Kâle limen havlehu elâ testemi’ûn(e)
Firavun, etrafındakilere, işitiyor musunuz? dedi.
(Firavun) Çevresindekilere dedi ki: "İşitmiyor musunuz? (Bu adam neler uydurup söylemektedir?)"
Firavun çevresindekilere: “O'nun ne dediğini duydunuz mu?” dedi.
Firavun, etrafındakilere:
“Neler söylediğini işitmiyor musunuz?” dedi.
(Firavun) etrafındakilere: "Duymuyor musunuz?" dedi.
Çevresindekilere dedi ki: 'İşitiyor musunuz?'
Firavun, etrafında bulunan kimselere: “-Duymuyor musunuz?” (Mûsa'nın verdiği cevab, suale karşılık değildir) dedi.
Firavun, etrafındakilere. “İşitiyor musunuz?” dedi.
Firavun, etrafındakilere, “Duymuyor musunuz?” dedi.
Yanında olanlara Firavun dedi ki: «İşitmiyor musunuz?»
(Firavun,) çevresindekilere: “(Onun ne dediğini) duydunuz mu?” dedi.
Fir’avn etrâfındakilere "İşidiyor mısınız?" didi.
Yanında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi.
Firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) “dinlemez misiniz?” dedi.
Firavun yanında bulunanlara, “Ne dediğini duydunuz değil mi?” dedi.
(Firavun) etrafında bulunanlara: İşitiyor musunuz? dedi.
Etrafındakilere dönerek, "İşitiyor musunuz?" dedi.
(Firavun) etrafında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi.
Etrafındakilere dinlemezmisiniz? dedi
(Firavun, alaycı bir ifade ile) etrafında bulunanlara, “(Mûsâ’nın dediklerini) işitmiyor musunuz?” dedi.
Firavun, etrafındakilere: “Duymuyor musunuz?” dedi.
(Fir'avn) etrafında bulunan kimselere dedi ki: «İşitmiyor musunuz»?
(Firavun) etrafındakilere dedi ki: "Duyuyor musunuz?”
(Fir'avun,) etrâfında bulunanlara: “İşitmiyor musunuz?” dedi.
(Firavun ise,) çevresindekilere: "(Onun ne dediğini) duyuyor musunuz?" dedi.
Firavun çevresinde olanlara “Musa’yı işitmiyor musunuz?
Firavun yanındakilere dedi: «İşitiyor musunuz, ne diyor bu?»
Fir/avun, etrafında bulunanlara «— İşitmiyor musunuz?» [⁴] dedi.
Firavun yanında bulunanlara: “İşitiyor musunuz?” dedi.
(Firavun) Etrafında bulunanlara, “İşitiyor musunuz?” Dedi.
Firavun etrafındaki ileri gelenlere, “Bu adamın neler saçmaladığını duyuyorsunuz, değil mi?” dedi.
Etrafındaki kimselere: -"İşitiyorsunuz, değil mi?" dedi.
Fıravun çevresindekilere: " duyuyor musunuz!!? "
Firavun çevresindekilere "İşitiyor musunuz?" derken Musa’ya ve Harun’a küçümseyerek bakıyordu. Üstelik alaycılığı yüzüne yansımıştı.
(Firavun) etrafındakilere “Duymuyor musunuz?” demişti.
[Firavun,] çevresindekilere: “[O-nun ne dediğini] duydunuz mu?” ¹⁵ dedi.
–Firavun etrafındakilere: Bu adam neler söylüyor duyuyor musunuz? 20/47...56
(Firavun) çevresindekilere yönelerek “Ne diyor, duydunuz mu?” dedi.
Firavun bu kez yanındakilere döndü ve "Şu adamın söylediklerini işitiyor musunuz? (O, size benden başka bir ilahınız olduğunu iddia ediyor, oysa biliyorsunuz bütün kuvvet benim elimdedir) dedi. (Böylece yanındaki cahil halkı etkisi altına almak istedi)
(Firavun) çevresinde bulunanlar için dedi ki: "(Ne dediğini) duymuyor musunuz?"
(Fir'avun) Etrafında olanlara dedi ki: «İşitiyor musunuz?»
Firavun alaycı bir şekilde çevresindekilere: “Bu adamın dediklerini işittiniz değil mi? (Aklısıra cevap veriyor). ”
(Fir'avn): Çevresinde bulunanlara: "İşitiyor musunuz?" dedi.
Fir'avn etrâfından olanlara: "Söylediği işidiyor mısınız?" didi.
Firavun yanındakilere; “dinliyor musunuz?” dedi:
-Duyuyor musunuz? dedi Firavun, etrafındakilere.
Firavun yanındakilere “İşitiyor musunuz?” dedi.
Firavun, çevresindekilere dedi: "Duyuyor musunuz?"
Fir’avn atrofidagi a’yonlarga qarab: “Uning gaplarini eshityapsizlarmi?!” – dedi.
eyitti fir'avn anlara kim yöresinde-y-idi “ay işitmez misiz?”
Fir‘avn eyitdi çevre yanında olanlar[a]: İşitmez misiz?
(Fir’on) ətrafındakılara: “Eşitdinizmi?” – dedi. (Musanın cavabı mənim sualıma uyğun gəlmir. Mən ondan aləmlərin Rəbbinin mahiyyəti, keyfiyyəti və cinsi barəsində soruşuram, o isə mənə Onun sifətləri, əməlləri haqqında cavab verir).
(Pharaoh) said unto those around him: Hear ye not?
(Pharaoh) said to those around: "Did ye not listen (to what he says)?"(3153)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |