1 Mayıs 2026 - 13 Zi'l-Ka'de 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

 
Meryem Suresi
Cüz 16
(Erhan Aktaş Meali)
12. “Ey Yahyâ! Kitap'ı kuvvetlice tut¹.” O henüz çocukken ona hikmet² verdik.
1- Onun buyruklarına samimiyetle uy. 2- Bilgelik, gerçeği kavrama yetisi, doğru yargıda bulunma, sağlıklı düşünme, yerinde ve uygun olan, güçlendirm... Devamı..
13. Tarafımızdan yumuşak kalplilik ve zekât¹ verdik. Ve o, takva² sahibi oldu.
1- Arınma, temizlik. 2- Korunma; Allah\ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye... Devamı..
14. Anne ve babasına karşı birr¹ sahibiydi. Karşı çıkan ve asilik eden biri değildi.
1- Hayır, iyilik, bağış, itaat, doğruluk, adalet, gerçeklik, erdem, sevgi.
17. Sonra ailesi ile arasına bir perde çekti.¹ O zaman, ona ruhumuzu gönderdik. Ona normal bir beşer yapısında temessül etti.²
1- Onlardan ayrı bir yere çekildi. 2- Göründü. “Örnek verme” anlamına gelen “temessül” sözcüğü “benzetmeyi” ifade eden “göründü” anlamına da gelmekt... Devamı..
23. Sonra doğum sancısı onu bir hurma ağacının gövdesine sığınmaya mecbur etti. “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim.” dedi.¹
1- Bu sözler, doğum sancısı nedeniyle söylenmiş sözler değil, hamileliğinin izahını nasıl yapacağını bilememenin verdiği sıkıntıyı ve üzüntüyü ifade e... Devamı..
24. Sonra altından¹ ona “Üzülme.” diye bir ses geldi: “Rabb'in, senin alt tarafında² olanı şerefli³ kılmıştır.
1-Ağacın. 2- Rahminde. 3- “Seriyy” sözcüğü; ark, dere, su yolu gibi anlamlara geldiği gibi; soylu, şerefli, değerli, seçkin, cömert, her şeyin iyi... Devamı..
سُورَةُ مَرْيَمَ
٣٠٥
الجزء١٦
يَا يَحْيٰى خُذِ الْكِتَابَ بِقُوَّةٍۜ وَاٰتَيْنَاهُ الْحُكْمَ صَبِيًّاۙ ﴿١٢﴾ وَحَنَانًا مِنْ لَدُنَّا وَزَكٰوةًۜ وَكَانَ تَقِيًّاۙ ﴿١٣﴾ وَبَرًّا بِوَالِدَيْهِ وَلَمْ يَكُنْ جَبَّارًا عَصِيًّا ﴿١٤﴾ وَسَلَامٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَيًّا۟ ﴿١٥﴾ وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مَرْيَمَۢ اِذِ انْتَبَذَتْ مِنْ اَهْلِهَا مَكَانًا شَرْقِيًّاۙ ﴿١٦﴾ فَاتَّخَذَتْ مِنْ دُونِهِمْ حِجَابًا فَاَرْسَلْنَٓا اِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا ﴿١٧﴾ قَالَتْ اِنّ۪ٓي اَعُوذُ بِالرَّحْمٰنِ مِنْكَ اِنْ كُنْتَ تَقِيًّا ﴿١٨﴾ قَالَ اِنَّمَٓا اَنَا۬ رَسُولُ رَبِّكِۗ لِاَهَبَ لَكِ غُلَامًا زَكِيًّا ﴿١٩﴾ قَالَتْ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَلَمْ يَمْسَسْن۪ي بَشَرٌ وَلَمْ اَكُ بَغِيًّا ﴿٢٠﴾ قَالَ كَذٰلِكِۚ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌۚ وَلِنَجْعَلَهُٓ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِنَّاۚ وَكَانَ اَمْرًا مَقْضِيًّا ﴿٢١﴾ فَحَمَلَتْهُ فَانْتَبَذَتْ بِه۪ مَكَانًا قَصِيًّا ﴿٢٢﴾ فَاَجَٓاءَهَا الْمَخَاضُ اِلٰى جِذْعِ النَّخْلَةِۚ قَالَتْ يَا لَيْتَن۪ي مِتُّ قَبْلَ هٰذَا وَكُنْتُ نَسْيًا مَنْسِيًّا ﴿٢٣﴾ فَنَادٰيهَا مِنْ تَحْتِهَٓا اَلَّا تَحْزَن۪ي قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا ﴿٢٤﴾ وَهُزّ۪ٓي اِلَيْكِ بِجِذْعِ النَّخْلَةِ تُسَاقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّاۘ ﴿٢٥﴾
٣٠٥

Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.