Fekeferû bih(i)(s) fesevfe ya’lemûn(e)
Derken kitap geldi de inanmadılar ona, yakında ne olacaklarını bilecekler.
Oysa (kitap gelince) onu tanımayıp inkâra kalkışmışlardı; yakında (her şeyi anlayıp) bileceklerdir.
Fakat onlara kitap gelince, O'nu inkâr edip, gerçekleri örtbas etmiş oldular. Yakında bu hareketlerinin sonunun nasıl olacağını bileceklerdir.
İşte şimdi onu inkâr ettiler, kâfir oldular. Yakında başlarına gelecekleri öğrenecekler.
Şimdi ise onu inkâr ettiler. Yakında bilecekler.
Fakat (kitap gelince) onu tanımayıp-küfrettiler; yakında bileceklerdir.
Fakat şimdi onu, (Peygamber'i ve Kur'an'ı) inkâr ettiler. Artık ileride (başlarına gelecek azabı) bileceklerdir.
Fakat bilgi onlara geldiğinde, onu inkâr ettiler. Onlar ilerde neyin ne olduğunu bilecekler.
Buna rağmen Kur'ân'ı inkâr ettiler. Ama ileride bileceklerdir.
Ona inanmadılar, yakında bilecekler
Fakat (kitap gelince) onu inkâr ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.
Kur’ân’a inanmadılar, lâkin yakında hakîkati öğrenecekler.
Böyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.
Fakat (kitap gelince) onu inkâr ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.
Ama şimdi bu kitabı (Kur’an) inkâr ediyorlar! Yakında her şeyi öğrenecekler!
İşte şimdi onu inkâr ettiler. Ama ileride bileceklerdir!
Böylece onu inkar ettiler; ileride bilecekler.
Fakat şimdi onu inkâr ettiler. Ama ilerde bileceklerdir.
Fakat şimdi ona küfrettiler, artık ileride bilecekler
Fakat (kendilerine Kur’ân gelince) onu inkâr ettiler. Yakında (hakkı inkâr etmenin akıbetini) bilecekler.
Şimdi ise ona (inanmayıb) kâfir oldular, ileride (küfürlerinin akıbetini) bileceklerdir ya.
Fakat (kitap gelince) onu inkâr ettiler, yakında bileceklerdir.
Buna rağmen (Kur'ân gelince) onu inkâr ettiler. Ama (inkârlarının âkıbetini)ileride bilecekler.
(İşte ilahi bir zikir olan Kur’an gelince görmezlikten gelip) onu inkâr ettiler; ama ileride (hakikati) bilecekler.
Hâlbuki Kur’an’ı ret edip inkâr ettiler, sonra bunun karşılığını öğrenecekler.
Bununla birlikte onlar o Kitap’ı tanımadılar. Onlar bir gün gelip göreceklerdir.
Halbuki Kitap gelince onu tanımadılar, artık yakında akıbetlerini görecekler,
Buna rağmen onu inkâr ettiler. Fakat yakında bilecekler.
Fakat (kitap gelince) onu tanımayıp inkâr ettiler; yakında (neyi inkâr ettiklerini) bileceklerdir.
Hep böyle derler, fakat o dedikleri Kitap kendilerine tebliğ edilince, hemen onu inkâr ederler. Fakat nankörlüğün cezasız kalmayacağını yakında görecekler.
Derken onu inkâr ettiler. İlerde bileceklerdir.
Kitapları var ama inkar ettiler. Ama yakında akılları başlarına gelecek ”diyordu...
Hani, onlara kitap gönderdik de ne oldu? Gönderdiğimiz kitabı inkâr ettiler. İnkârlarının ne demek olduğunu yakında bilecekler! Hesap günü gelip çatınca her şeyi öğrenecekler! Üstelik azabımızdan da kurtulamayacaklar! O gün yalanlarını yüzlerine vuracağız!
Hemen onu (Kur’an’ı) inkâr ettiler. İleride (gerçeği) bilecekler!
167,168,169,170. Her ne kadar o (kâfirler, daha önce): “Eğer bizim yanımızda da öncekilerden kalan bir kitap bulunsaydı, bizler de Allah’ın iyi kullarından olurduk.” dedilerse de (kitap gelince) onu hemen inkâr ettiler. Fakat pek yakında (inkârlarının sonucunu) anlayacaklar.
Ama [işte bu ilahî kelâm önlerine konulduğu halde,] onu kabul etmeye yanaşmıyorlar! Ama zamanla [reddettikleri şeyin ne olduğunu] öğreneceklerdir:
Şimdi ise kendilerine gelen bu vahye Kuran’a inanmadılar. Ama yakında gerçeği öğrenecekler. 35/42
Fakat (vahiy gelince de) onu inkâr ettiler; ama zamanı gelince (ne fena yaptıklarını) bilecekler.
Şimdi ise (Kur'an gelince) ona iman etmediler, kâfir oldular. İleride (bu küfürlerinin sonunun ne kadar feci olduğunu) anlayacaklardır!
Azabımız alanlarına indiği zaman o, uyarılanların sabahı ne fenadır.
Fakat şimdi O'nu inkar ettiler. Artık ileride bileceklerdir.
Ama şimdi onu red ve inkâr ettiler;Fakat yakında öğrenirler!
Ama o uyarıyı inkar ettiler, yakında (inkar etmelerinin sonunun nasıl olacağını) bileceklerdir.
O kitâb geldikde ona küfür itdiler. Bunun 'âkıbetini yakında görir ve bilirler.
(O bilgi gelince) onu görmezlikten geldiler; ama yakında her şeyi öğrenirler.
Şimdi ise O'nu inkar ettiler. Ama bilecek onlar.
Oysa onlar o kitabı inkâr ettiler! Yakında görecekler.
Fakat ardından onu inkâr ettiler. Yakında bilecekler.
Bas, Qur’on nozil bo‘lgach, uni inkor qildilar. Bas, yaqinda qilmishlarining oqibatini biladilar.
pes kāfir oldılar aña pes tįz bileler.
Pes kāfir oldılar aña, anlar bilseler gerek.
Amma onu (Qur’anı) inkar etdilər. Onlar (küfrlərinin aqibətini) mütləq biləcəklər.
Yet (now that it is come) the, disbelieve therein: but they will come to know.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |