5 Mayıs 2026 -
17 Zi'l-Ka'de 1447 - Salı
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Diğer Mealler...
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Satırarası Meal
Neml Suresi
◄
376
►
Cüz 19
(Erhan Aktaş Meali)
Neml Suresi
(Mekkî - 93 Ayet - Nüzul: 48 Mushaf:27)
Bismillâhirrahmânirrahîm.
1.
Tâ, Sîn. İşte bunlar¹ Kur'an'ın, gerçeği apaçık ortaya koyan Kitap'ın ayetleridir.²
1- Ta, Sin. 2- İşaretleridir, göstergeleridir.
2.
İnananlar için doğru yola iletici ve haber vericidir.
3.
Onlar, salâtı ikame ederler, zekâtı verirler.¹Onlar, ahirete kesin olarak inanırlar.
1- “Salatı ikame etmek, Zekâtı vermek” terkibi, ibadete layık yegâne ilah olarak Allah\a inanmak; kulluğu, Allah\a yönelmeyi, dua ve ibadeti şirkten a
...
Devamı..
4.
Hesap Günü'ne inanmayanlara, yaptıklarını sevimli gösterdik. Bu yüzden şaşkınlık içinde bocalayıp dururlar.
5.
Onlar için azabın kötüsü vardır. Onlar, hesap gününde en çok ziyana uğrayacak kimselerdir.
6.
Bu Kur'an, sana En İyi Hüküm Veren ve Her Şeyi Bilen tarafından verilmektedir.
7.
Hani Mûsâ, yakınlarına: “Bir ateş fark ettim. Size ondan bir haber veya ısınmanız için kor halinde bir parça ateş getireceğim.” demişti.
8.
Oraya gittiği zaman ona seslenildi: “Ateşin içinde ve etrafında olanlar kutlu kılındı. Ve Âlemlerin Rabbi olan Allah, Subhân'dır.¹”
1- Yüceler yücesidir, eksikliklerden münezzehtir.
9.
“Ey Mûsâ! Ben, Mutlak Üstün Olan ve En İyi Hüküm Veren Allah'ım!”
10.
“Asânı bırak!” Mûsâ, asasını bırakmasıyla birlikte onun yılan gibi hareket ettiğini görünce, geri dönüp arkasına bakmadan kaçtı. “Ey Mûsâ! Korkma, gerçekten Benim. Benim huzurumda resûller korkmaz.”
11.
“Kim haksızlık yapar, sonra da yaptığı kötülüğü iyiliğe çevirirse, bilsin ki Ben, Çok Bağışlayıcıyım ve Rahmeti Kesintisiz Olanım.”
12.
“Ve elini koynuna sok. Kötülük¹ olmaksızın onu bembeyaz olarak çıkar. Firavun ve halkına dokuz ayet² ile git. Çünkü onlar fasık³ bir halk oldular.”
1- Kusursuz. 2- Uyarı, kanıt, belge. 3- Doğru yoldan sapmış.
13.
Onlara, gerçeği ortaya koyan ayetlerimiz¹ gelince, “Bu apaçık sihirdir.” dediler.
1- Kanıt, işaret.
سُورَةُ النَّمل
◄
٣٧٦
►
الجزء١٩
سُورَةُ النَّمل
مَكِّيَةٌ وَهِيَ
٩٣
ايَةً - ترتيب النزول
٤٨
طٰسٓ۠
تِلْكَ
اٰيَاتُ
الْقُرْاٰنِ
وَكِتَابٍ
مُب۪ينٍۙ
﴿١﴾
هُدًى
وَبُشْرٰى
لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ
﴿٢﴾
اَلَّذ۪ينَ
يُق۪يمُونَ
الصَّلٰوةَ
وَيُؤْتُونَ
الزَّكٰوةَ
وَهُمْ
بِالْاٰخِرَةِ
هُمْ
يُوقِنُونَ
﴿٣﴾
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِالْاٰخِرَةِ
زَيَّنَّا
لَهُمْ
اَعْمَالَهُمْ
فَهُمْ
يَعْمَهُونَۜ
﴿٤﴾
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
لَهُمْ
سُٓوءُ
الْعَذَابِ
وَهُمْ
فِي
الْاٰخِرَةِ
هُمُ
الْاَخْسَرُونَ
﴿٥﴾
وَاِنَّكَ
لَتُلَقَّى
الْقُرْاٰنَ
مِنْ
لَدُنْ
حَك۪يمٍ
عَل۪يمٍ
﴿٦﴾
اِذْ
قَالَ
مُوسٰى
لِاَهْلِه۪ٓ
اِنّ۪ٓي
اٰنَسْتُ
نَارًاۜ
سَاٰت۪يكُمْ
مِنْهَا
بِخَبَرٍ
اَوْ
اٰت۪يكُمْ
بِشِهَابٍ
قَبَسٍ
لَعَلَّكُمْ
تَصْطَلُونَ
﴿٧﴾
فَلَمَّا
جَٓاءَهَا
نُودِيَ
اَنْ
بُورِكَ
مَنْ
فِي
النَّارِ
وَمَنْ
حَوْلَهَاۜ
وَسُبْحَانَ
اللّٰهِ
رَبِّ
الْعَالَم۪ينَ
﴿٨﴾
يَا
مُوسٰٓى
اِنَّهُٓ
اَنَا۬
اللّٰهُ
الْعَز۪يزُ
الْحَك۪يمُۙ
﴿٩﴾
وَاَلْقِ
عَصَاكَۜ
فَلَمَّا
رَاٰهَا
تَهْتَزُّ
كَاَنَّهَا
جَٓانٌّ
وَلّٰى
مُدْبِرًا
وَلَمْ
يُعَقِّبْۜ
يَا
مُوسٰى
لَا
تَخَفْ
اِنّ۪ي
لَا
يَخَافُ
لَدَيَّ
الْمُرْسَلُونَۗ
﴿١٠﴾
اِلَّا
مَنْ
ظَلَمَ
ثُمَّ
بَدَّلَ
حُسْنًا
بَعْدَ
سُٓوءٍ
فَاِنّ۪ي
غَفُورٌ
رَح۪يمٌ
﴿١١﴾
وَاَدْخِلْ
يَدَكَ
ف۪ي
جَيْبِكَ
تَخْرُجْ
بَيْضَٓاءَ
مِنْ
غَيْرِ
سُٓوءٍ
ف۪ي
تِسْعِ
اٰيَاتٍ
اِلٰى
فِرْعَوْنَ
وَقَوْمِه۪ۜ
اِنَّهُمْ
كَانُوا
قَوْمًا
فَاسِق۪ينَ
﴿١٢﴾
فَلَمَّا
جَٓاءَتْهُمْ
اٰيَاتُنَا
مُبْصِرَةً
قَالُوا
هٰذَا
سِحْرٌ
مُب۪ينٌۚ
﴿١٣﴾
◄
٣٧٦
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.