2 Mayıs 2026 - 14 Zi'l-Ka'de 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Necm Suresi 7. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve huve bil-ufuki-l-a’lâ

Ve o, en yüce tanyerindeydi.

Mirac'a ve Mirac'da, Şidre yanında Cebrail'i gördüğüne işarettir. Mirac hakkında Sa'saa oğlu Mâlik'ten gelen hadisin meali şudur "Hatim'de (Ka'be'ye d... Devamı..

(Ki o sırada) En yüksek ufuktaydı. (Maneviyat boyutunun en yüce irtibat makamındaydı.)

Ufkun en uç noktasında görünerek

O, en yüksek ufukta idi.

O, en yüksek ufuktaydı.

O, en yüksek bir ufuktaydı.

Ve o (Cebrâil) yüksek ufukta idi.

O, en yüce ufukta idi. (Maddi âlemin, maddiyatın dışında idi.)

5,6,7,8,9,10. Ona, bunu çok güçlü akıl sahibi olan Cebrail öğretmiştir. Doğrulup dikildi. O, en yüksek ufuktaydı. Sonra iyice yaklaştı ve sarktı. İki yayın arası kadar, hatta daha da yakın. Böylece kuluna vahyedeceğini vahyetti.[590]

[590] Vahyi getiren melek Cebrâîl hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ XVIII, 358-360.

En yüce ufuktadır

6-7. (O,) etkileyici ve tam donanımlı (bir melekti) ki; (peygamber) en yüksek ufukta bulunuyorken (vahyetmek üzere) olanca haşmetiyle kendini (ona) gösterdi. 

Bkz. 81/19-21 Bazı tefsirlerde söz konusu ifade, Cebrâil’in ufukta bütün ihtişamıyla belirdiği anı tasvir eden bir anlatım olarak yorumlanmıştır. Bu ... Devamı..

7,8. O ufk-u a’lâda idi, sonra indi ve hevâda mu’allakda durdı.

5,6,7. Ona, çetin kuvvetlere sahip ve güçlü olan Cebrail öğretmiştir; en yüksek ufukta iken doğruluvermiş.

5,6,7. (Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu.

5-7. Onu, çok güçlü, üstün niteliklerle donatılmış biri (Cebrâil) öğretti. O, ufkun en yüce noktasındayken asıl şekliyle göründü.

5, 6, 7. Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu.

En yüksek ufukta.

O, en yüksek ufukta idi.

Ve o en yüksek ufukta idi

5-6-7-8-9. Ona (bu Kur’ân’ı, emrimiz üzere, maddî ve manevi) müthiş kuvvetlere sahip, üstün yaratılışlı olan (vazifeli meleğimiz Cebrâîl) öğretti. (Cebrâîl, gökle yerin birleştiği) ufkun en yüksek noktasında (bulunuyorken,) doğruldu (ve resûlümüz Muhammed’e, kendisini aslî sûreti ile gösterdi). Sonra (Cebrâîl, resûlümüz Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.

O, yüksek bir ufuktaydı.

O, en yüksek ufukda idi.

O, en yüksek ufuktaydı.

Ve o, (bu mi'râcında) en yüksek ufukta idi.

5,6, 7. Ona (o vahyi, gönderdiğimiz Kur’an’ı arkadaşınız olan Muhammed’e) çok güçlü, muhteşem görünümlü biri (vahiy meleği) öğretti. Ve o (vahiy meleği Mekke’ye göre) en yüksek ufukta iken (Hira dağında bulunan Muhammed’e) doğruldu. *

(*) Not: Bu ayetteki ‘’âllemehu’’ yani ‘’ona öğretti’’ ifadesi de kesin ve net olarak gösteriyor ki, 3. ayette vurgusu yapılan vahidir, Kur’an’dır, Hz... Devamı..

O ufkun en yüksek yerinden,

gök bitiminin yücereğinde.

5, 7. Ona pek kuvvetli, pek heybetli [⁴] biri [⁵] öğretti de göğün en yüksek bir kenarında olduğu halde doğruldu [⁶].

[4] Veya pek yakışıklı veya ilmi çok veya dirayette ve amelde pek kuvvetli. [5] Allah veya melek. Diğer naziri olan zamirlerde de böyledir.[6] Veya me... Devamı..

O, en yüksek ufukta iken

O, en yüksek bir ufuktaydı.

Gökle yerin birleştiği ufkun en yüce noktasında, 600 kanadıyla kendisini göstermişti.

O, Yüce Ufuklar’dadır.

6,7. Yetenekli, boy gösterdi // taa uzak ufuklarda,

Ufkun en yüksek tepesindeydi. Varlığıyla bütün ufku kaplamıştı.

5,6,7. Çünkü o (Kur’an’ı) müthiş kuvvetleri olan, donanımlı (Cebrail) öğretmiştir. (Cebrail) en yüksek ufuktayken belirmişti.

6,7. (Ki o) üstün bir akıl sahibidir. ¹(Cebrail Muhammed’e) gerçek şekliyle tüm ufku kaplamış bir şekilde² göründü.³

1 Mirra, akıl, kuvvet ve sağlamlık demektir. Zû mirra ise, akıllı, kuvvetli ve metanet sahibi anlamlarına gelir.2 Buradaki “istivâ” Cebrail’in düpedüz... Devamı..

ufkun en uç noktasında ⁴ görünerek,

4 Karş. 81:23 ve ilgili not 8. Kur’an’a ve sahih Hadislere göre Hz. Peygamber, hayatı boyunca en az iki defa, “gerçek şekli ve hüviyeti içinde ortaya ... Devamı..

Bu sırada o, ufkun en yüksek noktasında idi. 17/1

Bu sırada o, en yüksek ufku kaplamıştı.

5,6,7. Çünkü ona Kur'an’ı (Allah katında itibarlı) müthiş kuvvet sahibi (Cebrail, Rabbinin izniyle) öğretti. O (Cebrail a.s.) en yüksek ufukta iken doğruldu. (Gerçek hüviyetiyle beliriverdi)

Ve o yüce ufukta iken.

Ve o, en yüksek bir sema kıyısında idi.

5, 6, 7. Onu kendisine pek güçlü ve kuvvetli, o üstün akıl ve kemal sahibi olan (melek Cebrail) öğretti. [81, 19-21]Melek kendi aslî sûretine girip doğruldu. İşte o zaman kendisi en yüce ufukta idi.

Kendisi yüksek ufukta iken.

O ufk-u a'lâda idi.

(O zaman) Muhammed, (Mekke’ye göre) en yüksek ufukta (Hira Dağında)[*] idi.

[*] Ayetteki الْأُفُقِ الْأَعْلَى = el-ufku'ul-a'lâ, o en yüksek ufuk demektir. Kur'an'ın inmeye başladığı yer Mekke olduğu için Kabe'ye göre en yükse... Devamı..

O, en yüksek ufukta idi.

O zaman ufkun en yukarısında idi.

En yüksek ufuktadır o.

U avval oliy ufqda edi.

ol yir gök ķıranıñda-y-iken yücerek.

Muḥammed resūlu’llāh gökde mi‘rācda‐y‐iken.

O (Cəbrail) ən uca üfüqdə (günəşin çıxdığı yerdə) idi.

When he was on the uppermost horizon.

While he was in the highest part(5088) of the horizon:

5088 Gabriel appeared in stately form, perhaps towering above the Mountain of Light (see C. 31). Istawa in verse 6, translated "appeared", means liter... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.