Felâ uksimu bimevâki’i-nnucûm(i)
Andolsun yıldızların yerlerine.
Artık yemin olsun, (vahyin yer ettiği gönüllere ve) yıldızların (mevki) yerlerine! (Belki de o yıldız eriyip tükenmiştir, şimdi görülen onun milyonlarca yıl sonra bize yeni ulaşan eski halidir.)
Yıldızların düştükleri ve döndükleri yerlere yemin ederim ki veya parça parça inen Kur'ân'a yemin ederim ki,
Başka söze gerek yok. Kur'ân'ın indiği yerlere, Kur'ân ezberleyen hâfızlara, Kur'ân yazılan sahifelere, Kur'ân ahkâmının uygulandığı ülkelere, yıldızların bulunduğu yerlere yemin ederim.
Hayır. Yıldızların doğuş ve batış yerlerine yemin ederim.
Hayır, yıldızların yer (mevki)lerine yemin ederim.
Peyderpey inen Kur'an'a yemin ederim,
Yıldızların (düştükleri ve) döndükleri yere yemin ederim.
75,76. Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, bilirseniz, gerçekten bu büyük bir yemindir.
Hayır, yıldızların yerlerine ant içerim ben
İş onların sandığı gibi değil! Yıldızların yerlerine ve düşme noktalarına yemin ederim.
75,76. Yıldızların gurûbı hakkı içün yemîn iderim bilseniz bu büyük bir kasemdir.
75,76. Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz!
75,76. Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-
Bakın! Yıldızların yerlerine yemin ederim,
Yıldızların yerlerine yemin ederim.
Hayır, yıldızların yerlerine yemin ederim.
Artık yok, o nücumun mevkı'lerine kasem ederim
75-76. Yıldızların yerlerine kasem olsun ki, eğer bilirseniz, bu gerçekten büyük bir yemindir.
Hayır, yıldızların yerleri üzerine yemin ederim;
Hayır (hakıykatler kâfirlerin dedikleri gibi değildir). İşte yıldızların düşdüğü yerlere andediyorum.
Yıldızların yerlerine yemin ederim,
İşte yıldızların yerlerine yemîn ederim!
75,76. Hayır! (Ey inanmayanlar! Durum söylediğiniz ve iddia ettiğiniz gibi değil), yıldızların mevkilerine (çöktükleri yerlere, karadeliklere) kasem ederim ki, eğer (bunu) bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir. *
Gökteki yıldızların ortaya çıktığı zamana (geceye) yemin olsun ki.
Yok, yıldızların battığı yerlere ant olsun ki,
Yıldızların mevkilerine [⁴] yemin ederim ki [⁵]
Hayır, yıldızların yörüngelerine yemin ederim ki.
Yoksa inkârcılar, “Kur’an’ı, Muhammed’e şeytanlar indirdi!” (26. Şuarâ: 210-212) mi diyorlar? Hayır; Kur’an-ı Kerim’in Hz. Peygamber’e ayet-ayet, sure-sure indirilen herbir bölümüne yemin olsun ki, bu Kur’an ilâhî bir kelâmdır!
Hayır! Yemin ederim Yıldızlar’ın vaki’ oluşlarına!
Yıldızların konumları aşkına!
Hayır, gerçek olarak gördüğünüz yıldızlar şahittir ki,
Hayır! [Nücûm]’un yerlerine [*] yemin ederim. [*]
Hayır! (Artık başka söze lüzum yok).¹ Bu Kitabın âyetlerinin yerleştiği gönüllere² yemin ederim.
HAYIR, [bu Kur’an’ın] parçalar halinde indirilişini ²⁶ tanıklığa Çağırırım,
İşte ben bu Kuran’ın ayet ayet indirilişine yemin ediyorum! 41/52-53
ÖTESİ yok![⁴⁹²¹] İşte Kur’an’ın parçalar halinde indirilişine yemin ediyorum;[⁴⁹²²]
75,76. Hayır. (Kuran asla -kâfirlerin sandığı gibi beşer sözü değildir) Yıldızların mevkilerine andolsun ki, bilseniz bu ne kadar büyük bir yemindir.
Yıldızların mevkelerine dikkatinizi çekerim.
Artık Hayır. O yıldızların mevkilerine yemin ederim.
Hayır! Vakit vakit inen Kur'ân'a yemin ederim ki,
Yoo, yıldızların yerlerine yemin ederim,
Yıldızların mevâki'iyle yâhud Kur'ân'ın nüzûliyle kasem itmem
-Hayır, yıldızların yerlerine yemin ederim ki!
Yemin ederim yıldızların düştüğü yerlere.(7)
İş onların sandığı gibi değil! Yıldızların doğup batma, kayıp düşme noktalarına yemin ediyorum.
Yulduzlarning manzillari bilan qasamyod qilaman.
pes and içerin ılduzlar indügi vaķıflara.
Men and içer‐men ılduzlar düşdügi yirlere.
Ulduzların (bürclərdəki) mənzillərinə (yaxud doğub-batdığı yerlərə) and olsun ki –
Nay, I swear by the places of the stars
Furthermore I call to witness the setting(5258) of the Stars,-
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |