9 Ağustos 2026 - 23 Safer 1448 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 67. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İnne fî żâlike leâye(ten)(s) vemâ kâne ekśeruhum mu/minîn(e)

Şüphe yok ki bunda bir delil var, fakat halkın çoğu inanmaz.

Şüphesiz bunda (bu olayda) bir ayet (büyük ibret) vardır. Ama buna rağmen onların çoğu iman eder olmamıştı.

Bu olayda şüphesiz bütün insanlar için, bir ders ve ibret vardır. Ama insanların pek çoğu yine de inanmazlar.

Bunlarda Allah'ın kudretine, ilmine, hikmet sahibi olduğuna işaretler, insanlar için ibretler vardır. Fakat onların çoğu iman edecek değildir.

Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmemişti.

Şüphesiz, bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

Elbette bunda bir ibret var, böyle iken (geri kalanlardan) çoğu imana gelmedi.

Şüphesiz bunda önemli bir delil vardır. Fakat çokları inanmadılar.

Şüphesiz bunda bir ders vardır, ama çokları inanmamaktadır.

Sonra suya batırdık öbürlerini!

Şüphesiz bunda (alınacak büyük) bir ders vardır. (Buna rağmen) yine de insanların çoğu (zulme devam ediyor ve) inanmamakta diretiyor.

Bkz. 26/8, 103, 121, 174, 190

Şübhesiz bu vak’ada bir ’alâmet vardır fakat Fir’avn kavminin ekserîsi îmân itmediler.

Bunda şüphesiz ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.

Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.

Şüphesiz bunda inandırıcı işaretler vardır; ama çokları imana gelmiş değildir.

Şüphesiz bunda bir ibret vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.  

 Gerek Mısır’da kalan Kıptîlerin artıkları, gerekse kurtulduktan sonra buzağıya tapmaya kalkan ve «Yüz yüze Allah’ı görmedikçe iman etmeyiz» demeye va... Devamı..

Şüphesiz bunda bir âyet (ibret) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.

Şübhesiz bunda mutlak bir âyet var, öyle iken ekserîsi mü'min olmadı

Şüphesiz bunda (insanlar için alınacak nice) ibret (ler) vardır, ama (bunca hakikatlere rağmen, insanların) çoğu îmân etmezler.

Kuşkusuz bunda bir ayet¹ vardır. Buna rağmen onların çokları inanmamaktadır.

1- İbret, mucize.

Bunda elbette bir ibret vardı. (Fakat) onların çoğu îman etmiş değillerdi.

Bunda elbette bir ayet vardır, yine de onların çoğu inanmaz.

Şübhesiz ki bunda, elbette bir ibret vardır. Fakat onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.

Kuşku yok ki, bu olayda alınması gereken bir ayet (bir ders) vardır. (Buna rağmen) yine de onların çoğu iman etmiş olmadı.

Elbette bu olayda alınacak bir ders var ama onların pek çoğu inanmış değiller.

İşte bu olayda kesin bir belge vardır. Ancak, onların pek çoğu inanmış kimseler değildirler.

İşte bunda bir ibret vardır. Halbuki Firavuncuların pek çoğu Musa/ya iman etmemişlerdi.

Şüphesiz bunda, bir ibret [âyet] vardır fakat onların pek çoğu inanmamaktadır.

Şüphesiz bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu iman etmiş değillerdir.

Hiç kuşkusuz bu anlatılanlarda, ilâhî adâleti gözler önüne seren apaçık bir delil, bir işâret vardır, fakat insanların çoğu, yine de inanmamakta diretiyor.

Şüphesiz ki, bunda bir âyet vardır. Yine de onların çoğu mümin olmadı.

Resulüm! Çokları inanmasa da bu toplu telef olayında şuna işaret vardır:

Şüphesiz bütün bunlarda Rabbinizin kudretine işaretler vardır. Ancak çokları inanmazlar.

Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.

Şüphesiz bunda, (insanlar için) bir ibret vardır; ama onların çoğu (hâlâ) inanmadılar.

Bu [kıssada], şüphesiz, [bütün insanlar için] bir ders vardır; velev ki onlardan çoğu inanmasa da.

Elbet bunda alınacak bir ders mutlaka vardır, fakat insanların çoğu yine de iman etmediler. 7/103...145

Elbet bu (Musa kıssası)nda da alınacak bir mesaj mutlaka vardır; fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır.[³²¹¹]

[3211] Zımnen: Eğer akletmiyorlarsa denizin yarıldığını, suların dürüldüğünü görseler yine de yola gelmezler. Bu âyet, Allah Rasûlü’nü “neredeyse kend... Devamı..

Şüphe yok ki bunda (Hak daveti kabul etmeyen kavimlerin helâke uğradıkları hususunda) ders alınması gereken büyük bir ibret vardır. (Fakat ne yazık ki geride kalanlar ve sonra gelenlerden) çoğu iman etmediler.

Kesinlikle bunda bir ibret vardır ve onların ekserisi de iman etmedi.

Şüphe yok ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların ekserisi imân etmiş kimseler olmalı.

Elbette bunda alınacak ibret vardır, fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.

Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama çokları inanmazlar.

Bunda kudretimize delâlet ider âyât vardı. Halbuki onların ekserîsi mü'min değildiler.

İşte bu olayda kesin bir belge vardır. Ama onların çoğu inanacak değillerdi.

Şüphesiz bunda bir “ayet/işaret” vardır. Yine de onların çoğu iman etmezler.

İşte bunda bir âyet vardır. Fakat onların çoğu yine iman etmez.

Bunda elbette bir ibret vardır ama onların çoğu inanmış kimseler değildi.

Albatta, bunday hodisada katta ibrat bor. Lekin odamlarning ko‘‎plari iymon keltiruvchi bo‘‎lmadilar.

bayıķ anuñ içinde nişāndur daħı olmadı eyregi anlaruñ inanıcılar.

Taḥḳīḳ anda ‘ibretler vardur. Daḫı anlaruñ çoġı mü’minler degüldür.

Şübhəsiz ki, bunda (Musanın bu hekayətində) bir ibrət vardır. Lakin onların (Fir’on tayfasının, qədim Misir əhalisinin, yaxud Məkkə müşriklərinin) əksəriyyəti iman gətirmədi.

Lo! herein is indeed a portent, yet most of them are not believers.

Verily in this is a Sign: but most of them do not believe.(3173)

3173 As it was then, so it is now. In spite of the obvious Signs of Allah, people who are blind in their obstinate resistance to Truth accomplish thei... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.