19 Nisan 2026 - 1 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mü’minûn Suresi 9. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Velleżîne hum ‘alâ salevâtihim yuhâfizûn(e)

Ve öyle kişilerdir onlar ki namazlarını korurlar.

Onlar (kurtuluşa ulaşanlar), salavâtını (bütün Kur’an ahkâmını ve İslami kurumları) da (titizlikle) korumak (için cehdü gayret gösterenlerdir).

[Not: Hacc Suresi 40. Ayetinde "Salavât" dini kurumlar için kullanılmıştır.]

Onlar ki, namazlarını vaktinde ve devamlı kılarak muhafaza ederler.

Farz namazlarıyla ilgili sorumluluklarını edaya devam edenler ibadetlerini huşu içinde yapmayı, vakitlerini değerlendirmeyi, iktisadi nizamlarını, beline sahip olmayı, ailelerini, meşru ilişkiler içinde kalmayı, kamu düzenlerini, toplumdaki güven ortamını, dinlerini kesinlikle dayanışma halinde güç ve gönül birliği yaparak korurlar.

Onlar namazlarını da korurlar.

Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır.

Onlar ki, namazlarını gereği üzre devamlı kılarlar; emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler.

Onlar ki, ibadet ve namazlarını devamlı korurlar.

Namazlarını korurlar/eda ederler.

Namazların kılarlar

Onlar, haktan yana duruşlarını/ilahi iradeye teslimiyetlerini muhafaza ederler (şartlar ne olursa olsun taviz vermeden Hakkın yanında yer almaya devam ederler).

Bkz. 70/34 Burada “salât” kelimesinin çoğulu olan “salavât”ı doğrudan “namaz” şeklinde dar bir ritüel anlamıyla değil; “Hak’tan yana tavır almak”, “i... Devamı..

9, 10. Namâz vakitlerinde muntazaman ’ibâdet idenler vâris olacaklardır.

Namazlarına riayet ederler.

Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.

Namazlarını titizlikle eda ederler.

Ve onlar ki, namazlarına devam ederler.

Onlar ki namazlarını düzenli olarak gözetirler.

Ve onlar ki, namazlarını muhafaza ederler,

Onlar ki namazlarının üzerine muhafızlık ederler

Onlar namazlarını (vaktinde kılarak, erkânına riâyet ve ona devam etmekle) muhafaza ederler.

Onlar, salatlarını¹ koruyan kimselerdir.

1- Allah\a yönelmeyi, O\na tabi olmayı, ibadet ve kulluklarını, destek ve dayanışmayı.

(Öyle mü'minler) ki onlar namazlarına devam ederler.

Onlar salâtlarını da korurlar.

[70/34; 2/238; 6/92]

Ve o kimseler ki, onlar namazlarını (erkânına riâyet ve ona devam ederek) korurlar.

Yine onlar (o inanan erkek ve kadınlar) ki salâvatını (namaz, ibadet ve kulluk görevlerini, Allah’a yönelmeyi, ona tabi olmayı, destek ve dayanışmayı ve bütün dini vecibelerini yerine getirip Allah’a karşı esas duruşlarını) devamlı korurlar.

Namazlarının kendilerine yüklediği sorumluluklarını muhafaza ederler.

O inananlar ki namazlarını kılmaktan geri durmazlar,

8, 9. O mü/minler ki emanetlerine, ahilerine riayetkârdırlar, namazlarını da muhafaza ederler [³].

[3] Vaktinde kılarlar, rükünlerine riayet ederler, tembel olmazlar.

Onlar namazlarını koruyanlardır/devam edenlerdir.

Onlar, namazlarını da (titizlikle) gözetenlerdir.

Onlar ki, namazlarını mekanik hareketlere dönüştürmeden, okuduklarını anlayıp özümsemeye çalışarak vaktinde ve gereği gibi, dikkatle ve özenle, mümkün mertebe cemaatle birlikte kılarlar; beş vakit namazı hayatın merkezine yerleştirerek, onun temel özellikleri ve ana görevini her türlü aşınmaya, pörsümeye karşı titizlikle korur ve böylece, Allah ile aralarındaki gönül bağını sürekli canlı tutmaya çalışırlar.

Namazlarına devam edenler!

namazlarına aksatmadan devam edenler,

Mümin kardeşleriyle birlikte yaşamak arzusuyla hareket eder. Birbirlerine destek olur, birbirleri için dua eder, her türlü maddi manevi paylaşımı yaparlar.

Onlar, bütün ibadetlerini koruyanlardır.

8,9. Ve o (mü’minler) emanetlerini¹ ve sözlerini yerine getirirler ve namazlarına devam ederler.²

1 Bu iki âyetten “müt’anın haramlığı da anlaşılmaktadır. X2 7-9. âyetlerin aynısı için Bk. (Mearic: 31-33)

salâtlarını [tüm dünyevî kaygılardan] uzak tutarlar.

Onlar ki ibadetlerine ve namazlarına titizlik gösterirler. 24/37, 22/41, 2/238- 239, 20/132

ve onlar ki, ibadetleri üzerine titizlenirler.[²⁸⁹³]

[2893] En geniş anlamıyla: Allah’a karşı esas duruşlarını korurlar.

Namazlarını korurlar. (Namazlarında, şeytanın vesvesesinden korunmak için Rablerine sığınırlar.)

Ve onlar o kimselerdir ki namazlarını muhafaza/kılarak devam ederler.

Ve o mü'minler ki, onlar namazları üzerine muhafazada (muvazabette) bulunurlar.

Onlar namazlarını vaktinde eda edip zayi etmekten korurlar.

Namazlarını vakti vaktine, huşû içinde devam ettirirler.

Onlar namazlarını (vakitlerinde kılarak) korurlar.

Namâzlarını (vaktinde ve âdâbına ri'âyetle) hıfz iylerler.

Onlar namazlarına özen gösterirler.

Onlar, namazlarını koruyanlardır.

Onlar namazlarını da gözetir ve korurlar.

Namazlarını/dualarını korumaya devam ederler onlar.

Ular namozlarini o‘‎z vaqtida ado qilib, muhofaza qiluvchilardir.

daħı anlar kim anlar namāzları üzere śaķlayacılardur.

Daḫı anlar ki namāzlarına mülāzımlardur.

Namazlarına riayət edərlər (həmişə vaxtlı-vaxtında namaz qılarlar);

And who pay heed to their prayers.

And who (strictly) guard(2870) their prayers;-

2870 In verse 2 we were directed to the spirit of humility and earnestness in our prayers. Here we are told how necessary the habit of regular prayer ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.