|
|
Aradığınız kelime
ن ع م
kök harflerinden türemiştir. Aynı Kökten türeyen 140 adet kelime bulunmaktadır.
Kelimelerin Kur'an'da geçtiği ayetler aşağıda sıralanmıştır.
|
|
Fâtiha/7
Bakara/40
Bakara/40
Bakara/47
Bakara/47
Bakara/122
Bakara/122
Bakara/150
Bakara/211
Bakara/231
Bakara/271
Âl-i İmrân/14
Âl-i İmrân/103
Âl-i İmrân/103
Âl-i İmrân/136
Âl-i İmrân/171
Âl-i İmrân/173
Âl-i İmrân/174
Nisâ/58
Nisâ/69
Nisâ/72
Nisâ/119
Mâide/1
Mâide/3
حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْز۪يرِ وَمَٓا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِه۪ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّط۪يحَةُ وَمَٓا اَكَلَ السَّبُعُ اِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَاَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالْاَزْلَامِۜ ذٰلِكُمْ فِسْقٌۜ اَلْيَوْمَ يَئِسَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ د۪ينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِۜ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪ينًاۜ فَمَنِ اضْطُرَّ ف۪ي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِاِثْمٍۙ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, (taş, ağaç vb. ile) vurulup öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanıp ölmüş, boynuzlanıp ölmüş (hayvanlar ile) canavarların yediği hayvanlar -ölmeden yetişip kestikleriniz müstesna- dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanmış hayvanlar ve fal oklarıyle kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar yoldan çıkmaktır. Bugün kâfirler, sizin dininizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı beğendim. Kim, gönülden günaha yönelmiş olmamak üzere açlık halinde dara düşerse (haram etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Mâide/6
Mâide/7
Mâide/11
Mâide/20
Mâide/23
Mâide/65
Mâide/95
Mâide/110
En’âm/136
En’âm/138
En’âm/138
En’âm/138
En’âm/139
En’âm/142
A’râf/179
Enfâl/40
Enfâl/40
Enfâl/53
Enfâl/53
Tevbe/21
Yûnus/9
Yûnus/24
Hûd/10
Yûsuf/6
Ra’d/24
İbrahim/6
İbrahim/28
İbrahim/34
Nahl/5
Nahl/18
Nahl/30
Nahl/53
Nahl/66
Nahl/71
Nahl/72
Nahl/80
Nahl/81
Nahl/83
Nahl/112
Nahl/114
Nahl/121
İsrâ/83
Kehf/31
Meryem/58
Tâ-Hâ/54
Hac/28
Hac/30
Hac/34
Hac/56
Hac/78
Hac/78
Mü’minûn/21
Furkân/44
Furkân/49
Şu’arâ/22
Şu’arâ/85
Şu’arâ/133
اَمَدَّكُمْ بِاَنْعَامٍ وَبَن۪ينَۙ
132, 133, 134.$ Bildiğiniz şeyleri size veren, size davarlar, oğullar, bağlar, pınarlar ihsan eden (Allah'a karşı gelmek) den sakının.
Neml/19
Neml/19
Kasas/17
Ankebût/58
Ankebût/67
Lokman/8
Lokman/20
Lokman/31
Secde/27
Ahzâb/9
Ahzâb/37
Ahzâb/37
Fâtır/3
Fâtır/28
Yâsîn/71
Sâffât/43
ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِۙ
41, 42, 43, 44.$ Bunlar için bilinen bir rızık, türlü meyveler vardır. Naîm cennetlerinde karşılıklı koltuklar üzerine kurulmuş oldukları halde kendilerine ikram edilir.
Sâffât/57
Sâffât/75
Sâd/30
Sâd/44
Zümer/6
Zümer/8
Zümer/49
Zümer/74
Mü’min/79
Fussilet/51
Şûrâ/11
Zuhruf/12
Zuhruf/13
Zuhruf/59
Duhân/27
وَنَعْمَةٍ كَانُوا ف۪يهَا فَاكِه۪ينَۙ
25, 26, 27.$ Onlar geride nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, zevk ve sefasını sürdükleri nice nimetler bırakmışlardı.
Ahkâf/15
Ahkâf/15
Muhammed/12
Fetih/2
Hucurât/8
Zâriyât/48
Tûr/17
اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَع۪يمٍۙ
17, 18.$ Şüphesiz (kötülüklerden) korunanlar Rablerinin kendilerine verdikleriyle sevinerek cennetlerde ve nimet içindedirler. (Zira) Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.
Tûr/29
Kamer/35
نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ شَكَرَ
34, 35.$ Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lût ailesi müstesna, katımızdan bir nimet olarak onları seher vaktinde kurtardık. Biz şükredeni işte böyle mükâfatlandırırız.
Vâkı’a/12
Vâkı’a/89
Kalem/2
Kalem/34
Kalem/49
Me’âric/38
Müzzemmil/11
İnsan/20
Mürselât/23
Nâzi’ât/33
مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ
30, 31, 32, 33.$ Ondan sonra da yerküreyi döşedi. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere, yerden suyunu ve otlağını çıkardı ve dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
Abese/32
مَتَاعًا لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ
25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32.$ Şöyle ki: Yağmurlar yağdırdık. Sonra toprağı göz göz yardık da oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
İnfitâr/13
اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۚ
13, 14, 15, 16.$ İyiler muhakkak cennette, kötüler de cehennemdedirler. Ceza gününde oraya girerler. Onlar (kâfirler) oradan bir daha da ayrılmazlar.
Mutaffifîn/22
Mutaffifîn/24
Gâşiye/8
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ
8, 9, 10, 11.$ O gün bir takım yüzler de vardır ki, mutludurlar; (dünyadaki) çabalarından hoşnut olmuşlardır, yüce bir cennettedirler. Orada boş bir söz işitmezler.
Fecr/15
Leyl/19
وَمَا لِاَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزٰىۙ
19, 20, 21.$ Yüce Rabbinin rızasını istemekten başka onun nezdinde hiçbir kimseye ait şükranla karşılanacak bir nimet yoktur. Ve o (buna kavuşarak) hoşnut olacaktır.
Duhâ/11
Tekâsür/8
ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّع۪يمِ
5, 6, 7, 8.$ Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, (orada) mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.
|
|
|
|
|