19 Nisan 2026 - 1 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tevbe Suresi 82. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Felyedhakû kalîlen velyebkû keśîran cezâen bimâ kânû yeksibûn(e)

Artık az gülsünler de çok ağlasınlar; bu da kazandıkları suç yüzünden uğradıkları cezadır.

Öyleyse bu yaptıklarının (çeşitli bahanelerle cihaddan kaçtıklarının ve Hakk’tan kaytardıklarının) cezası olarak, artık az gülsünler çok ağlasınlardı!

Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak, az gülsünler çok ağlasınlar.

İşledikleri ameller, yüklendikleri günahlar sebebiyle hak ettikleri cezalardan dolayı az gülsünler, çok ağlasınlar.

Kazandıklarının cezası olarak, artık, az gülüp çok ağlasınlar.

Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

Artık kazandıklarının cezası olarak az gülsünler ve çok ağlasınlar.

(İşte o geride kalanlar) yaptıklarından dolayı az gülsünler ve çok ağlasınlar.

Artık kazanmış oldukları günahlara karşılık az gülsünler, çok ağlasınlar.

Yaptıkları şeye ceza olarak, az gülsünler onlar, çok ağlasınlar

Bundan böyle artık az gülsünler, çünkü yaptıklarından ötürü çok ağlayacaklar.

Az gülsünler! A’mâllerinden dolayı bir gün çok ağlayacaklar.

Yaptıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar.

Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.

Yapıp ettikleri karşısında artık az gülsünler, çok ağlasınlar!

Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!  

 İşledikleri günahların ahiretteki cezası şiddetlidir. Onun için onların gülmeleri değil ağlamaları gerekir.

Kazandıklarına karşılık az gülüp çok ağlasınlar.

Kazandıkları günahın cezası olarak, artık az gülsünler, çok ağlasınlar.

Artık kazandıkları günahın cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar

Kazandıkları (günahları) nın cezası olarak, artık az gülüp çok ağlasınlar.

Öyleyse yaptıklarına karşılık, az gülüp, çok ağlasınlar.

Artık irtikâb etmekde oldukları (günâhın) cezası olmak üzere az gülsünler, çok ağlasınlar onlar.

Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

Artık kazanmakta oldukları (günahları)na bir cezâ olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!(1)

(1)“Nasıl ki bu yaz ve güzün âhiri (sonu) kıştır. Öyle de, gençlik yazı ve ihtiyarlık güzünün arkası kabir ve berzah (kabir âleminin) kışıdır.Geçmiş z... Devamı..

Artık (o münâfıklar) yaptıklarının cezası olarak (bundan sonra) az (sevinip) gülsünler ve (hâllerine) çok (üzülüp) ağlasınlar.

Onlar az gülsünler, kazandıkları şeylerin cezasına karşılık çok ağlasınlar.

Bu, işlediklerinin cezasıdır. Artık az gülsünler çok ağlasınlar.

Artık bu geri kalanlar kazandıkları nifakın cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar [³].

[3] Dünyada az gülecekler âhirette çok ağlayacaklardır. Bu hal gam ve sürurdan kinaye de olabilir.

Artık kazandıklarının karşılığı olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!

O halde kazandıklarının cezası olarak bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar.

Yapıp ettiklerinden dolayı, artık az gülsünler, çok ağlasınlar! Çünkü onları korkunç bir son bekliyor!

Kazanıyor oldukları şeylere bir ceza (karşılık) olmak üzere, az gülsünler, çok ağlasınlar!

Artık bundan böyle, işledikleri suçun sonucu hakkında kara kara düşünsünler, az gülsünler çok ağlasınlar.

Onlar bu hareketleriyle cehennem ateşini kazanmıştır. Artık kazandıklarının karşılığı olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.

Artık yapıp ettiklerinin bir karşılığı olarak az gülsünler, çok ağlasınlar! [*]

Buradaki buyruk, bağlam gereği savaştan kaçan münafıklarla ilgilidir; yoksa mutlak anlamda gülmek ve ağlamakla ilgili değildir.

81,82. Sırf Allah’ın Elçisine muhalefet etmek için sefere çıkmayarak oturmaları ile sevinip, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad etmek hoşlarına gitmeyenler (bir de); “Bu sıcakta savaşa gitmeyin.” dediler. (Sen) onlara: “Cehennem ateşi, çok daha sıcaktır!” de. Ah (o münâfıklar dünyada) az güleceklerini, kazandıkları günahın cezâsını (âhirette) çekerken çok ağla yacaklarını bir anlayabilseler!¹

1 Bu 82. âyetteki (ل)’lar emir için değil, tehdit içindir. Asıl harekeleri ise kesra’dır. (Kurtubî) Yukarıdaki tercüme, bu duruma göre yapılmıştır. An... Devamı..

Bundan böyle artık az gülsün onlar, çünkü kazandıklarından ötürü çok ağlayacaklar. ¹¹³

113 Lafzen, “ve çok ağlasınlar”.

Bundan böyle kazandıkları günahtan dolayı az gülecekler çok ağlayacaklar. 53/59...61

Artık, bundan böyle (dünyada) az biraz gülsünler; fakat kazandıklarının bir karşılığı olarak (ukbada) çok ağlayacaklar![¹⁴⁹⁹]

[1499] Parantez içi açıklamaları metin zorunlu kılmaktadır. Ve’lyebkû (ağlasınlar), emir formunda haberdir. Haberin emir formunda gelmesi, muhataplar ... Devamı..

Artık onlar işledikleri günahların cezası olarak (dünyada) az gülsünler, (ahirette de) çok ağlasınlar! (Feryad edip dursunlar.)

(Bunun ardından) kazandıklarına karşılık az gülsünler, çok ağlasınlar.

Artık onlar kazanmış oldukları şeyin cezası olmak üzere pek az gülsünler ve pek ziyâde ağlasınlar.

Öyleyse kazandıkları günahların cezası olarak az gülsün, çok ağlasınlar! . .

Artık kazandıkları işlere karşılık az gülsünler, çok ağlasınlar!

Onlar kazandıklarının ('amellerinin) cezâsı olarak az gülsünler ve çok ağlasunlar.

Yapmakta olduklarının cezası olarak bundan sonra az gülsünler, çok ağlasınlar.

Yaptıklarının cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar.

Şimdi biraz gülsünler; sonra çok ağlarlar. Bu da onların kendi işlediklerine bir cezadır.

Kazanır oldukları yüzünden artık az gülsünler, çok ağlasınlar.

Endi ular bu bahonalari va qilmishlarining jazosi uchun bu dunyoda oz kulsinlar, oxiratda esa ko‘‎p yig‘‎lasinlar!

pes gülsünler az daħı aġlasunlar çoķ ya'nį āħiretde cezā virmeg içün aña kim oldılar ķazanurlar.

Az gülsünler, çoḳ aġlasunlar. Cezāsıdur anuñ kim ḳazandılar‐ıdı günāh‐lardan.

Qazandıqlarının (qazandıqları günahların) cəzası (əvəzi) olaraq az gülüb çox ağlasınlar!

Then let them laugh a little: they will weep much, as the award of what they used to earn.

Let them laugh a little: much will they weep(1336): a recompense for the (evil) that they do.

1336 They may sneer or ridicule or rejoice now: that will be only for a little; much will they have to weep for afterwards.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.