اِنْ نَقُولُ اِلَّا اعْتَرٰيكَ بَعْضُ اٰلِهَتِنَا بِسُٓوءٍۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اُشْهِدُ اللّٰهَ وَاشْهَدُٓوا اَنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۙ
Türkçe Transcript
İn nekûlu illâ-’terâke ba’du âlihetinâ bisû-/(in)(k) kâle innî uşhidu(A)llâhe veşhedû ennî berî-un mimmâ tuşrikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Tanrılarımızın bir kısmı seni fena çarpmış deriz de başka bir şeycik demeyiz. O, şüphe yok ki dedi, ben Allah'ı tanık tutmadayım, siz de tanık olun, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden tamamıyla uzağım.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
“Biz (sana): Bazı ilahlarımız seni çok kötü çarpmıştır (demekten) başka bir şey de söylemeyiz!” (Hud AS) Dedi ki: “Ben kesinlikle Allah’ı şahit tutarım, siz de şahit olun ki, ben sizin (Allah’a) şirk koştuklarınızın (ve hâşâ O’nun ortağı ve hatırını kıramayacağı sandıklarınızın) hepsinden uzağım.”
Abdullah Parlıyan Meali
Senin hakkında, seni tanrılarımızdan biri fena çarpmış, demekten başka bir söz bulamıyoruz.” Hûd dedi ki: “Ben Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun ki, ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.
Ahmet Tekin Meali
“Ancak şu kadarını diyebiliriz: Tanrılarımızdan bazısı seni fena çarpmış.” dediler. Hûd: “Ben Allah'ı şâhit tutuyorum, siz de şâhit olun ki, ben, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında sizin Allah'a ortak koştuğunuz varlıklardan uzağım” dedi.
Ahmet Varol Meali
Seni ilahlarımızdan bazıları fena çarpmış, demekten başka bir şey söylemiyoruz. Dedi ki: "Ben Allah'ı şahit tutuyorum ve siz de şahid olun ki, ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.
Ali Bulaç Meali
'Biz: 'Bazı ilahlarımız seni çok kötü çarpmıştır' (demekten) başka bir şey söylemeyiz.' Dedi ki: 'Allah'ı şahid tutarım, siz de şahid olun ki, gerçekten ben, sizin şirk koştuklarınızdan uzağım.'
Ali Fikri Yavuz Meali
54,55. Ancak şunu söyleriz ki, ilâhlarımıza sövdüğünden onların bazısı, muhakkak seni bir fenalıkla (cinnet ve hezeyanla) çarpmıştır.” Hûd: “- İşte ben Allah'ı şâhid tutuyorum ve siz de şâhid olun ki, ben, Allah'dan başka ona koştuğunuz ortakların hiç birini tanımıyorum; onlardan beriyim. Artık hepiniz toplanın, bana istediğiniz tuzağı kurun, sonra bir an bile müsaade etmeyin.
Bahaeddin Sağlam Meali
54, 55. Biz ancak; “Bir kısım ilahlarımız, seni kötülüğe sarmıştır” deriz. Hûd cevaben: “Ben Allah’ı şahit gösteriyorum, siz de şahit olun; Ben, Allah’a eş koştuğunuz, O’nun dışında ibadet ettiğiniz bu putlardan beriyim. İşte hepiniz bana tuzak kurun, sonra bana mühlet vermeyin.”
Bayraktar Bayraklı Meali
Biz “tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış” demekten başka bir söz söyleyemeyiz! Hûd dedi ki: “Ben, Allah'ı şâhit tutuyorum; siz de şahit olunuz ki ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.”
Besim Atalay Meali (1965)
«Sana deriz ki, ancak Tanrılarımızdan bir takımı, seni çarpmış olacak»; Hûd da dedi ki: «Ben Allahı tanık tutarım, siz de tanık olunuz, eş koşmuş olduğunuz şeyden ırağım»
Cemal Külünkoğlu Meali
54-55.Bizim sana sözümüz ancak şudur: “Tanrılarımızdan bir kısmı seni fena halde çarpmıştır.” (Bunun üzerine Hud) dedi ki: “Ben, Allah’ı şahit tutuyorum ve siz de şahit olun ki, ben sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi, hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da (elinizden gelirse) bana göz açtırmayın.”
Cemil Said (1924)
"Bizim ma’bûdlarımızdan birine sebb itdin, senden intikâm aldı." Hûd didi ki: "Allâh’ı da sizi de istişhâd iderim ki sizin Allâh’a şirk koşmanızdan ben ma’sûmum.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
54,55,56,57. Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz" dediler. Hud: "Doğrusu ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O'nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenirim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah ona el koymamış bulunsun. Rabbim elbette doğru yoldadır. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir, O'na bir şey de yapamazsınız. Doğrusu Rabbim herşeyi koruyandır" dedi.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
54,55. Biz sadece şunu söyleriz: “Seni, ilâhlarımızdan biri fena çarpmış.” Hûd, dedi ki: “İşte ben Allah’ı şâhit tutuyorum. Siz de şâhit olun ki, ben sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da bana göz açtırmayın.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
54-55. ‘Tanrılarımızdan biri senin aklını almış!’ demekten başka söyleyeceğimiz söz yok!” Hûd dedi ki: “Ben Allah’ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuklarınızdan uzağım. Haydi hepiniz bana tuzak kurun, bana aman vermeyin!
Diyanet Vakfı Meali
Biz «Tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış!» demekten başka bir söz söylemeyiz! (Hûd) dedi ki: «Ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.»
Edip Yüksel Meali
"Senin tanrılarımızdan biri tarafından çarpıldığını söyleriz," dedi ki: "ALLAH'ı tanık tutuyorum, siz de tanık olun ki ben uzağım sizin ortak koştuğunuz "
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
"Ancak şu kadarını diyebiliriz ki; "tanrılarımızdan bazısı seni fena çarpmış". O da dedi ki; "Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki ben, Allah'a koştuğunuz ortaklardan uzağım."
Elmalılı Meali (Orijinal)
54,55. Yalnız deriz ki her halde ilâhlarımızın ba'zısı seni fena çarpmış, dedi ki: işte ben Allahı işhad ediyorum siz de şâhid olun, işte ben ondan başka koştuğunuz şeriklerin hiç birini tanımıyorum, artık hepiniz toplanın bana istediğiniz tuzağı kurun, sonra bana bir lâhza müsade de etmeyin
Emrah Demiryent Meali
(Biz senin hakkında) “ilâhlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir söz bulamıyoruz.” (Hûd) dedi ki: “Ben, Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun ki, ben, sizin, (Allah’a) ortak koştuğunuz, şeylerden kesinlikle beriyim.
Erhan Aktaş Meali
“İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir sözümüz yok.” dediler. Hûd da: “Ben Allah'ı tanık tutuyorum. Siz de tanık olun ki ben müşriklerden değilim.” dedi.
Hasan Basri Çantay Meali
54,55. Biz «Tanrılarımızdan kimi seni fena çarpmış» (demekden) başka (bir şey) söylemeyiz. (Hûd) dedi: «Allâhı hakıykî şâhid gösteririm ve siz de şâhid olun ki ben sizin Allâhı bırakıb da Ona ortak tutmakda devam etdiğiniz şeylerden kat'iyyen uzağım. Artık bana topyekûn istediğiniz tuzağı kurun, sonra bana mühlet de vermeyin».
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
54-55. “Ancak ilahlarımızdan bazıları seni fena halde çarpmış!” deriz. O da dedi ki: “Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahitler olun ki ben Allah’ın peşi sıra ortak koştuklarınızdan uzağım. Haydi, hep birlikte bana tuzak kurun. Sonra da bana göz açtırmayın.
Hayrat Neşriyat Meali
54,55. “(Biz senin hakkında) ancak: 'İlâhlarımızdan bazısı seni fenâ çarpmış' diyoruz.” (Hûd) dedi ki: “Şübhesiz ben (ise) Allah'ı şâhid tutuyorum; (siz de) şâhid olun ki doğrusu ben, sizin O'nu (Allah'ı) bırakıp da şirk koşmakta olduğunuz şeylerden uzağım! Artık (isterseniz) hep berâber bana tuzak kurun; sonra (da) bana hiç mühlet vermeyin!”
İhsan Aktaş Meali
Bizim sana sözümüz ancak şudur: Tanrılarımızdan bir kısmı seni fena hâlde çarpmıştır. O da; «Ben, Allah’ı şahit ediniyorum ve siz de şahit olun ki, ben sizin, (Allah’ı bırakıp da O’na) ortak koştuklarınızdan beriyim.
İlyas Yorulmaz Meali
“İlahlarımızın bazıları seni çok kötü çarpmış demekten başka sana söyleyecek sözümüz yok” dediler. Hud onlara “Ben Allah’ı şahit olarak gösteriyorum ve sizde şahit olun ki, ben sizin Allah’a ortak koştuklarınızdan uzağım.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Yalnız biz şunu diyoruz ki bizim tanrılarımızdan bir kısmı seni çarpmıştır." Hud dedi: "Allah tanıktır, sizler de tanık olun, Allah’ı bırakıp da Ona eş koşmakta olduklarınızla benim hiç bir ilişiğim yoktur.
İsmail Hakkı İzmirli
54, 55. «— Bizim size hiçbir sözümüz yoktur, sözümüz şudur: Bazı mâbutlarımız senin sövüp saymana karşı seni çarpmıştır [¹]. Hud dedi: Ben, Allah/ı şahit edinirim, siz de şahit olun ki ben Tanrı/dan başka şerik koştuğunuz şeylerden ilişiğimi kestim. Benim hakkımda hepiniz kötü fikirde bulunun. Bundan sonra bana hiçbir mühlet de vermeyin.»
İsmail Yakıt
Onlar, “Seni tanrılarımızdan bazıları fena çarpmış demekten başka bir söz bulamıyoruz.” (dediler). (Hûd da) dedi ki: “Muhakkak ben Allah’ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olunuz ki ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”
Kadri Çelik Meali
“Bir kısım ilahlarımız seni fena çarpmış, demekten başka bir şey demeyiz” dediler. (Hûd) dedi ki: “Doğrusu ben Allah'ı şahit tutuyorum ve siz de şahit olun ki ben O'nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım.”
Mahmut Kısa Meali
“Şu çılgınca tavırların için, “Seni tanrılarımızdan biri kendilerine dil uzattığın için fenâ hâlde çarpmış!” demekten başka bir söz bulamıyoruz!”
Bunun üzerine Hûd,“Madem öyle!” dedi, “O hâlde, ben size hakkı tebliğ ettiğime dâir Allah’ı şâhit tutuyorum. Siz de şâhit olun ki, kulluk ve ibâdette O’na ortak kabul ettiğiniz o sahte ilâhların hiç birini tanımıyorum ben!”
Mahmut Özdemir Meali
Ancak diyoruz ki; ’Seni bir kısım ilahlarımız fena çarptı’ . Dedi ki: -"Ben, Allah’ı şahid tutuyorum; şahid olun ki ben, ortak koştuğunuz şeylerden uzağım".
Mehmet Çakır Meali
Anlaşılan biz lafımızı bitirmeden bizim tanrılar seni serseme çevirmiş. " Hûd gürledi: "Allah şahidim olsun ki, sizin aracı tanrılarınızla işim yok benim.
Mehmet Çoban Meali
"Biz senin sözlerine, senin yaptıklarına bakarak, tanrılarımızdan birinin seni çarptığını sanıyoruz. Bunun nedeni hiç aklı başında konuşmuyor, sürekli saçmalıyorsun!" Hud dedi ki: "Ben Allah’ı şahit tutuyorum! Siz de şahit olun ki ben sizi kendi yasalarıyla yönetenlerden uzağım."
Mehmet Okuyan Meali
54,55. Biz ‘İlahlarımızdan biri seni fena hâlde çarpmış!’ [*] demekten başka bir söz söylemiyoruz.” (Hud ise) şöyle demişti: “Ben Allah’ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O’nun peşi sıra ortak koştuklarınızdan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun; sonra da bana zaman tanımayın!
Mehmet Türk Meali
(Ve devamla): “Biz sana ancak tanrılarımızdan bazısı, seni(n aklına) fenalık getirterek, (delirtmiş) deriz” (dediler). (Hûd da onlara): “Allah şahidim olsun, siz de şâhit olun ki ben, kesinlikle sizin (Allah’a) şirk koştuklarınızdan, uzağım...”
Muhammed Esed Meali
Seni tanrılarımızdan biri fena çarpmış ⁷⁷ demekten başka sözümüz yok sana!” [Hûd:] “Allah’ı tanık tutarım, ve siz de tanık olun ki, kesinlikle uzağım ben, sizin yaptığınız gibi tanrılar edinmekten; ⁷⁸
Mustafa Çavdar Meali
54-55. - Bizim sana, “İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış” demekten başka söyleyecek bir sözümüz yok, dediler. Hud: – Bakın Allah şahidim olsun, siz de şahit olun ki, ben sizin Allah’tan başka ilahlık yakıştırıp şirk koştuğunuz o ortaklardan tamamen uzağım, haydi hepiniz birden bana istediğiniz tuzağı kurun sonra da bana göz açtırmayın, dedi. 6/81, 8/30
Mustafa İslamoğlu Meali
‘Seni ilâhlarımızdan kimileri fena çarpmış’ demekten başka sana söyleyecek hiçbir sözümüz yok!” (Hûd) şöyle dedi: “Bakın, Allah şahidim olsun ve siz de şahit olun ki, (Allah’a) ortak koştuğunuz ilâhlarınızdan beriyim;
Orhan Kuntman Meali
Anlaşılan ilahlarımızdan biri seni fena çarpmış, (sen onların aleyhine söz söylediğin için seni divane haline getirmişler)" dedi. Bunun üzerine Hud onları tehdit etti ve "Ben Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun ki, ben sizin (Allah'ı bırakıp da) ortak koştuğunuz nesnelerden kesinlikle uzağım.
Osman Fırat Meali
“Eğer (bir şey) dememiz gerekirse (deriz ki): ’Bazı ilahlarımız seni kötülükle uyarmıştır.’” (Hûd) dedi ki: “Kesinlikle Allah’ı şahit tutarım ve siz de şahit olun ki ben, o şirk koştuklarınızdan (ilahlarınızdan) uzağım.”
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
«Biz demeyiz, ancak (deriz ki) seni tanrılarımızdan bazısı fena bir sûrette çarpmıştır.» Dedi ki: «Ben şüphesiz Allah Teâlâ'yı işhâd ediyorum ve siz de şahid olunuz ki, ben sizin şerik ittihaz ettiğiniz şeylerden muhakkak berîyim.»
Suat Yıldırım Meali
54, 55, 56. “Galiba tanrılarımızdan biri seni pek fena çarpmış! ” demekten başka bir şey söyleyemeyiz. Hûd dedi ki: “Ben Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki: ben sizin Allah'a şerik koştuklarınızdan hiç birini tanımıyorum. Artık hepiniz toplanın, bana istediğiniz tuzağı kurun, hiç göz açtırmayın, hiç süre tanımayın. Ben benim de, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayanıp güvendim. Hiç bir canlı yoktur ki mukadderatı O'nun elinde olmasın. Rabbim elbette tam istikamet üzeredir. ” [10, 71]
Süleyman Ateş Meali
(Senin hakkında) seni tanrılarımızdan biri fena çarpmış!" demekten başka bir söz bulamıyoruz" Dedi ki: "Ben Allah'ı şahid tutuyorum, siz de şahid olun ki, ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."
Süleyman Tevfik (1927)
54,55. "Biz; ma'bûdlarımızı sana bir fenâlık îrâs itmiş olmalarını zan idiyoruz. (Onların kahrına uğrayub çıldırmışsın)" didiler. Hûd: "Ben nefsim üzerine Allâh'ı işhâd iderim ve siz de şâhid olunuz ki Allâh'dan başka olarak ma'bûd ittihâz iylediklerinizden berîyim ve cümleniz birden (siz ve ma'bûdlarınız) bana kasd idiniz ve hiç beklemeyiniz (elinizden gelen fenâlığı yapınız)"
Süleymaniye Vakfı Meali
Sana diyeceğimiz sadece şudur: “İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış.” Hud dedi ki “Ben Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun, ben ortak saydıklarınızdan tamamen uzağım.”
Şaban Piriş Meali
.-Biz ancak 'seni ilahlarımızdan biri çarpmış' demekten başka bir şey demeyiz, dediler. Hûd:-Ben, Allah'ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben sizin O'nu bırakıp koştuğunuz şirklerden uzağım.
Ümit Şimşek Meali
“Yalnız şu kadarını söyleyelim ki, tanrılarımızdan biri seni pek kötü çarpmış!” Hud “Ben Allah'ı şahit gösteriyorum,” dedi. “Siz de şahit olun ki, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
"Sadece şunu söylüyoruz: "İlahlarımızdan biri seni kötü çarpmış." Hûd dedi: "Ben Allah'ı tanık tutuyorum, siz de tanık olun ki, ben sizin Allah'a ortak yaptıklarınızdan uzağım."
Sardorxon Jahongir
Biz seni, balki, ba’zi ilohlarimiz yomonlik bilan chalib ketgandir, – deb aytmoqchimiz. Shunda Hud ularga: “Albatta, men Allohni guvoh qilaman va siz ham guvoh bo‘ling, men sizlar shirk keltirayotgan narsalardan bezorman”, – dedi.
Eski Anadolu Türkçesi
54-55. “eyitmezüz illā įrürdi saña bir nicesi Tañrılarumuzuñ yavuzlıķ” ya'nį seni delü eyledi. eyitti “bayıķ ben ŧanuķ dutarın Tañrı’yı daħı ŧanuķ oluñ bayıķ ben bįzārvan andan kim ortaķ eylersiz andan ayruķ. pes yavuz śanuñ baña dükelüñüz andan mühlet virmeñ baña.”
Satıraltı Meal (1534)
Biz ṣanuruz ki saña bizüm ma‘būdlarumuzuñ nicesi delülük ve muṣībetyitişdürdi. Hūd eyitdi: Men Allāhı ṭanuḳ dutar‐men, siz daḫı ṭanuḳ oluñuzkim men bīzār‐men Tañrıdan özge şirk getürdügüñüz[den].
Bunyadov-Memmedeliyev
Biz ancaq bunu deyirik ki, bə’zi tanrılarımız (onlara tapınmağımızı qadağan etdiyinə görə) sənə sədəmə (xətər) toxundurmuşdur (ona görə də ağzına gələni danışırsan)”. (Hud) belə cavab verdi: “Allahı şahid tuturam və siz də şahid olun ki, mən sizin (Rəbbinizə) qoşduğunuz şəriklərdən uzağam!
M. Pickthall (English)
We say naught save that one of our gods hath possessed thee in an evil way. He said: I call Allah to witness, and do ye (too) bear witness, that I am innocent of (all) that ye ascribe as partners (to Allah)
Yusuf Ali (English)
"We say nothing but that (perhaps) some of our gods may have seized thee(1549) with imbecility." He said: "I call Allah to witness, and do ye bear witness, that I am free from the sin of ascribing, to Him,
Designed by ÖFK