|
|
Aradığınız kelime
خ ل ق
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 261 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Bakara/21
Bakara/29
Bakara/102
Bakara/164
Bakara/200
Bakara/228
Âl-i İmrân/47
Âl-i İmrân/49
Âl-i İmrân/59
Âl-i İmrân/77
Âl-i İmrân/190
Âl-i İmrân/191
Âl-i İmrân/191
Nisâ/1
Nisâ/1
Nisâ/28
Nisâ/119
Mâide/17
Mâide/18
Mâide/110
En’âm/1
En’âm/2
En’âm/73
En’âm/94
En’âm/100
En’âm/101
En’âm/102
A’râf/11
A’râf/12
A’râf/12
A’râf/54
A’râf/54
A’râf/69
A’râf/181
A’râf/185
A’râf/189
A’râf/191
A’râf/191
Tevbe/36
Tevbe/69
Tevbe/69
Tevbe/69
Yûnus/3
Yûnus/4
Yûnus/5
Yûnus/6
Yûnus/34
Yûnus/34
Hûd/7
Hûd/119
Ra’d/5
Ra’d/16
Ra’d/16
Ra’d/16
Ra’d/16
İbrahim/19
İbrahim/19
İbrahim/32
Hicr/26
Hicr/27
Hicr/28
Hicr/33
Hicr/85
Hicr/86
Nahl/3
Nahl/4
Nahl/5
Nahl/8
Nahl/17
Nahl/17
Nahl/20
Nahl/20
Nahl/48
Nahl/70
Nahl/81
İsrâ/49
İsrâ/51
İsrâ/61
İsrâ/70
İsrâ/98
İsrâ/99
İsrâ/99
Kehf/37
Kehf/48
Kehf/51
Kehf/51
Meryem/9
Meryem/67
Tâ-Hâ/4
Tâ-Hâ/50
Tâ-Hâ/55
Enbiyâ/16
Enbiyâ/33
Enbiyâ/37
Enbiyâ/104
Hac/5
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْۜ وَنُقِرُّ فِي الْاَرْحَامِ مَا نَشَٓاءُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍ
Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphede iseniz, şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan), sonra uzuvları (önce) belirsiz, (sonra) belirlenmiş canlı et parçasından (uzuvları zamanla oluşan ceninden) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim. Ve dilediğimizi, belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz; sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız. Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz). İçinizden kimi vefat eder; yine içinizden kimi de ömrün en verimsiz çağına kadar götürülür; ta ki bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin. Sen, yeryüzünü de kupkuru ve ölü bir halde görürsün; fakat biz, üzerine yağmur indirdiğimizde o, kıpırdanır, kabarır ve her çeşitten (veya çiftten) iç açıcı bitkiler verir.
Hac/5
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْۜ وَنُقِرُّ فِي الْاَرْحَامِ مَا نَشَٓاءُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍ
Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphede iseniz, şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan), sonra uzuvları (önce) belirsiz, (sonra) belirlenmiş canlı et parçasından (uzuvları zamanla oluşan ceninden) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim. Ve dilediğimizi, belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz; sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız. Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz). İçinizden kimi vefat eder; yine içinizden kimi de ömrün en verimsiz çağına kadar götürülür; ta ki bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin. Sen, yeryüzünü de kupkuru ve ölü bir halde görürsün; fakat biz, üzerine yağmur indirdiğimizde o, kıpırdanır, kabarır ve her çeşitten (veya çiftten) iç açıcı bitkiler verir.
Hac/5
يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَاِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْۜ وَنُقِرُّ فِي الْاَرْحَامِ مَا نَشَٓاءُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُٓوا اَشُدَّكُمْۚ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفّٰى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْـًٔاۜ وَتَرَى الْاَرْضَ هَامِدَةً فَاِذَٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَٓاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَاَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍ
Ey insanlar! Eğer yeniden dirilmekten şüphede iseniz, şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan), sonra uzuvları (önce) belirsiz, (sonra) belirlenmiş canlı et parçasından (uzuvları zamanla oluşan ceninden) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim. Ve dilediğimizi, belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz; sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız. Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz). İçinizden kimi vefat eder; yine içinizden kimi de ömrün en verimsiz çağına kadar götürülür; ta ki bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin. Sen, yeryüzünü de kupkuru ve ölü bir halde görürsün; fakat biz, üzerine yağmur indirdiğimizde o, kıpırdanır, kabarır ve her çeşitten (veya çiftten) iç açıcı bitkiler verir.
Hac/73
Mü’minûn/12
Mü’minûn/14
Mü’minûn/14
Mü’minûn/14
Mü’minûn/14
Mü’minûn/14
Mü’minûn/17
Mü’minûn/17
Mü’minûn/91
Mü’minûn/115
Nûr/45
Nûr/45
Furkân/2
Furkân/3
Furkân/3
Furkân/49
Furkân/54
Furkân/59
Şu’arâ/78
Şu’arâ/137
Şu’arâ/166
Şu’arâ/184
Neml/60
Neml/64
Kasas/68
Ankebût/17
Ankebût/19
Ankebût/20
Ankebût/44
Ankebût/61
Rûm/8
Rûm/11
Rûm/20
Rûm/21
Rûm/22
Rûm/27
Rûm/30
Rûm/40
Rûm/54
Rûm/54
Lokman/10
Lokman/11
Lokman/11
Lokman/25
Lokman/28
Secde/4
Secde/7
Secde/7
Secde/10
Sebe’/7
Fâtır/1
Fâtır/3
Fâtır/11
Fâtır/16
Fâtır/40
Yâsîn/36
Yâsîn/42
Yâsîn/68
Yâsîn/71
Yâsîn/77
Yâsîn/78
Yâsîn/79
Yâsîn/81
Yâsîn/81
Yâsîn/81
Sâffât/11
Sâffât/11
Sâffât/11
Sâffât/96
Sâffât/125
اَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ اَحْسَنَ الْخَالِق۪ينَۙ
124, 125, 126.$ (İlyas) milletine: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız? Yaratanların en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, sizden önce gelen atalarınızın da Rabbi olan Allah'ı bırakıp da Ba'l'e mi taparsınız? demişti.
Sâffât/150
Sâd/7
مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا فِي الْمِلَّةِ الْاٰخِرَةِۚ اِنْ هٰذَٓا اِلَّا اخْتِلَاقٌۚ
6, 7, 8.$ Onlardan ileri gelenler: Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Son dinde de bunu işitmedik. Bu, ancak bir uydurmadır. Kur'an aramızdan ona mı indirildi? diyerek kalkıp yürüdüler. Hayır! Onlar kitabım hakkında şüphe içindedirler. Hayır! Azabımı henüz tatmadılar.
Sâd/27
Sâd/71
Sâd/75
Sâd/76
Sâd/76
Zümer/4
Zümer/5
Zümer/6
Zümer/6
Zümer/6
Zümer/6
Zümer/38
Zümer/62
Mü’min/57
Mü’min/57
Mü’min/62
Mü’min/67
Fussilet/9
Fussilet/15
Fussilet/21
Fussilet/37
Şûrâ/29
Şûrâ/49
Zuhruf/9
Zuhruf/9
Zuhruf/12
Zuhruf/16
Zuhruf/19
Zuhruf/87
Duhân/38
Duhân/39
Câsiye/4
Câsiye/22
Ahkâf/3
Ahkâf/4
Ahkâf/33
Ahkâf/33
Hucurât/13
Kâf/15
Kâf/15
Kâf/16
Kâf/38
Zâriyât/49
Zâriyât/56
Tûr/35
Tûr/35
Tûr/36
Necm/45
Kamer/49
Rahmân/3
خَلَقَ الْاِنْسَانَۙ
1, 2, 3, 4.$ Rahmân Kur'an'ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona açıklamayı öğretti.
Rahmân/14
Rahmân/15
Vâkı’a/57
Vâkı’a/59
Vâkı’a/59
Hadîd/4
Haşr/24
Teğâbun/2
Teğâbun/3
Talâk/12
Mülk/2
Mülk/3
Mülk/3
Mülk/14
Kalem/4
Me’âric/19
Me’âric/39
Nûh/14
Nûh/15
Müddessir/11
ذَرْن۪ي وَمَنْ خَلَقْتُ وَح۪يدًاۙ
11, 12, 13, 14.$ Tek olarak yaratıp, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için (nimetleri önüne) serdikçe serdiğim o kimseyi bana bırak!
Kıyâme/38
İnsan/2
İnsan/28
Mürselât/20
Nebe’/8
Nâzi’ât/27
Abese/18
Abese/19
İnfitâr/7
اَلَّذ۪ي خَلَقَكَ فَسَوّٰيكَ فَعَدَلَكَۙ
6, 7, 8.$ Ey insan! Seni yaratıp seni düzgün ve dengeli kılan, seni istediği bir şekilde birleştiren, ihsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?
Târık/5
فَلْيَنْظُرِ الْاِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَۜ
5, 6, 7, 8.$ İnsan neden yaratıldığına bir baksın! Atılan bir sudan yaratıldı. (O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar. İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.
Târık/6
خُلِقَ مِنْ مَٓاءٍ دَافِقٍۙ
5, 6, 7, 8.$ İnsan neden yaratıldığına bir baksın! Atılan bir sudan yaratıldı. (O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar. İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.
A’lâ/2
اَلَّذ۪ي خَلَقَ فَسَوّٰىۙۖ
1, 2, 3, 4, 5.$ Yaratıp düzene koyan, takdir edip yol gösteren, (topraktan) yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et.
Gâşiye/17
Fecr/8
اَلَّت۪ي لَمْ يُخْلَقْ مِثْلُهَا فِي الْبِلَادِۙۖ
6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14.$ Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Âd kavmine; direkleri (yüksek binaları) olan, ülkelerde benzeri yaratılmamış İrem şehrine, o vadide kayaları yontan Semûd kavmine, kazıklar (çadırlar, ordular) sahibi Firavun'a! Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar. Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Çünkü Rabbin (her an) gözetlemededir.
Beled/4
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ي كَبَدٍۜ
1, 2, 3, 4.$ Bu beldeye -ki sen bu beldedesin-, babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki biz, insanı (yüzyüze geleceği nice) zorluklar içinde yarattık.
Leyl/3
وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ
1, 2, 3, 4.$ (Karanlığı ile etrafı) bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı vakit gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin ederim ki işleriniz başka başkadır.
Tîn/4
Alak/1
Alak/2
Felâk/2
مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ
1, 2, 3, 4, 5.$ De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!
|
|
|
|
|