18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâffât Suresi 36. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve yekûlûne e-innâ letârikû âlihetinâ lişâ’irin mecnûn(in)

Ve biz derlerdi, deli bir şair için mabutlarımızı bırakalım mı?

Ve; "Biz, cinnlenmiş (deli gibi, Hakk düzen hayallerine kapılıvermiş) bir şair için ilahlarımızı (servet ve şehvet putlarımızı) terk edecek (kadar aptal mıyız?” diye hava atarlardı).

Ve “Mecnun bir şairin sözüyle, biz ilahlarımızı mı terkedeceğiz?” derlerdi.

“Cinlere mahkûm olmuş, deli bir şâir için tanrılarımızı mı terk edeceğiz.” diyorlardı.

"Biz delirmiş bir şair için ilâhlarımızı mı terkedeceğiz? diyorlardı.

Ve derlerdi ki: 'Biz, ünlenmiş bir şair için ilahlarımızı terk mi edeceğiz?'

Ve: “- Hiç bir mecnûn şair için, biz putlarımızı bırakır mıyız?” diyorlardı.

“Deli bir şair için mi ilahlarımızı terk edeceğiz?” diyorlardı.

Şöyle diyorlardı: “Ne yani, cin çarpmış bir şair için tanrılarımızı terk mi edelim?”

35,36. «Allahtan özge Tanrı yok!» denilirse onlara, kasalarak derler ki; «Deli bir ozan için taptığımız şeyleri bırakacak mıyız?»

Ve “deli bir şair için ilahlarımızı mı bırakalım?” demişlerdi.

34,35,36. Mücrimlere öyle mu’âmele ideceğiz. Çünki ânlara: "Allâh’dan başka Allâh yokdur dinildiği vakit kibir ve gurûra sapıyorlar ve "Şâ’ir bir mecnûn içün ma’bûdlarımızı terk mi ideceğiz!" diyorlar idi.

"Deli bir şair yüzünden tanrılarımızı mı bırakalım?" derlerdi.

“Biz, deli bir şair için ilâhlarımızı mı terk edeceğiz?” diyorlardı.

“Cinlere kapılmış bir şairin sözüyle tanrılarımızı mı bırakacağız!” derler.

«Mecnun bir şair için biz tanrılarımızı bırakacak mıyız?» derlerdi.  

 Kâfirlerin «mecnun, şair» dedikleri zât, Hz. Muhammed idi. Ona uyup putları bırakmak kendilerine zor geldiği için böyle diyorlardı.

"Tanrılarımızı deli bir şair için mi terkedeceğiz?" diyorlardı.

Ve: "Biz, hiçbir mecnun (deli) şair için ilâhlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı.

Ve «hiç biz mecnun şâır için ilâhlarımızı bırakır mıyız?» diyorlardı

“Biz delirmiş bir şair için ilâhlarımızı mı terk edeceğiz?” diyorlardı.

“Mecnun¹ bir şair için ilahlarımızı terk edenler mi olacağız?” derlerdi.

1- Deli, cinlenmiş.

«Biz mecnun bir şâir için ma'budlarımızdan vaz mı geçecekmişiz?» derler (di).

Ve derlerdi ki: “Biz, deli bir şair için ilahlarımızı terk mi edeceğiz?”

[36/69; 38/5-6]

Ve: “Doğrusu biz, deli bir şâir için ilâhlarımızı gerçekten terk edecek kimseler miyiz?” diyorlardı.

34,35,36. İşte biz, suçlulara (inkârcı, azgın ve zalimlere) böyle yaparız. Şüphesiz ki onlara: “Allah’tan başka ilah yoktur” denildiği zaman büyüklük taslayarak: “Deli bir şair için (kendilerine yalvarıp dua ettiğimiz) ilahlarımızı mı bırakalım?” diyorlardı.

“Ne yani, biz şimdi, bir deli şairin sözüyle ilahlarımızı mı terk edeceğiz?” dediler.

şöyle diyorlardı: "Biz deli bir şairin yüzünden kendi tanrılarımızı mı bırakacağız?"

«— Biz divane bir şair uğurunda mâbutlarımızı terk mi edelim?» derlerdi.

“Biz deli bir şair için tanrılarımızı mı terk edelim?” derlerdi.

