3 Mayıs 2026 - 15 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL

 
Nahl Suresi
Cüz 14
(Erhan Aktaş Meali)
43. Senden önce de vahyimizi iletmede elçi olarak insandan¹ başkasını görevlendirmedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline² sorun.
1- “İnsandan” anlamı verdiğimiz “ricalen” sözcüğü, sözcük olarak erkekler, adamlar demektir. Ayetin bağlamı dikkate alındığında, müşriklerin “neden me... Devamı..
44. Onları¹ beyyinelerle² zeburlarla³ gönderdik. Sana da zikri⁴ indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin.5 Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.
1- Senden önce elçi olarak gönderilenleri. 2- Kitaplarla. 3- Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgiyle. 4- Öğüt. 5- Bir şeyin kanıtlar... Devamı..
49. Göklerde ve yerde bulunan hareket halindeki varlıkların tamamı ve melekler büyüklenmeden, Allah'a secde ederler.¹ ۩
1- Allah\ın koyduğu yasalara boyun eğerler. Bu ayetten de anlaşılıyor ki, “secde” etmek demek, salât anında başın yere kapanması olan “secde” demek de... Devamı..
51. Allah: “İki ilâh edinmeyin! O, ancak tek bir ilahtır. O halde, yalnızca Bana rehbet¹ duyun.”
1- “Korkmak” anlamı da bulunan bu sözcüğün buradaki anlamı, iki İlâh edinmenin ceza ile karşılanacağının bildirilmesidir.
52. Göklerde ve yerde ne varsa, yalnız O'nundur. Din de yalnızca O'nundur.¹ Böyleyken, Allah'tan başkasına mı takvalı oluyorsunuz?²
1- Kulluğun sahibi, uyulması gereken yasaların sahibi odur. 2- Allah\tan başkasına mı yöneliyor ve saygı gösteriyorsunuz?
سُورَةُ النّحل
٢٧١
الجزء١٤
وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَۙ ﴿٤٣﴾ بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِۜ وَاَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ اِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ ﴿٤٤﴾ اَفَاَمِنَ الَّذ۪ينَ مَكَرُوا السَّيِّـَٔاتِ اَنْ يَخْسِفَ اللّٰهُ بِهِمُ الْاَرْضَ اَوْ يَأْتِيَهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَۙ ﴿٤٥﴾ اَوْ يَأْخُذَهُمْ ف۪ي تَقَلُّبِهِمْ فَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَۙ ﴿٤٦﴾ اَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلٰى تَخَوُّفٍۜ فَاِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ ﴿٤٧﴾ اَوَلَمْ يَرَوْا اِلٰى مَا خَلَقَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍ يَتَفَيَّؤُ۬ا ظِلَالُهُ عَنِ الْيَم۪ينِ وَالشَّمَٓائِلِ سُجَّدًا لِلّٰهِ وَهُمْ دَاخِرُونَ ﴿٤٨﴾ وَلِلّٰهِ يَسْجُدُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ مِنْ دَٓابَّةٍ وَالْمَلٰٓئِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ ۩ ﴿٤٩﴾ يَخَافُونَ رَبَّهُمْ مِنْ فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ۟ ﴿٥٠﴾ وَقَالَ اللّٰهُ لَا تَتَّخِذُٓوا اِلٰهَيْنِ اثْنَيْنِۚ اِنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ فَاِيَّايَ فَارْهَبُونِ ﴿٥١﴾ وَلَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلَهُ الدّ۪ينُ وَاصِبًاۜ اَفَغَيْرَ اللّٰهِ تَتَّقُونَ ﴿٥٢﴾ وَمَا بِكُمْ مِنْ نِعْمَةٍ فَمِنَ اللّٰهِ ثُمَّ اِذَا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فَاِلَيْهِ تَجْـَٔرُونَۚ ﴿٥٣﴾ ثُمَّ اِذَا كَشَفَ الضُّرَّ عَنْكُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْكُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ ﴿٥٤﴾
٢٧١

Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.