Veeḣaże-lleżîne zalemû-ssayhatu feasbehû fî diyârihim câśimîn(e)
Bir bağırış, o zulmedenleri kapıverdi, yurtlarında, diz çökmüş bir halde helak oluverdiler.
O zulmedenleri ise (korkunç gök gürültüsü gibi) dayanılmaz bir çığlık yakalayıvermişti de kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahlamışlardı.
Yaratılış gayelerine aykırı hareket eden o kavme gelince, onları Allah tarafından cezalandırıcı bir ses, bir gürültü yakalayıverdi de, kendi yurtlarında dizlerinin bağı çözülüp cansız olarak serilip kaldılar.
Şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe haksızlık edenlerin, zulmedenlerin işini bitirdi. Sabahleyin, yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular.
Zulmedenleri de korkunç bir çığlık aldı ve yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.
O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
O zulmedenleri ise, korkunç gürültü yakalayıverdi de evlerinde çöküp helâk oldular.
Ve bir ses ve patlama o zalimleri yakaladı. Evlerinde yığılıp kaldılar.
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Zalim olan kimselere, bir gürültü çatarak, yüzü kuylu serildiler, yurtlarında yerlere
Zâlimleri müdhîş bir sayha (furtına) yakaladı. İrtesi sabah hepsi hânelerinde ölmüş olarak bulundı.
Haksızlık yapanları bir çığlık tuttu, oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Zalimleri korkunç bir ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
O zalimleri, korkunç bir gürültü yakalayıverdi de oldukları yerde çöküp kaldılar.
O zulmedenleri ise sayha tutuverdi de diyarlarında çöke kaldılar
Zulmedenleri/kâfirleri ise o korkunç sayhâ yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (helâk oldular).
Zulmedenleri bir çığlık yakaladı. Yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar.
O zaalimleri ise korkunç bir ses alıb götürdü de yurdlarında diz üstü çöken (canları çıkan) kimseler oluverdiler.
Zulmedenleri korkunç bir ses yakaladı, kendi yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
Zulmedenleri ise, o korkunç ses yakaladı da bulundukları yerde çöküp kalan kimseler oldular!
O zulmetmiş olanları ise, korkunç bir sayha (volkanik bir patlamanın gök gürlemesini andıran bir gürültü) yakalayıverdi de yurtlarında (evlerinde) cansız bir hâlde yere yığılıp kaldılar! *
Ardından (Allah’ın uyarılarına karşı çıkarak) kendilerine zulmedenleri çok yüksek frekanslı bir ses (sayha) yakaladı. Bunun ardından bulundukları yerde dizlerinin üstlerine çöke kaldılar.
Onları öyle bir haykırış çarptı ki oldukları yere yüzü koyun düşüp öldüler.
Zulmedenler korkunç bir sese giriftar oldular, yurtlarında yüzüstü düştüler.
Zulmedenleri bir çığlık tutuverdi de yurtlarında dizüstü çökmüş kimseler olarak sabahladılar.
O zalimlere gelince, şehrin altını üstüne getiren korkunç bir ses çarpıverdi onları; böylece, yurtlarında cansız bir hâlde yere yığılıp kaldılar!
Zulmetmiş olanları Sayha / Yüksek Ses yakaladı. Yurtlarında cansız olarak yığılıp kaldılar.
Derken korkunç bir ses zalimleri şok etti. Hepsi de köşkleri içinde büzüşüp kaldılar.
Azaba uğrayanların pişmanlık çığlıkları kendi kulaklarında yankılandı. Yaptıklarının korkunç yüzü kendini göstermeye başladı. Yurtlarında çaresizlikten çöküp kaldılar. Hiçbir yere kaçamadılar. Şimdi onlardan sadece yıkıntılar kaldı.
67,68. Haksızlık edenleri de o korkunç ses yakalamış ve sanki orada hiç oturmamışlar gibi yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı. [*] Dikkat edin! Şüphesiz ki Semûd (kavmi) Rablerini inkâr etmişlerdi. Dikkat edin! Semûd kavmi (Allah’ın merhametinden) uzak kılınmıştı.
O zâlimleri, korkunç bir ses yakalar yakalamaz onlar oldukları yerde diz üstü çöke kaldılar.¹
O zulmedenlere gelince, onları [Allah katından cezalandırıcı] bir sayha yakalayıverdi de kendi evlerinde cansız olarak yere yığılıp kaldılar; ⁹⁸
Ve o zalimleri korkunç bir çığlık yakalayıverdi, dizüstü çökmüş bir halde evlerinde cansız donakaldılar. 7/78
Derken, o zâlimleri (dehşetli) sayha yakalayıverdi de, kendi yurtlarında cansız donakaldılar;
O zalimleri ise, korkunç bir ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çöke kaldılar. (Helak olup gittiler)
O zulmedenleri dayanılmaz bir sayha/ses yakaladı ve ardından cansız bir ceset olarak yurtlarında sabahladılar.
O zulmetmiş olanları da bir korkunç ses yakaladı. Artık yurtlarında diz üstü çöküp bitmiş bir halde sabahladılar.
67, 68. Zulmedenleri ise o korkunç ses tutuverdi de diyarlarında çökekaldılar. Sanki hiç orada yaşamamış gibi oldular, ortadan silindiler. Evet. . . inkâr etti Rabbini Semûd milleti. Evet, işte onun için defolup gitti Semûd milleti!
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
Zulm idenleri sayha ahz itdi. Hânelerinde yüz üstüne düşüb helâk oldılar.
Zalimleri ise bir çığlık aldı ve yurtlarında cansız olarak yığılıp kaldılar.
Zulmedenleri ise o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.(11)
Zulme sapmış olanları o korkunç titreşimli ses yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş hale getirdiler.
daħı duttı anları kim [116a] žulm eyledilerüñ pes oldılar illeri içinde gögüz üzere yancılar.
Daḫı kāfirleri yıldırım urdı. Pes helāk oldılar evlerinde dizleri üstine çö‐küp, dizlerin urup.
O zülm edənləri qorxunc (tükürpədici) bir səs bürüdü və evlərində diz üstə çöküb qaldılar (bir göz qırpımında həlak oldular).
And the (Awful) Cry overtook those who did wrong, so that morning found them prostrate in their dwellings,
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |