25 Mayıs 2026 - 7 Zi'l-Hicce 1447 - Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Âl-i İmrân Suresi 88. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ḣâlidîne fîhâ lâ yuḣaffefu ‘anhumu-l’ażâbu velâ hum yunzarûn(e)

Ve bu lanette ebedi kalırlar, ne azapları hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.

Bunlar onun (bu lanet ve zilletin) içinde temelli kalıcı kimselerdir. Onların azabı hafifletilmeyecek ve onlar (asla korunup) gözetilmeyeceklerdir. (Hakk’tan cayan dönek hainlere asla mühlet verilmeyecek ve merhamet edilmeyeceklerdir.)

Bu lanete ebediyen gömülüp gideceklerdir. Onların ne azapları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır.

O lânet içinde, cehennemde ebedî kalırlar. Onların cezası hafifletilmez, özür dilemelerine, tevbe etmelerine fırsat verilmez, merhamet nazarıyla bakılmaz, onlara göz açtırılmaz.

Onlar orada (lanette) sonsuza kadar kalıcıdırlar. Üzerlerinden azap hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz.

İçinde temelli kalıcıdırlar. Onların azabı hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.

Onlar ebedî olarak bu lânet ve azabın içindedirler. Kendilerinden ne azap hafifletilir, ne de onlara merhamet gözü ile bakılır.

Onlar o mahrumiyet içinde ebedî kalacaklar. Ne azapları hafifler ne de gözetilirler.

Onlar bu halde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek ne de onlara bir mühlet tanınacak.

Onlar, cehennemde sonsuz kalırlar, azapları yeğnitilmez, onlara bakılmaz da

Onlar orada azap içinde kalacaklardır. Kendilerinden azap hafifletilmeyecek ve yüzlerine de bakılmayacaktır.

Kur’an’da cezadan söz edilirken temel amaç, intikam ya da öfke değil; ilahî adaletin tecellisi ve insanın bilinçlenmesini hedefleyen eğitici bir uyarı... Devamı..

İlelebed dûçâr-ı la’net olacaklardır, ’azâbları hafiflemiyecek ve Allâh ânlara atf-ı nazar-ı merhamet itmeyecekdir.

Orada temellidirler; onlardan azab hafifletilmez; onların azabı geciktirilmez.

Onun (lânetin) içinde ebedî kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.

Ebedî olarak bu lânetin içine gömülüp gideceklerdir. Ne azapları hafifletilecek ne de kendilerine fırsat tanınacaktır.

Bu lânete ebedî gömülüp gidecekler. Onların azapları hafifletilmez; yüzlerine de bakılmaz.

Orada sürekli kalıcıdırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz.

Onlar bu (lanetin) içinde ebedî kalacaklardır. Kendilerinden ne bu azab hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.

ebediyyen onun içindedirler, azabları hafifletilmez ve kendilerine mühlet verilmez

(Küfür üzere ölenler,) orada (cehennemde) ebedî kalacaklar. (Müstahak oldukları üzere) onların azabı hafifletilmeyecek ve onlara merhamet edilmeyecek.

Onlar, bu halde sürekli kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilecek ve ne de onların yüzlerine bakılacak.

Onlar bunun (bu lâ'netin ve cehennemin) içinde ebedî kalıcıdırlar. Kendilerinden ne azâb hafifletilir, ne de onlara (yüzlerine, suratlarına) bakılır.

Onlar sürekli bu halde kalacaklardır. Onlardan azap hafifletilmeyecek ve onların (yüzlerine) bakılmayacaktır.

[9/68]

(Onlar,) orada (Cehennemde) ebedî olarak kalıcıdırlar. Onlardan ne azab hafifletilir, ne de onlar (rahmet nazarıyla) gözetilirler.

(Cezaları devam ettiği sürece,) onlar bu dışlamanın (azabı) içinde kalacaklardır. Ne cezaları hafifletilecek, ne de kendilerine (rahmet ile) bakılacaktır.

(Cehennem azabında) Sürekli kalacaklar, orada onlardan azap asla hafifletilmeyecek ve onlara bakılmayacak da.

Onlar hep Cehennem’de kalacaklardır. Onların azabı ne azaltılacak, ne de geciktirilecektir.

88, 89. Onlar orada [¹] dâim kalırlar. Onların azapları tahfif olunmaz, kendilerine de bakılmaz [²] Meğer ki bundan sonra tövbe edip ıslahı nefs etsinler; çünkü Allah gafurdur, rahimdir.

[1] Ateş içinde veya lânet altında.[2] Veya mühlet verilmez.

Onlar bu hâlde ebediyen kalırlar, ne azapları hafifletilir ne de (yüzlerine) bakılırlar.

Onlar onda (ilahi lanette) temelli kalıcılardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara mühlet de verilmez.

Sonsuza dek o lânetin içerisinde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır!

İçinde sürekli kalacaklardır.
Azâp onlardan hafifletilmez, onlara süre de verilmez.

Bunlar, sonsuza kadar ateşte kalacaklardır. Cezaları hafifletilmeyecek, yüzlerine bakan bile olmayacaktır.

Onlar yanlışlarını fark edip Allah’a tövbe etmedikleri sürece merhametimizden uzak kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.

Onlar orada (lanet içinde) [ebedî] kalıcıdır. Azapları hafifletilmez [*] ve onlara bakılmaz. [*]

Benzer mesajlar: Bakara 2:86, 162; Nahl 16:85; Fâtır 35:36; Mü’min 40:49; Zuhruf 43:75.,Benzer mesajlar: Bakara 2:162; Âl-i İmrân 3:77; Nahl 16:85; En... Devamı..

Onlar, bu (ceza) içerisinde sürekli olarak kalacaklardır. Onların bu azapları hafifletilmediği gibi, yüzlerine de bakılmayacaktır.¹

1 Aynı âyet için Bk. (Bakara: 162)

Onlar bu halde kalacaklar; [ve] ne azapları hafifletilecek, ne de onlara bir mühlet tanınacak.

Onlar, o lanette süreklidirler. Azap, onlardan asla hafifletilmez ve onların yüzüne de bakılmaz. 18/100...106, 40/49

Onlar bu hâlde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek ne de onlara süre tanınacaktır.

87-88. Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir; işte onların hak ettiği ceza budur! Onlar bunun (bu lanetin ve cehennemin) içinde sonsuza dek kalacaklardır; ne azapları hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.

Orada (cehennemde) devamlıdırlar. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara bakılmaz.

(Onlar) Bunun içinde ebedîyyen kalıcılardır. Onlardan azab hafifletilmez ve onlara nazar olunmaz.

Onlar bu lânetin içinde ebedî kalacaklardır. Ne cezaları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır.

O(la'net)in içinde ebedi kalacaklardır. Onlardan azab hafifletilmeyecek ve onlara asla fırsat verilmeyecektir.

O la'netde dâim kalırlar. Onlardan 'azâb tahfîf idilmez ve onlara merhamet nazarıyla bakılmaz.

Sürekli dışlanmış olarak kalırlar. Azapları hafifletilmez, yüzlerine de bakılmaz.

O lanette daimidirler. Azap, onlardan hafifletilmez ve onlara bakılmaz da.

Ebediyen de bu lânet içindedirler; ne azapları hafifler, ne yüzlerine bakan olur.

O lanet içinde sürekli kalacaklardır. Ne azap hafifletilecektir onlardan ne de yüzlerine bakılacaktır onların.

Ular u yerda mangu qoluvchilardir. Ulardan azob yengillatilmaydi va ularga muhlat ham berilmaydi.

ebed ķalıcılarken anuñ içinde. yiynidilmeye anlardan 'aźāb ne daħı anlar baķınılalar.

Hemīşe ḳalurlar ṭamu içinde, yeynilmez anlaruñ üstinden cehennem‘aẕābı, anlara mühlet daḫı virilmez.

Onlar bu lə’nət içərisində əbədi olaraq qalacaqlar. Əzabları əskilmədiyi kimi, onlara (mərhəmət nəzəri ilə də) baxılmayacaqdır!

They will abide therein. Their doom will not be lightened, neither will they be reprieved;

In that will they dwell; nor will their penalty be lightened, nor respite be their (lot)(418-A);

418-A Cf. 2:161-162.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.