki Allah korkusuyla yuvarlanıp düşer. Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.

(Ne var ki) bunlardan sonra yine kalpleriniz katılaştı. Artık kalpleriniz taş gibi yahut daha da katıdır. Çünkü taşlardan öylesi var ki, içinden ırmaklar kaynar. Öylesi de var ki, çatlar da ondan su fışkırır. Taşlardan bir kısmı da Allah korkusuyla yukardan aşağı yuvarlanır. Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.

Tüm bunlara rağmen yine kalpleriniz katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü öyle taşlar var ki kendisinden ırmaklar fışkırır. Bazıları yarılır, bağrından su çıkarır. Bazıları ise ALLAH'a olan saygıdan dolayı siner. ALLAH yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Sonra bunun arkasından yine kalbleriniz katılaştı, şimdi de taş gibi, ya da taştan da beter hale geldi. Çünkü taşlardan öylesi var ki; içinden nehirler kaynıyor, yine öylesi var ki, çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor, öylesi de var ki, Allah korkusundan yerlerde yuvarlanıyor... Ve sizin neler yaptığınızdan Allah gafil değildir.

sonra bunun arkasından kalbleriniz katılaştı, şimdi onlar taşlar gibi hattâ daha duygusuz, çünkü taşların öylesi var ki içindenehirler kaynıyor, öylesi var ki çatlıyor da bağrından sular fışkırıyor ve öylesi var ki Allahın haşyetinden yerlerde yuvarlanıyor, sizler ise neler yapıyorsunuz Allah gafil değil

Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı, taşlar gibi hatta daha katı oldu. Çünkü öyle taşlar vardır ki içinden ırmaklar fışkırır, öyle taşlar vardır ki yarılır da içinden sular çıkar ve öylesi de vardır ki Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah yaptıklarınızdan (asla) habersiz değildir.

Sonra kalpleriniz yine katılaştı; kaya gibi, hatta kayadan da katı. Zira öyle kayalar var ki içinden nehirler fışkırır, yine öyle kayalar vardır ki yarılıp bağrından su çıkar. Yine öyleleri vardır ki Allah'a haşyetinden¹ harekete geçerler. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

1- Duyduğu saygıdan.

Sonra, bunun arkasından yine kalbleriniz katılaşdı. Şimdi o, taş gibi, yahud daha katı. Çünkü taşın öylesi vardır ki ondan ırmaklar kaynar, öylesi vardır ki yarılıb ondan su fışkırır, öylesi de vardır ki Allah korkusiyle yukardan aşağı düşer (yüksekden aşağı yuvarlanır). Allah, ne yaparsanız (hiç birinden) gaafil değildir.

Sonra bunun ardından kalbleriniz katılaştı; artık onlar taş gibi veya daha katıdırlar. Hâlbuki doğrusu o taşlardan öylesi vardır ki, ondan nehirler fışkırır; elbette onlardan öylesi de vardır ki, yarılır da ondan su çıkar. Hem onlardan şübhesiz öylesi de vardır ki, Allah korkusundan düşüp yuvarlanır! Allah ise, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.(2)

Sonra kalpleriniz bu olaydan sonra yine katılaştı, sanki taş oldu, hatta ondan daha da sert. Hâlbuki nice taşlar var, onların içinden nehirler fışkırır. Yine öyle taşlar var ki yarılır ve içinden su çıkar. Bazı taşlarda Allah’a olan saygısından aşağıya yuvarlanır. Allah sizin yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Sonra bunun ardından yürekleriniz katılaştı, taş kesildi. Taştan bile katı oldu. Çünkü taş vardır ki içinden ırmaklar kaynar, taş vardır ki yarılır da içinden sular akar. Taş da vardır ki Allah korkusundan yerlere yuvarlanır. Allah sizin bütün işlediklerinizden bilgisiz değildir.

Bundan sonra kalpleriniz katılaştı, taş gibi, belki ondan daha katı oldu, çünkü bazı taşlar vardır ki onlardan ırmaklar kaynar, bazı taşlar da yarılıp içinden su fışkırır, bazısı da Allah korkusundan yuvarlanır gider, Allah işlediğinizden gafil değildir.

Bundan sonra yine kalpleriniz taş gibi katılaştı, hatta daha da katı oldu. Kaldı ki nice kayalar/taşlar vardır ki içinden ırmaklar fışkırır, öylesi de vardır ki, yarılır içinden su çıkar. Yine öyleleri vardır ki, Allah’ın haşmetinden dolayı aşağıya yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı, taş gibi, hatta daha da katı oldu. Nitekim öyle taşlar var ki, içinden ırmaklar fışkırır. Yine öyle taşlar var ki, çatlarlar da böylece bağırlarından su çıkar. Yine öyle taşlar var ki, Allah korkusu ile dağlardan yuvarlanıp aşağı inerler. Allah yaptıklarınızdan asla gafil değildir.

Ama bütün bunlardan sonra, kalpleriniz yine kaskatı kesilip taş gibi oldu, hattâ daha da sert! Taşlar, kayalar bile, sizin şu duyarsız kalplerinizin yanında yumuşacık kalır.Çünkü öyle kayalar vardır ki, içerisinden ırmaklar kaynar; öyleleri de var ki, çatlayıp yarılır da, bağrından pınarlar fışkırır; yine öyleleri de vardır ki, Allah korkusuyla yuvarlanıp aşağılara düşer.
O hâlde, ey inkârcılar! Akılsız, şuursuz dediğiniz şu taşlar, ağaçlar, kuşlar bile yüce Yaratıcının kanunlarına kayıtsız şartsız boyun eğerken, akıl ve irâde sahibi olan sizler, sonsuz merhamet ve şefkatiyle sizi yoktan var eden ve yaratılmışlar içinde en şerefli makâma yücelten Rabb’inize karşı nasıl olur da nankörlük eder, emirlerine baş kaldırırsınız?
Allah, yaptıklarınızdan hiç de habersiz değildir.

Sonra bunun ardından kalbleriniz katılaştı.
Tıpkı Taşlar gibi veya daha da katı!
Bir kısım Taşlar vardır, ondan Nehirler kaynar.
Bir kısmı da vardır, yarıldığında ondan Su çıkar.
Onlardan bir kısmı da Allah’ın çekincesinden aşağı doğru yuvarlanıp iner.
Allah, işlediğiniz şeylerden gâfil değildir.

Derken kalpleriniz yine katılaştı. Kaya gibi. Hattâ daha da katılaştı: Çünkü öyle kayalar vardır ki çağıl çağıl nehirler çağlar dibinden. Öyle kayalar vardır ki çatır çatır çatlayıp sular fışkırır bağrından. Yine öyle kayalar vardır ki yuvarlanıp çağşak olur Allah korkusundan. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir

Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı, taş gibi; hatta daha katı! Çünkü taş vardır içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır Allah korkusuyla yerinden koparak düşer. Ama sizlerin kalbi o kadar taşlaşır ki; taş kadar olamazsınız. Unutmayın! Allah yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.

Bunlardan sonra kalpleriniz (yine) katılaşmıştı. Artık onlar (kalpleriniz) taş gibi hatta daha da katıdır. [*] Çünkü taşlardan öylesi var ki içinden ırmaklar fışkırır. Öylesi de var ki yarılır da ondan su çıkar. Bir kısmı da Allah’a saygı nedeniyle (yukardan aşağı) iner. [*] Allah yapmakta olduklarınızdan asla habersiz değildir.

Yüce Allah İsrailoğulları’nın nankörlükleri bağlamında kendilerine sunduğu çeşitli nimetler sonrasında her zaman aynı tavrı sergilediklerini ifade ede... Devamı..

Bundan sonra kalpleriniz, taş gibi katılaştı hatta (taştan) da beter hale geldi. Ama öyle taşlar vardır ki, içlerinden ırmaklar fışkırır, öyleleri vardır ki, çatlar ve onlardan su sızar, öyleleri de vardır ki, Allah korkusu ile (dağlardan aşağı) yuvarlanır. (Şunu iyi bilin ki) Allah, yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.

