25 Mayıs 2026 - 7 Zi'l-Hicce 1447 - Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûnus Suresi 70. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Metâ’un fî-ddunyâ śümme ileynâ merci’uhum śümme nużîkuhumu-l’ażâbe-şşedîde bimâ kânû yekfurûn(e)

Dünyada değersiz menfaatler elde ettikten sonra dönüp tapımıza gelirler, sonra da kafir oldukları, inkar ettikleri şeyler yüzünden biz, onlara şiddetli bir azap tattırırız.

(Böylesi sapkınlar için) Dünyada (iken belki) geçici bir meta-yararlanma (vardır). Ardından dönüşleri Bizedir; sonra da inkâra sapışları dolayısıyla onlara şiddetli azabı tattıracağız (diye sizleri uyarıyoruz).

Onlar için belki dünyada biraz faydalanma vardır fakat dönüşleri bizedir. Bizden gelen gerçekleri örtbas etmelerinden dolayı onlara çok şiddetli bir azabı tattıracağız.

Dünyadaki zevkleri geçicidir. Sonra hesap vermek üzere bizim huzurumuza getirilecekler. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına itip örtbas ederek inkârda, küfürde ısrar etmeleri sebebiyle onlara şiddetli azâbı tattıracağız.

Dünyada bir geçim sürerler; sonra dönüşleri bizedir. Sonra inkâr etmelerinden dolayı onlara şiddetli azabı tattırırız.

(Onlar için) Dünyada geçici bir meta (vardır). Sonra dönüşleri bizedir; sonra da inkâra sapışları dolayısıyla onlara şiddetli azabı taddıracağız.

Allah'a iftira edenlerin dünyadaki zevkleri pek az... Nihayet dönüşleri bizedir. Sonra, küfür üzere bulunduklarından, kendilerine çok şiddetli bir azab taddıracağız.

Onlar dünyada bir müddet yaşayacaklar, sonra Biz’e döneceklerdir. Sonra onlara sert bir azap tattıracağız; kâfirliklerinden dolayı…

“Dünyada biraz nimetlenme vardır; ardından dönüşleri bizedir. Sonra da, inkâr ettiklerinden dolayı şiddetli azabı onlara tattıracağız.”

Bu dünya metahıdır, sonra bize dönerler, kâfir olduklarından daha sonra tattırırız katı azabı

Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bize olacaktır. Daha sonra da inkâr ettiklerinden dolayı o çetin azabı onlara tattıracağız.

Dünyâda kısa bir hayâtdan sonra bize rücû’ ideceklerdir. Küfürlerinin cezâsı olarak ’azâb-ı şedîde dûçâr olcaklardır.

Onlar için dünyada bir müddet geçinme vardır, sonra dönüşleri Bizedir. İnkarlarına karşılık onlara çetin azab taddıracağız.*

Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bizedir. Sonra da, inkâr etmekte olduklarına karşılık onlara şiddetli azabı tattıracağız.

Bu dünyadaki, önemsiz bir menfaattir; sonunda onların dönüşü bizedir ve nihayet inkâr etmiş olmaları sebebiyle onlara şiddetli azabı tattıracağız!

Dünyada bir miktar geçim (sağlarlar), sonra dönüşleri bizedir; sonra da inkâr etmekte oldukları şeylerden ötürü onlara şiddetli azabı tattırırız.

Dünyada paylarını alırlar, sonra dönüşleri bizedir. Sonra da inkarlarından ötürü onlara şiddetli azabı tattırırız.

Dünyadaki zevkler çabuk biter. Sonra dönüşleri bize olacaktır. Daha sonra da inkâr ettiklerinden dolayı o çetin azabı biz onlara tattıracağız.

Dünyada cüz'î bir zevk, sonra dönüşleri bizedir, sonra biz onlara o küfürlerinden dolayı azâbı tattıracağız

Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır sonra dönüşleri (hesap vermek üzere) bizedir (bizim manevi huzurumuzadır). Sonra da onlara (hakkı) inkâr ettiklerinden dolayı o çok şiddetli azabı tattıracağız.

Dünyada geçici bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri Biz'edir. Sonra da gerçeği yalanlayan nankörler olmalarından dolayı onlara şiddetli azabı tattırırız.

(Onların bu yalanları kendilerine belki) dünyâda (cüz'î) bir fâide (sağlayabilir). En son dönüşleri ise ancak bizedir. (Bundan) sonra da küfr (-ü inkâr) da ısraar etmekde olduklarına mukaabil onlara çetin azabı (mızı) tatdıracağız.

Onlar için dünyada geçici bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bizedir. Sonra da inkârları nedeniyle onlara şiddetli azabı tattıracağız.

[11/15-16; 79/37-39]

Dünyada (az) bir faydalanmanın ardından, dönüşleri bizedir;(3) sonra da, inkâr etmekte olduklarından dolayı onlara (pek) şiddetli azâbı tattırırız.

(3)“Mülk Allah’ındır. Sende emâneten duruyor. O, emâneti ibkā edip (ebedîleştirip) senin için muhâfaza edecek. Sende kalırsa, meccânen zâil olur (boşu... Devamı..

Onlar (sınanmak üzere) dünyada bir müddet geçinip giderler; ardından (ahiret günü hesaba çekilmek üzere) hepsinin dönüşü bizedir; sonra da biz, böyle sürekli (doğruları) inkâr etmiş olmalarından dolayı onlara o pek çetin azabı tattırırız.

Dünya hayatı yalnızca vasıtadır. Sonra onların dönüşü bizedir ve Allah adına yalan söyleyenlere gerçekleri inkâr etmelerinden dolayı, çok şiddetli azabı tattıracağız.

Gerçi dünyada bir gönenme vardır. Ancak, sonra hepsi Bize dönecektir. Sonra da Biz onlara ağır bir azabı tattıracağız, tanımaz olduklarından dolayı.

Onlar için dünyada biraz geçinme vardır. Onların dönüşleri de bizedir. Sonra onlara küfürlerinden dolayı şiddetli bir azap tattıracağız.

Onlar için dünyada biraz geçimlik vardır sonra dönüşleri Biz’edir.³¹ Nihayet Biz de inkârlarından dolayı onlara şiddetli azabı tattırırız.

31 Krş. Yûnus, 10/23; İbrâhim, 14/30; Nahl, 16/117

Onlar için dünyada az bir müddet faydalanma vardır, sonra dönüşleri bizedir. İnkâr ettikleri şeye karşılık onlara çetin bir azap tattıracağız.

Evet, belki bu dünyada birazcık menfaatsağlayacaklar fakat eninde sonunda hesap vermek üzere huzurumuza gelecekler; işte o zaman Biz, nankörlüklerinin cezası olarak onlara o korkunç azâbı tattıracağız!

Dünya’da bir geçimlik; sonra onların dönüşü bizedir.
İnkâr ediyor oldukları için onlara Şiddetli Azab’ı tattırırız. ***

Dünyada biraz geçim telaşı, ardından bize dönüş. Sonra sürüp gidecek dayanılmaz acılar. Neden? Hep Allah’ı yok sandıkları için...

İnsanlar dünya hayatında kısa bir hayat yaşar. Verdiğimiz nimetlerle geçinir. Sonra bize dönerler. Biz de onlara inkârlarından dolayı şiddetli azabı tattırırız.

Dünyada bir miktar geçim (sağlarlar); sonra dönüşleri sadece bizedir; ardından da inkâr etmekte oldukları şeyler nedeniyle onlara şiddetli azabı tattırırız. [*]

Ayetin sonundaki [bimâ kânû yekfurûne] (inkâr etmeleri sebebiyle) ifadesi dikkat çekicidir. Yüce Allah hiç kimseyi haksız yere azaba uğratmayacağı içi... Devamı..

Onlar, dünyada dünyalıklardan bir süre faydalansınlar bakalım, sonunda onların dönüşleri, nasıl olsa Bizedir. Sonra Biz de onlara, inkâr etmekte oldukları şeylerden dolayı şiddetli azabı tattırırız.

[Kısa süren] bir tutunmadır bu dünyadaki; ve sonra onların dönüşü er geç Bize olacak: Ve Biz de, hakkı inat ve ısrarla inkar etmelerinin karşılığı olarak onlara o çok yoğun, çok şiddetli acıyı tattıracağız.

Yalnızca dünyada geçici bir geçimlik; sonra onların dönüşleri yine bize olacaktır. Biz de onlara gerçeği örtbas etmelerinden dolayı şiddetli azap tattıracağız. 28/58...60, 29/64, 42/36

Yalnızca dünya ile sınırlı geçici bir haz. Sonunda onların dönüşü Bize olacak: en nihayet ısrarlı inkârlarından dolayı onlara şiddetli azabı tattıracağız.[¹⁶⁵⁰]

[1650] Buraya kadarki ilâhî uyarılar boşuna yapılmamıştır. Zira Allah insanlığın geçmişine tanıktır. Arkadan gelen pasajlar bu tanıklıktan sadece birk... Devamı..

(Rablerine ortak koşanlar) dünyada bir miktar geçim (servet) sağlarlar, ama sonunda dönüşleri bizedir. Ahirette onlara -(Rablerinin vahdaniyetini) inkar ettiklerinden ötürü- şiddetli azabı (cehennem ateşini) tattıracağız. (Ey Muhammed, senden önce de Rablerine ortak koşan kavimlere peygamberler göndermiştik)

Dünya hayatı bir faydalanma yeridir; sonra onların dönüşü bizedir ve inkar etmeleri sebebiyle onlara çok şiddetli bir azap tattıracağız.

(Onlar için) Dünyada cüz'i bir varlık, sonra dönüşleri Bizedir. Sonra onlara küfreder olduklarından dolayı şiddetil azabı tattıracağızdır.

Olsa olsa dünyada az bir zevk alır, ama sonunda Bizim huzurumuza dönerler. Sonra Biz de inkâr ve nankörlüklerinden ötürü o çok şiddetli azabı onlara tattırırız.

Dünyada biraz geçinir, sonra bize dönerler. Sonra da biz, inkarlarından dolayı onlara şiddetli azabı taddırırız.

Onlar dünyâda az bir müddet geçinirler, sonra bize rücû' iderler. Ve biz onlara, küfürleri sebebiyle, şiddetli 'azâbı tatdırırız.

Dünyada kendilerine yarar sağlarlar. Sonra dönüşleri bize olacaktır. Sonra da ayetleri görmezlikten gelmelerine (kâfirlik etmelerine) karşılık onlara ağır bir azap tattıracağız.

Dünyada biraz geçimlik; sonra dönüşleri yine bize olacaktır. Biz de onlara inkar etmiş olmaları sebebiyle şiddetli azabı tattıracağız.

Onlar dünyadan biraz nasiplenirler; ondan sonra dönüşleri Bizedir. Ondan sonra da, inkâr edip durmaları yüzünden Biz onlara o çetin azabı tattırırız.

Dünyada biraz nimetlenme, ardından dönüşleri bize! Sonra biz, inkâr ettiklerinden ötürü şiddetli azabı onlara tattıracağız.

Mana shunday kimsalar uchun bu o‘‎tkinchi dunyoda ozgina foydalanib qolish bor. Oxir-oqibat, ularning qaytar joylari Bizning huzurimizgadir. Keyin esa kufr keltirganlari uchun ularga qattiq azobni tottiramiz.

gönenmekdür dünye içinde andan bizdin yañadur [109a] dönecek yirleri. andan ŧatturavuz anlara 'aźābı kim ķatı dur andan ötürü kim oldılar kāfir olurlar.

Gönenürler dünyāda, andan ṣoñra rücū‘ları bizüm ḥażretümüzedür. Andan daddurur‐biz anlara ḳatı ‘aẕāb küfrleri sebebi‐y‐ile.

(Onlar üçün) dünyada bir qədər dolanacaq, mənfəət vardır. Sonra hüzurumuza qayıdacaqlar, ondan sonra küfr etdiklərinə görə onlara çox şiddətli bir əzab daddıracağıq!

This world's portion (will be theirs), then unto Us is their return. Then We make them taste a dreadful doom because they used to disbelieve.

A little enjoyment in this world!- and then, to Us will be their return, then shall We make them taste the severest penalty for their blasphemies.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.