26 Şubat 2024 - 16 Şaban 1445 Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hûd Suresi 54. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İn nekûlu illâ-’terâke ba’du âlihetinâ bisû-/(in)(k) kâle innî uşhidu(A)llâhe veşhedû ennî berî-un mimmâ tuşrikûn(e)

Tanrılarımızın bir kısmı seni fena çarpmış deriz de başka bir şeycik demeyiz. O, şüphe yok ki dedi, ben Allah'ı tanık tutmadayım, siz de tanık olun, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden tamamıyla uzağım.

 “Biz: Bazı ilahlarımız seni çok kötü çarpmıştır (demekten) başka bir şey söyleyemeyiz.” (Hud AS) Dedi ki: “Ben kesinlikle Allah’ı şahit tutarım, siz de şahit olun ki, ben sizin (Allah’a) şirk koştuklarınızın (ve hâşâ O’nun ortağı ve hatırını kıramayacağı sandıklarınızın) hepsinden uzağım.”

Senin hakkında, seni tanrılarımızdan biri fena çarpmış, demekten başka bir söz bulamıyoruz.” Hûd dedi ki: “Ben Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun ki, ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.

“Ancak şu kadarını diyebiliriz: Tanrılarımızdan bazısı seni fena çarpmış.” dediler. Hûd:
“Ben Allah'ı şâhit tutuyorum, siz de şâhit olun ki, ben, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında sizin Allah'a ortak koştuğunuz varlıklardan uzağım” dedi.

Seni ilahlarımızdan bazıları fena çarpmış, demekten başka bir şey söylemiyoruz. Dedi ki: "Ben Allah'ı şahit tutuyorum ve siz de şahid olun ki, ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.

'Biz: 'Bazı ilahlarımız seni çok kötü çarpmıştır' (demekten) başka bir şey söylemeyiz.' Dedi ki: 'Allah'ı şahid tutarım, siz de şahid olun ki, gerçekten ben, sizin şirk koştuklarınızdan uzağım.'

54,55. Ancak şunu söyleriz ki, ilâhlarımıza sövdüğünden onların bazısı, muhakkak seni bir fenalıkla (cinnet ve hezeyanla) çarpmıştır.” Hûd: “- İşte ben Allah'ı şâhid tutuyorum ve siz de şâhid olun ki, ben, Allah'dan başka ona koştuğunuz ortakların hiç birini tanımıyorum; onlardan beriyim. Artık hepiniz toplanın, bana istediğiniz tuzağı kurun, sonra bir an bile müsaade etmeyin.

54, 55. Biz ancak; “Bir kısım ilahlarımız, seni kötülüğe sarmıştır” deriz. Hûd cevaben: “Ben Allah’ı şahit gösteriyorum, siz de şahit olun; Ben, Allah’a eş koştuğunuz, O’nun dışında ibadet ettiğiniz bu putlardan beriyim. İşte hepiniz bana tuzak kurun, sonra bana mühlet vermeyin.”

Biz “tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış” demekten başka bir söz söyleyemeyiz! Hûd dedi ki: “Ben, Allah'ı şâhit tutuyorum; siz de şahit olunuz ki ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.”

«Sana deriz ki, ancak Tanrılarımızdan bir takımı, seni çarpmış olacak»; Hûd da dedi ki: «Ben Allahı tanık tutarım, siz de tanık olunuz, eş koşmuş olduğunuz şeyden ırağım»

54-55. Bizim sana sözümüz ancak şudur: “Tanrılarımızdan bir kısmı seni fena halde çarpmıştır.” (Bunun üzerine Hud) dedi ki: “Ben, Allah'ı şahit tutuyorum ve siz de şahit olun ki, ben sizin Allah'ı bırakıp da O'na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi, hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da (elinizden gelirse) bana göz açtırmayın.”

"Bizim ma’bûdlarımızdan birine sebb itdin, senden intikâm aldı." Hûd didi ki: "Allâh’ı da sizi de istişhâd iderim ki sizin Allâh’a şirk koşmanızdan ben ma’sûmum.

54,55,56,57. Bir kısım tanrılarımız seni çarpmıştır, demekten başka birşey demeyiz" dediler. Hud: "Doğrusu ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O'nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun sonra da ertelemeyin. Ben, ancak benim de sizin de Rabbiniz olan Allah'a güvenirim. Hiçbir canlı yoktur ki Allah ona el koymamış bulunsun. Rabbim elbette doğru yoldadır. Eğer yüz çevirirseniz, şüphesiz ben size benimle gönderileni bildirdim. Rabbim sizden başka bir milleti yerinize getirebilir, O'na bir şey de yapamazsınız. Doğrusu Rabbim herşeyi koruyandır" dedi.

54,55. Biz sadece şunu söyleriz: “Seni, ilâhlarımızdan biri fena çarpmış.” Hûd, dedi ki: “İşte ben Allah’ı şâhit tutuyorum. Siz de şâhit olun ki, ben sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da bana göz açtırmayın.”

54-55. ‘Tanrılarımızdan biri senin aklını almış!’ demekten başka söyleyeceğimiz söz yok!” Hûd dedi ki: “Ben Allah’ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuklarınızdan uzağım. Haydi hepiniz bana tuzak kurun, bana aman vermeyin!

Biz «Tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış!» demekten başka bir söz söylemeyiz! (Hûd)  dedi ki: «Ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.»

"Senin tanrılarımızdan biri tarafından çarpıldığını söyleriz," dedi ki: "ALLAH'ı tanık tutuyorum, siz de tanık olun ki ben uzağım sizin ortak koştuğunuz "

"Ancak şu kadarını diyebiliriz ki; "tanrılarımızdan bazısı seni fena çarpmış". O da dedi ki; "Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki ben, Allah'a koştuğunuz ortaklardan uzağım."

54,55. Yalnız deriz ki her halde ilâhlarımızın ba'zısı seni fena çarpmış, dedi ki: işte ben Allahı işhad ediyorum siz de şâhid olun, işte ben ondan başka koştuğunuz şeriklerin hiç birini tanımıyorum, artık hepiniz toplanın bana istediğiniz tuzağı kurun, sonra bana bir lâhza müsade de etmeyin

(Biz senin hakkında) “ilâhlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir söz bulamıyoruz.” (Hûd) dedi ki: “Ben, Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun ki, ben, sizin, (Allah’a) ortak koştuğunuz, şeylerden kesinlikle beriyim.

“İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir sözümüz yok.” dediler. Hûd da: “Ben Allah'ı tanık tutuyorum. Siz de tanık olun ki ben müşriklerden değilim.” dedi.

54,55. Biz «Tanrılarımızdan kimi seni fena çarpmış» (demekden) başka (bir şey) söylemeyiz. (Hûd) dedi: «Allâhı hakıykî şâhid gösteririm ve siz de şâhid olun ki ben sizin Allâhı bırakıb da Ona ortak tutmakda devam etdiğiniz şeylerden kat'iyyen uzağım. Artık bana topyekûn istediğiniz tuzağı kurun, sonra bana mühlet de vermeyin».

54,55. “(Biz senin hakkında) ancak: 'İlâhlarımızdan bazısı seni fenâ çarpmış' diyoruz.” (Hûd) dedi ki: “Şübhesiz ben (ise) Allah'ı şâhid tutuyorum; (siz de) şâhid olun ki doğrusu ben, sizin O'nu (Allah'ı) bırakıp da şirk koşmakta olduğunuz şeylerden uzağım! Artık (isterseniz) hep berâber bana tuzak kurun; sonra (da) bana hiç mühlet vermeyin!”

“İlahlarımızın bazıları seni çok kötü çarpmış demekten başka sana söyleyecek sözümüz yok” dediler. Hud onlara “Ben Allah’ı şahit olarak gösteriyorum ve sizde şahit olun ki, ben sizin Allah’a ortak koştuklarınızdan uzağım.”

Yalnız biz şunu diyoruz ki bizim tanrılarımızdan bir kısmı seni çarpmıştır." Hud dedi: "Allah tanıktır, sizler de tanık olun, Allah’ı bırakıp da Ona eş koşmakta olduklarınızla benim hiç bir ilişiğim yoktur.

54, 55. «— Bizim size hiçbir sözümüz yoktur, sözümüz şudur: Bazı mâbutlarımız senin sövüp saymana karşı seni çarpmıştır [¹]. Hud dedi: Ben, Allah/ı şahit edinirim, siz de şahit olun ki ben Tanrı/dan başka şerik koştuğunuz şeylerden ilişiğimi kestim. Benim hakkımda hepiniz kötü fikirde bulunun. Bundan sonra bana hiçbir mühlet de vermeyin.»

[1] Sen çarpık, deli oldun, onun için saçma, sapan söylüyorsun.

Onlar, “Seni tanrılarımızdan bazıları fena çarpmış demekten başka bir söz bulamıyoruz.” (dediler). (Hûd da) dedi ki: “Muhakkak ben Allah’ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olunuz ki ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”

“Bir kısım ilahlarımız seni fena çarpmış, demekten başka bir şey demeyiz” dediler. (Hûd) dedi ki: “Doğrusu ben Allah'ı şahit tutuyorum ve siz de şahit olun ki ben O'nu bırakıp koştuğunuz ortaklardan uzağım.”

