×

Hoşgeldiniz.

Kullanıcı

Şifre




Şifremi UnuttumKAYDOL
Ayarlar

 

İbrahim / 18

مَثَلُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ اَعْمَالُهُمْ كَرَمَادٍۨ اشْتَدَّتْ بِهِ الرّ۪يحُ ف۪ي يَوْمٍ عَاصِفٍۜ لَا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا عَلٰى شَيْءٍۜ ذٰلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَع۪يدُ

Türkçe Transcript

Meśelu-lleżîne keferû birabbihim(s) a’mâluhum keramâdin(i)şteddet bihi-rrîhu fî yevmin ‘âsif(in)(s) lâ yakdirûne mimmâ kesebû ‘alâ şey-/(in)(c) żâlike huve-ddalâlu-lba’îd(u)

Abdulbaki Gölpınarlı Meali

Rablerine kafir olanların örneği, bir küle benzer, kasırga estiği bir günde bu kül, yelle savrulur gider. Kazançlarından hiçbir şey elde edemezler, işte budur doğru yoldan çok uzak bir sapıklık.

Abdullah-Ahmet Akgül Meali

Rablerini inkâr edenlerin misali şöyledir: Onların (bütün) amelleri (ve birikimleri), fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. (Kâfirler) Kazandıklarından hiçbir şeyi (ellerinde tutmaya) güç yetiremezler. İşte uzak ve derin bir sapkınlık (içinde olmak) böyledir.

Abdullah Parlıyan Meali

Rablerine inanmayıp, O'nu tanımayan kimselerin yaptıkları işler, fırtınalı bir günde sert rüzgarların savurduğu küle benzer, böyleleri kazandıkları iyi şeylerden de, ahirette hiçbir fayda sağlayamazlar. İşte budur, doğru yoldan çok uzak bir sapıklık.

Ahmet Tekin Meali

Rablerini inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin iyilik namına işledikleri amelleri, tıpkı fırtınalı bir günde, rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer. Yaptıkları iyiliklerin, kazandıkları hayırların karşılığında hiçbir şey elde edemezler. Başına buyruk yaşayarak büsbütün hak yoldan uzaklaşma, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih işte budur.

bk. Kur’an-ı Kerim, 3/117; 25/23.

Ahmet Varol Meali

Rablerini inkar edenlerin örneği şudur: Onların yaptıkları fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiç bir şeye güç yetiremezler. İşte bu uzak bir sapıklıktır.

Ali Bulaç Meali

Rablerini inkâr edenlerin durumu şudur: Onların yaptıkları, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiç bir şeye güç yetiremezler. İşte uzak bir sapıklık (içinde olmak) budur.

Ali Fikri Yavuz Meali

Rablerine küfredenlerin (kâfirlerin) hali şudur: Yaptıkları ameller (boşa gitme bakımından) fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu biri küle benzer. Kazandıklarından hiç bir şey ellerine geçmez. İşte bu, hakdan uzak olan asıl sapıklıktır.

Bahaeddin Sağlam Meali

Kendilerini yaratıp büyüten Allah’ı inkâr edenlerin işleri; fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu bir küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi ellerinde tutamıyorlar. İşte en büyük sapıklık ve kayıp budur.

Bayraktar Bayraklı Meali

Rabblerini inkâr edenlerin amelleri, fırtınalı bir günde rüzgârın tarumar ettiği küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte bu, dönüşü olmayan sapıklığın ta kendisidir.

Besim Atalay Meali (1965)

Tanrıya karşı, küfreden kimselerin işleri, fırtınalı bir günde yelin savurduğu bir küle benzer, yaptıkları işlerden, ellerine bir şey geçmez; bu en batak sapkınlıktır

Cemal Külünkoğlu Meali

Rablerini inkâr edenlerin (ve bu küfrü zulümle besleyenlerin) amelleri fırtınalı bir günde şiddetli rüzgârda savrulan küle benzer, yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte koyu bir sapıklığın içinde olmak budur.

Ayette inkâr üzere yapılan ameller, fırtınalı bir günde şiddetli rüzgârın savurduğu küle benzetilir. Bu teşbih, amelin zahirî görünümünü değil, ontolo... Devamı..

Cemil Said (1924)

Kâfirlerin a’mâli bir furtınalı havada rüzgâra kapılan küllere benzer. Bu a’mâlin zerresini bulmazlar. Ânların ’amelleri derîn bir dalâletdir.

Diyanet İşleri Meali (Eski)

Rablerini inkar edenlerin işleri, fırtınalı bir günde, rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer; yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte bu uzak sapıklıktır.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)

Rablerini inkâr edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir şeyin (ahirette) yararını görmezler. İşte bu, derin sapıklıktır.

Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)

Rablerini inkâr edenlerin yapıp ettikleri, fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu kül gibidir. Kazandıklarından hiçbir fayda göremezler. İşte bu, derin bir sapkınlıktır.

Diyanet Vakfı Meali

Rablerini inkâr edenlerin durumu (şudur): Onların amelleri fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi elde edemezler. İyiden iyiye sapıtma işte budur.  

 Allah Teâlâ kâfirlerin amellerini, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu bir küle benzetmektedir ki onların ameli ne kadar iyi ve çok olurs... Devamı..

Edip Yüksel Meali

Rab'lerini inkar edenlerin yaptıkları işler, fırtınalı bir günde rüzgarın savurduğu kül gibidir. Kazandıklarından hiç bir şey elde edemezler. İşte gerçek kayıp budur.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali

Rabblerini inkâr edenlerin durumu tıpkı fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi elde edemezler. İşte asıl uzak sapıklık budur.

Elmalılı Meali (Orijinal)

Rablarına küfredenlerin meseli şudur: amelleri bir küle benzer ki onu fırtınalı bir günde rüzgar şiddetli savurmaktadır, kazandıklarından hiç bir şey ellerini geçmez, işte budur asıl o uzak dalâl

Emrah Demiryent Meali

Rablerine nankörlük edenlerin yapmış oldukları amellerinin misali; fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünya hayatında iken, sözde hayır namına) yaptıklarından dolayı (âhirette) hiçbir şey elde edemezler. (Zira onlar Allah’ı ilâh edinmekle birlikte, putlara da ilâhlık vasfı verdiler ve yaptıkları iyi işleri, Allah rızası için yapmadılar.) İşte bu (durum, öldükten sonra telafisi mümkün olmayan) sapkınlığın ta kendisidir.

Erhan Aktaş Meali

Rabb'lerine nankörlük edenlerin yaptıkları, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiçbir şey ellerinde kalmaz. İşte bu derin bir sapkınlıktır.

Hasan Basri Çantay Meali

Rablerini küfr-ü inkâr edenlerin misâli şudur: yapdıkları işler fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu bir küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şey'i ellerine geçiremezler. İşte bu, (Hakdan) uzak sapıklığın ta kendisidir.

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali

Rablerini inkâr edenlerin yaptıkları, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu külün örneği gibidir. Kazandıklarının hayrını göremezler. İşte derin sapkınlık budur.

[24/39; 25/23; 47/1]

Hayrat Neşriyat Meali

Rablerini inkâr edenlerin misâli şöyledir: Onların amelleri, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu bir küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeye güçleri yetmez. İşte (haktan) uzak olan dalâlet budur.

İhsan Aktaş Meali

Rablerini inkâr etmiş olan kimselerin (dünyada) yaptıkları işler, fırtınalı bir günde şiddetli rüzgârların savurduğu küle benzer, kazandıklarından hiçbir şeyi elde edemezler. İyiden iyiye sapıtma işte budur. *

(*) Onların yaptıkları rüzgârın savurduğu kül gibidir. Küller nasıl ki rüzgârın esmesiyle savrulup gidiyorsa onlar da yok olup gidecektir. Çünkü yaptı... Devamı..

İlyas Yorulmaz Meali

Rablerini inkâr edenlerin yaptıklarının misali, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle saçıp savurduğu küle benzer. Kazandıkları şeylerin hiçbirisinden (azaba dayanacak) güç elde edemeyecekler. Bu, gerçekten çok uzak bir sapıklıktır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Çalaplarını tanımıyanların yaptıkları işler fırtınalı bir günde sert yellerin savurduğu küllere benzer. Onlar kazandıkları nesnelerden hiçbirini değerlendiremezler. İşte büyük sapkınlık da buna denir.

İsmail Hakkı İzmirli

Rablerini tanımayanların amelleri fırtınalı bir günde şiddetli rüzgâra uğrayan kül yığını gibidir. Onlar dünyada kazançlarından hiçbirini bulmaya kaadir olamazlar. İşte haktan uzak bir sapıklık budur.

İsmail Yakıt

Rablerine karşı nankörlük edenlerin işleri/amelleri tıpkı fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer. Kazandıkları hiçbir şeyin (ahirette) yararını görmezler. İşte derin sapıklık budur.

Kadri Çelik Meali

Rablerini inkâr edenlerin amellerinin örneği, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiç bir şeye güç yetiremezler. İşte derin bir sapıklık (içinde olmak) budur.

Mahmut Kısa Meali

Rab’lerini inkâr edenlerin oluşturdukları sistemler, ikiyüzlüce yaptıkları ibâdetler, kurdukları gösterişli ordular ve erdemlilik adına yaptıkları sözde hayra yönelik işler, tıpkı fırtınalı bir günde, rüzgârların önünde savrulan küle benzer; küller nasıl rüzgarın esivermesiyle uçup gidiyorsa, onlar da darmadağın olup gidecekler! Ayrıca, Allah’a iman temeline dayanmaksızın yaptıkları iyilikler, Hesap Gününde toz duman olup gidecek ve böylece, yapıp ettiklerinden hiçbir yarar elde edemeyecekler. Öyle ki, o gün ilâhî teraziye koymaya değecek en ufak yararlı bir iş bile bulamayacaklar. İşte bu, gerçekten de haktan uzak ve derin bir sapmadır. Oysa göklerde ve yerde, insana doğru yolu gösterecek nice mûcizeler var:

Mahmut Özdemir Meali

Rabb’lerini inkâr etmiş olanların misâli: Onların amelleri kül gibidir. Rüzgâr onu fırtınalı bir günde şiddetle savurur. Kazandıklarından bir şey elde edemezler. Bu Uzaklaştıran Sapkınlık’tır.

Mehmet Çakır Meali

Hasılı Allah’ı inkar edenlerin amelleri, kasırgalı bir günde rüzgarla birlikte savrulup giden kül misali yok olur gider... Artık kazandıklarından elde avuçta hiçbir şey kalmamıştır. Artık yalnızlığın buruk acısı ile başbaşadırlar...

Mehmet Çoban Meali

Rabbini inkâr edenlerin durumu şudur: Onların yaptıkları şeyler fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi elde edemezler. İyiden iyiye sapıtma işte budur.

Mehmet Okuyan Meali

Rablerini inkâr edenlerin durumu, işleri fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer. [*] Kazandıklarından hiçbir şeye güç yetiremezler. [*] Asıl uzak sapkınlık işte budur!

Benzer mesaj: Hacc 22:31.,Benzer mesaj: Bakara 2:264.

Mehmet Türk Meali

Rablerini inkâr edenlerin yaptıkları işler; fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu küle, benzer.¹ Kazançlarından hiç bir fayda elde edemezler. İşte (haktan) uzak(lara) sapmak böyledir!

1 Burada teşbih-i temsili vardır. Yani benzetme yönü tek değildir. Benzetme yönü; değersiz olmak, boşa gitmek, dayanıksız... olmaktır. Yani kâfirlerin... Devamı..

Muhammed Esed Meali

Rablerini inkara şartlanmış olanların yapıp-ettikleri, ²⁴ fırtınalı bir günde rüzgarın hışımla saçıp savurduğu küle benzemektedir; böyleleri kazandıkları [iyi] şeylerden [de ahirette] hiçbir yarar sağlayamazlar: çünkü [Allah’a karşı sergiledikleri] bu [inkarcı tutum] sapıklıkların en kötüsüdür. ²⁵

24 Yani, iyi olanları bile (Râzî).25 Lafzen, “işte en uzak sapıklık budur”. Zâlike huve zamirlerinden sonra gelen ed-dalâlu’l-ba‘îd ifadesinin başında... Devamı..

Mustafa Çavdar Meali

Rablerinin ayetlerini tanımayanların işleri, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle saçıp savurduğu küle benzer; ellerine kazandıklarından hiçbir şey geçmez. İşte en derin sapıklık ve en büyük kayıp budur. 4/56, 18/105, 25/23, 39/63

Mustafa İslamoğlu Meali

Rablerini inkârda direnenlerin yapıp ettikleri (iyi şeyler), fırtınalı bir günde rüzgârın haşince saçıp savurduğu küle benzer; onların eline kazandıklarından hiçbir şey geçmez.[²⁰⁰⁰] Bu, işte budur hedefin çok uzağına düşmek.[²⁰⁰¹]

[2000] Zımnen: Allah’tan yoksun eylem anlam ve amaçtan yoksun eylemdir; tıpkı kül gibi işi bitmiş bir atıktır; savrulmaya açıktır. [2001] Ed-dalâlu... Devamı..

Orhan Kuntman Meali

Rablerini inkar edenlerin durumuna şu örnek de verilebilir ki, onların amelleri, fırtmalı bir günde, şiddetli bir rüzgarın -öteye beriye savurduğu- bir kül yığınına benzer. Kazandıklarından (dünyada işlemiş olduğu amellerden ötürü ahirette) hiçbir sevap elde edemezler. İşte bu (doğru yoldan) tam sapıtmanın ta kendisidir.

