اَفَتَطْمَعُونَ اَنْ يُؤْمِنُوا لَكُمْ وَقَدْ كَانَ فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَسْمَعُونَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُ مِنْ بَعْدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمْ يَعْلَمُونَ
Türkçe Transcript
Efetetme’ûne en yu/minû lekum vekad kâne ferîkun minhum yesme’ûne kelâma(A)llâhi śümme yuharrifûnehu min ba’di mâ ‘akalûhu vehum ya’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Bunların, size inanıvereceklerini mi umuyor, buna mı tamah ediyorsunuz? İçlerinde bir bölük var ki Allah sözünü duyduktan, akılları o sözleri aldıktan sonra da bilebile değiştirirlerdi o sözleri.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
(Ey Müslümanlar!) Siz (hâlâ) onların (Yahudi ve Hristiyanların) size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa onlardan bir bölümü, Allah’ın sözünü işittikten, (iyice algılayıp bunların yararına ve doğruluğuna kanaat getirip) akıl erdirdikten sonra (dahi), bile bile onu değiştirip (tahrif ederlerdi).
Abdullah Parlıyan Meali
Ey peygamber ve müslümanlar! O kendilerine kitap verilenlerin, size inanacaklarını çok mu istersiniz? Aksine bunların birçoğu Allah'ın kelamını dinler ama, onu anladıktan sonra, bile bile çarpıtırlardı.
Ahmet Tekin Meali
Şimdi onların, Yahudilerin size güveneceklerini, peygamberiniz Muhammed'in peygamberliğini tasdik edeceklerini ümit edebilir misiniz? Onlardan bir grup Allah'ın kelâmını işitiyor. Sonra da, akılları yattığı halde bile bile ekleyerek, çıkararak, değiştirerek, helâli haram, haramı helâl yaparak, ileri gelenlerinden cezaları kaldırarak ilâhî kelâmı tahrif ediyorlar.
Ahmet Varol Meali
Siz onların size inanmalarını mı umuyorsunuz! [12] Oysa onların içinde öyle bir topluluk vardı ki, Allah'ın sözünü duyuyor ve onu iyice kavradıktan sonra bile bile değiştiriyorlardı.
Ali Bulaç Meali
Siz (müslümanlar,) onların size inanacaklarını umuyor musunuz? Oysa onlardan bir bölümü, Allah'ın sözünü işitiyor, (iyice algılayıp) akıl erdirdikten sonra, bile bile değiştiriyorlardı.
Ali Fikri Yavuz Meali
Ey müminler, Yahûdilerin size inanacaklarını umar mısınız? Halbuki onlardan bir zümre vardı ki, Allah'ın kelâmını (Tevratı) dinlerler ve duyarlardı da, hakkı anladıktan sonra, onu bile bile değiştirirlerdi.
Bahaeddin Sağlam Meali
(Yahudilerin kalpleri böyle olduktan sonra) siz ey Müslümanlar! Onların, size inanmalarını mı umut ediyorsunuz? Hâlbuki onlardan bir fırka, Allah’ın sözünü işitir, onu anladıktan sonra da bile bile o sözü saptırırlardı. (Onlar ikiyüzlü bir yapıdadırlar.)
Bayraktar Bayraklı Meali
Artık onların, size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Onlardan bir zümre vardı ki, Allah'ın kelâmını dinlerler ve kavrayıp anladıktan sonra, bile bile onda değişiklik yaparlardı.
Besim Atalay Meali (1965)
İstiyor musunuz onlar size inanalar? Onların bir bölüğü Allahın sözünü işitirler de, anladıktan sonra, onu bile bile bozarlar !
Cemal Külünkoğlu Meali
Şimdi siz (ey mü’minler) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Aksine, birçoğu Allah’ın kelamını dinler ama onu anladıktan sonra bilerek çarpıtırlar.
Cemil Said (1924)
Arzu ider misiniz ey mü’minîn ki sizin yerinize yâhudiler îmân itsün. Bunlardan ba’zıları Allâh’ın kelâmına itâ’at idiyorlardı. Lâkin bilâhare anladıkdan sonra bilerek Allâh’ın kelâmını tağyîr itdiler.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Size inanacaklarını umuyor musunuz? Oysa onlardan bir takımı Allah'ın sözünü işitiyor, ona akılları yattıktan sonra, bile bile onu tahrif ediyorlardı.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah’ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi.[25]
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Şimdi (ey müminler!) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa onlardan bir zümre, Allah’ın kelâmını işitirler; sonra o kelâmı iyice anlamış olmalarına rağmen yine de bile bile onu tahrif ederlerdi.
Diyanet Vakfı Meali
Şimdi (ey müminler!) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa ki, onlardan bir zümre, Allah'ın kelâmını işitirler de iyice anladıktan sonra, bile bile onu tahrif ederlerdi.
Edip Yüksel Meali
Onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Halbuki onların bir kısmı, ALLAH'ın sözünü işitip kavradıktan sonra, bile bile onu değiştirirlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Şimdi bunların, size hemen inanacaklarını ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan bir grup vardı ki, Allah'ın kelâmını işitirlerdi de sonra ona akılları yattığı halde bile bile onu tahrif ederlerdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Şimdi bunların size iyman edivereceklerini ümit mi ediyorsunuz? Halbuki bunlardan bir firka vardı ki Allahın kelâmını işitirlerdi de akılları aldıktan sonra onu bile bile tahrif ederlerdi
Emrah Demiryent Meali
(Ey mü’minler,) şimdi bunların (yahûdîlerin) size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden bir zümre vardır ki Allah’ın kelâmını (Tevrât’ı) dinler, iyice anladıktan sonra da onu bile bile tahrif ederlerdi.
Erhan Aktaş Meali
Şimdi onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Onlardan bir grup, Allah'ın kelamını dinleyip iyice anladıktan sonra, onu bile bile çarpıtırlar.
Hasan Basri Çantay Meali
Artık (ey mü'minler) onların (Yahudilerin) size inanacaklarını umar mısınız? Hâlbuki onlardan (hahamlık eden) bir zümre vardır ki Allah'ın kelâmını (Tevrâtı) dinlerlerdi de akılları aldıkdan sonra onlar bunu bile bile tahrif (ve tağyir) ederlerdi.
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa onlardan bir bölümü Allah’ın kelamını işitir, iyice anladıktan sonra onu bile bile tahrif ederler.
Hayrat Neşriyat Meali
(Ey mü'minler! Onların) size inanacaklarını mı ümîd ediyorsunuz? Hâlbuki gerçekten onlardan bir fırka vardı ki, Allah'ın kelâmını işitirler, sonra onu anlamalarının ardından, kendileri bile bile onu tahrîf eder (değiştirir)lerdi.
İhsan Aktaş Meali
Şimdi (ey mü’minler!) Onların size inanacaklarını (güveneceklerini) mı umuyorsunuz? Oysa ki onlardan bir zümre, Allah’ın kelamını (Musa’dan) işitirler de iyice anladıktan sonra bile bile onu tahrif ederlerdi.
İlyas Yorulmaz Meali
(Sizler ey inananlar) Kalpleri katılaşmış olanların size inanmalarını mı bekliyorsunuz? Onlardan bir gurup Allah’ın sözlerini dinlerler, çok iyi anladıkları halde, bile bile Allah’ın sözlerini bozarlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Siz yine de yahudilerin size inanacaklarını umuyor musunuz? Oysaki içlerinden bir takımı Allah’ın sözü olan Tevrat’ı anladıktan sonra onu bile bile bozuyorlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
Yahudilerin size iman edeceklerini umuyorsunuz, öyle mi? Halbuki onlardan bir güruh Allah sözü olan Tevrat/ı dinlerler de, me/ali anladıktan sonra bile bile onu tahrif ederlerdi.
İsmail Yakıt
Şimdi (Ey Müslümanlar!) onların size inanmalarını çok mu arzuluyorsunuz?⁵⁶ Oysa onlardan bir grup [ferîk] vardır ki, Allah’ın sözünü işitir, ne demek istediğini akledip anladıktan sonra da bile bile tahrif ederler.
Kadri Çelik Meali
Size iman edeceklerine mi tamah ediyorsunuz? Oysa onlardan bir takımı Allah'ın sözünü işitiyor, ona akılları yattıktan sonrada, bile bile onu tahrif ediyorlardı.
Mahmut Kısa Meali
Şimdi ey Müslümanlar, bu inatçı kâfirlerin durumu ortada iken, hâlâ onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Hayır, ne yazık ki inanmayacaklar, çünkü içlerinde öyle insanlar var ki, Allah’ın sözlerini dinleyip, onun doğruluğuna iyice kanaat getirdikten sonra, onu bile bile değiştirip çarpıtıyorlar. Öyle ki;
Mahmut Özdemir Meali
Onlardan bir fırka Allah’ın kelâmını işitiyorlarken, yine akıllarına yattıktan sonra bile bile tahrif ediyorlarken, sizin için inanacaklarını umuyorsunuz, öyle mi?
Mehmet Çakır Meali
Resulüm! Allah kelâmını dinledikten, hattâ onun makul olduğunu kabul ettikten sonra, yine de onu, bilerek tahrif eden birkaç Yahudi din adamının, size inanmalarını mı bekliyorsunuz?
Mehmet Çoban Meali
Şimdi bunların size inanacaklarını mı sanıyorsunuz? Oysa içlerinden bir kısmı, Allah’ın sözünü dinler. İyice anladıktan sonra çıkarına gelmediği için bilerek tahrif eder.
Mehmet Okuyan Meali
Onların (kitap ehlinin) size inanacaklarını mı umuyorsunuz! Oysa onlardan bir grup, Allah’ın kelamını duyarlar da iyice anladıktan sonra bilerek onu tahrif ederler(di). [*]
Mehmet Türk Meali
(Ey îman edenler!) Siz, o (Yahûdî-lerden) Allah’ın (Tevrât’taki) sözünü işitip ve iyice anladıktan sonra, içlerinden onu bile bile değiştiren güruhun, size inanacaklarını mı umuyorsunuz?
Muhammed Esed Meali
ŞİMDİ, onların tebliğ ettiğiniz şeye inanacaklarını bekliyor musunuz? ⁶⁰ Aksine, birçoğu Allah’ın kelâmını dinler ama onu anladıktan sonra bile bile çarpıtırlar. ⁶¹
Mustafa Çavdar Meali
Onların size inanmalarını mı umuyorsunuz? Oysa onlardan bir grup vardır ki Allah’ın kelamını işitirler de düşünüp akıl erdirdikten sonra, bile bile onu tahrif ederler. 27/11, 67/10
Mustafa İslamoğlu Meali
Bütün bu olanlardan sonra siz, onların size inanmalarını mı bekliyorsunuz?[¹⁴²] Oysa onlardan birçoğu[¹⁴³] Allah’ın kelâmını[¹⁴⁴] işitip ne demek istediğini kavradıkları hâlde, bile bile tahrif ediyorlar.[¹⁴⁵]
Orhan Kuntman Meali
Şimdi (Ey iman edenler) onların (böyle kalbleri katılaşmış olanların hak davet karşısında) size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa onlardan (atalarından) öyle bir grup (hahamlar) vardı ki, Allah'ın kelamını (Tevrat'ı) işitip bellerlerdi de sonra, bile bile onu tahrif etmekten çekinmezlerdi. (Artık böylelerinden bir hayır umulur mu? Üstelik onlar iki yüzlü de davranırlar)
Osman Fırat Meali
Bunların size inanmalarını mı ümit ediyorsunuz? Oysa onlardan bir grup, Allah’ın kelâmını dinliyorlardı; akıl erdirdikten sonra onlar bilerek onu tahrif ediyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık sizin için onların imân edip inanacaklarını ümit eder misiniz? Onlardan muhakkak bir gürûh vardır ki Allah'ın kelâmını işitirler de O'nu akılları ile anladıktan sonra tağyire kalkışırlar. Halbuki onlar bilirler.
Suat Yıldırım Meali
Nasıl olur onların size güvenmelerini beklersiniz ki onlardan bir zümre vardı ki Allah'ın kelamını işitip akılları aldıktan sonra, bile bile onu tahrif eder, değiştirirlerdi.
Süleyman Ateş Meali
Şimdi (ey mü'minler) siz, bunların size inanmalarını mı umuyorsunuz? Oysa bunlardan bir grup vardı ki, Allah'ın sözünü işitirlerdi de düşünüp akıl erdirdikten sonra, bile bile onu değiştirirlerdi.
Süleyman Tevfik (1927)
Onların (Yahûdîlerin) size îmân itmelerini tama' mı idersiniz? Halbuki onlardan bir cemâ'at Allâh'ın kelâmını işidüb anladıkdan sonra onı, bile bile tahrîf itdiler.[²]
Süleymaniye Vakfı Meali
Şimdi bunların size inanıp güvenmelerini mi bekliyorsunuz? İçlerinden birtakımı, Allah’ın sözünü dinler, akıllarına da yatar, sonra onu başka tarafa çekerler. Bunu, bile bile yaparlar.
Şaban Piriş Meali
Size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa onlardan bir grup vardı ki Allah'ın sözünü işitirlerdi de düşünüp akıl erdirdikten sonra, bile bile onu bozarlardı.
Ümit Şimşek Meali
Şimdi siz onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz?(41) Oysa onlardan bir topluluk var ki, Allah'ın kelâmını dinler, onu anladıktan sonra bile bile tahrif ederler.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Şimdi siz bunların size inanmalarını mı umuyorsunuz? Bunların içlerinden bir fırka vardır ki, Allah'ın kelamını dinliyorlar, sonra onu, akletmelerinin ardından, bilip durdukları halde tahrif ediyorlardı.
Sardorxon Jahongir
Ey musulmonlar, bani Isroil avlodlarini sizlarga ishonishiga umid qilyapsizlarmi?! Darhaqiqat, ulardan bir guruhi Allohning kalomini eshita turib, uni fahmlab olganlaridan keyin ham, o‘zlari bilib turib, atayin uni o‘zgartirar edilar.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı mü’minleri ya'nį ey muḥammed ŧama' mı eylersiz kim inanalar size ol ḥalde kim, oldı bir bölük anlardan, işidürler. Tañrı sözini; andan, döndürürler anı andan śoñra kim anladılar anı anlar bilürleriken.
Satıraltı Meal (1534)
Umar mısız anlar īmān getürmege sizüñle? Taḥḳīḳ var‐ıdı bir bölükanlardan işidürler‐idi Tañrı Ta‘ālā kelāmını. Andan taġayyür iderlerdi, anıfehm eyledüklerinden ṣoñra, daḫı anlar ḥaḳḳı bilürler‐iken.
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ey mö’minlər!) İndi onların (yəhudilərin) sizə inanacaqlarına ümidmi edirsiniz? Halbuki (Musa dövründə) onların içərisində elələri vardır ki, Allahın kəlamını (Tövratı) dinləyib anladıqdan sonra, onu bilə-bilə təhrif edirlər.
M. Pickthall (English)
Have ye any hope that they will be true to you when a party of them used to listen to the Word of Allah, then used to change it, after they had understood it knowingly?
Yusuf Ali (English)
Can ye (o ye men of Faith) entertain the hope that they will believe in you?- Seeing that a party of them heard the Word of Allah, and perverted it knowingly after they understood it.
Designed by ÖFK