Ama, bütün bunlardan sonra kalpleriniz katılaştı; kaya gibi hatta daha da sert oldu: Çünkü, unutmayın, öyle kayalar var ki içinden ırmaklar fışkırır; ve öylesi de var ki yarıldığında içinden su çıkar; bazısı da Allah korkusuyla (yerinden kopup) aşağı yuvarlanır. ⁵⁹ Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir!

59 Bu atfın izahı için bkz. 7:143. “Kayalardan ırmakların fışkırması” veya “suyun çıkması” benzetmesi, tam aksini, yani, kuraklığı ve cansızlığı tasvi... Devamı..

Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı. Taş gibi hatta daha da katı oldu. Nitekim nice taşlar vardır ki, içlerinden ırmaklar kaynar. Yine nice taşlar vardır ki yarılır da ondan sular fışkırır. Ve yine nice taşlar vardır ki Allah korkusundan yuvarlanırlar. Allah yaptıklarınıza karşı duyarsız değildir. 2/77, 6/120, 7/33

Bütün bunların ardından[¹³⁹] yürekleriniz katılaştı;[¹⁴⁰] taş gibi, hatta daha da katı hâle geldi. Çünkü, nice kayalar var ki bağrından ırmaklar fışkırır, öyleleri de var ki yarıldığı zaman su çıkar, onlardan öyleleri de var ki Allah haşyetinden harekete geçip yuvarlanır.[¹⁴¹] Allah yaptıklarınıza karşı ilgisiz değildir.

[139] Summe bağlacının diğerlerinden farkı, öncesiyle sonrası arasında bir mesafe olduğuna delâlet etmesidir. Bu mesafe lafzî, mânevî veya bağlamla il... Devamı..

(Ey İsrailoğulları, bütün bu olup bitenlerden) sonra yine kalbleriniz katılaştı! (Size peygamberler ve onlar eliyle gönderilmiş olan ayetler ve mucizeler hiç kar etmez oldu) Şimdi onlar (o kalpler) taş gibi, hatta daha katı.. Çünkü öyle taşlar vardır ki, onlardan pınarlar kaynar; öylesi vardır ki, yarılır, içinden sular fışkırır; öylesi de vardır ki, Allah korkusuyla yerinden oynar yukardan aşağı düşer yuvarlanır (parça parça olur... oysa sizin kalpleriniz Rabbinizin apaçık ayetleri karşısında bile bir an olsun ürpermez.. haberiniz olsun ki) Allah, yaptığınız şeylerden asla gafil değildir.

Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.

Sonra onu müteakip kalpleriniz katılaştı. O kalpler taşlar gibidir. Veya katılıkça daha şiddetlidir. Ve şüphesiz taşlardan öylesi vardır ki ondan ırmaklar kaynar. Ve yine şüphe yok taşlardan öylesi vardır ki yarılır, kendisinden su çıkar.Ve yine şüphe yok, taşlardan öylesi vardır ki Allah korkusundan aşağıya düşüverir. Allah Teâlâ ise sizin yaptıklarınızdan asla gâfil değildir.

Sonra bunun arkasından kalpleriniz katılaştı, artık onlar taş gibi, hatta ondan da katı! Çünkü öyle taş var ki içinden ırmaklar fışkırır. Öylesi var ki çatlar da bağrından su kaynar. Ve öylesi var ki Allah'a olan tazimi sebebiyle yukarıdan düşüp parçalanı

Sonra bunun ardından yine kalbleriniz katılaştı; şimdi onlar, taş gibi, hatta daha da katıdır. Çünkü öyle taş var ki, içinden ırmaklar fışkırır; öylesi var ki, çatlar da bağrından su kaynar, öylesi de var ki, Allah korkusundan aşağı düşer. Allah, yaptıklarınızı bilmez değildir.

Bundan (bu âyât ve mu'cizâtı gördükden) sonra kalbleriniz katı oldı. Onlar, taş parçaları gibi belki daha katıdırlar, taşlardan, ba'zıları vardır ki onlardan nehirler akar. Yine ba'zıları vardır ki yarılub içinden sular çıkar ve ba'zıları da vardır ki Allâh'ın korkusundan dağlardan yuvarlanub düşerler. Allâh işlediğiniz şeylerden gâfil değildir.

Bütün bunların ardından yine de kalpleriniz katılaştı; artık onlar taş gibi, hatta daha da katıdır. Çünkü içinden ırmaklar fışkıran taşlar vardır. Çatlayıp içinden su çıkan hatta Allah korkusundan aşağı yuvarlanan taşlar da vardır. Yaptığınız hiçbir şey, Allah’a gizli kalmaz.

Sonra kalpleriniz yine katılaştı. Taş gibi, hatta daha da katı oldu. Nitekim öyle taşlar vardır ki, içlerinden ırmaklar kaynar, ondan öyleleri de vardır ki yarılıp içinden su çıkar. öyleleri de var ki Allah korkusundan yukarıdan aşağıya yuvarlanırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı da taş kesildi, hattâ taştan da beter oldu. Çünkü taşlardan öylesi vardır, bağrından ırmaklar çağlar. Öylesi vardır, yarılır da arasından su çıkar. Öylesi vardır, Allah korkusundan aşağılara yuvarlanır. Sizin yaptıklarınızdan ise Allah habersiz değildir.

Sonra bunun ardından kalpleriniz yine kaskatı kesildi. Taş gibidir o. Belki daha da katıdır. Taşların bazıları var ki, ondan ırmaklar fışkırır. Bazıları var ki, çatır çatır yarılır da içinden su çıkar. Öylesi var ki, Allah korkusundan aşağılara düşer. Allah, yapıp durduklarınızdan gafil değildir.

andan ķatı oldı gönlüñüz şundan śoñra. pes ol göñüller ŧaşlar gibidür; yā ķatıraķdur, ķatılıķdın yaña. daħı bayıķ bir nice ŧaşlar oldur kim revān aķar andan ırmaķlar. daħı bayıķ bir nicesi, ķatılıķdan oldur kim yarılur pes çıķar andan śu ya'nį çeşme. daħı bayıķ bir nicesi oldur kim aşaġa iner, ŧaġ depesinden; Tañrı ķorķusından. daħı degül Tañrı ġāfil andan kim işlersiz.

pes ḳatı oldı yüreklerüñüz andan ṣoñra. pes ol yürekler ṭaşlar gibi oldı, yāḳatıraḳ ṭaşdan. Daḫı taḥḳīḳ ṭaşlaruñ nicesinden ṣular çıḳar, ırmaḳlar aḳar. Daḫı ol ṭaşlaruñ nicesi yarılur, pes ṣular çıḳar andan. Daḫı ol ṭaşlaruñ nicesi düşer yüce ṭaġlardan, pāre pāre olur Tañrı Ta‘ālā ḳorḳusından. Tañrı Ta‘ālāġāfil degüldür siz işlegen işlerden.

Bundan (bu əhvalatdan) sonra qəlbləriniz yenə sərtləşərək daş kimi, bəlkə, daha da qatı oldu. Həqiqətən, bə’zi daşların içərisindən nəhrlər axar, bə’zisi yarılıb içindən su fışqırar və bə’zisi də Allahın qorxusundan (uca yerlərdən, dağdan) yuvarlanıb düşər. Allah sizin etdiklərinizdən, əlbəttə, qafil deyildir!

Then, even after that, your hearts were hardened and became as rocks, or worse than rocks, for hardness. For indeed there are rocks from out which rivers gush, and indeed there are rocks which split asunder so that water Soweth from them. And indeed there are rocks which fall down for the fear of Allah. Allah is not unaware of what ye do.

Thenceforth were your hearts hardened: They became like a rock and even worse in hardness. For among rocks there are some from which rivers gush forth; others there are which when split asunder send forth water; and others which sink for fear of Allah. And Allah is not unmindful of what ye do(82).

82 The sinner's heart gets harder and harder. It is even harder than rocks, of which a beautiful poetical allegory is placed before us. In nature we t... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.