Eni-’budû(A)llâhe vettekûhu ve etî’ûn(i)
Gayrı kulluk edin Allah'a ve çekinin ondan ve itaat edin bana da.
"Allah’a kulluk edin, O’ndan korkun ve bana da itaat edin" (diye uyarıvermişti).
Yalnızca Allah'a kulluk etmeniz, yolunuzu O'nun kitabıyla bulmanız gerektiğini bildiren bir uyarıcı. Şimdi bana kulak verin ve itaat edin ki,
“Allah'ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah'a bağlanın, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet edin. O'na sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azabından korunun. Bana itaat edin, benim sünnetime uyun.”
Allah'a kulluk edin, O'ndan sakının ve bana itaat edin, diye.
'Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun ve bana itaat edin.'
Allah'a ibadet edin, O'ndan korkun ve bana da itaat edin diye...
“Allah’a kulluk edin, O’nun yasalarını çiğnemekten sakının. Ve bana itaat edin!
2,3,4. Nûh, onlara şöyle demişti: “Ey kavmim! Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. Allah'a kulluk ediniz. Onun emirlerine karşı gelmekten sakınınız ve bana itaat ediniz ki, Allah günahlarınızı affetsin ve size belli bir zamana kadar süre tanısın. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği süre dolunca ertelenmez. Keşke bunu bilseydiniz!”[680]
Allaha tapasınız, O'ndan sakınasınız, bana başeğiniz
“Yalnız Allah’a kulluk edin, O’na karşı gelmekten sakının ve bana uyun ki,
2,3,4. Nûh kavmine: "Yâ kavmim ben size ihtârâtda bulunmağa me’mûr hakîki bir peygamberim, Allâh’a ’ibâdet idiniz, Allâh’dan korkunuz, bana itâ’at idiniz, Allâh sizin günâhlarınızı ’afv ider, sizi vakt-i mu’ayyene kadar yaşatır çünki Allâh’ın ta’yîn iylediği vakt-i mu’ayyen geldiği zamân kimse ânı te’hîr idemez, anlayabilecek misiniz?" didi.
3,4. "Allah'a kulluk edin; O'ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah'ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!"
3,4. “Allah’a ibadet edin. O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah’ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz.”
Allah’a kulluk edin; O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin;
2, 3, 4. Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi, «Allah'a kulluk edin; O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki, Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vâdeye kadar tehir etsin (muahaze etmeden yaşatsın)» diyerek apaçık uyaran bir kimseyim. Bilinmeli ki Allah'ın tayin ettiği vâde gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz!
"ALLAH'a kulluk edin, O'nu sayın ve beni izleyin."
Şöyle ki, "Allah'a kulluk edin, ondan korkun ve bana itaat edin."
Şöyle ki Allaha kulluk edin ve ona korunun ve bana itaat eyleyin
3-4. (Ey kavmim! Tevhid üzere) Allah’a kulluk edin. O’na karşı gelmekten sakının ve (tebliğim hususunda) bana itaat edin ki, (Allah,) günahlarınızın bir kısmını bağışlasın ve sizi, (hakkınızda takdir edilmiş olan) belli bir vakte kadar (refah içerisinde) yaşatsın. Şüphesiz ki, Allah’ın takdir ettiği vakit, (eceliniz) gelince (o asla) ertelenmez. (Bu hakikatleri) bir bilseydiniz.
“Allah'a kulluk edin, O'nun için takva sahibi olun ve bana itaat edin.”
«Allaha kulluk edin. Ondan korkun. Bana da itaat edin diye (gönderildim)».
Allah’a kulluk edin, O’na karşı takvalı olun ve bana itaat edin ki;
3,4. “Şöyle ki: Allah'a kulluk edin, O'ndan sakının ve bana itâat edin. (Tâ ki Allah,)günahlarınızdan bir kısmını size bağışlasın ve sizi(n ecelinizi) belirli bir vakte kadar ertelesin! Şübhe yok ki Allah'ın (size takdîr ettiği) eceli geldiği zaman, ertelenmez! Eğer biliyor olsaydınız!”
(Şöyle ki:) Yalnızca Allah’a kulluk edin, (başkasına kul ve köle olmayın, bu hususta) ondan sakının ve (size tebliğ etmekte olduğum ilahi mesajlar hususunda) bana uyun.
“Yalnızca Allah’a kulluk edin, yalnızca ondan korunun ve bana itaat ediniz ki,”
Allah’a tapasınız, Ondan salkınasınız, Ona boyun eğesiniz,
Allah/a ibadet edin, O/ndan sakının, bana da itaat eyleyin ki,
“Allah’a kulluk ediniz, O’na karşı sorumluluk bilincinde olunuz ve bana itaat ediniz ki;”
“Allah'a kulluk edin, O'ndan korkup sakının ve bana itaat edin.”
“Şöyle ki; yalnızca Allah’a kulluk edin, O’na yürekten saygıyla bağlanın ve O’nun buyruklarını size ileten bir Elçi olarak bana itaat edin!”
Allah’a kulluk edin! O’ndan sakınıp korunun! Bana itaat edin!.
2,3. O da: " Sevgili milletim dedi sizi açıkça uyarıyorum: Allah'a kulluk edin, kendinizi sağlama alın, eğer sözümü dinlerseniz,
"Allah’ın yasalarına uyarak ona kulluk edin! Ondan sakının ve bana itaat edin!"
Allah’a kulluk edin; O’na karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun ve bana itaat edin.
[yalnız] Allah’a kulluk etmeniz ve O’na karşı sorumluluk bilinci taşımanız [gerektiğini bildiren bir uyarıcı]. “Şimdi bana kulak verin
Yalnızca Allah’a kulluk edin, O
a karşı gelmekten sakının ve bana uyun ki. 2/133, 7/59
(Sadece) Allah’a ibadet edin, O'ndan korkun ve bana da itaat edin (ki)
Allah’a kulluk edin, onda sakının ve bana da itaat edin.
Şöyle ki: «Allah'a ubûdiyette bulunun ve O'ndan korkun ve bana itaat eyleyin.»
2, 3, 4. O da: “Ey benim milletim! Ben size gönderilen kesin bir uyarıcıyım. Şöyle ki: Yalnız Allah'a ibadet edin, O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki: Sizin günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir vakte, yani ölüm anına kadar azap çektirmeksizin hayatta bıraksın. Çünkü Allah'ın takdir ettiği vâde gelince, asla ertelenmez. Keşke bunu bir bilseniz!
Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun, bana da ita'at edin.
"Allâh'a 'ibâdet ve O'ndan ittikâ ve O'na itâ'at idiniz"
Allah’a kulluk edin, O’ndan çekinerek kendinizi koruyun ve sözümü dinleyin!
Allah'a kulluk edin, ondan korkun ve bana itaat edin, diye..
“Allah'a kulluk edin, Ondan sakının, bana itaat edin.
"O halde, Allah'a ibadet edin! O'ndan korkun! Ve bana itaat edin ki,
Yolg‘iz Allohga ibodat qilinglar, Undan qo‘rqinglar va menga itoat qilinglar.
2-3. eyitti “iy ķavmum! bayıķ ben size ķorķıdıcıvan bellü kim ŧapuñ Tañrı’ya daħı ķorķuñ andan daħı muŧį' oluñ baña.”
ki ‘ibādet idüñüz Tañrıya ve andan ḳorḳuñuz. Daḫı baña uyuñuz, didi.
Allaha ibadət edin, Ondan qorxun və mənə də itaət edin!
(Bidding you): Serve Allah and keep your duty unto Him and obey me,
"That ye should worship Allah, fear Him and obey me:(5707)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |