20 Mayıs 2024 - 12 Zi'l-ka'de 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Âl-i İmrân Suresi 173. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Elleżîne kâle lehumu-nnâsu inne-nnâse kad ceme’û lekum faḣşevhum fezâdehum îmânen ve kâlû hasbuna(A)llâhu veni’me-lvekîl(u)

Öyle kişilerdir onlar ki halk, kendilerine, bütün insanlar, aleyhinizde birleşti, korkun onlardan dedi de bu söz, onların inancını arttırdı ve Allah yeter bize, ne de güzel vekildir o dediler.

(Sadık ve sağlam mü’minler) Öyle kimselerdir ki; bir kısım (korkak ve münafık) insanlar (onlara gelip), "Gerçekten (kuvvetli ve tehlikeli düşman olan) insanlar size karşı toplanıp (bir şer ittifakı kurdular.) Aman ha, onlardan korkun (ve kendileriyle uyuşun. Çünkü bunlarla başa çıkmanız ve başarılı olmanız imkânsızdır.)" dediklerinde, bu (tehdit ve teklifler o mü’min ve mücahitlerin) imanlarını artırıp (moral ve maneviyatlarına güç katmıştır; çünkü onlar:) "Allah bize yeter. Ve O ne güzel (ve en mükemmel) Vekîl’dir. (Biz O’nun emrinde, O da bizimle beraber olduktan sonra, O’nun izni ve iradesi dışında hiçbir güç bize zarar veremeyecektir)" diyerek (dik duran sadıklardır).

O inananlar ki, başka insanlar tarafından “Bakın size karşı bir ordu toplanmış, onlardan korkun ve korunun” denince bu söz onların imanını artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” diye cevap verdiler.

Bir kısım insanlar mü'minlere:
“İnsanlar, düşmanlarınız size karşı ordu topladı, saygı duyarak onlardan korkun” dediklerinde, bu onların imanlarını artırdı.
“Allah bize yeter, o ne güzel hâmi, ne güzel güvencedir” dediler.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/102; 11/12; 39/62.

Onlar ki, bazı kimseler kendilerine: "İnsanlar size karşı toplandılar, onlardan korkun" dediklerinde bu onların imanlarını artırdı ve: "Allah bize yeter o ne güzel vekildir" dediler.

Onlar, kendilerine insanlar: 'Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun' dedikleri halde imanları artanlar ve: 'Allah bize yeter, O ne güzel vekildir' diyenlerdir.

Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine: “- Düşmanlarınız size karşı ordu hazırladı, o halde onlardan korkun.” dedi de bu söz onların imanını artırdı ve üstelik: “- Allah bize kâfidir ve O ne güzel vekildir”, dediler.

Öyleler ki; insanlar kendilerine: “Toplum sizin için toplanmış; artık onlardan korkun” denildiğinde, imanları artar, “Allah bize yeterdir, en iyi koruyucu sahip O’dur” dediler.

Bir kısım insanlar, müminlere, “Düşmanlarınız size karşı asker topladılar, sakının onlardan!” dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve “Allah bize yeter. O, ne güzel vekildir!” dediler.

Herkesin onlara : «Herkes, sizin üstünüze gelmekçin toplanmış, hemencek kaçasınız!» demeleri onların inanların arttırdı, dediler ki : «Bize Allah yetişir, o ne güzel vekildir»

(O inananlar öyle kimselerdi ki) insanlar onlara; “düşmanlarınız size karşı ordu topladı, onlardan korkun” dediklerinde, bu onların imanını artırdı ve şöyle dediler: “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.”

Uhud savaşından sonra müşrik ordusu savaş alanını terk ederken Ebu Süfyan, Hz. Peygamber’e; “Önümüzdeki yıl Bedir meydanında sizinle tekrar karşılaşac... Devamı..

173, 174. Düşmanların külliyetle tecemmu’ iyledikleri ve korkunç oldukları, kendilerine söylendiği zamân îmânlarını bir kat daha artdırub da "Allâh bize kâfîdir. Allâh en a’lâ bir hâmîdir" diyenler Allâh’ın ni’metlerine müstağrak olarak ’avdet itdiler. Hiç bir felâket ânlar içün değildir. Allâh’ın rızasına hidmet itmişlerdir. Allâh’ın lutfı ’azîmdir.

