11 Mayıs 2026 -
23 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazartesi
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Diğer Mealler...
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Satırarası Meal
En’âm Suresi
◄
137
►
Cüz 7
(Abdullah-Ahmet Akgül Meali)
82.
İman edip de imanlarına zulüm karıştırmayan
(haksızlık ve ahlâksızlığa bulaşmayan)
kimseler
(Hakka döndükten sonra şirke düşmeyen ve kötülük işlemeyenler)
var ya; işte güven
(emniyet ve saadet)
onlar içindir. Ve bunlar hidayete erenlerdir.
83.
İşte bu
(yaratılanların ve doğup batanların ilah olamayacağı konusundaki muhakeme ve mukayese yeteneği ve feraseti)
kavmine karşı İbrahim’e
(Allah’ın nebisi olarak, gerçekleri söylediğini ispatlamak üzere)
verdiğimiz delilimizdir
(ispat belgemizdir)
. Biz, dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Şüphesiz Senin Rabbin, Hüküm ve Hikmet sahibidir,
(her şeyi hakkıyla)
Bilendir.
84.
Ve ona İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik, hepsini hidayete eriştirdik; bundan önce de Nuh’u ve onun soyundan Davud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yusuf’u, Musa’yı ve Harun’u hidayete ulaştırdık. Biz, iyilik yapanları
(ihsan ve ihlas sahibi olanları)
işte böyle ödüllendiririz.
85.
Zekeriya’yı, Yahya’yı, İsa’yı ve İlyas’ı da
(hidayete eriştirdik ve peygamber olarak gönderdik).
Onların hepsi salihlerdendir.
86.
İsmail’i, Elyesa’yı, Yunus’u ve Lut’u da
(hidayete eriştirdik ve nübüvvetle görevlendirdik)
. Onların hepsini âlemlere
(ülkelerindeki ve yeryüzündeki kimselere)
üstün kılıverdik.
87.
Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden,
(iyilik ve istikamet ehlinden)
kimini de
(bunlara kattık)
; onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik.
88.
İşte bu, Allah’ın hidayeti
(ve dosdoğru dini)
dir; ki kullarından dilediğini
(iman ve itaat edeni)
bununla hidayete erdirir. Şayet onlar da şirk koşsalardı, elbette bütün yapıp-ettikleri ’onlar adına’ boşa çıkmış olacaktı.
(Peygamber çocuğu olmak onları kurtaramazdı.)
89.
Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer
(müşrikler)
bunları
(Kur’an’ı ve Resulüllah’ı)
tanımayıp küfre sapıyorlarsa; andolsun, Biz Ona
(Hz. Muhammed Aleyhisselam’a)
; bunu
(İslam’ı)
, inkâra sapmayan
(mü’min ve mücahit)
bir topluluğu vekil
(Dinini yürütmeye görevli ve yetkili)
bırakırız.
(Onlara fırsat tanıyıp imkân ve iktidar sahibi kılarız.)
90.
İşte Allah’ın hidayet verdikleri bunlardır; öyleyse Sen de onların bu hidayet yoluna
(istikamet kaynağına-Kur’an’a)
uy. De ki: “Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. O
(Kur’an)
, âlemlere ancak bir öğüt ve hatırlatmadır.”
سُورَةُ الاٴنعَام
◄
١٣٧
►
الجزء٧
اَلَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَلَمْ
يَلْبِسُٓوا
ا۪يمَانَهُمْ
بِظُلْمٍ
اُو۬لٰٓئِكَ
لَهُمُ
الْاَمْنُ
وَهُمْ
مُهْتَدُونَ۟
﴿٨٢﴾
وَتِلْكَ
حُجَّتُنَٓا
اٰتَيْنَاهَٓا
اِبْرٰه۪يمَ
عَلٰى
قَوْمِه۪ۜ
نَرْفَعُ
دَرَجَاتٍ
مَنْ
نَشَٓاءُۜ
اِنَّ
رَبَّكَ
حَك۪يمٌ
عَل۪يمٌ
﴿٨٣﴾
وَوَهَبْنَا
لَهُٓ
اِسْحٰقَ
وَيَعْقُوبَۜ
كُلًّا
هَدَيْنَاۚ
وَنُوحًا
هَدَيْنَا
مِنْ
قَبْلُ
وَمِنْ
ذُرِّيَّتِه۪
دَاوُ۫دَ
وَسُلَيْمٰنَ
وَاَيُّوبَ
وَيُوسُفَ
وَمُوسٰى
وَهٰرُونَۜ
وَكَذٰلِكَ
نَجْزِي
الْمُحْسِن۪ينَۙ
﴿٨٤﴾
وَزَكَرِيَّا
وَيَحْيٰى
وَع۪يسٰى
وَاِلْيَاسَۜ
كُلٌّ
مِنَ
الصَّالِح۪ينَۙ
﴿٨٥﴾
وَاِسْمٰع۪يلَ
وَالْيَسَعَ
وَيُونُسَ
وَلُوطًاۜ
وَكُلًّا
فَضَّلْنَا
عَلَى
الْعَالَم۪ينَۙ
﴿٨٦﴾
وَمِنْ
اٰبَٓائِهِمْ
وَذُرِّيَّاتِهِمْ
وَاِخْوَانِهِمْۚ
وَاجْتَبَيْنَاهُمْ
وَهَدَيْنَاهُمْ
اِلٰى
صِرَاطٍ
مُسْتَق۪يمٍ
﴿٨٧﴾
ذٰلِكَ
هُدَى
اللّٰهِ
يَهْد۪ي
بِه۪
مَنْ
يَشَٓاءُ
مِنْ
عِبَادِه۪ۜ
وَلَوْ
اَشْرَكُوا
لَحَبِطَ
عَنْهُمْ
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
﴿٨٨﴾
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
اٰتَيْنَاهُمُ
الْكِتَابَ
وَالْحُكْمَ
وَالنُّبُوَّةَۚ
فَاِنْ
يَكْفُرْ
بِهَا
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
فَقَدْ
وَكَّلْنَا
بِهَا
قَوْمًا
لَيْسُوا
بِهَا
بِكَافِر۪ينَ
﴿٨٩﴾
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
هَدَى
اللّٰهُ
فَبِهُدٰيهُمُ
اقْتَدِهْۜ
قُلْ
لَٓا
اَسْـَٔلُكُمْ
عَلَيْهِ
اَجْرًاۜ
اِنْ
هُوَ
اِلَّا
ذِكْرٰى
لِلْعَالَم۪ينَ۟
﴿٩٠﴾
◄
١٣٧
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.