وَاِذَا رَاَوْا اٰيَةً يَسْتَسْخِرُونَۖ
Türkçe Transcript
Ve-iżâ raev âyeten yestesḣirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Ve bir delil gördüler mi alay etmeye kalkarlar.
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, (onu) alay konusu edinip eğleniyorlar.
Abdullah Parlıyan Meali
Ve bir delil gördüler mi, onunla alay etmeye kalkarlar.
Ahmet Tekin Meali
Muhammed'in hak peygamber olduğu ile ilgili bir mûcize delili, Kur'ân'ı gördükleri zaman da alaya alırlar.
Ahmet Varol Meali
Bir ayet (mucize) gördüklerinde alaya alırlar.
Ali Bulaç Meali
Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar.
Ali Fikri Yavuz Meali
Bir mucize gördükleri vakit de eğlenceye alıyorlar.
Bahaeddin Sağlam Meali
Bir mucize gördükleri zaman da alaya alıyorlar.
Bayraktar Bayraklı Meali
Bir âyet görseler, alay ediyorlar.
Besim Atalay Meali (1965)
Bir belge görünce de, alaya alırlar !
Cemal Külünkoğlu Meali
Bir ilahi mesajla muhatap olduklarında, onu alaya alırlar,
Cemil Said (1924)
Bir mu’cize görseler gülerler.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
İlâhî bir işaret gördüklerinde alaya alıyorlar;
Diyanet Vakfı Meali
Bir mucize görseler alay ederler.
Edip Yüksel Meali
Bir delil gördüklerinde onu alaya alıyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Bir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
Bir mu'cize gördükleri vakıt da eğlence yerine tutuyorlar
Emrah Demiryent Meali
Bir mu‘cize gördükleri zaman da (onu) alaya alırlar.
Hasan Basri Çantay Meali
Bir mu'cize gördükleri vakit (onu) eğlenceye tutarlar.
Hayrat Neşriyat Meali
Ve bir mu'cize gördükleri zaman, (onunla) alay etmek istiyorlar.
İhsan Aktaş Meali
Bir ayet (hakikati gözler önüne seren bir delil, bir kanıt) gördüklerinde de (onu) alay konusu edinip eğleniyorlar.
İlyas Yorulmaz Meali
Bir işaret (ayet) görseler, eğlenceye almak istiyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Bir belge görecek olsalar, onunla eğlenmiye başlıyorlar da,
İsmail Hakkı İzmirli
Bir mûcize görseler onu maskaralığa alırlar.
İsmail Yakıt
Bir mucize [âyet] görseler alay ederler.
Kadri Çelik Meali
Bir ayet (mucize) gördüklerinde de alay konusu edinip eğleniyorlar.
Mahmut Kısa Meali
Hakikati gözler önüne seren bir delil veya bir ayet gördüklerinde, küçültücü sözlerle onu etkisiz kılmaya çalışırlar:
Mahmut Özdemir Meali
Bir âyet gördükleri zaman eğleniyorlar.
Mehmet Çakır Meali
Bir ayet gördüler mi, bakışıp gülüşüyorlar:
Mehmet Çoban Meali
Onlara bir ayet okusan hemen alay ederler.
Mehmet Okuyan Meali
Bir ayet gördüklerinde alay ederler.
Mehmet Türk Meali
Bir mûcize gördüklerinde alay ediyorlar.
Muhammed Esed Meali
ve bir [ilahî] mesajla muhatab olduklarında onu küçümserler
Mustafa Çavdar Meali
Gerçeği söyleyen bir ayet gördüklerinde onu hafife alıyorlar. 16/103, 21/3...5
Mustafa İslamoğlu Meali
ve bir âyet gördüklerinde küçümsemeye kalkarlar;
Orhan Kuntman Meali
(Peygamberliğinin ve Kur'an'ın hak olduğunu belirleyen) Bir mucize görseler, onu eğlenceye alırlar.
Osman Fırat Meali
Bir ayet/kanıt gördüklerinde küçümsüyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve bir mûcize gördükleri vakit de onunla istihzâ eder dururlar.
Suat Yıldırım Meali
14, 15, 16, 17. Gerçeği gösteren bir delil veya bir mûcize görseler, başkalarını da onunla alay etmeye çağırır ve “Bu, derler, besbelli bir sihir! Demek biz öldükten, hem de çürümüş kemik ve toz toprak haline geldikten sonra, biz mi dirilecek mişiz! Gelmiş geçmiş babalarımız ve dedelerimiz de mi dirilecekler! ”
Süleyman Ateş Meali
Bir mu'cize görseler, alay ediyorlar.
Süleyman Tevfik (1927)
Bir mu'cize görseler aralarında onı masharaya alırlar.
Süleymaniye Vakfı Meali
Bir âyet gördüklerinde hafife almaya çalışıyorlar.
Şaban Piriş Meali
Bir ayet gördükleri zaman onunla alay ediyorlar.
Ümit Şimşek Meali
Bir âyet gördüklerinde de alaya alıyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Bir ayetle yüz yüze geldiklerinde, dudak büküp eğleniyorlar.
Sardorxon Jahongir
Sizning haq payg‘ambar ekanligingizga dalolat qiladigan biror belgi ko‘rsalar, iymon keltirish o‘rniga yanada qattiqroq masxara qiladilar.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķaçan kim gördiler bir nişān gey yañśularlar.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı bir āyet görseler anı masḫaralıġa alurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bir mö’cüzə gördükdə isə ona istehza edərlər.
M. Pickthall (English)
And seek to scoff when they behold a portent
Yusuf Ali (English)
And, when they see a Sign, turn it to mockery,
Designed by ÖFK