18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Vâkı’a Suresi 82. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve tec’alûne rizkakum ennekum tukeżżibûn(e)

Ve o kitaptan nasibiniz, yalnız onu yalanlamaktan ibaret mi olacak?

Ve (manevi) rızkınızı (Kur’an’dan yararlanma nimetini ve fırsatını bırakıp, bütün nasibinizi sadece Onu anlamadan okumak ve hükümlerini) yalan saymaktan ibaret mi kılıyorsunuz?

Ve O kitaptan nasibiniz, yalnız O'nu yalanlamaktan ibaret mi olacak?

Size ihsan ettiği rızık ve servet, size lütfettiği kitabınız Kur'ân için şükürler edeceğinize, hâlâ kendinizi Allah'ın nimetlerine nankörlük eden, yalanlayan kimseler durumunda mı bırakıyorsunuz?

Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz? [4]

4.Yani: "Kur`an-ı Kerim`den nasibiniz onu yalanlamanızdan ibaret midir?" yahut: "Size verilen rızka şükretmek yerine ona karşı nankörlükte mi bulunuyo... Devamı..

Ve rızkınızı (Kur'an'dan yararlanma nimetini bırakıp onu) mutlaka yalan saymaktan ibaret mi kılıyorsunuz?

Ve (Kur'an'dan nasibinizi), rızkınıza şükretmeyi inkâra mı kalkışacaksınız?

Ve rızkınıza şükredeceğiniz yerde, (onun Allah’tan olduğunu) yalanlıyorsunuz.(*)

(*) Nesefi.

81,82. Şimdi siz, böyle bir söze mi leke süreceksiniz? Hakikati yalanlamayı günlük gıdanız olarak mı görüyorsunuz?

Onu yalanlamak azığınız mı?

(Ve böylece) hakikati inkâr ederek yalanla beslenmeyi alışkanlık haline getireceksiniz.

Bu kitâbı tekzîb iderek rızık mı arayorsunuz?

Rızkınıza şükredeceğiniz yere onu vereni mi yalanlıyorsunuz?

81,82. Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah’ın verdiği rızka O’nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?

Size verilen rızka yalanlamayla mı karşılık veriyorsunuz?

Allah'ın verdiği rızka karşı şükrü, onu yalanlamakla mı yerine getiriyorsunuz?  

 Rivayetlere göre müşrikler yağmurun yağmasını, şu veya bu yıldızın doğmasına ve batmasına bağladıkları için âyet, rızka şükürde bulunma yerine, böyle... Devamı..

İnkar etmeyi iş mi ediniyorsunuz?

Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz?

Ve rızkınızı tekzibiniz mi kılacaksınız?

Rızkınızın şükrünü, onu vereni yalanlayarak mı eda ediyorsunuz!

Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Rabbimizin, 81 ve 82. âyet-i kerîmelerde kâfirlere yöneltmiş olduğu sorular, esasında onları azarlama ... Devamı..

Verilen rızıklara yalanlayarak mı karşılık veriyorsunuz?

Rızkınıza (şükür edeceğinize) siz behemehal tekzibe mi kalkışırsınız?

Rızkınızı yalanlayarak mı çıkarıyorsunuz?

Ve gerçekten siz, rızkınızı (Kur'ân ni'metine karşı şükrünüzü, onu) yalanlıyorken mi yapıyorsunuz?

81, 82. Öyleyken siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz? Ve siz, yalanlamayı kendinize rızık (geçim kaynağı mı) yapıyorsunuz? *

(*) Bazı kimseler hakîkati yalanlamayı kendine geçim kaynağı hâline getirir. Mesleği yalan olanlar, en çok direnen ve zarar verenlerdir. O yüzden inan... Devamı..

Şurası kesindir ki, (Allah’ın ayetlerini) yalanlamayı, yeme içme gibi, adet haline getirdiniz.

Şimdi siz bu iyiliğe karşı ne olursa olsun yalan saymıya mı kalkışıyorsunuz?

Yalan saymayı mı kendinize rızk yapıyorsunuz [²]

[2] Yâni Kur'an'daki payınız yalnız yalan saymaktan ibarettir.

Size gelen böyle bir rızka/nimete (şükredecek yerde) tutmuş onu yalanlıyorsunuz.

Yalanlamanızı (Kur'an'dan tek) rızkınız mı edindiniz?

Ve bu nîmetten kendinize pay olarak, Allah’ın ayetlerini inkâr etmeyi mi tercih ediyorsunuz?

Sizin yalanlamalarınızı, rızkınız kılıyorsunuz (yalanla geçiniyorsunuz / işiniz gücünüz yalan)!

81,82. Şimdi siz böyle bir kitabı mı hafife alıyorsunuz // sahip olduğunuz her şeyi, inkar etmenize mi bağlıyorsunuz?

Sözlerimizi küçümseme yerine ibret almaları gerekmez miydi? Bizim sözlerimiz onlar için kurtuluş yolu, karanlıklardan aydınlığa çıkış yoludur. Böyleyken ayetlerimizi niçin inkâr ediyorlar?

Rızkınızı yalanlamaya dönüştürüyorsunuz?

“Ve siz Kur’an’ı, sadece kendi çıkarınızı düşündüğünüz için mi yalanlıyorsunuz?

ve hakikati yalanlamayı günlük gıdanız olarak mı görüyorsunuz?

Bu nimetten nasibiniz ona karşı yalana sarılmaktan ibaret mi olacak? 8/31, 25/4

Bundan tüm nasibiniz, onu yalanlamak (mı) olmalıydı?[⁴⁹²⁶]

[4926] Ya da: Yalan haberle beslenmeyi alışkanlık mı edinmeliydiniz? Lafzen: “Yalanlıyor olmanızı rızkınıza dönüştürüyorsunuz.”

Rızkınıza (kalblerinize iman nuru aşılayacak olan Kur'an nimetine) şükredeceğiniz yerde, onu yalanlayarak, -bu nimetten- yoksun kalmak mı istiyorsunuz? (Kur’an'ı yalan saymanızın cezasının verilmeyeceğini mi sanıyorsunuz?)

Ve (Kur’an’ı) rızkınız yapıyor ve yalanlıyorsunuz.

Ve rızkınızı siz muhakkak kendinizin yalanlamanızdan ibaret mi kılacaksınız?

Bu nimete teşekkürünüz, onu yalan saymanız mı olmalıydı!

(Kur'an'dan istifade edeceğiniz yerde) Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz (sizin ondan elde ettiğiniz nasib, sadece onu yalanlamanız mıdır)?

Ondan rızkınızı (nasîb ve istifâdenizi) ânı tekzîb itmek mi kılarsınız?

Söylediğiniz yalanları geçim kaynağı haline mi getiriyorsunuz?[*]

[*] Al-i İmran 3/78

Onu yalanlayarak mı size verilen nimete şükür ediyorsunuz?

Ondan nasibinizi, onu yalanlamaktan ibaret mi kılıyorsunuz?(10)

(10) Veya, onu yalanlamayı kendinize bir geçim vasıtası mı yapıyorsunuz?

Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz?

Qur’onni yolg‘‎onga chiqarishingizni o‘‎z rizqingiz qilib olyapsizlarmi?!

daħı ķılursız rūzıñuzı bayıķ siz yalan dutarsız.

Daḫı rızḳuñuzı ve işüñüzi anı yalanlamaḳ ḳılursız.

Ruzinizə şükür etməli olduğunuz halda, onu yalanmı hesab edirsiniz?

And make denial thereof your livelihood?

And have ye made it(5262) your livelihood that ye should declare it false?

5262 The worst indictment of an enemy of Revelation would be that he should make Falsehood a source of filthy lucre for himself, or that he should let... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.