20 Nisan 2026 -
2 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazartesi
ANA SAYFA
|
SURELER
|
AYET KARŞILAŞTIRMA
|
KUR'AN'DA ARA!
|
FİHRİST
|
DOWNLOAD
|
MOBİL
Kullanıcı :
Şifre :
Şifremi Unuttum
KAYDOL
Sure Seçiniz
Abese(80/42)
Âdiyât(100/11)
Ahkâf(46/35)
Ahzâb(33/73)
Âl-i İmrân(3/200)
Alak(96/19)
Ankebût(29/69)
Asr(103/3)
A’lâ(87/19)
A’râf(7/206)
Bakara(2/286)
Beled(90/20)
Beyyine(98/8)
Bürûc(85/22)
Câsiye(45/37)
Cin(72/28)
Cum’a(62/11)
Duhâ(93/11)
Duhân(44/59)
Enbiyâ(21/112)
Enfâl(8/75)
En’âm(6/165)
Fâtiha(1/7)
Fâtır(35/45)
Fecr(89/30)
Felâk(113/5)
Fetih(48/29)
Fil(105/5)
Furkân(25/77)
Fussilet(41/54)
Gâşiye(88/26)
Hac(22/78)
Hadîd(57/29)
Hâkka(69/52)
Haşr(59/24)
Hicr(15/99)
Hucurât(49/18)
Hûd(11/123)
Hümeze(104/9)
İbrahim(14/52)
İhlâs(112/4)
İnfitâr(82/19)
İnsan(76/31)
İnşikâk(84/25)
İnşirâh(94/8)
İsrâ(17/111)
Kadr(97/5)
Kâf(50/45)
Kâfirûn(109/6)
Kalem(68/52)
Kamer(54/55)
Kâri’a(101/11)
Kasas(28/88)
Kehf(18/110)
Kevser(108/3)
Kıyâme(75/40)
Kureyş(106/4)
Leyl(92/21)
Lokman(31/34)
Mâide(5/120)
Mâ’ûn(107/7)
Meryem(19/98)
Me’âric(70/44)
Mücâdele(58/22)
Müddessir(74/56)
Muhammed(47/38)
Mülk(67/30)
Mümtehine(60/13)
Münâfikûn(63/11)
Mürselât(77/50)
Mutaffifîn(83/36)
Müzzemmil(73/20)
Mü’min(40/85)
Mü’minûn(23/118)
Nahl(16/128)
Nâs(114/6)
Nasr(110/3)
Nâzi’ât(79/46)
Nebe’(78/40)
Necm(53/62)
Neml(27/93)
Nisâ(4/176)
Nûh(71/28)
Nûr(24/64)
Rahmân(55/78)
Ra’d(13/43)
Rûm(30/60)
Sâd(38/88)
Saff(61/14)
Sâffât(37/182)
Sebe’(34/54)
Secde(32/30)
Şems(91/15)
Şûrâ(42/53)
Şu’arâ(26/227)
Tâ-Hâ(20/135)
Tahrîm(66/12)
Talâk(65/12)
Târık(86/17)
Tebbet(111/5)
Teğâbun(64/18)
Tekâsür(102/8)
Tekvîr(81/29)
Tevbe(9/129)
Tîn(95/8)
Tûr(52/49)
Vâkı’a(56/96)
Yâsîn(36/83)
Yûnus(10/109)
Yûsuf(12/111)
Zâriyât(51/60)
Zilzâl(99/8)
Zuhruf(43/89)
Zümer(39/75)
Cüz Seçiniz
1. Cüz
2. Cüz
3. Cüz
4. Cüz
5. Cüz
6. Cüz
7. Cüz
8. Cüz
9. Cüz
10. Cüz
11. Cüz
12. Cüz
13. Cüz
14. Cüz
15. Cüz
16. Cüz
17. Cüz
18. Cüz
19. Cüz
20. Cüz
21. Cüz
22. Cüz
23. Cüz
24. Cüz
25. Cüz
26. Cüz
27. Cüz
28. Cüz
29. Cüz
30. Cüz
Sayfa Düzeni
سُورَةُ مَرْيَمَ
/ Meryem Suresi
◄
٣٠٨
- 308
►
16. Cüz /
الجزء ١٦
وَنَادَيْنَاهُ
ona seslendik
مِنْ جَانِبِ
tarafından
الطُّورِ
Tur'un
الْاَيْمَنِ
sağ
وَقَرَّبْنَاهُ
ve onu yaklaştırdık
نَجِياًّ
özel konuşmak için
﴿٥٢﴾
وَوَهَبْنَا لَهُ
ona armağan ettik
مِنْ رَحْمَتِنَٓا
acıdığımızdan dolayı
اَخَاهُ
kardeşi
هٰرُونَ
Harun'u
نَبِياًّ
peygamber olarak
﴿٥٣﴾
وَاذْكُرْ
an
فِي الْكِتَابِ
Kitapta
اِسْمٰع۪يلَۘ
İsma'il'i de
اِنَّهُ
çünkü o
كَانَ
idi
صَادِقَ
sadık
