30 Nisan 2026 -
12 Zi'l-Ka'de 1447 - Perşembe
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Diğer Mealler...
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Satırarası Meal
Tâ-Hâ Suresi
◄
315
►
Cüz 16
(Erhan Aktaş Meali)
65.
Sihirbazlar, “Ey Mûsâ! Önce sen mi atacaksın, yoksa biz mi atalım?” dediler.
66.
Mûsâ, “Buyurun, önce siz atın” dedi. Yaptıkları büyüden dolayı attıkları sopa ve ip hızla hareket ediyormuş gibi göründü.
67.
Bunun üzerine Mûsâ'nın içine korku düştü.
68.
“Korkma! Kuşkusuz ki sen üstün geleceksin.” dedik.
69.
“Sağ elinde olanı at, onların yaptığı şeyleri yutacak. Onların yaptıkları sihirbaz hilesinden başka bir şey değil. Ve sihirbazlar ne yaparlarsa yapsınlar kurtuluşa eremezler.
70.
Bunun üzerine sihirbazlar, secde edenler¹ olarak atıldılar.² Biz: “Harun'un ve Mûsâ'nın Rabb'ine iman ettik.” dediler.
1- Gerçeği içtenlikle kabul edenler, gerçeğe teslim olanlar. 2- Yere kapananlar oldular.
71.
Firavun, “Ben izin vermeden ona iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sizi hurma ağacının gövdesine asacağım. Ve böylece hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu mutlaka öğreneceksiniz.” dedi.
72.
“Bizim açımızdan, ortaya konan bu kanıtlayıcı bilgiden sonra, yaradılışımızın esaslarını belirleyen yaratıcıya karşı seni asla tercih etmeyiz. İstediğin şeyi yap. Senin hükmün ancak bu dünya hayatında geçer.” dediler.
73.
“Biz, hatalarımız¹ ve bize sihirle zorla yaptırdığın kötü şeyler için Rabb'imizin bizi bağışlayacağına inanıyoruz. Allah daha hayırlı ve kalıcı olandır.”
1- Bu Hata, bilmeyerek yapılan bir şey değil, doğru olanın yerine bilerek yanlışı tercih etmek, yanlışı yapmak anlamındadır.
74.
Kim Rabb'ine mücrim¹ olarak gelirse, onun yeri Cehennem'dir. Orada ne ölür ne de yaşar.
1- “Suçlu/Hakikat ile bağını koparmış” demek olan bu sözcük, “basit suçlu” anlamında değil; “gerçeği yalanlayan nankör, müşrik, sapkın” anlamına gelme
...
Devamı..
75.
Ve kim O'na bir mümin olarak salihatı yapmış şekilde gelirse, işte böyle kimseler için yüksek makamlar vardır.
76.
İçinden ırmaklar akan Adn Cennetlerinde sürekli kalacaklar. İşte bu arınmış olanlara¹ verilecek karşılıktır.
1- Vahye tabi olup, şirkten ve nankörlükten uzak kalanlara.
سُورَةُ طٰه
◄
٣١٥
►
الجزء١٦
قَالُوا
يَا
مُوسٰٓى
اِمَّٓا
اَنْ
تُلْقِيَ
وَاِمَّٓا
اَنْ
نَكُونَ
اَوَّلَ
مَنْ
اَلْقٰى
﴿٦٥﴾
قَالَ
بَلْ
اَلْقُواۚ
فَاِذَا
حِبَالُهُمْ
وَعِصِيُّهُمْ
يُخَيَّلُ
اِلَيْهِ
مِنْ
سِحْرِهِمْ
اَنَّهَا
تَسْعٰى
﴿٦٦﴾
فَاَوْجَسَ
ف۪ي
نَفْسِه۪
خ۪يفَةً
مُوسٰى
﴿٦٧﴾
قُلْنَا
لَا
تَخَفْ
اِنَّكَ
اَنْتَ
الْاَعْلٰى
﴿٦٨﴾
وَاَلْقِ
مَا
ف۪ي
يَم۪ينِكَ
تَلْقَفْ
مَا
صَنَعُواۜ
اِنَّمَا
صَنَعُوا
كَيْدُ
سَاحِرٍۜ
وَلَا
يُفْلِحُ
السَّاحِرُ
حَيْثُ
اَتٰى
﴿٦٩﴾
فَاُلْقِيَ
السَّحَرَةُ
سُجَّدًا
قَالُٓوا
اٰمَنَّا
بِرَبِّ
هٰرُونَ
وَمُوسٰى
﴿٧٠﴾
قَالَ
اٰمَنْتُمْ
لَهُ
قَبْلَ
اَنْ
اٰذَنَ
لَكُمْۜ
اِنَّهُ
لَكَب۪يرُكُمُ
الَّذ۪ي
عَلَّمَكُمُ
السِّحْرَۚ
فَلَاُقَطِّعَنَّ
اَيْدِيَكُمْ
وَاَرْجُلَكُمْ
مِنْ
خِلَافٍ
وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ
ف۪ي
جُذُوعِ
النَّخْلِۘ
وَلَتَعْلَمُنَّ
اَيُّنَٓا
اَشَدُّ
عَذَابًا
وَاَبْقٰى
﴿٧١﴾
قَالُوا
لَنْ
نُؤْثِرَكَ
عَلٰى
مَا
جَٓاءَنَا
مِنَ
الْبَيِّنَاتِ
وَالَّذ۪ي
فَطَرَنَا
فَاقْضِ
مَٓا
اَنْتَ
قَاضٍۜ
اِنَّمَا
تَقْض۪ي
هٰذِهِ
الْحَيٰوةَ
الدُّنْيَاۜ
﴿٧٢﴾
اِنَّٓا
اٰمَنَّا
بِرَبِّنَا
لِيَغْفِرَ
لَنَا
خَطَايَانَا
وَمَٓا
اَكْرَهْتَنَا
عَلَيْهِ
مِنَ
السِّحْرِۜ
وَاللّٰهُ
خَيْرٌ
وَاَبْقٰى
﴿٧٣﴾
اِنَّهُ
مَنْ
يَأْتِ
رَبَّهُ
مُجْرِمًا
فَاِنَّ
لَهُ
جَهَنَّمَۜ
لَا
يَمُوتُ
ف۪يهَا
وَلَا
يَحْيٰى
﴿٧٤﴾
وَمَنْ
يَأْتِه۪
مُؤْمِنًا
قَدْ
عَمِلَ
الصَّالِحَاتِ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
لَهُمُ
الدَّرَجَاتُ
الْعُلٰىۙ
﴿٧٥﴾
جَنَّاتُ
عَدْنٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۜ
وَذٰلِكَ
جَزٰٓؤُ۬ا
مَنْ
تَزَكّٰى۟
﴿٧٦﴾
◄
٣١٥
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.