Śumme ‘abese ve beser(a)
Sonra kaşını çattı, suratını astı,
Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitip (kalktı).
Sonra bir iş yapamamanın üzüntüsü ve öfkesinden kaşlarını çattı, suratını astı.
Üstelik kaşını çatıp, surat astı, Kuran'ın ve İslâm'ın hedeflerinin planlanan vakitten önce gerçekleşmesini istedi, bekleyemedi.
Sonra suratını astı ve kaşlarını çattı.
Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti.
Sonra (söyliyecek söz bulamadığından) suratını astı ve kaşlarını çattı.
Sonra surat astı, kaşlarını çattı.
21,22,23,24,25. Sonra baktı. Sonra yüzünü ekşitti ve suratını astı. Sonra arkasını döndü ve kibirlendi. Şöyle dedi: “Bu, sadece öncekilerden nakledilen bir büyüdür. Bu yalnızca bir insan sözüdür.”
Daha sonra somurtarak yüzünü de ekşitti
Sonra (söyleyecek söz bulamayınca) suratını astı ve kaşlarını çattı.
21,22. Sonra etrâfına nazar itdi, kaşlarını çatdı ve ’abûsu’l veche oldı.
Sonra kaşlarını çattı, suratını aştı;
Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.
21, 22, 23, 24, 25. Sonra baktı. Sonra kaşlarını çattı, suratını astı. En sonunda, kibirini yenemeyip sırt çevirdi de: «Bu (Kur'an) dedi, olsa olsa (sihirbazlardan öğrenilip) nakledilen bir sihirdir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil.»
Sonra surat astı, kaşlarını çattı.
Sonra kaşını çattı, surat astı.
Sonra kaşını çattı ve ekşiyerek surat astı
Sonra suratını astı ve kaşlarını çattı.
Sonra kaşlarını çatıp surat astı!
Sonra (ümîdsizliğinden ve öfkesinden) kaşlarını çatdı, suratını asdı.
Sonra surat astı, yüzünü ekşitti.
Sonra (Kur'ân'ın hakikatini o da anladı da inâdî küfründen) kaşlarını çattı ve suratını astı.
Sonra (bir iş yapamamanın üzüntüsü ve öfkesinden) kaşlarını çattı, suratını astı.
Sonra yüzünü buruşturdu, kaşlarını çattı.
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.
Sonra çehresini astı, kaşını çattı.
Sonra surat astı ve kaşlarını çattı.
Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti.
Ardından suratını astı, tedirgin ve endişeli bir çehreyle kaşlarını çattı,
Sonra kaşlarını çattı; surat astı.
22,23. surat etti, kaş çattı, // sonra döndü kabardı:
Sonra suratını asarak büyük bir hışımla kaşlarını çattı!
Sonra surat(ını) astı, kaş(larını) çattı.
Sonra kaşlarını dürdü ve suratın astı.
Derken suratını astı kaşlarını çattı. 68/51-52
ardından surat astı ve rengi attı.
21,22,23. Sonra (etrafındakilere) baktı, kaşlarını çattı, suratını ekşitti ve (anlamış olduğu haktan) yüz çevirip büyüklük tasladı da!
Sonra surat asıp yüzünü ekşitti.
Sonra kaşını çattı, suratını astı.
Derken suratını astı, kaşlarını çattı. . .
Sonra surat astı, kaşlarını çattı,
(Sonra ta'n idecek bir şey bulamadığından) Yüzüni ekşidüb alnını buruşdurdı
Sonra kaşlarını çattı, suratını aştı;
Sonra kaşlarını çatıp, surat astı.
Sonra kaşını çattı, suratını astı.
Sonra yüzünü buruşturdu, kaşlarını çattı.
So‘ngra Qur’ondan ayb topa olmagach, aftini burishtirdi va qovog‘ini soldi.
21-22. andan baķdı andan burtardı daħı burtardı.
Andan yüzin burtarup ḳırışdurdı.
Sonra üz-gözünü turşutdu, qaşqabağını tökdü.
Then frowned he and showed displeasure.
Then he frowned and he scowled;
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |