6 Mayıs 2026 -
18 Zi'l-Ka'de 1447 - Çarşamba
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Diğer Mealler...
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Satırarası Meal
Nisâ Suresi
◄
79
►
Cüz 4
(Abdullah-Ahmet Akgül Meali)
15.
Kadınlarınızdan fuhuş yaptıkları
(iddia edilenlere)
karşı, içinizden onların aleyhine şahitlik yapacak dört kişi getirip
(konuşturun)
. Eğer bunlar,
(zinaya)
şahitlik ederlerse, onları
(zina yapanları)
ölüm gelip çatıncaya veya Allah bir yol açıncaya kadar evlerde tutun
(insanlarla irtibatını kesip göz hapsine alın)
.
16.
Sizden
(içinizden)
fuhşu
(eşcinselliği)
irtikâp eden kişilerin her ikisini de eziyete koşun
(el ve dil ile zahmete ve zillete tâbi tutun)
. Eğer tevbe ederler de ıslah olurlarsa, artık onlardan vazgeçip bırakın. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul buyurandır, Esirgeyip Bağışlayandır.
[Not: Cahiliye döneminden silm=barış dönemine geçiş sürecinde bu iki ayetin hükümleri uygulanır. Ama İslami düzen yerleşip benimsendikten sonra Nur Su
...
Devamı..
17.
Allah’ın
(kabulünü)
üzerine aldığı tevbe; ancak cehalet nedeniyle
(bilmeden ve cahiliye düzeninin teşvikiyle)
kötülük yapanların, sonra da yakın bir süreçte hemen ardından tevbe edenlerin
(kidir)
. İşte Allah, böylelerinin tevbelerini kabul eder. Allah, Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibi olandır.
18.
(Yoksa)
Ne,
(bir sürü)
kötülükleri yapıp-edip de,
(sonra)
onlardan birine ölüm gelip çatınca: "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim" diyenlerin; ne de kâfir olarak ölenlerin tevbesi
(geçerli)
değildir. Böyleleri için acı bir azap hazırlamışızdır.
19.
Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız
(sizden boşanmak istediği halde, sadece malından yararlanmak için yanınızda tutmanız veya cahiliye alışkanlığıyla; ölen yakınlarınızın dul kalan hanımlarını “miras malı” sayıp, keyfinizce tasarruf etmeye çalışmanız)
helâl değildir. Apaçık
(şahitli ispatlı olarak)
’çirkin bir hayâsızlık’ yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin
(mehirlerinizin ve hediyelerinizin)
bir kısmını giderip
(geri almanız)
için, onlara baskı yapmanız da
(helâl değildir)
. Onlarla güzellikle ve iyilikle geçinin.
(Kadınlarla güzel geçinmeyi, kusurlarını hoş görmeyi ve onlara eziyet ve hakaret etmemeyi Kur’an istemektedir.)
Şayet onların
(bazı tavırlarından)
hoşlanmazsanız
(ve huysuzluk yapıyorlarsa sabredin;)
belki bir şey hoşunuza gitmeyebilir ama Allah onda birçok hayır takdir etmiştir
(de siz farkına varmamışsınızdır)
.
سُورَةُ النِّسَاء
◄
٧٩
►
الجزء٤
وَالّٰت۪ي
يَأْت۪ينَ
الْفَاحِشَةَ
مِنْ
نِسَٓائِكُمْ
فَاسْتَشْهِدُوا
عَلَيْهِنَّ
اَرْبَعَةً
مِنْكُمْۚ
فَاِنْ
شَهِدُوا
فَاَمْسِكُوهُنَّ
فِي
الْبُيُوتِ
حَتّٰى
يَتَوَفّٰيهُنَّ
الْمَوْتُ
اَوْ
يَجْعَلَ
اللّٰهُ
لَهُنَّ
سَب۪يلًا
﴿١٥﴾
وَالَّذَانِ
يَأْتِيَانِهَا
مِنْكُمْ
فَاٰذُوهُمَاۚ
فَاِنْ
تَابَا
وَاَصْلَحَا
فَاَعْرِضُوا
عَنْهُمَاۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
تَوَّابًا
رَح۪يمًا
﴿١٦﴾
اِنَّمَا
التَّوْبَةُ
عَلَى
اللّٰهِ
لِلَّذ۪ينَ
يَعْمَلُونَ
السُّٓوءَ
بِجَهَالَةٍ
ثُمَّ
يَتُوبُونَ
مِنْ
قَر۪يبٍ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
يَتُوبُ
اللّٰهُ
عَلَيْهِمْۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
عَل۪يمًا
حَك۪يمًا
﴿١٧﴾
وَلَيْسَتِ
التَّوْبَةُ
لِلَّذ۪ينَ
يَعْمَلُونَ
السَّيِّـَٔاتِۚ
حَتّٰٓى
اِذَا
حَضَرَ
اَحَدَهُمُ
الْمَوْتُ
قَالَ
اِنّ۪ي
تُبْتُ
الْـٰٔنَ
وَلَا
الَّذ۪ينَ
يَمُوتُونَ
وَهُمْ
كُفَّارٌۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
اَعْتَدْنَا
لَهُمْ
عَذَابًا
اَل۪يمًا
﴿١٨﴾
يَٓا
اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
يَحِلُّ
لَكُمْ
اَنْ
تَرِثُوا
النِّسَٓاءَ
كَرْهًاۜ
وَلَا
تَعْضُلُوهُنَّ
لِتَذْهَبُوا
بِبَعْضِ
مَٓا
اٰتَيْتُمُوهُنَّ
اِلَّٓا
اَنْ
يَأْت۪ينَ
بِفَاحِشَةٍ
مُبَيِّنَةٍۚ
وَعَاشِرُوهُنَّ
بِالْمَعْرُوفِۚ
فَاِنْ
كَرِهْتُمُوهُنَّ
فَعَسٰٓى
اَنْ
تَكْرَهُوا
شَيْـًٔا
وَيَجْعَلَ
اللّٰهُ
ف۪يهِ
خَيْرًا
كَث۪يرًا
﴿١٩﴾
◄
٧٩
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.