×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

Tâ-Hâ / 45

قَالَا رَبَّـنَٓا اِنَّـنَا نَخَافُ اَنْ يَفْرُطَ عَلَيْنَٓا اَوْ اَنْ يَطْغٰى

Türkçe Transcript

Kâlâ rabbenâ innenâ neḣâfu en yefruta ‘aleynâ ev en yatġâ

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Rabbimiz dediler, korkarız aşırı davranır hakkımızda, yahut da büsbütün azar.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Dediler ki: “Rabbimiz, gerçekten onun (Firavun’un) bize karşı ’taşkın bir tutum takınmasından’ ya da ’azgın davranmasından’ korkuyoruz.”

Abdullah Parlıyan Meali

Musa ile Harun: “Ey Rabbimiz!” dediler. “Korkarız, hakkımızda çok aşırı davranır yahut da büsbütün azar.”

Ahmet Tekin Meali

Onlar: “Ey Rabbimiz, onun bize kötülük yapmasından veya azgınlığını artırmasından korkarız.” dediler.

Ahmet Varol Meali

Dediler ki: "Rabbimiz! Biz onun bize karşı taşkınlık etmesinden ya da iyice azmasından korkuyoruz."

Ali Bulaç Meali

Dediler ki: 'Rabbimiz, gerçekten, onun bize karşı 'taşkın bir tutum takınmasından' ya da 'azgın davranmasından' korkuyoruz.'

Ali Fikri Yavuz Meali

(Mûsa ile Harûn) dediler ki: “- Ey Rabbimiz! Firavun'un bize saldırmasından, yahud aşırı gitmesinden korkuyoruz.”

Bahaeddin Sağlam Meali

Musa ile Harun. “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize haksızlık etmesinden veya tamamıyla azmasından korkarız” dediler.

Bayraktar Bayraklı Meali

Mûsâ ve kardeşi, “Ey Rabbimiz, onun bize kötülük etmesinden veya azgınlığının artmasından korkarız” dediler.

Besim Atalay Meali (1965)

Dediler ki: «Tanrımız! Hemen bize kıymasından, ya taşkınlık etmesinden korkarız!»

Cemal Külünkoğlu Meali

Musa ve Harun şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize kötülük etmesinden yahut iyice azmasından korkuyoruz!”

Cemil Said (1924)

Mûsâ ve Hârûn: "Yâ rabbî korkarız ki bize eziyet ider ve tuğyânda bulunuruz" cevâbını virdiler.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Musa ve kardeşi: "Rabbimiz! Onun bize kötülük etmesinden veya azgınlığının artmasından korkarız" dediler.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Mûsâ ve Hârûn, şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz, onun bize karşı aşırı davranmasından yahut azmasından korkuyoruz.”

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

“Ey rabbimiz!” dediler, “Doğrusu onun bize karşı ileri gitmesinden veya daha da azmasından endişe ediyoruz.”

Diyanet Vakfı Meali

Dediler ki: Rabbimiz! Doğrusu biz, onun bize aşırı derecede kötü davranmasından yahut iyice azmasından endişe ediyoruz.

Edip Yüksel Meali

Dediler ki: "Rabbimiz, onun bize karşı saldırı ve taşkınlıkta bulunmasından korkuyoruz."

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

(Musa ile Harun) "Rabbimiz! Onun bize kötülük yapmasından veya azgınlığını artırmasından korkarız" dediler.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Rabbenâ dediler, korkarız ki bize şiddetle saldırır, yâhud tuğyanını artırır

Emrah Demiryent Meali

Dediler ki: “Ey Rabbimiz! Şüphesiz biz (bu zâlimin) taşkınlık yapmasından ya da (büsbütün) azgınlaşmasından korkuyoruz.

Erhan Aktaş Meali

“Rabb'imiz! Onun bize karşı aşırı gitmesinden veya azgınlık yapmasından çekiniyoruz.” dediler.

Hasan Basri Çantay Meali

Dediler: «Ey Rabbimiz, doğrusu onun bize karşı aşırı gitmesinden, yahud tuğyanını artırmasından endîşe ediyoruz biz».

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

“Rabbimiz! Onun bize karşı şiddetle saldırmasından veya azgınlıkta aşırı gitmesinden korkuyoruz.” dediler.

Hayrat Neşriyat Meali

(Mûsâ ve kardeşi:) “Rabbimiz! Doğrusu biz (onun) bize karşı aşırı davranmasından; ya da azmasından korkuyoruz” dediler.

İhsan Aktaş Meali

İkisi (Musa ve kardeşi Harun) “Rabbimiz!’’ dediler, “Onun bize karşı aşırı gitmesinden (birden üzerimize gelip, tebliğimizi tamamlamaya imkân vermemesinden, bizi dinlememesinden) veya daha da azgınlaşıp, zulüm ve inkârında ileri gitmesinden endişe ediyoruz.”*

(*) Ona tebliğ yapmadan önce kendilerine engel olacağından endişe ediyorlar, yoksa canlarına verecek zarardan değil. قالا ربنا إننا نخاف أن يفرط علي... Devamı..

İlyas Yorulmaz Meali

İkisi dediler ki “Ey Rabbimiz! Firavun’un bizi önemsemeyip aldırış etmeyerek bizi dinlemeyeceğinden veya bize aşırı sert davranmasından korkuyoruz.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Dediler: "Ey çalabımız! Biz korkarız, bize karşı taşkınlık eder, ya üzerimize saldırır diye."

İsmail Hakkı İzmirli

İkisi dediler: Ey Rabbimiz! Korkarız ki o bize vakit bırakmayıp bize ukubet eder de dâvet tamam olmaz veya hadden aşar da Tanrı hakkında dediğini der.

İsmail Yakıt

(Musa ve kardeşi) dediler ki: “Rabbimiz! Onun bize karşı aşırı davranmasından yahut iyice azıtmasından korkuyoruz.”

Kadri Çelik Meali

Dediler ki: “Rabbimiz! Biz Gerçekten onun bizden öne geçmesinden (tebliği engellemesinden) ya da azgın davranmasından korkmaktayız.”

Mahmut Kısa Meali

Böylece, iki kardeş sarayın yolunu tuttu. Fakat korkmuyor da değillerdi:“Ey Rabb’imiz!” dediler, “Bu zâlimin bize kötülük yapmasından veya büsbütün azgınlaşmasından korkuyoruz.”

Mahmut Özdemir Meali

Dediler ki: -"Rabbimiz! Biz, bize karşı taşkınlık yapmasından veya azgınlaşmasından korkuyoruz".

Mehmet Çakır Meali

Musa: " Ya Rab! açıkçası korkuyoruz, acaba bize sert çıkıp daha da azar mı ki! "

Mehmet Çoban Meali

Dediler ki: "Rabbimiz, doğrusu biz onun bize aşırı şekilde kötü davranmasından yahut iyice azmasından endişe ediyoruz."

Mehmet Okuyan Meali

(Musa ve Harun) “Rabbimiz! Doğrusu, onun bize kötülük yapmasından veya iyice azmasından endişe ediyoruz.” demişlerdi.

Mehmet Türk Meali

(O ikisi): “Ey Rabbimiz! Biz gerçekten onun bize karşı aşırı derecede (kötü) davran-masından yahut zulmetmesinden korkuyoruz.” dediler.

Muhammed Esed Meali

[Musa ile Harun:] “Ey Rabbimiz!” dediler, “onun bize düşmanca davranmasından ²⁹ yahut azgınlık[ta devam] etmesinden korkarız”.

29 Yani, “bizi sürgün ederek ya da haksız yere öldürerek, Senin mesajını gereği gibi duyurmamıza engel olacağından”.

Mustafa Çavdar Meali

Her ikisi de: – Rabbimiz, dediler. O’nun bize karşı aşırı davranmasından veya daha da azgınlaşmasından korkuyoruz. 20/46

Mustafa İslamoğlu Meali

O ikisi “Rabbimiz!” dediler, “doğrusu biz, bize aşırı şiddet uygulamasından veya daha da azgınlaşmasından korkarız.”

Orhan Kuntman Meali

Onlar: "Ey Rabbimiz, onun bize azap ve işkence etmesinden korkarız" deyince de;

Osman Fırat Meali

(Musa ve Harun) Dediler ki: "Rabbimiz, korkarız ki bize karşı bir taşkınlık yapar veya azar".

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Dediler ki: «Ey Rabbimiz! Muhakkak biz korkarız ki, ya üzerimize şiddetle saldırır veya haddi tecavüz eder.»

Suat Yıldırım Meali

“Ya Rabbenâ” dediler, “doğrusu, korkarız ki o bize son derece kötü davranır, hatta ileri gidip daha da azar. ”

Süleyman Ateş Meali

Dediler ki: "Rabbimiz, onun bize taşkınlık etmesinden, yahut iyice azmasından korkuyoruz."

Süleyman Tevfik (1927)

Mûsâ ve Hârûn: "Yâ Rabbî! Korkarız ki Fir'avn, bize mu'cize göstermeğe fırsat bırakmadan üstümüze şiddet göstere veyâhud tuğyânı ve küfri artıra" didiler.

Süleymaniye Vakfı Meali

Dediler ki “Rabbimiz! Bize karşı çok ileri gider veya haddi aşar diye korkuyoruz.”

Şaban Piriş Meali

- Rabbimiz, biz onun bize taşkınlık yapmasından veya azmasından korkuyoruz, dediler.

Ümit Şimşek Meali

İkisi dediler ki: “Ey Rabbimiz, onun bize tecavüzünden yahut daha da azgınlaşmasından korkarız.”

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Dediler ki: "Rabbimiz, onun aleyhimizde bir taşkınlık yapmasından yahut yine azmasından korkuyoruz."

Sardorxon Jahongir

Muso va Horun: “Ey Robbimiz, darhaqiqat biz agar uni iymon keltirishga da’vat qilsak bizga shoshqaloqlik bilan azobga duchor qilishidan yoki battar tug‘‎yonga ketishidan qo‘‎rqamiz”, – dedilar.

Eski Anadolu Türkçesi

eyittiler mūsā-y-ıla hārūn “iy çalabumuz! bayıķ biz ķorķanız kim ive ya'nį 'aźāb eylemeġe bizüm üzerümüze yā ḥaddan geçüre yavuzlıġı.”

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdi‐ ler anı: Bizi yaradan Allāh, biz ḳorḳar‐biz ki bize ‘iḳāb itmegi tizle‐de, yā ṭuġyānı arta, didiler.

Bunyadov-Memmedeliyev

Onlar: “Ey Rəbbimiz! (Fir’onun mö’cüzə göstərməyimizə hövsələsi çatmayıb) bizə şiddətli cəza verməsindən və ya azğınlaşaraq həddini aşmasından (dikbaşlıq etməsindən) qorxuruq!” – dedilər.

M. Pickthall (English)

They said: Our Lord! Lo! we fear that he may be beforehand with us or that he may play the tyrant.

Yusuf Ali (English)

They (Moses and Aaron) said: "Our Lord! We fear lest he hasten with insolence(2569) against us, or lest he transgress all bounds."

2569 They were now in Egypt (see n. 2565 above) and therefore in the power of the Pharaoh. The local atmosphere called for the greatest courage and fi... Devamı..


Designed by ÖFK