وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِلزَّكٰوةِ فَاعِلُونَۙ
Türkçe Transcript
Velleżîne hum lizzekâti fâ’ilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Ve öyle kişilerdir onlar ki zekatlarını verirler.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Onlar (kurtulacak olanlar) zekât (verecek şekilde helâl kazanmak ve zekât vergisini uygulayacak Adil bir Düzeni kurmak) için çalışıp gerekli (fikri ve fiili) çabayı sarf edenlerdir.
Abdullah Parlıyan Meali
Arınmak için yapılması gereken zekatı, gerektiği şekilde yerine getirirler.
Ahmet Tekin Meali
Mü'minler vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekât verir duruma gelmek, zekâtı vermek ve hayırları çoğaltmak, vicdanları temizlemek için çalışanlardır.
Ahmet Varol Meali
Onlar zekâtı verirler.
Ali Bulaç Meali
Onlar, zekata ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir;
Ali Fikri Yavuz Meali
Onlar ki, zekâtlarını verirler.
Bahaeddin Sağlam Meali
Onlar ki, zekât için çalışırlar.
Bayraktar Bayraklı Meali
Arınmak için çalışırlar.
Besim Atalay Meali (1965)
1,2,3,4,5,6. Namazlarında gönülleri titreyen; boş işlerden kaçınan; zekât veren; eşleriyle, odalıkları olmadıkça, utanç yerlerin koruyanlar; inanlılar kurtulurlar, bunlar ayıplanmazlar
Cemal Külünkoğlu Meali
Onlar, zekât vermek için çalışırlar.
Cemil Said (1924)
1,2,3,4,5,6. Mü’minler, tevâzu’ ile namâz kılanlar, fenâ söz söylemekden ictinâb idenler, zekât virenler, ferclerini harâmdan muhâfaza idenler ve ihtiyâcât-ı nefsâniyelerini zevcelerine ve sağ el ile (yani helâl sûretde) tedârik itdikleri câriyelerine hasr idenler hiç bir levm ve ’itâba dûçâr olmazlar.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onlar zekatlarını verirler.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onlar ki, zekâtı öderler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Zekâtı verirler;
Diyanet Vakfı Meali
Onlar ki, zekâtı verirler;
Edip Yüksel Meali
Zekatı pratiğe geçirirler.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Onlar ki, zekat (vazifelerini) yerine getirirler,
Elmalılı Meali (Orijinal)
Onlar ki zekât vermek için çalışırlar
Emrah Demiryent Meali
Onlar zekâtı (sadakayı) verirler.
Erhan Aktaş Meali
Ve onlar, zekât için¹ çalışanlardır.
Hasan Basri Çantay Meali
(Öyle mü'minler) ki onlar zekât (vazîfe) lerini yapanlardır.
Hayrat Neşriyat Meali
Ve o kimseler ki, onlar zekât (vermek) için çalışanlardır.
İhsan Aktaş Meali
Ve (yine) onlar (o inanan erkek ve kadınlar) ki her zaman (toplumun yoksul, işsiz ve muhtaç kesimine) zekâtlarını vererek (hem servetlerini hem de gönüllerini temizlemeyi) devam ettirirler.
İlyas Yorulmaz Meali
Her zaman zekâtlarını vererek (mallarını temizlemeyi) devam ettirirler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
O inananlar ki zekatlarını verirler,
İsmail Hakkı İzmirli
2, 6. O mü/minler ki namazlarında huşu/da bulunurlar [²]. Beyhude şeyden yüz çevirirler, zekâtlarını da verirler. Utanacak yerlerini de haramdan saklarlar. Meğer ki zevceleriyle cariyelerine karşı olsun. Çünkü bunlar ile kınanmazlar.
İsmail Yakıt
Onlar arınmak için [zekât]¹ çaba sarf edenlerdir.
Kadri Çelik Meali
Onlar, zekâtı ifa edenlerdir.
Mahmut Kısa Meali
Onlar ki, hem kendilerini, hem de başkalarını arındırmak üzere, İslâm toplumunun sosyal güvencesi olan zekâtı bir kurum hâlinde yaşatma ve yaygınlaştırma görevini yerine getirir ve ayrıca, zekât verecek bir duruma gelmek için meşrû çerçevede çalışır, gayret gösterirler.
Mahmut Özdemir Meali
Zekât’a / Arınma’ya yatkın olanlar!
Mehmet Çakır Meali
zekatı / aklama vergisini verenler,
Mehmet Çoban Meali
Zekât-ı İkame ederek; her türlü haramdan, pislikten, kötü hareketlerden, gıybetten, iftiradan, dedikodudan, haksızlık yapmaktan, dünyevi çıkarcılıktan uzak dururlar. Varlıklarını ihtiyaç sahibi olan fakirlerle, yoksullarla, yolda kalmışlarla, yetimlerle paylaşırlar.
Mehmet Okuyan Meali
Onlar arınmak için çalışanlardır. [*]
Mehmet Türk Meali
2,3,4. O (mü’minler) namazlarında huşu¹ sahibidirler ve boş söz (ve yararsız şeyler)den yüz çevirirler, zekât² (görevlerini) yerine getirirler.
Muhammed Esed Meali
arınmak için yapılması gerekeni yaparlar; ¹
Mustafa Çavdar Meali
Onlar ki, zekât ile arınmak için çaba gösterirler. 2/267- 271, 9/60, 76/8
Mustafa İslamoğlu Meali
onlar ki, arınmak için gerekeni yaparlar;
Orhan Kuntman Meali
Zeka t görevlerini yerine getirirler.
Osman Fırat Meali
Ve onlar zekâtlarını verirler.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve o mü'minler ki, onlar zekatı da ifâ edenlerdir.
Suat Yıldırım Meali
Onlar zekâtı ifa eder (kendilerini maddeten ve manen arındırırlar). [91, 9-10; 41, 6-7]
Süleyman Ateş Meali
Onlar zekatı verirler.
Süleyman Tevfik (1927)
Zekâtlarını virirler.
Süleymaniye Vakfı Meali
Onlar zekât için[*] çalışırlar.
Şaban Piriş Meali
Onlar, arınmak için hareket edenlerdir.
Ümit Şimşek Meali
Onlar zekât için çalışırlar.(2)
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Zekâtı vermek için faaliyettedir onlar.
Sardorxon Jahongir
Ular haqdorlarga zakotni ado qiluvchilardir.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı anlar kim zekātı eyleyicilerdür.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı anlar kim zekātı virür, ḫayr işlerler.
Bunyadov-Memmedeliyev
O kəslər ki, zakat verərlər;
M. Pickthall (English)
And who are payers of the poor due;
Yusuf Ali (English)
Who are active in deeds of charity;
Designed by ÖFK