Ve-iżâ messehu-lḣayru menû’â(n)
Ve bir hayır elde ederse vermez, kıskanır.
Ama ona bir iyilik dokunur (ve hayır sahibi kılınırsa) o zaman da (başkalarıyla paylaşmayı meneder) ve kıskanırlar.
Bir iyilik ile karşılaşınca da onu bencilce sahiplenip başkalarına vermez, uzak tutar.
Kendisine hayır kapıları açıldı mı da başkalarını nasiplendirmez.
İyilik dokunduğunda da engelleyicidir (cimridir).
Ona bir hayır dokunduğunda engelleyici olur (veya cimrilik eder).
Ona hayır (mal) isabet edince de kıskanç...
Bir iyilik ona dokunduğu zaman başkasına vermek istemiyor.
Bir iyilik gelirse, kıskançlığa kalkışır !
Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır (cimrilik eder).
19-21. İnsân sabırsız yaradılmışdır. Felâkete düşdiği vakit müstağrak-ı ye’s ve sa’âdete nâil oldığı vakit küstah olur.
Bir iyiliğe uğrarsa onu herkesten meneder;
Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.
Ama ona bir nimet nasip olursa kendisinden başkasını yararlandırmaz.
Ona imkân verildiğinde ise pinti kesilir.
Kendisine iyilik dokunduğu zaman ise cimridir.
Kendisine hayır dokundu mu cimrilik eder.
Hayır dokundumu kıskanç
20-21. (Imtihân gereği) kendisine, (fakirlik ya da hastalık gibi) bir musibet dokunduğu zaman (sabretmek yerine) sızlanıp feryat eder. Ona (zenginlik gibi) bir hayır dokunduğunda ise cimri kesilir.
Mal-mülk sahibi olunca da ondan kimseyi yararlandırmaz.
ona hayır dokununca da çok cimri dir.
Ona hayır dokunduğu zaman da cimridir (Allah yolunda sarf etmez, şükretmez).
Ona iyilik (imkân ve servet) dokununca da onu (başkalarıyla paylaşmaz ve) meneder.
Bir iyilik dokunduğunda ise, o iyiliği paylaşmaz.
Kendisine bir iyilik erişince de cimri kesilir.
İyilik dokunsa cimri kesilir.
Ona bir hayır dokunduğunda cimrilik eder.
Bir nîmetle karşılaşınca da, açgözlülük ederek hepsine kendisi sahiplenmek ister, başkalarını bu nîmetten engellemeye çalışır.
Hayır dokunduğu zaman bir kıskanç cimri!
20,21. Bu gibiler, başlarına bir iş geldi mi yaygaracı; // bir mala sahip oldu mu yasakçı oluverirler.
Ona bir hayır dokunduğunda cimrileşir. Kendine verilenlerden ihtiyaç sahiplerine vermez.
Bir hayra (zenginliğe) ulaşınca da çok cimri kesilir.
Kendisine bir hayır dokunduğu zaman da bencillik eder.
bir iyilik ile karşılaşınca da onu bencilce [sahiplenip başka insanlardan] uzak tutar.
Bir nimete kavuşunca da pek cimridir. 41/49...51
ama bir iyiliğe nail olduğu zaman da onu herkesten kıskanır.
20,21. Kendisine herhangi bir musibet isabet ederse feryadı basar. (Rabbine yalvarıp yakarır sonra da) Kendisine bir hayır isabet ettiğinde ise, cimri kesilir. (Rabbine şükretmeyi unutur, hayra harcamaz)
Kendisine bir hayır dokunduğu zaman da (başkalarının hayrına da) engel olur.
Ve ona hayır dokunduğu zaman da çok cimridir, kıskançtır.
Ama servet sahibi olunca da pinti kesilir.
Kendisine hayır dokundu mu yardım etmez (sıkı sıkı tutar).
Bir hayır ve ni'met isâbet iylese ândan buhl ve imsâk iyler.
Bir nimete konsa kimseye zırnık koklatmaz.
Bir iyilik dokununca da çok cimridir.
Hayır eriştiğinde ise cimrileşir.
Kendisine hayır ve nimet ulaşınca ondan başkalarının yararlanmasına engel olur.
Qachonki, unga yaxshilik yetsa, u xayru ehsonni man qiluvchidir.
daħı ķaçan yoķandı aña ħayr ya'nį mal men' eyleyici.
ve ḳaçan ki ḫayr yitişse özine men‘ eyler,
Ona bir xeyir nəsib olduqda isə xəsis olar.
And, when good befalleth him, grudging;
And niggardly when good reaches him;-(5689)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |