9 Mayıs 2026 -
21 Zi'l-Ka'de 1447 - Cumartesi
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Diğer Mealler...
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Satırarası Meal
Nisâ Suresi
◄
87
►
Cüz 5
(Abdullah-Ahmet Akgül Meali)
60.
(Ey Resulüm!)
Sana indirilen
(Kur’an’a)
ve Senden önce gönderilen
(Kitaplara)
, sözde inandıklarını öne süren
(sahtekâr münafıkları)
görmez misin? Ki bunlar,
(hak ve adalet ölçüleriyle değil)
tağutun önünde
(zalim ve bâtıl düzenlerin kurum ve kurallarıyla)
muhakeme olunmak
(şeytan fikirli Yahudi ve Hristiyanların hükmü altında yaşamak)
istemektedirler! Oysa
(mü’min ve Müslüman sayılmak için)
onu
(tağutu ve süper güç putunu)
red ve inkâr etmekle emrolunmuşlardır. Şeytan onları derin ve dönüşü olmayan bir sapkınlığa sürüklemek istemektedir.
[Not: Bir Müslümanın şu soruları kendisine yöneltmesi ve samimi yanıtlarına göre iman durumunu değerlendirmesi gerekir. Benim istisnasız her konudaki
...
Devamı..
61.
Ne vakit onlara:
(Bu temelsiz ve geçersiz yorumları bırakıp)
“Allah’ın indirdiği
(Kur’an’ın açık ve kesin hükümlerine)
ve Resulün
(bildirdiklerine ve sünnetine)
gelin
(bunları ölçü edinelim)
” denildiğinde, o münafıkların Senden süratle uzaklaşıp kaçtıklarını
(ve Kur’an’ın hükümlerinden kaytardıklarını)
görürsün.
(İşte bunlar asıl itikadi münafıkların ta kendileridir.)
62.
Öyleyse nasıl oluyor da, kendi ellerinin sundukları
(kötü amellerinin ve bozuk emellerinin sebep oldukları)
yüzünden, onlara bir musibet isabet edince, hemen ardından Sana gelerek: "Kuşkusuz, biz iyilik yapmaktan ve arayı bulup uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye
(yalan yere)
Allah’a yemin etmektedirler!
63.
(Ey Elçim!)
Halbuki Allah, bunların kalplerinde olanı bilmektedir. O halde Sen aldırma,
(şimdilik)
onlardan yüz çevir,
(dert etme, ama)
yine de kendilerine öğüt ver ve onlara nefislerini ikna edici “beliğ”
(anlaşılır ve vicdanlarında iz bırakır şekilde)
açık ve etkileyici söz söyle
(ki bu Senin görevindir)
.
64.
Biz elçilerden hiç kimseyi, ancak Allah’ın izniyle kendisine itaat edilmesinden başka bir gaye ile göndermedik.
(Münafıklar)
Onlar
(isyan ve itiraz sebebiyle)
kendi nefislerine zulmettiklerinde, şayet Sana gelip Allah’tan bağışlanma dileselerdi ve elçi de onlar için bağışlanma talep etseydi, elbette Allah’ı tevbeleri fazlasıyla kabul eden, merhamet buyurup esirgeyen olarak bulabilirlerdi.
65.
(Ey Nebim!)
Hayır
(onların zannettiği gibi)
değil; Senin Rabbine andolsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerde Seni hakem kılıp, sonra Senin verdiğin hükme,
(hem de)
içlerinde hiçbir sıkıntı
(ve gizli itiraz)
duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça, onlar hakkıyla iman etmemişlerdir.
(Çünkü iman; Ayet ve Hadisleri kutsal ölçü edinmeyi gerektirir. Bu ayete göre adil devlet ve hükümet kararlarına da itaat edilmelidir.)
سُورَةُ النِّسَاء
◄
٨٧
►
الجزء٥
اَلَمْ
تَرَ
اِلَى
الَّذ۪ينَ
يَزْعُمُونَ
اَنَّهُمْ
اٰمَنُوا
بِمَٓا
اُنْزِلَ
اِلَيْكَ
وَمَٓا
اُنْزِلَ
مِنْ
قَبْلِكَ
يُر۪يدُونَ
اَنْ
يَتَحَاكَمُٓوا
اِلَى
الطَّاغُوتِ
وَقَدْ
اُمِرُٓوا
اَنْ
يَكْفُرُوا
بِه۪ۜ
وَيُر۪يدُ
الشَّيْطَانُ
اَنْ
يُضِلَّهُمْ
ضَلَالًا
بَع۪يدًا
﴿٦٠﴾
وَاِذَا
ق۪يلَ
لَهُمْ
تَعَالَوْا
اِلٰى
مَٓا
اَنْزَلَ
اللّٰهُ
وَاِلَى
الرَّسُولِ
رَاَيْتَ
الْمُنَافِق۪ينَ
يَصُدُّونَ
عَنْكَ
صُدُودًاۚ
﴿٦١﴾
فَكَيْفَ
اِذَٓا
اَصَابَتْهُمْ
مُص۪يبَةٌ
بِمَا
قَدَّمَتْ
اَيْد۪يهِمْ
ثُمَّ
جَٓاؤُ۫كَ
يَحْلِفُونَ
بِاللّٰهِ
اِنْ
اَرَدْنَٓا
اِلَّٓا
اِحْسَانًا
وَتَوْف۪يقًا
﴿٦٢﴾
اُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
يَعْلَمُ
اللّٰهُ
مَا
ف۪ي
قُلُوبِهِمْ
فَاَعْرِضْ
عَنْهُمْ
وَعِظْهُمْ
وَقُلْ
لَهُمْ
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِمْ
قَوْلًا
بَل۪يغًا
﴿٦٣﴾
وَمَٓا
اَرْسَلْنَا
مِنْ
رَسُولٍ
اِلَّا
لِيُطَاعَ
بِاِذْنِ
اللّٰهِۜ
وَلَوْ
اَنَّهُمْ
اِذْ
ظَلَمُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
جَٓاؤُ۫كَ
فَاسْتَغْفَرُوا
اللّٰهَ
وَاسْتَغْفَرَ
لَهُمُ
الرَّسُولُ
لَوَجَدُوا
اللّٰهَ
تَوَّابًا
رَح۪يمًا
﴿٦٤﴾
فَلَا
وَرَبِّكَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
حَتّٰى
يُحَكِّمُوكَ
ف۪يمَا
شَجَرَ
بَيْنَهُمْۙ
ثُمَّ
لَا
يَجِدُوا
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِمْ
حَرَجًا
مِمَّا
قَضَيْتَ
وَيُسَلِّمُوا
تَسْل۪يمًا
﴿٦٥﴾
◄
٨٧
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.