İnne leke ellâ tecû’a fîhâ velâ ta’râ
Çünkü aç kalmaman da ancak oradadır, çıplak kalmaman da.
“Şüphesiz ki, senin acıkmaman (kolaylıkla nimetlerime ulaşıp doyman) da, ve çıplak kalmaman (en güzel şeyleri giyinip barınman) da orada (cennette kalmana bağlı)dır."
Çünkü sen o cennette ne aç kalırsın, ne de çıplak.
“Senin acıkmaman ve çıplak kal-maman ancak Cennet'te mümkündür.”
Şüphesiz sen orada acıkmayacak ve çıplak kalmayacaksın.
Şüphesiz, senin acıkmaman ve çıplak kalmaman orda (cennette kalmana bağlı)dır.'
Çünkü senin acıkman ve çıplak kalmaman (ancak) Cennettedir.
Orada (Cennette) senin için ne açlık ne çıplaklık vardır.
117,118,119. “Ey Âdem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa mutsuz olursun. Zira cennette ne acıkırsın ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın, ne de güneşin sıcağında kalırsın” dedik.
«Orada sen acıkmazsın, açık da kalmazsın !
117-118-119.Biz de Âdem’e şöyle demiştik: “Ey Âdem! Şüphesiz bu (İblis), sen ve eşin için bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra (dünya hayatına dönerek) mutsuz olursun. Çünkü burada (cennette) senin için aç kalmak, çıplak kalmak yoktur. Ve sen burada susamazsın, güneşin harareti de dokunmaz sana.
118, 119. "Cennetde sen aç ve çıplak kalmıyacaksın susuzlukdan ve harâretden muzdarib olmayacaksın."
117,118,119. "Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.
“Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur.”
Burada sana acıkmak da çıplak kalmak da yok.
Şimdi burada senin için ne acıkmak vardır, ne de çıplak kalmak.
"Burda ne acıkırsın, ne de açıkta kalırsın."
"Doğrusu senin acıkmaman ve çıplak kalmaman (ancak) cennettedir. "
Çünkü senin acıkmaman, çıplak kalmaman oradadır
Şüphesiz sen orada (cennette) acıkmayacak ve çıplak kalmayacaksın.
Senin için orada acıkmak ve açıkta kalmak yoktur.
«Çünkü senin acıkmaman, çıplak kalmaman hep oradadır».
Burada ne aç ne de açıkta kalırsın.
“Doğrusu senin burada ne acıkman, ne de çıplak kalman vardır.”
Şüphesiz (o has bahçe ki), onda acıkmaman ve kendini çıplak hissetmemen sağlanmıştır;
“Kaldığın bu cennette senin için susuz kalmak ve çıplak kalmak gibi bir eksiğin yok.”
Çünkü senin için Cennet’te ne açlık ne de çıplaklık korkusu yoktur.
«— Senin için orada acıkmak da yok, çıplak olmak da yok.
“Senin için orada ne aç kalmak ne de çıplak kalmak söz konusudur.”
“Şüphesiz ki senin için onda acıkmak da yoktur, çıplak kalmak da yoktur.”
“Çünkü burada açlık çekmeyecek, çıplak kalmayacaksın.”
Orada senin için ne acıkmak vardır; ne çıplak kalmak!.
Çünkü senin, cennette iken yemek ve giyim derdin olmayacak.
"Burada acıkmayacaksınız, yorulmayacaksınız, çıplak kalmayacaksınız!"
Orada (cennette) acıkmayacak ve çıplak kalmayacaksın.
(O hasbahçe ki,) orada acıkmaman ve kendini çıplak hissetmemen sağlanmıştır; ¹⁰⁵
Oysaki bahçede ne aç kalırsın ne açıkta kalırsın. 2/30...39, 7/11...25, 15/28...44, 17/62...65, 18/50, 38/71...85
Zira aklından çıkarma ki burada aç değilsin, açık değilsin;
Çünkü cennette ne acıkırsın, ne de çıplaklık hissi duyarsın,
Gerçekten senin için orada (cennette) ne acıkma ne de çıplak kalma vardır.
«Muhakkak ki, senin için orada acıkmak da yoktur, çıplak kalmak da yoktur.»
118, 119. “Sen cennette asla açlık çekmeyecek, asla çıplak kalmayacaksın. Orada asla susuzluk çekmeyecek ve güneşin kavurucu sıcağına mâruz kalmayacaksın.
Şimdi burada acıkmayacaksın, çıplak kalmayacaksın.
"Sana orada açlık ve çıplaklık yokdur."
Burada ne açlık çekersin ne de çıplak kalırsın.
Oysa cennette ne acıkırsın ne de açık kalırsın.
“Orada senin için ne açlık vardır, ne çıplaklık.
"Senin burada ne acıkman söz konusudur ne de çıplak kalman."
Shubhasiz, sen u yerda och ham bo‘lmaysan va yalang‘och ham qolmaysan.
“bayıķ senüñdür kim açmayasın anuñ içinde daħı yalıñ olmayasın.”
Saña cennetde ac[ma]maḳ vardur, çıplaḳ olmamaḳ daḫı.
Həqiqətən, sən orada (Cənnətdə) acmaq nədir, çılpaq olmaq nədir bilməzsən!
It is (vouchsafed) unto thee that thou hungerest not therein nor art naked,
"There is therein (enough provision) for thee not to go hungry(2642) nor to go naked,
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |