22 Haziran 2021 - 12 Zi'l-ka'de 1442 Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hicr Suresi 66. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1962)
Cemal Külünkoğlu Meali
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmail Hakkı İzmirli (1926)
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.

Vekadaynâ ileyhi żâlike-l-emra enne dâbira hâulâ-i maktû’un musbihîn(e)

Ve Ona (Lut’a) şu hükmün (kesinleştiğini haber) verdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir (azgın ve sapkın kavim hepten helak edilecektir) ."

Ve bu işi ona vahyettik de hiç şüphe yok ki dedik, sabah çağı bunların kökleri kesilir.

Ve elçilerimiz aracılığıyla, ona şu hükmü tebliğ ettik: “Sabah olur olmaz, bu günahkarların kökü kesilmiş olacaktır.”

Biz Lût'a, bu kâfirlerin sabaha çıkarken mutlaka köklerinin kazınmış olacağı planını, hükmünü vahyile bildirmiştik.*

Ona kesin olarak şu emri bildirdik: "Sabaha çıkarlarken bunların kökleri kesilecektir."

Ve onlara şu emri verdik: 'Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir.'

Biz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır.

“Sabahleyin bunların kökü kesilecektir” diye, Lut’a kesin buyruğumuzu ilettik.

Lût'a şu hükmümüzü vahyettik: “Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır.”

Biz de, ona şu buyrumu bildirdik: «Sabahadek kökleri kesilecek onların»

Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: “Sabaha çıkarken onların kökü kesilmiş olacaktır.”

Böylece Lut'a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.

Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: “Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak.”

Ona (Lût'a) şu hükmümüzü vahyettik: «Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır.»

'Şu halk, sabahleyin yok edilecektir' şeklindeki emri kendisine bildirdik.

Biz, Lût'a şu kesin emri vahyettik: "Bu kâfirler sabaha çıkarken muhakkak kökleri kesilmiş olacaktır."

Ona kat'î olarak şu emri vahyettik: sabaha çıkarlarken şunları arkaları kat'iyyen kesilecek

Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.

Ona şu (kat'î) emri vahyetdik: «Sabaha çıkarlarken onların arkası behemehal kesilmiş olacakdır».

Ona (Lût'a) şu (kesin) emri de vahyettik: “Sabaha ulaşan kimseler iken, onların (o fâsık kavmin) ardı mutlaka kesilmiş olacaktır (helâk olacaklardır)!”

Böylece, emrimizin yerine gelmesi için hükmedince, onların tamamen arkaları (kötü davranışları) sona erecek.

Biz ona bu emir ve hükmü vahyettik: Sabah olur olmaz bunların kökü kesilmiş olacaktır.

Ve ona (Lut'a) şu kesin emrimizi bildirdik: “Sabaha çıkarlarken onların arkası (kökü) mutlaka kesilecektir.”

Böylece, elçilerimiz aracılığıyla Lut’a şu hükmü bildirdik: “Gün doğarken, bu azgınların kökü tamamen kazınmış olacak.”
Şimdi, meleklerin gerçek kimliklerini henüz açıklamadıkları olayın başına geri dönelim:

Ona şu Emr’i / İş’i bildirdik: -“Sabahladıklarında bunların arkası kesilmiş olacaktır”.

Ona (Lut’a) şu hükmümüzü vahyetmiştik: “Sabaha çıkarlarken mutlaka onların kökü kesilmiş olacaktır.”**

Ve (Lût’a): “Sabaha karşı mutlaka onların1 ardı kesilmiş olacaktır.” emrini vahyettik.*

Ve [elçilerimiz aracılığıyla] o'na şu hükmü tebliğ ettik: “Bu [günahkar]ların son kalıntıları da sabaha varmadan silinip ortadan kaldırılacaktır”. 47

Ve biz ona şu kesin hükmümüzü bildirdik; sabaha doğru işte bu günahkâr halkın hepsinin kökü kazınacak. 11/84, 51/24...37

Ve ona şu kesin kararımızı bildirdik: “İşte bu güruhun kökü gün ağarırken tamamen kazınmış olacaktır!”

Ve ona (Hazreti Lût'a) şu emri kat'iyyen vahyettik ki, onların arkaları sabaha çıkacakları vakit elbette kesilmiş olacaktır.

Ona şu kesin emri vahyettik: “Sabaha çıkarlarken onların kökü kesilmiş olacaktır! ” [11, 81]

Ona: "Şunlar sabaha girerlerken arkaları kesilecektir!" buyruğunu bildirdik.

Şu kesin kararı ona bildirdik: “Sabaha girdiklerinde bunların kökü kesilmiş olacaktır.”

Ona, Sabahleyin onların arkasının kesilmiş olacağı hususunu da açıklamıştık.

Böylece Lût'a şu emri tebliğ ettik ki, sabaha çıktıklarında onların kökü kesilmiş olacaktır.

Ona şu emri bir hüküm olarak ilettik: Şunlar, kökleri kesilmiş olarak sabahlayacaklardır.

daħı degürdük aña ya'nį vaḥy eyledük şol işi kim “bayıķ śoñı şunlaruñ kesilmişdür irte vaķtına giricilerken”.

Daḫı bildürdük aña ol buyruġı ki anlaruñ ardı gelecekdür ṣabāḥolduḳda.

Və ona (Luta da) vəhy etdik ki, səhər çağı onların (kafirlərin) kökü kəsilmiş olacaq.

And We made plain the case to him, that the root of them (who did wrong) was to be cut at early morn.

And We made known this decree to him, that the last remnants of those (sinners) should be cut off by the morning.(1991)*


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.