Osman Fırat Meali

Rablerini inkar edenlerin işlerinin misali, çok şiddetli rüzgarla fırtınalı bir gündeki kül gibidir. Ondan bir şey elde etmeye güçleri olmaz. İşte bu (haktan) uzak bir sapıklıktır.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali

Rablerini inkâr edenlerin meseli şöyledir; onların amelleri, fırtınalı bir günde şiddetli bir rüzgâra uğrayan bir kül gibidir. Onlar kazandıklarından bir şey üzerine kâdir olamazlar. İşte uzak sapıklık budur.

Suat Yıldırım Meali

Rab'lerini inkâr edenlerin durumu şudur: Onların iyi işleri, bir kül yığınına benzer. Fırtınalı bir günde rüzgâr onu şiddetle savurmaktadır. . . Kazandıklarından hiç bir şeyi ellerinde tutamıyorlar. İşte asıl kayıp, asıl sapıklık budur! [25, 23; 3, 117]

Süleyman Ateş Meali

Rablerine karşı nankörlük edenlerin iyi işleri, tıpkı fırtınalı bir günde rüzgarın savurduğu küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şeyi ele geçiremezler. İşte derin sapıklık budur!

Çünkü yaptıkları işler, rüzgârın savurduğu kül gibi hakikat karşısında savrulup gitmiştir, kendilerine sevaptan eser kalmamıtır.

Süleyman Tevfik (1927)

Rablerine küfür idenlerin amelleri, kuvvetli bir rüzgârın önüne gelen kül yığını gibidir. Kazandıkları a'mâl-i hayriyeden ellerine bir şey geçmez. İşte bu; rahmetden uzak dalâldir.

Süleymaniye Vakfı Meali

Rablerini görmezlikten gelenlerin işleri, fırtınalı bir günde sert rüzgârların savurduğu küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şey ellerinde kalmaz. Telafisi mümkün olmayan kayıp işte budur.

Şaban Piriş Meali

Rablerini tanımayanların işleri, fırtınalı bir günde, rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer; kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte en uzak sapıklık odur.

Ümit Şimşek Meali

Rablerini inkâr edenlerin hali, fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu kül gibidir. Kazandıklarından hiçbir şey ellerinde kalmaz. En büyük aldanış işte budur.

Yaşar Nuri Öztürk Meali

Rablerine nankörlük edenlerin amelleri, fırtınalı bir günde rüzgârın tarumar ettiği küle benzer. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte bu, dönüşü olmayan sapıklığın ta kendisidir.

Sardorxon Jahongir

Robbilariga kufr keltirganlarning amallarining misoli go‘‎yo bo‘‎ronli kunda shamol uchirib ketgan kulga o‘‎xshaydi. Kofirlar kasb qilgan ishlaridan hech narsaga qodir bo‘‎lmaydilar. Mana shuning o‘‎zi butunlay adashishdir.

Eski Anadolu Türkçesi

meŝeli anlaruñ kim kāfir oldılar çalabı’larına anlaruñ 'ameli kül gibidür ķatı oldı aña yil bir günde kim ķatı esmek issidür güçleri yitmez ya'nį āħiretde andan kim ķazandılar nesene üzere. şol oldur azġunlıķ ıraķ.

Satıraltı Meal (1534)

Meẟeli ya‘nī ṣıfatı anlaruñ kim kāfir oldılar Çalaplarına. Anlaruñ ‘ameli külgibidür, ḳatı aña yil, bir günde kim ḳatı esmek issidür. Güçleri yitmeye an‐dan kim ḳazandılar nesne üzere. Şol oldur azġunluḳ ıraḳ.

Bunyadov-Memmedeliyev

Rəbbini inkar edənlərin (dünyadakı yaxşı) əməlləri fırtınalı bir gündə küləyin sovurub apardığı gülə bənzəyir. Onlar (dünyada) etdikləri əməllərdən heç bir fayda (savab) əldə edə bilməzlər. Budur (haqq yoldan) azıb uzaqlaşmaq! (Doğru yoldan uzaq düşməyin aqibəti belədir. Bir də haqq yola qayıtmaq çətindir!)

M. Pickthall (English)

A similitude of those who disbelieve in their Lord: Their works are as ashes which the wind bloweth hard upon a stormy day. They have no control of aught that they have earned. That is the extreme failure.

Yusuf Ali (English)

The parable of those who reject their Lord is that their works are as ashes,(1892) on which the wind blows furiously on a tempestuous day: No power have they over aught that they have earned: that is the straying far, far (from the goal).

1892 Note the fullness of the parable. The works of the ungoldy are in themselves light and unsubstantial like ashes: they are the useless rubbish tha... Devamı..


Designed by ÖFK