İnsanlar onlara: "Düşmanınız olan insanlar size karşı bir ordu topladılar, onlardan korkun" dediler. Bu, onların imanını artırdı da: "Allah bize yeter. O ne güzel Vekil'dir" dediler.

Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, “İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun” dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” dediler.

Birtakım insanlar onlara, “İnsanlar size karşı asker toplamışlar, onlardan korkun” dediler de bu, onların imanlarını arttırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” diye cevap verdiler.

Bir kısım insanlar, müminlere: «Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı asker topladılar; aman sakının onlardan!» dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve «Allah bize yeter. O ne güzel vekîldir!» dediler.  

 Rivayete göre Uhud savaşında müslümanların bir ara bozulduktan sonra tekrar toparlanmaları üzerine önemli bir sonuca ulaşmayan düşman ordusunun kuman... Devamı..

Onlar ki insanlar kendilerine, "Halk size karşı birleşip harekete geçmis; korkun onlardan," dediklerinde, bu onların ancak imanını arttırır ve şöyle derler: "Bize ALLAH yeter; o ne güzel Koruyucudur."

İnsanlar onlara: "Düşmanlarınız size karşı ordu topladı, onlardan korkun." dediklerinde, bu, onların imanını artırdı ve şöyle dediler: "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir".

onlar ki nâs kendilerine haberiniz olsun nas sizin için tahşidat yaptılar onun için onlardan korkun dediler de bu kendilerinin iymanlarını artırdı «Allah yetişir bize o ne güzel vekil» dediler

173-174. (Bir kısım) insanlar mü’minlere, “(Düşmanınız olan) insanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun!” dediklerinde, bu söz onların îmânını (n kemâlâtını daha da) artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” dediler. (Böyle îmân ederek, cihada gidenler) kendilerine hiçbir fenalık/kötülük dokunmadan, Allah’tan bir nimetle (sağ sâlim) ve lütuf ile geri döndüler. (Ve böylece) Allah’ın rızasını da kazanmış oldular. Allah, büyük lütuf sahibidir.

“İnsanlar size karşı toplandılar, onlara derin saygı duyun.” diyenlerin sözleri, onların imanlarını daha da artırdı: “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.¹” dediler.

1. Her şeyi kontrol altında tutan, her şeye hak ettiğini veren.

Onlar öyle kimselerdir ki halk kendilerine: («düşmanlarınız olan) insanlar size karşı ordu hazırladılar, o halde onlardan korkun» dedi de bu (söz) onların îmaanını artırdı ve: «Allah bize yeter. O, ne güzel vekildir dediler.

Onlar ki, (bir kısım) insanlar kendilerine: “Şübhesiz insanlar (düşmanlarınız), gerçekten size karşı toplandılar; işte onlardan korkun!” dediler de (bu) onların îmanlarını artırdı ve: “Allah bize yeter! Ve (O) ne güzel Vekîldir!” dediler.(3)

(3)“Îman hem nûrdur, hem kuvvettir. Evet hakīkī îmânı elde eden adam, kâinâta meydan okuyabilir ve îmânın kuvvetine göre hâdisâtın tazyîkātından (hâdi... Devamı..

Onlar öyle inanmış kimselerdir ki kendilerine “İnsanlar sizin (Bedir yenilgisinin intikamı) için toplanmış, korkun!” diyen insanların propagandalarına karşı, onların imanları artmış ve “Allah bize yeter, O ne güzel güvenilecek bir dayanaktır” diyerek karşı koymuşlardır.

O kimseler ki insanlar kendilerine: "Düşmanlarınız size karşı toplanıyorlar, kendinizi koruyun" deyince inançları artıp dediler : " Allah bize yeter O ne güzel gözeticidir."

Onlar ki kendilerine bâzı kimselerin [⁹] «halk [¹⁰] size karşı asker toplamışlardır. Onlardan korkun» demeleri imanlarını [¹¹] artırmıştı. Onlar «Allah bize elverir. O ne güzel vekildir» demişlerdi.

[9] Karşılarına çıkan süvari bölüğü veya münafıklar ve Naim bin Mes'ut namında biri.[10] Ebu Süfyan ve eshabı.[11] İtminanlarını, cesaretlerini.... Devamı..

Çünkü onlara, insanlar kendilerine “Düşmanlar [nâs] size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkunuz” dedikleri zaman, bu söz onların imanını artırdı da “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” dediler.⁴³

43 Uhud’da istediğini elde edemeyen Ebu Süfyan, Hz. Peygamber’e, “Gelecek yıl Bedir’de tekrar karşılaşacağız” dedi. Ertesi yıl Hz. Peygamber, Ebu Süfy... Devamı..

İnsanlar onlara, “Düşmanınız olan insanlar size karşı bir ordu topladılar, onlardan korkun” dediler. Bu, onların imanını artırdı da, “Allah bize yeter. O pek de güzel bir vekildir” dediler.

Onlaröyle yürekten inanmış kimselerdir ki, düşman yurdundan haber getiren bazı kötü niyetli insanlar, kendilerine:
“Düşmanlarınız size karşı büyük bir ordu hazırlamış, o hâlde onlardan korkun da, Allah yolunda cihâdı terk edin!” dediklerinde, bu tehditkâr sözler, o yiğitleri yıldırmak şöyle dursun, aksine, onların imanını artırır ve şöyle derler:
Bütün tehlike ve korkulara karşı bize Allah’ın yardımı yeter! O ne güzel yardımcı, ne güvenilir vekildir!”

İnsanlar onlara:
-“Haberiniz olsun, İnsanlar sizin için toplandı; onlardan korkup çekinin!” dediler; derken onların imanını artırdı.
-“Bizi Allah hesaba çeker. Ne güzel Vekîl’dir!” dediler.

" Bak düşmanlar size karşı silahlanıyor, onlara karşı güvenlik tedbirinizi alın " şeklindeki uyarılardan güç alıp: " Allah bize yeter, ondan âlâ güvence mi olur " diyenlere bile ödül var.

Onlar öyle kimselerdir ki; "İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imanını artırır. "Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!" derler.

Bir kısım insanlar, müminlere “Düşmanlarınız olan insanlar, size karşı (asker) topladılar; aman onlardan sakının!” dediklerinde, bu (durum) onların (müminlerin) imanlarını artırmış [*] ve “Allah bize yeter. O, ne güzel [vekil]dir (güven kaynağıdır)!” demişlerdi.

İmanın artması, inanılacak şeylerin artmasıyla elde edilen bir durum olabilir. Kehf 18:13, Meryem 19:76, Muhammed 47:17 ve Müddessir 74:31’de “imanın”... Devamı..

Çünkü onlar, insanlar kendilerine: “(Bakın) herkes size (saldırmak için) bir araya geldi. Öyleyse onlardan korkun.” dedikçe îmanları daha da güçlenen ve: “Allah bize yeter, O ne güzel bir vekildir.” diyen kimselerdir.

O inananlar ki başka insanlar tarafından, “Bakın, size karşı bir ordu toplanmış, onlardan kendinizi koruyun!” şeklinde uyarılmışlardı, ¹³¹ ama bu, onların sadece imanını arttırdı ve “Allah bize kafidir; O, ne mükemmel bir koruyucudur!” diye cevap verdiler;

131 Lafzen, “ki onlara insanlar ... demişti”.

Ve yine onlar ki, bazı kimseler onlara: “Bilin ki düşmanlarınız size saldırmak için ordu hazırladılar onlardan korkun!” Dediklerinde, işte bu onların imanlarını artırmış ve şöyle demişlerdi: “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.” 4/45, 3/147, 8/2-3

Onlar ki, malum insanlar[⁶⁹⁰] kendilerine “Bakın, düşmanlarınız size saldırı için toplandı, onlardan korkun!” demişlerdi de, işte bu onların imanını artırmış ve şöyle cevap vermişlerdi: “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!”

[690] en-Nâs kelimelerinin ahd için olan belirliliği çeviriye “malum” şeklinde yansımıştır.

O müminler ki, bir takım kimseler kendilerine: "Düşmanlarınız size karşı kuvvet topladı, onlardan korkun!" dedikleri zaman, bu haber onların imanlarım kat-kat daha artırdı. "Allah bize yeter, O ne güzel yardımcıdır" dediler, (seve seve savaşmaya koştular)

Onlar öyle kimselerdir ki, halktan kendilerine, "İnsanlar size karşı ( ordu )toplanmışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imânını artırdı ve "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!" dediler.

Onlar ki, nâs onlara: Halk sizin için (kuvvet) topladılar, artık o düşmanlardan korkunuz dediler (de) bu onların imânını artırdı ve «Allah Teâlâ bizlere kâfidir ve O ne güzel vekîldir,» dediler.

Onlar öyle kimselerdir ki halk kendilerine: “Düşmanlarınız olan insanlar size karşı ordu hazırladılar, aman onlardan kendinizi koruyun. ” dediklerinde, bu tehdit onların imanlarını artırmış ve “Hasbunallah ve ni'me'l-vekil” “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir! ” demişlerdir. [6, 102; 11, 12; 39, 62]

Onlar ki, halk kendilerine: "(Düşman) İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun!" deyince, (bu söz,) onların imanını artırdı. Ve: "Allah bize yeter, O, ne güzel vekildir." dediler.

O mü'minler ki ba'zı kimseler (onları korkutmak içün) "Müşrikler sizinle harb itmek içün toplanmışlardır. Onlardan korkınız" didiler. Bu haber onların îmânlarını artırdı. Ve "Bize Allâh kâfîdir ve o ne güzel vekîldir" didiler.

Bunlara (yolda) bazı kimseler şöyle dediler: "İnsanlar size karşı toparlandı, onlardan korkun". Bu söz imanlarını artırdı ve şöyle dediler: "Allah bize yeter. O asla güveni boşa çıkarmaz!"

Onlara bazı kimseler: -İnsanlar sizinle savaşmak için toplandı; onlardan korkun! dediklerinde bu onların imanını artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir” diye karşılık verdiler.

Onlar öyle kimselerdir ki, halk onlara “İnsanlar size karşı toplandı; onlardan korkun” dediği zaman, bu onların imanını arttırdı ve dediler ki: “Bize Allah yeter; ne güzel vekildir O.”

O müminler ki, insanlar kendilerine, "Halk size karşı bir araya gelmiş, korkun onlardan!" dediklerinde, bu onların imanını artırdı da şöyle söylediler: "Allah bize yeter. Ne güzel Vekîl'dir O!"

anlar kim eyitti anlara ādemįler: “bayıķ ādemįler dirildiler sizüñ içün pes ķorķuñ anlardan.” pes arturdı anlara ol söz įmānı; daħı eyittiler “ŧapdur bize Tañrı daħı ne eyü iş süricidür!”

Anlar kim kişiler anlara eyitdi ki taḥḳīḳ Mekke ehli kişileri sizüñ‐çün cem‘eylediler, anlardan ḳorḳuñuz, artururdı anlaruñ īmānlarını, daḫı eyitdiler:Tañrı Ta‘ālā bize yitişür, daḫı ne yaḫşı ḥvācedür ol.

O kəslər ki, xalq onlara: “Camaat (Əbu Süfyan və tərəfdarları) sizə qarşı (qüvvə) toplamışdır, onlardan qorxun!” - dedikdə, (bu söz) onların imanını daha da artırdı və onlar: “Allah bizə bəs edər. O nə gözəl vəkildir!” – deyə cavab verdilər.

Those unto whom men said: Lo! the people have gathered against you, therefor fear them. (The threat of danger) but increased the faith of them and they cried: Allah is sufficient for us! Most Excellent is He in Whom we trust!

Men said to them: "A great army is gathering against you": And frightened them: But it (only) increased their Faith: They said: "For us Allah sufficeth, and He is the best disposer of affairs."


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.