الْوَعْدِ
sözünde
وَكَانَ رَسُولاً
bir peygamberdi
نَبِياًّۚ
nebi
﴿٥٤﴾
وَكَانَ يَأْمُرُ
emrederdi
اَهْلَهُ
halkına
بِالصَّلٰوةِ
namaz kılmayı
وَالزَّكٰوةِۖ
zekat vermeyi
وَكَانَ
ve idi
عِنْدَ
yanında
رَبِّه۪
Rabbi
مَرْضِياًّ
beğenilmişlerden
﴿٥٥﴾
وَاذْكُرْ
an
فِي الْكِتَابِ
Kitapta
اِدْر۪يسَۘ
İdris'i de
اِنَّهُ
çünkü o
كَانَ
idi
صِدّ۪يقاً
çok doğru
نَبِياًّۗ
bir peygamber
﴿٥٦﴾
وَرَفَعْنَاهُ
onu yükseltmiştik
مَكَاناً
bir yere
عَلِياًّ
yüce
﴿٥٧﴾
اُو۬لٰٓئِكَ
işte bunlar
الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ
ni'met verdiği
اللّٰهُ
Allah'ın
عَلَيْهِمْ
kendilerine
مِنَ النَّبِيّ۪نَ
peygamberlerden
مِنْ ذُرِّيَّةِ
neslinden
اٰدَمَ
Adem
وَمِمَّنْ
kimselerdendir
حَمَلْنَا
taşıdıklarımız
مَعَ
ile beraber
نُوحٍۘ
Nuh
وَمِنْ ذُرِّيَّةِ
neslindendir
اِبْرٰه۪يمَ
İbrahim
وَاِسْرَٓائ۪لَ
ve İsrail (Ya'kub)
وَمِمَّنْ
kimselerdendir
هَدَيْنَا
yol gösterdiğimiz
وَاجْتَبَيْنَاۜ
ve seçtiğimiz
اِذَا
zaman
تُتْلٰى
okunduğu
عَلَيْهِمْ
onlara
اٰيَاتُ
ayetleri
الرَّحْمٰنِ
Rahman'ın
خَرُّوا
kapanırlardı
سُجَّداً
secdeye
وَبُكِياًّ ۩
ağlayarak
﴿٥٨﴾
فَخَلَفَ
yerlerine geldi
مِنْ بَعْدِهِمْ
onlardan sonra
خَلْفٌ
öyle bir nesil
اَضَاعُوا
onlar zayi ettiler
الصَّلٰوةَ
namazı
وَاتَّبَعُوا
ve uydular
الشَّهَوَاتِ
şehvetlerine
فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ
onlar bulacaklardır
غَياًّۙ
kötülük
﴿٥٩﴾
اِلَّا
ancak
مَنْ تَابَ
tevbe eden
وَاٰمَنَ
inanan
وَعَمِلَ
ve yapanlar
صَالِحاً
iyi işler
فَاُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
يَدْخُلُونَ
girecekler
الْجَنَّةَ
cennete
وَلَا يُظْلَمُونَ
ve haksızlığa uğratılmayacaklardır
شَيْـٔاًۙ
hiç
﴿٦٠﴾
جَنَّاتِ
cennetleri(ne gireceklerdir)
عَدْنٍۨ
Adn
الَّت۪ي وَعَدَ
va'dettiği
الرَّحْمٰنُ
Rahman'ın
عِبَادَهُ
kullarına
بِالْغَيْبِۜ
gıyaben
اِنَّهُ
şüphesiz O'nun
كَانَ وَعْدُهُ
va'di
مَأْتِياًّ
yerine gelecektir
﴿٦١﴾
لَا يَسْمَعُونَ
işitmezler
ف۪يهَا
orada
لَغْواً
boş söz
اِلَّا
yalnızca
سَلَاماًۜ
selam
وَلَهُمْ
ve hazırdır
رِزْقُهُمْ
rızıkları da
ف۪يهَا
orada
بُكْرَةً
sabah
وَعَشِياًّ
akşam
﴿٦٢﴾
تِلْكَ
işte budur
الْجَنَّةُ
cennet
الَّت۪ي نُورِثُ
vereceğimiz
مِنْ عِبَادِنَا
kullarımızdan
مَنْ كَانَ تَقِياًّ
korunanlara
﴿٦٣﴾
وَمَا نَتَنَزَّلُ
biz inmeyiz
اِلَّا
dışında
بِاَمْرِ
emri
رَبِّكَۚ
Rabbinin
لَهُ
O'na aittir
مَا
herşey
بَيْنَ اَيْد۪ينَا
önümüzde
وَمَا خَلْفَنَا
ve arkamızda olan
وَمَا بَيْنَ
ve arasında olan
ذٰلِكَۚ
bunlar
وَمَا كَانَ
asla değildir
رَبُّكَ
Rabbin
نَسِياًّۚ
unutkan
﴿٦٤﴾
◄
٣٠٨
- 308
►
Designed by
ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.