İn huve illâ żikrun lil’âlemîn(e)
O, ancak alemlere bir öğüt.
“O (Kur’an bütün insanlık ve) âlemler için ancak (kıyamete kadar geçerli ve gerekli olan İlahi) bir zikir (öğüt ve hatırlatmadır, ölçü ve temel yasa)dır.”
Bu Kur'ân bütün alemler için ancak bir öğüt ve uyarıdır.
“Bu Kur'an ancak âlemler, insanlar ve cinlerin haklarının korunması için okunması ibadet olan bir öğüttür, bir ikazdır, bir şereftir, bir övünç kaynağıdır.”
Bu ancak alemler için bir hatırlatmadır.
'O (Kur'an), alemler için yalnızca bir zikir (öğüt ve hatırlatma)dir.'
Kur'an bütün âlemlere (insan ve cinlere) ancak bir öğüddür.
Bu tebligatım, âlemler (insanlar) için bir mesajdan başka bir şey değildir.
Bu Kur'ân sadece âlemlere bir öğüttür.
86,87,88. Diyesin ki: «Sizden hiçbir ödül istemiyorum, size bir şey öne sürmem de, ancak bu âlemlere öğüttür, bir zaman sonra haberini herhal öğrenirsiniz»
“Bu (Kur’an, kıyamete kadar gelecek), bütün âlemler için ancak bir öğüttür.
Bu Kur’ân bütün ’âlem içün bir mev’ızadır.
"Bu Kuran, ancak dünyalar için bir öğüttür."
“Bu Kur’an, âlemler için ancak bir öğüttür.”
Bu (Kur’an) ise bütün âlemlere kesinlikle bir öğüt ve uyarıdır.
Bu Kur'an, ancak âlemler için bir öğüttür.
"Bu, tüm dünyaya bir mesajdır."
"O Kur'ân, bütün âlemler için bir zikir, bir öğüttür. "
O sırf bir zikir, bir öğüttür bütün âlemîn için
O (Kur’ân) bütün âlemlere ancak bir öğüttür.
«O (Kur'an) âlemlere bir öğüdden başka (bir şey) değildir».
“Doğrusu o (Kur'ân), ancak âlemler için bir nasîhattir.”(2)
(Ve devamla de ki) “O (Kur’an), başka değil, ancak bütün şuurlu varlıklar için bir öğüttür (bir uyarı, bir yol göstermedir). *
“Size bildirdiğim vahy, bütün zamanlarda yaşayanlar için bir öğüttür.”
Kur’an’a gelince o, bütün insanlar için yalnız bir öğüttür.
Bu Kur/an cihana bir öğüttür.
“O (Kur'an), âlemler için yalnızca bir hatırlatmadır.”
“Bu Kur’an, kıyâmete kadar gelecek bütün insanlık için bir öğüt ve uyarıdan başka bir şey değildir!” Eğer bu uyarıya kulak vermeyecek olursanız, o zaman şunu iyi bilin:
Bu ancak Âlemler için bir zikirdir / öğüttür.
Artık Kuran, dillere destan olmuştur.
"Size okuduğum Kur’an bütün varlıklar için bir öğüttür."
O (Kur’an) ancak âlemler için bir hatırla(t)madır.
O (Kur’an akıllılar) âlemine¹ bir öğüt ve hatırlatmadan başka bir şey değildir.
Bu [ilahî kelâm], bütün âlemler için ancak bir öğüt ve uyarıdır.
Bilin ki bu Kuran bütün insanlık için bir öğüt ve şeref kaynağıdır. 10/57, 21/10
Ne ki bu (vahiy), bütün âlemler için serâpâ bir uyarıdır:
Kur'an, âlemlere bir öğütten başka bir şey değildir! (İster imana gelin, ister küfürde direnin)
O (uyarı) sadece insanlara bir hatırlatmadır.
«O (Kur'an) başka değil, bütün âlemler için bir mev'izedir.
Bu Kur'ân, ancak bütün milletler için bir derstir.
O (Kur'an), ancak bütün alemlere öğüttür.
Bu Kur'ân muhakkak olarak 'âlemlere zikr ve mev'ızadır.
Benim anlattığım (Kur’an), herkesin işine yarayacak doğru bilgidir
Bu (Kur'an) ancak, alemler için bir hatırlatmadır.
O ancak bütün milletler ve bütün çağlar için bir öğüttür.
Bu, âlemler için bir Zikir'den başka şey değildir.
Ushbu Qur’on olamlar uchun faqat bir eslatmadir.
“degül ol ya'nį ķur’ān illā ögüt 'ālemlere.”
Bu Ḳur’ān degüldür, illā ögüt ‘ālemlere.
Bu (Qur’an) aləmlərə (həm insanlara, həm də cinlərə) ancaq bir öyüd-nəsihətdir!
Lo! it is naught else than a reminder for all peoples
"This is no less than a Message to (all)(4240) the Worlds.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |