×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Bakara / 46

اَلَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَاَنَّهُمْ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ۟

Türkçe Transcript

Elleżîne yazunnûne ennehum mulâkû rabbihim veennehum ileyhi râci’ûn(e)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Saygılılar, öyle kimselerdir ki Rablerine ulaşacaklarını iyiden iyiye umarlar, ona döneceklerini iyiden iyiye bilirler.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

(Kötülük dürtülerine ve ibadetlerin zahmetine sabırlı Müslümanlar ise) Onlar şüphesiz, Rableriyle karşılaşacaklarını ve (yine) şüphesiz, O’na döneceklerini (huzuruna varacaklarını) bilirler. (Ve ona göre davranırlar.)

Abdullah Parlıyan Meali

Onlar ise sonunda Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini kesinlikle bilirler.

Ahmet Tekin Meali

Hakkaniyete riayet duygusu taşıyanlar, Rablerinin mükâfat ve lütfuna kavuşacaklarını; hesaplarının görülmesi ve hak ettiklerinin karşılığını almak için O'nun huzuruna varacaklarını düşünenler, inananlardır.

Ahmet Varol Meali

Onlar kendilerinin Allah'ın huzuruna çıkacaklarını ve O'na döneceklerini düşünürler.

Ali Bulaç Meali

Onlar, (mü'minler), şüphesiz, Rableriyle karşılaşacaklarını ve (yine) şüphesiz, O'na döneceklerini bilirler.

Ali Fikri Yavuz Meali

O saygı gösterip korkanlar, o kimselerdir ki, Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini yakînen bilirler.

Bahaeddin Sağlam Meali

Öyle huşu (huzur ve sükûn) duyanlar ki; Rableriyle karşılaşacaklarına ve kendilerinin Allah’a ait olup O’na döneceklerine inanırlar.

Bayraktar Bayraklı Meali

45,46. Sabır ve dua ile Allah'tan yardım isteyin. Sabır ve dua, Rablerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilen, gerçekten kalbi Allah sevgisinden dolayı ürperenlerin dışındakilere ağır gelir.[17]

[17] Huşû ve zann kavramları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 404-409.

Besim Atalay Meali (1965)

Tanrılarına kavuşmayı umanlardan, O'na döneceklerin inananlardan başkalarına, bu güç bir şeydir

Cemal Külünkoğlu Meali

(İnananlar) o kimselerdir ki, Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda ona döneceklerini iyi bilirler (ve Onun öğretilerine göre yaşarlar).

Cemil Said (1924)

45,46. Sabır ve salâta ilticâ idiniz, salât mü’minlere bir bâr değildir, çünki ânlar bir gün rablerini göreceklerini ve âna rücû’ ideceklerini düşünürler.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

45,46. Sabır ve namazla Allah'a sığınıp yardım isteyin; Rablerine kavuşacaklarını ve Ona döneceklerini umanlar ve huşu duyanlardan başkasına namaz elbette ağır gelir.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O’na döneceklerini çok iyi bilirler.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Onlar kesinlikle rablerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini bilen kimselerdir.

Diyanet Vakfı Meali

Onlar, kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.

Edip Yüksel Meali

Nitekim onlar, Rab'lerine kavuşacaklarına ve O'na döneceklerine inanırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Onlar ki, Rablerine kavuşacaklarını ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.

Elmalılı Meali (Orijinal)

onlar ki kendilerini hakikaten rablerine kavuşuyor ve hakikaten ona rücu ediyor sayarlar, böyle bir huşu ile kılarlar

Emrah Demiryent Meali

Onlar, (âhirette) O’na (zaman ve mekândan münezzeh olan Rablerinin manevi huzuruna) döneceklerine ve Rablerin (in kendilerine vadettiği nimetler) e kavuşacaklarına şeksiz/şüphesiz inanan kimselerdir.

Erhan Aktaş Meali

Onlar ki: Rabb'lerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O'na döneceklerini bilirler.

Hasan Basri Çantay Meali

O (yüksek saygı göstere) nler ki onlar hakıykaten Rablerine kavuşucu ve hakıykaten ancak ona dönücü olduklarını bilirler (de namazlarını o vech ile kılarlar).

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Onlar Rableriyle karşılaşacaklarını ve O’na döneceklerini umanlardır.

[7/124-126; 23/57-61]

Hayrat Neşriyat Meali

Onlar ki, gerçekten kendilerinin Rablerine kavuşacak kimseler olduklarını ve gerçekten kendilerinin ancak O'na dönecek kimseler olduklarını sezerler (kat'î olarak îmân ederler).

İhsan Aktaş Meali

Onlar ki (o sabır ve salâtla Allah’tan yardım isteyen kimseler), kesinlikle Rablerine kavuşacaklarını ve (hesap günü) ona döneceklerini düşünen ve bunu kabullenen kimselerdir.

İlyas Yorulmaz Meali

Onlar ki Rablerine kavuşacaklarını bilirler ve elbette ki onlar Rablerine dönecek olanlardır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar o kimselerdir ki gerçekten çalaplarına kavuşacaklarını, gerçekten Ona döneceklerini kesin olarak bilirler.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar ki Rabbilerine kavuşacaklarını, O/na rücu edeceklerini kaviyyen ümit ederler [⁸].

[8] Yahut bilirler.

İsmail Yakıt

Onlar Rablerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini⁴¹ bilirler [yezunnûn].⁴²

41 Rücû, Arapçada “geri dönmek veya geldiği yere dönmek”tir. Allah’tan geldik, Allah’a döneceğiz. 42 Zan, bilgi ile vehim arasındadır. Enne, inne g... Devamı..

