7 Haziran 2026 -
20 Zi'l-Hicce 1447 - Pazar
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Cüz Seçiniz
1. Cüz
2. Cüz
3. Cüz
4. Cüz
5. Cüz
6. Cüz
7. Cüz
8. Cüz
9. Cüz
10. Cüz
11. Cüz
12. Cüz
13. Cüz
14. Cüz
15. Cüz
16. Cüz
17. Cüz
18. Cüz
19. Cüz
20. Cüz
21. Cüz
22. Cüz
23. Cüz
24. Cüz
25. Cüz
26. Cüz
27. Cüz
28. Cüz
29. Cüz
30. Cüz
Sayfa Düzeni
سُورَةُ آل عِمرَان
/ Âl-i İmrân Suresi
◄
٧١
- 71
►
4. Cüz /
الجزء ٤
وَمَٓا اَصَابَكُمْ
sizin başınıza gelen
يَوْمَ
gün
الْتَقَى
karşılaştığı
الْجَمْعَانِ
iki topluluğun
فَبِاِذْنِ
ancak izniyle olmuştur
اللّٰهِ
Allah'ın
وَلِيَعْلَمَ
bilmesi için
الْمُؤْمِن۪ينَۙ
inananları
﴿١٦٦﴾
وَلِيَعْلَمَ
ve bilmesi için
الَّذ۪ينَ نَافَقُواۚ
iki yüzlülük edenleri
وَق۪يلَ
dendiği halde
لَهُمْ
onlara
تَعَالَوْا
gelin
قَاتِلُوا
savaşın
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِ
Allah
اَوِ
ya da
ادْفَعُواۜ
savunun
قَالُوا
dediler
لَوْ
eğer
نَعْلَمُ
bilseydik
قِتَالاً
savaş (olacağını)
لَاتَّبَعْنَاكُمْۜ
sizinle gelirdik
هُمْ
onlar
لِلْكُفْرِ
küfre
يَوْمَئِذٍ
o gün
اَقْرَبُ
yakın idiler
مِنْهُمْ لِلْا۪يمَانِۚ
imandan çok
يَقُولُونَ
söylüyorlar
بِاَفْوَاهِهِمْ
ağızlarıyla
مَا لَيْسَ
olmayanı
ف۪ي قُلُوبِهِمْۜ
kalblerinde
وَاللّٰهُ
halbuki Allah
اَعْلَمُ
çok iyi bilmektedir
بِمَا
şeyi
يَكْتُمُونَۚ
içlerinde sakladıkları
﴿١٦٧﴾
الَّذ۪ينَ قَالُوا
diyenlere
لِاِخْوَانِهِمْ
kardeşleri için
وَقَعَدُوا
(Savaştan geri kalıp) oturarak
لَوْ
eğer
اَطَاعُونَا
bizim sözümüzü tutsalardı
مَا قُتِلُواۜ
öldürülmezlerdi
قُلْ
de ki;
فَادْرَؤُ۫ا
savınız
عَنْ اَنْفُسِكُمُ
kendinizden
الْمَوْتَ
ölümü
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
صَادِق۪ينَ
doğru
﴿١٦٨﴾
وَلَا تَحْسَبَنَّ
sanma
الَّذ۪ينَ قُتِلُوا
öldürülenleri
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِ
Allah
اَمْوَاتاًۜ
ölüler
بَلْ
hayır
اَحْيَٓاءٌ
(onlar) diridirler
عِنْدَ
katında
رَبِّهِمْ
Rableri
يُرْزَقُونَۙ
rızıklanmaktadırlar
﴿١٦٩﴾
فَرِح۪ينَ
sevinirler
بِمَٓا اٰتٰيهُمُ
kendilerine verdiklerinden
اللّٰهُ
Allah'ın
مِنْ فَضْلِه۪ۙ
keremiyle
وَيَسْتَبْشِرُونَ
ve müjdelemek isterler
بِالَّذ۪ينَ لَمْ يَلْحَقُوا
henüz yetişemeyenlere de
بِهِمْ
kendilerine
مِنْ خَلْفِهِمْۙ
arkalarından
اَلَّا خَوْفٌ
korku olmadığına
عَلَيْهِمْ
onlara
وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۢ
onların da üzüntüye uğramayacaklarına
﴿١٧٠﴾
يَسْتَبْشِرُونَ
sevinirler
بِنِعْمَةٍ
ni'metine
مِنَ اللّٰهِ
Allah'ın
وَفَضْلٍۙ
ve lutfuna
وَاَنَّ
ve muhakkak
اللّٰهَ
Allah'ın
لَا يُض۪يعُ
zayi etmeyeceğine
اَجْرَ
ecrini
الْمُؤْمِن۪ينَۚۛ
mü'minlerin
﴿١٧١﴾
الَّذ۪ينَ
O(mü'mi)nler ki
اسْتَجَابُوا
çağrısına uydular
لِلّٰهِ
Allah'ın
وَالرَّسُولِ
ve Elçinin
مِنْ بَعْدِ
sonra bile
مَٓا اَصَابَهُمُ
isabet ettikten
الْقَرْحُۜۛ
yara
لِلَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا
güzel davrananlar
مِنْهُمْ
onlardan
وَاتَّقَوْا
ve korunanlar için
اَجْرٌ
ecir vardır
عَظ۪يمٌۚ
pek büyük
﴿١٧٢﴾
الَّذ۪ينَ
onlar ki
قَالَ
deyince
لَهُمُ
kendilerine
النَّاسُ
halk
اِنَّ النَّاسَ
(Düşman) İnsanlar
قَدْ
muhakkak
جَمَعُوا
(ordu) toplamışlar
لَكُمْ
size karşı
فَاخْشَوْهُمْ
onlardan korkun
فَزَادَهُمْ
(bu söz) onların artırdı
ا۪يمَاناًۗ
imanını
وَقَالُوا
ve dediler
حَسْبُنَا
bize yeter
اللّٰهُ
Allah
وَنِعْمَ
ne güzel
الْوَك۪يلُ
vekildir
﴿١٧٣﴾
◄
٧١
- 71
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.