Ve derlerdi ki: “Biz, deli bir şair için ilahlarımızı terk mi edeceğiz?”

Ve “Muhammed adındaki cin çarpmış, çılgın, deli bir şâirin sözüyle,yüzyıllardan beri tapındığımız ilâhlarımızı terk mi edeceğiz?” derlerdi.

-"Biz mi, ilahlarımızı mecnûn / cinlenmiş bir şair için terk ediciyiz?" diyorlardı.

Hatta: " Deli bir şair için tanrılarımızı terkedecek halimiz yok herhalde " dediler.

"Bilinmeyen varlıklarca esir alınmış bir şair için biz ilahlarımızı terk mi edeceğiz?" diyorlardı.

“Cinlenmiş [*] bir şair [*] için mi ilahlarımızı terk edeceğiz!” derlerdi.

Benzer mesajlar: Hicr 15:6; Mü’minûn 23:70; Sebe’ 34:8; Duhân 44:14; Tûr 52:29; Kalem 68:51.,Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:5; Tûr 52:30; Hâkka 69:41.... Devamı..

Ve: “Biz cinlenmiş bir şair için ilâhlarımızı terk mi edeceğiz?” derlerdi.

ve “Mecnun bir şairin sözüyle ¹⁴ biz ilahlarımızı mı terk edeceğiz?” derlerdi.

14 Lafzen, “bir deli şair için” [yahut “o’nun yüzünden”]. Burada, Kur’an’ın, Muhammed (s)’in zihinsel bir ürünü olduğu iddiasına atıfta bulunulmaktadı... Devamı..

Ve deli bir şairin sözüne bakarak “İlahlarımızı terk mi edeceğiz?” derlerdi. 36/69-70

ve “Ne yani, şimdi kalkıp da mecnun bir şairin sözüne uyup ilâhlarımızı mı terk edelim?” demişlerdir.[³⁹⁹⁹]

[3999] İlk inkârcı muhataplar şiir-kehanet ve şair-cin arasında zorunlu bir ilişki olduğunu düşünüyorlardı (Bkz: 26:224, not 104).

"Çıldırmış bir şair için, ilahlarımızdan vaz mı geçecekmişiz?" derlerdi.

Ve diyorlar ki: “Biz cinlenmiş bir şair için ilahlarımızın yolunu terk mi edeceğiz?”

Ve derler ki: «Mecnun bir şair için kendi ilâhlarımızı biz mi terkedeceğiz?»

35, 36. Çünkü onlara “Allah'tan başka ilah yok! ” denildiğinde, kibirlenip kafa tutarlar ve: “Deli bir şairin sözüne bakarak hiç biz ilahlarımızı bırakır mıyız, olacak iş mi bu? ” derlerdi.

Cinlenmiş bir şair için biz tanrılarımızı mı terk edeceğiz? derlerdi.

Ve "Bir şâ'ir-i mecnûn içün ma'bûdlarımızı terk ider miyiz?" dirlerdi.

“Biz, cinlerin etkisine girmiş bir şair için ilahlarımızı bırakır mıyız?” derlerdi.

-bir mecnun şair için ilahlarımızı terk mi edeceğiz? derlerdi.

“Delirmiş bir şairin hatırı için tanrılarımızı mı terk edelim?” diyorlardı.

Ve şöyle diyorlardı: "Mecnun bir şair yüzünden ilahlarımızı mı terk edeceğiz?"

Mushriklar: “Nima, bizlar bir majnun shoirni deb ilohlarimizni tark qilamizmi?” – deb aytardilar.

daħı eydürler “iy bayıķ biz ķoyıcılar mıvuz Tañrılarumuzı delü şā'ir içün?”

Daḫı eydürlerdi: Biz ḳoyar mı‐y‐uz ma‘būdlarumuzı bir delü şā‘irden ötü‐rü? dirlerdi.

Və: Biz heç divanə bir şairdən ötrü tanrılarımızı tərk edərikmi?!” – deyirdilər.

And said: Shall we forsake our gods for a mad poet?

And say: "What! shall we give up our gods for the sake of a Poet possessed?"(4057)

4057 Possessed of an evil spirit, or mad. Such was the charge which the Unbelievers sometimes levelled at the Prophet in the early stages of his preac... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.