4 Mayıs 2026 -
16 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazartesi
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Diğer Mealler...
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Satırarası Meal
Şu’arâ Suresi
◄
367
►
Cüz 19
(Erhan Aktaş Meali)
20.
Mûsâ: “Ben o işi şaşkınlıkla yaptım.” dedi.
21.
Sizden korktuğum için de hemen kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet¹ bağışladı ve beni resûllerden kıldı.
1- Sözcük anlamı, engel olmak demektir. Kavram olarak baskı, zulüm, fitne ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkelerin yanı sıra sağlıkl
...
Devamı..
22.
“İsrâîloğulları'nı kendine kul edinmiş olmayı bir nimetmiş gibi başıma kakıyorsun.”¹ dedi.
1- Minnet altında bırakmaya çalışıyorsun.
23.
Firavun: “Âlemlerin Rabb'i de nedir? dedi.
24.
Mûsâ: “Eğer bütün gerçekliği ile doğruyu bilmek istiyorsanız, bilesiniz ki O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabb'idir.” dedi.
25.
Firavun, etrafındakilere: “Duymuyor musunuz?” dedi.
26.
Mûsâ: “Sizin de Rabbiniz, sizden önceki atalarınızın da Rabbidir” dedi.
27.
Firavun: “Size gönderilmiş olan resûlünüz, gerçekten mecnundur¹.” dedi.
1- Delinin biridir.
28.
Mûsâ: “Eğer aklınızı kullanırsanız anlayacaksınız ki O, doğunun, batının ve ikisinin arasındakilerin Rabb'idir.” dedi.
29.
Firavun: “Benden başka bir ilah edinirsen, kesinlikle seni zindana atarım.” dedi.
30.
Mûsâ: “Sana apaçık bir şey getirsem de mi?” dedi.
31.
Firavun: “Öyleyse haydi getir onu. Eğer doğru söyleyenlerdensen.” dedi.
32.
Bunun üzerine Mûsâ, asasını bırakıverdi; bir de ne görsünler, apaçık büyük bir yılan.¹
1- Ejderha.
33.
Ve elini çıkardı. Bakanlar ne görsün; beyaz bir el.
34.
Firavun, yanındaki melelere¹: “Bu gerçekten çok bilgili bir sihirbazdır.” dedi.
1- Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı
35.
“Sizi sihri ile yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne yapmamı istiyorsunuz?” dedi.
36.
“Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere sihirbazları toplamaya birilerini gönder.” dediler.
37.
“Bütün bilgili sihirbazları sana getirsinler.”
38.
Böylece sihirbazlar, belirlenen bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildiler.
39.
İnsanlara: “Siz de toplananlar olun.” denildi.
سُورَةُ الشُّعَرَاء
◄
٣٦٧
►
الجزء١٩
قَالَ
فَعَلْتُهَٓا
اِذًا
وَاَنَا۬
مِنَ
الضَّٓالّ۪ينَۜ
﴿٢٠﴾
فَفَرَرْتُ
مِنْكُمْ
لَمَّا
خِفْتُكُمْ
فَوَهَبَ
ل۪ي
رَبّ۪ي
حُكْمًا
وَجَعَلَن۪ي
مِنَ
الْمُرْسَل۪ينَ
﴿٢١﴾
وَتِلْكَ
نِعْمَةٌ
تَمُنُّهَا
عَلَيَّ
اَنْ
عَبَّدْتَ
بَن۪ٓي
اِسْرَٓاء۪يلَۜ
﴿٢٢﴾
قَالَ
فِرْعَوْنُ
وَمَا
رَبُّ
الْعَالَم۪ينَ
﴿٢٣﴾
قَالَ
رَبُّ
السَّمٰوَاتِ
وَالْاَرْضِ
وَمَا
بَيْنَهُمَاۜ
اِنْ
كُنْتُمْ
مُوقِن۪ينَ
﴿٢٤﴾
قَالَ
لِمَنْ
حَوْلَهُٓ
اَلَا
تَسْتَمِعُونَ
﴿٢٥﴾
قَالَ
رَبُّكُمْ
وَرَبُّ
اٰبَٓائِكُمُ
الْاَوَّل۪ينَ
﴿٢٦﴾
قَالَ
اِنَّ
رَسُولَكُمُ
الَّذ۪ٓي
اُرْسِلَ
اِلَيْكُمْ
لَمَجْنُونٌ
﴿٢٧﴾
قَالَ
رَبُّ
الْمَشْرِقِ
وَالْمَغْرِبِ
وَمَا
بَيْنَهُمَاۜ
اِنْ
كُنْتُمْ
تَعْقِلُونَ
﴿٢٨﴾
قَالَ
لَئِنِ
اتَّخَذْتَ
اِلٰهًا
غَيْر۪ي
لَاَجْعَلَنَّكَ
مِنَ
الْمَسْجُون۪ينَ
﴿٢٩﴾
قَالَ
اَوَلَوْ
جِئْتُكَ
بِشَيْءٍ
مُب۪ينٍ
﴿٣٠﴾
قَالَ
فَأْتِ
بِه۪ٓ
اِنْ
كُنْتَ
مِنَ
الصَّادِق۪ينَ
﴿٣١﴾
فَاَلْقٰى
عَصَاهُ
فَاِذَا
هِيَ
ثُعْبَانٌ
مُب۪ينٌۚ
﴿٣٢﴾
وَنَزَعَ
يَدَهُ
فَاِذَا
هِيَ
بَيْضَٓاءُ
لِلنَّاظِر۪ينَ۟
﴿٣٣﴾
قَالَ
لِلْمَلَاِ
حَوْلَهُٓ
اِنَّ
هٰذَا
لَسَاحِرٌ
عَل۪يمٌۙ
﴿٣٤﴾
يُر۪يدُ
اَنْ
يُخْرِجَكُمْ
مِنْ
اَرْضِكُمْ
بِسِحْرِه۪ۗ
فَمَاذَا
تَأْمُرُونَ
﴿٣٥﴾
قَالُٓوا
اَرْجِهْ
وَاَخَاهُ
وَابْعَثْ
فِي
الْمَدَٓائِنِ
حَاشِر۪ينَۙ
﴿٣٦﴾
يَأْتُوكَ
بِكُلِّ
سَحَّارٍ
عَل۪يمٍ
﴿٣٧﴾
فَجُمِعَ
السَّحَرَةُ
لِم۪يقَاتِ
يَوْمٍ
مَعْلُومٍۙ
﴿٣٨﴾
وَق۪يلَ
لِلنَّاسِ
هَلْ
اَنْتُمْ
مُجْتَمِعُونَۙ
﴿٣٩﴾
◄
٣٦٧
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.