Şu çılgınca tavırların için, “Seni tanrılarımızdan biri kendilerine dil uzattığın için fenâ hâlde çarpmış!” demekten başka bir söz bulamıyoruz!”
Bunun üzerine Hûd,“Madem öyle!” dedi, “O hâlde, ben size hakkı tebliğ ettiğime dâir Allah’ı şâhit tutuyorum. Siz de şâhit olun ki, kulluk ve ibâdette O’na ortak kabul ettiğiniz o sahte ilâhların hiç birini tanımıyorum ben!”

“Ancak, ‘Seni bir kısım ilahlarımız kötü çarpmış!’ diyoruz”.
Dedi ki: -“Ben, Allah’ı şahid tutuyorum; şahid olun ki ben, şirk koştuğunuz şeylerden uzağım”.

Anlaşılan biz lafımızı bitirmeden bizim tanrılar seni serseme çevirmiş. " Hûd gürledi: "Allah şahidim olsun ki, sizin aracı tanrılarınızla işim yok benim.

"Biz senin sözlerine, senin yaptıklarına bakarak, tanrılarımızdan birinin seni çarptığını sanıyoruz. Çünkü aklı başında konuşmuyor, sürekli saçmalıyorsun!" Hud dedi ki: "Ben Allah’ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben sizi kendi yasalarıyla yönetenlerden uzağım!"

54,55. Biz ‘İlahlarımızdan biri seni fena hâlde çarpmış!’ [*] demekten başka bir söz söylemiyoruz.” (Hud ise) şöyle demişti: “Ben Allah’ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben O’nun peşi sıra ortak koştuklarınızdan uzağım. Hepiniz bana tuzak kurun; sonra da bana zaman tanımayın!

Kur’ân’da sadece burada geçen [ı‘terâ] fiili beraberinde kullanıldığı [sû’] kelimesiyle birlikte “kötü bir şekilde çarpmak” manasına gelmektedir. Muht... Devamı..

(Ve devamla): “Biz sana ancak tanrılarımızdan bazısı, seni(n aklına) fenalık getirterek, (delirtmiş) deriz” (dediler). (Hûd da onlara): “Allah şahidim olsun, siz de şâhit olun ki ben, kesinlikle sizin (Allah’a) şirk koştuklarınızdan, uzağım...”

Seni tanrılarımızdan biri fena çarpmış ⁷⁷ demekten başka sözümüz yok sana!” [Hûd:] “Allah’ı tanık tutarım, ve siz de tanık olun ki, kesinlikle uzağım ben, sizin yaptığınız gibi tanrılar edinmekten; ⁷⁸

77 Cinnet ya da delilik kasdediliyor.78 Yahut: “ki, sizin [Allah’a] ortaklar koşmanızdan (mimmâ tuşrikûn) ben suçlu ya da sorumlu değilim...” - Bu ifa... Devamı..

54-55. - Bizim sana, “İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış” demekten başka söyleyecek bir sözümüz yok, dediler. Hud: – Bakın Allah şahidim olsun, siz de şahit olun ki, ben sizin Allah’tan başka ilahlık yakıştırıp şirk koştuğunuz o ortaklardan tamamen uzağım, haydi hepiniz birden bana istediğiniz tuzağı kurun sonra da bana göz açtırmayın, dedi. 6/81, 8/30

‘Seni ilâhlarımızdan kimileri fena çarpmış’ demekten başka sana söyleyecek hiçbir sözümüz yok!” (Hûd) şöyle dedi: “Bakın, Allah şahidim olsun ve siz de şahit olun ki, (Allah’a) ortak koştuğunuz ilâhlarınızdan beriyim;

Anlaşılan ilahlarımızdan biri seni fena çarpmış, (sen onların aleyhine söz söylediğin için seni divane haline getirmişler)" dedi. Bunun üzerine Hud onları tehdit etti ve "Ben Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun ki, ben sizin (Allah'ı bırakıp da) ortak koştuğunuz nesnelerden kesinlikle uzağım.

Biz senin için bir şey dersek ancak ’’ilâhlarımızdan biri seni kötü çarpmış deriz. " (Hûd) dedi ki: "İşte ben Allah’ı şâhit tutuyorum. Siz de şâhit olun ki, ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.

«Biz demeyiz, ancak (deriz ki) seni tanrılarımızdan bazısı fena bir sûrette çarpmıştır.» Dedi ki: «Ben şüphesiz Allah Teâlâ'yı işhâd ediyorum ve siz de şahid olunuz ki, ben sizin şerik ittihaz ettiğiniz şeylerden muhakkak berîyim.»

54, 55, 56. “Galiba tanrılarımızdan biri seni pek fena çarpmış! ” demekten başka bir şey söyleyemeyiz. Hûd dedi ki: “Ben Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki: ben sizin Allah'a şerik koştuklarınızdan hiç birini tanımıyorum. Artık hepiniz toplanın, bana istediğiniz tuzağı kurun, hiç göz açtırmayın, hiç süre tanımayın. Ben benim de, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayanıp güvendim. Hiç bir canlı yoktur ki mukadderatı O'nun elinde olmasın. Rabbim elbette tam istikamet üzeredir. ” [10, 71]

Allah’ın yaptığı her iş doğrudur, güzeldir. O’nun rızası hakta, doğruluk ve adalettedir. O, dürüstlüğün hâmisi, doğruların yardımcısıdır.... Devamı..

(Senin hakkında) seni tanrılarımızdan biri fena çarpmış!" demekten başka bir söz bulamıyoruz" Dedi ki: "Ben Allah'ı şahid tutuyorum, siz de şahid olun ki, ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."

54,55. "Biz; ma'bûdlarımızı sana bir fenâlık îrâs itmiş olmalarını zan idiyoruz. (Onların kahrına uğrayub çıldırmışsın)" didiler. Hûd: "Ben nefsim üzerine Allâh'ı işhâd iderim ve siz de şâhid olunuz ki Allâh'dan başka olarak ma'bûd ittihâz iylediklerinizden berîyim ve cümleniz birden (siz ve ma'bûdlarınız) bana kasd idiniz ve hiç beklemeyiniz (elinizden gelen fenâlığı yapınız)"

Sana diyeceğimiz sadece şudur: “İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış.” Hud dedi ki “Ben Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun, ben ortak saydıklarınızdan tamamen uzağım.”

.-Biz ancak 'seni ilahlarımızdan biri çarpmış' demekten başka bir şey demeyiz, dediler. Hûd:-Ben, Allah'ı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben sizin O'nu bırakıp koştuğunuz şirklerden uzağım.

“Yalnız şu kadarını söyleyelim ki, tanrılarımızdan biri seni pek kötü çarpmış!” Hud “Ben Allah'ı şahit gösteriyorum,” dedi. “Siz de şahit olun ki, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.

"Sadece şunu söylüyoruz: "İlahlarımızdan biri seni kötü çarpmış." Hûd dedi: "Ben Allah'ı tanık tutuyorum, siz de tanık olun ki, ben sizin Allah'a ortak yaptıklarınızdan uzağım."

54-55. “eyitmezüz illā įrürdi saña bir nicesi Tañrılarumuzuñ yavuzlıķ” ya'nį seni delü eyledi. eyitti “bayıķ ben ŧanuķ dutarın Tañrı’yı daħı ŧanuķ oluñ bayıķ ben bįzārvan andan kim ortaķ eylersiz andan ayruķ. pes yavuz śanuñ baña dükelüñüz andan mühlet virmeñ baña.”

Biz ṣanuruz ki saña bizüm ma‘būdlarumuzuñ nicesi delülük ve muṣībetyitişdürdi. Hūd eyitdi: Men Allāhı ṭanuḳ dutar‐men, siz daḫı ṭanuḳ oluñuzkim men bīzār‐men Tañrıdan özge şirk getürdügüñüz[den].

Biz ancaq bunu deyirik ki, bə’zi tanrılarımız (onlara tapınmağımızı qadağan etdiyinə görə) sənə sədəmə (xətər) toxundurmuşdur (ona görə də ağzına gələni danışırsan)”. (Hud) belə cavab verdi: “Allahı şahid tuturam və siz də şahid olun ki, mən sizin (Rəbbinizə) qoşduğunuz şəriklərdən uzağam!

We say naught save that one of our gods hath possessed thee in an evil way. He said: I call Allah to witness, and do ye (too) bear witness, that I am innocent of (all) that ye ascribe as partners (to Allah)

"We say nothing but that (perhaps) some of our gods may have seized thee(1549) with imbecility." He said: "I call Allah to witness, and do ye bear witness, that I am free from the sin of ascribing, to Him,

1549 See n. 1548 above. Continuing their argument, the Unbelievers make a show of making all charitable allowances for Hud, but in reality cut him to ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.