Kadri Çelik Meali

Onlar, kesinlikle rablerini mülakat ediciler ve O'na dönücüler olduklarını bilenlerdir.

Mahmut Kısa Meali

O saygılı kimseler ki, Rablerine kavuşacaklarını; eninde sonunda O’na döneceklerini bilir ve hayatlarını buna göre şekillendirirler.

Mahmut Özdemir Meali

Onlar ki rabb’lerine kavuşacaklarını, O’na döneceklerini kesin olarak biliyorlar. ***

Mehmet Çakır Meali

Çünkü namaz, Allah'tan korkanlar dışında herkesin zoruna gider. Korkanlar ise, hep Rab'lerinin karşına çıkıp onunla yüzleşmenin heyecanını yaşarlar...

Mehmet Çoban Meali

Allah’a gerçekten iman edenler Rabbine kavuşacaklarını unutmazlar. Dünya hayatının hesabını vermek üzere huzurumuza geleceklerini bilirler.

Mehmet Okuyan Meali

Onlar, Rablerine kavuşacaklarına ve O’na döneceklerine kesin olarak iman eden kişilerdir.

Mehmet Türk Meali

45,46. (Ey îman edenler!) Sabır¹ ve namazla (Allah’tan) yardım dileyin. Şüphesiz (namaz) Rablerine kavuşacaklarını ve Ona kesinlikle döneceklerini bilen, Allah’a gönülden saygı gösterenlerden başkasına ağır bir iştir.

1 Sabır: Acı ve sıkıntıya katlanmak, onu savmak için dayanmak ve direnmek demektir.

Muhammed Esed Meali

onlar ise (sonunda) Rablerine kavuşacaklarını ve O’na döneceklerini kesinlikle bilirler.

Mustafa Çavdar Meali

Ki onlar Rablerine kavuşacaklarına inanırlar. Zaten Ona dönecekler. 7/125, 10/7, 2360

Mustafa İslamoğlu Meali

(Huşû duyanlar), Rablerine kavuşacaklarını ve sonunda O’na dönecekleri umarlar.[⁹⁴]

[94] Lafzen: “Zannederler”. Buradaki zann “beklenti ve umut etme” anlamına gelir (Zemahşeri). Zann, “iki ihtimalden birini tercih etmek”tir. İki ihtim... Devamı..

Orhan Kuntman Meali

(Çünkü) Onlar Rablerine kavuşacaklarına; sonunda O'na döneceklerine gönülden iman eden (huzuruna alnı açık çıkmak için gereken salih amellerde bulunan) kimselerdir.

(Onların Rablerine saygısı; korku ile umud dengesini korumaları ile semeresini verecektir)

Osman Fırat Meali

Onlar, Rablerine kavuşacaklarını ve muhakkak O’na döneceklerini kesin olarak bilirler.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Hak'tan korkanlar, o zâtlardır ki Rablerine mülâki olacaklarını ve onun huzur-u manevîsine döneceklerini düşünüp teemmül ederler.

Suat Yıldırım Meali

İçi saygı dolu olan bu müminler, Rab'lerine kavuşacaklarını ve O'na döneceklerini iyi bilirler.

Süleyman Ateş Meali

O(saygılı insa)nlar, Rablerine kavuşacaklarını (gözetir) ve gerçekten O'na döneceklerini bilirler.

Süleyman Tevfik (1927)

45,46. Sabır ve salâtla isti'âne idiniz (Sabra veyâ oruca tevessül ile Cenâb-ı Hakk'ın yardımını isteyiniz) Sabır ve salât gibi ibâdât rablerine mülâkî olacaklarını ve nihâyet ona rücû' ideceklerini zan iden hâşi'lerden (korkanlardan) gayrisine büyük siklet ve meşakkatdir.

Süleymaniye Vakfı Meali

Saygılı olanlar, Sahipleriyle (Rableriyle) yüzleşeceklerini ve O’nun huzuruna çıkarılacaklarını anlayanlardır. [*]

[*] Ehl-i kitap içinde doğru inanca sahip insanlar vardır. (Bkz. Âl-i İmrân 3/199)

Şaban Piriş Meali

45,46. -Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O'na döneceklerini umanlar ve Allah'a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir.

Ümit Şimşek Meali

Onlar, Rablerine kavuşacaklarına ve Ona döneceklerine inanan kimselerdir.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

O ürperti duyanlar, Rablerine kavuşacaklarını düşünürler ve bilirler ki onlar, mutlaka O'na döneceklerdir.

Sardorxon Jahongir

Sabr va namozda bardavom kimsalar, albatta, bir kun Robbilariga yuzma-yuz kelishni va shubhasiz, yana Uning huzuriga qaytib boruvchi ekanliklarini biladilar.

Eski Anadolu Türkçesi

anlar kim belü bilürler kim, bayıķ anlar göricilerdür çalabı’larını; daħı bayıķ anlar anuñ dapa dönicilerdür.

Satıraltı Meal (1534)

Ol kişiler kim ḥaḳ bilürler, Tañrı Ta‘ālā ḥażretine varsalar gerek. [...]

Bunyadov-Memmedeliyev

Belə kimsələr Rəbbinin mərhəmətinə qovuşacaqlarını və axırda Onun hüzuruna qayıdacaqlarını bilirlər.

M. Pickthall (English)

Who know that they will have to meet their Lord, and that unto Him they are returning.

Yusuf Ali (English)

Who bear in mind the certainty that they are to meet their Lord, and that they are to return to Him.


Designed by ÖFK