Ve teżerûne-l-âḣira(te)
Ve ahireti bırakırsınız.
Ve ahireti terk edip-bırakıyorsunuz.
Ama öteki dünyayı ve hesap gününü hiç düşünmüyorsunuz!
Âhireti, ebedî yurdu ihmal ediyor, bırakıyorsunuz.
Ahireti ise bırakıyorsunuz.
Ve ahireti terkedip-bırakıyorsunuz.
Ve ahireti bırakıyorsunuz. (onu kazanmak için çalışmıyorsunuz).
Ve sonra olan ahireti terk ediyorsunuz.
20,21. Hayır! Öyle değil, doğrusu sizler bu dünyayı seviyorsunuz ve âhireti bırakıyorsunuz.
Ahreti bırakırsınız !
Ahireti göz ardı ediyorsunuz (onu kazanmak için çalışmıyorsunuz).
20,21. Ey insânlar! Sizin zannınız gibi değildir, siz ’acele idiyorsunuz ve âhireti unutuyorsunuz.
Ahireti bırakırsınız.
20,21. Hayır! Siz dünyayı seviyorsunuz ve ahireti bırakıyorsunuz.
Âhireti ise bir yana bırakıyorsunuz.
20, 21. Hayır! Doğrusu siz, çarçabuk geçeni (dünya hayatını ve nimetlerini) seviyor, ahireti bırakıyorsunuz.
Ahireti ise önemsemiyorsunuz.
Ahireti bırakıyorsunuz.
Ve Âhıreti bırakıyorsunuz
20-21. Hayır! (Ey hakkı inkâr edenler! Yeniden diriltilme ve âhiret hayatı yoktur şeklindeki iddiâlarınız bâtıldır.) Gerçek şu ki, siz peşin olanı (geçici dünya nimetlerini) seviyorsunuz da (ebedî olan) âhiret (nimetlerin) i bırakıyorsunuz.
“Ahireti de umursamıyordunuz.”
Âhireti bırakırsınız.
Ve âhireti bırakıyorsunuz.
20,21. Hayır! (Ey insanlar!) Doğrusu siz çarçabuk geçeni (dünya hayatını, nimetlerini ve göz önünde olanı) seviyorsunuz, ahireti de (ahiret için çalışmayı) terk ediyorsunuz. *
Ahireti de geri plana atıyorsunuz.
öbür dünyayı bırakıyorsunuz.
Âhireti bırakırsınız.
Ve ahireti terk edip bırakıyorsunuz.
Ve bu yüzden Kur’an’dan yüz çeviriyor, sonsuz nîmet ve azâbın bulunduğu âhiretgerçeğini göz ardı ediyorsunuz! O âhiret ki:
Âhiret’i bırakıyorsunuz.
20,21. Yo siz, dünyayı sevip // ahreti bırakıyorsunuz!
Buna rağmen dünya hayatına dalıp ahiret hayatını aklına getirmez. Sanki ahiret hayatını arkasına atmış dolu dizgin gitmektedir.
Ve âhireti (bir kenara) bırakıyorsunuz.
ama öteki dünyayı [ve Hesap Günü’nü] hiç düşünmüyorsunuz!
Ahireti ise hiç hesaba katmıyorsunuz. 17/18-19, 45/34-35
ve öteki dünyayı göz ardı ediyorsunuz.
20,21. (Ey müşrikler) Hayır!.. (Siz yaptığımız uyarılardan hiç ibret almıyorsunuz çünkü) Siz peşin olanı (dünya nimetlerini) istiyorsunuz da; ahireti (ahiret için gerekli sâlih amelleri) terk ediyorsunuz. (Ahiretteki cennet nimetlerinin dünya nimetlerinden kat kat üstün ve sonsuza dek süreceğine inanmıyorsunuz oysa)
Ve ahireti bırakıyorsunuz.
Ve ahireti bırakıverirsiniz.
Onun için âhireti terk edip durursunuz.
Ahireti bırakıyorsunuz.
Ve âhireti terk ve ihmâl idersiniz.
Sonrasını düşünmüyordunuz.
Ahireti bırakıyorsunuz.
Âhireti bırakıyorsunuz.
Ve sonradan geleceği terk edersiniz.
Oxirat kunini esa tark qilasizlar.
20-21. degül eyle! belki seversiz ivmişi ya'nį dünyeyi daħı ķorsız āħireti.
ve āḫireti ḳoyarlar.
Axirəti isə tərk edirsiniz.
And neglect the Hereafter.
And leave alone the Hereafter.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |