9 Mayıs 2026 - 21 Zi'l-Ka'de 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
İsrâ Suresi 69. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Em emintum en yu’îdekum fîhi târaten uḣrâ feyursile ‘aleykum kâsifen mine-rrîhi feyuġrikakum bimâ kefertum śümme lâ tecidû lekum ‘aleynâ bihi tebî’â(n)

Yoksa emin misiniz bir kere daha sizi denize döndürüp üstünüze kırıp döken bir fırtına yollamayacağından ve nankörlüğünüze karşı sizi sulara gark etmeyeceğinden? Sonra bizden öcünüzü alacak bir kimse de bulamazsınız kendinize.

Yoksa, sizi bir kere daha ona (denize) gönderip, üzerinize kırıp geçiren bir fırtına salarak, nankörlük etmeniz nedeniyle sizi batırıp boğmasına karşı güvende misiniz? Sonra Bize karşı bunun öcünü alacak (kimseyi de) bulamazsınız.

Yahut sizi tekrar denize döndürüp, üzerinize kırıp döken bir fırtına yollamayacağından ve böylece sizi, nankörlüğünüze karşılık boğmayacağından çok mu eminsiniz? Sonra bizden öcünüzü alacak, bir kimse de bulamazsınız kendinize.

Yoksa, O'nun sizi, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına itip örtbas ederek inkârınız, küfrünüz, nankörlüğünüz sebebiyle, bir kez daha oraya, denize gönderip, bulunduğunuz yerde bir fırtına çıkararak boğmayacağından emin misiniz? Sonra bundan dolayı kendinize, intikamınızı alacak, sizi arayıp bulacak bir koruyucu da bulamazsınız.

Yoksa O'nun bir başka kez sizi tekrar oraya (denize) döndürmeyeceğinden ve üzerinize kırıp geçiren bir rüzgar gönderip inkar etmenize karşılık sizi boğmayacağından emin mi oldunuz? Sonra bizim (yaptığımızın) peşine düşecek bir yardımcı da bulamazsınız. [3]

3.Yani bize karşı sizin hakkınızı arayacak veya öcünüzü almaya kalkışacak bir yardımcı bile bulamazsınız.

Veya sizi bir kere daha ona (denize) gönderip üzerinize kırıp geçiren bir fırtına salarak nankörlük etmeniz nedeniyle sizi batırmasına karşı emin misiniz? Sonra onun öcünü Bize karşı alacak (kimseyi de) bulamazsınız.

Yoksa, sizi tekrar denize döndürüp de üzerinize, kırıp dökücü bir rüzgâr fırtınası göndermesinden ve böylece sizi ettiğiniz nankörlük sebebiyle boğmasından emin mi oldunuz? Sonra bu yaptığımıza karşı aleyhimize size yardım edecek (intikam alacak) bir koruyucu bulamazsınız.

Yoksa O’nun, sizi bir kez daha denize iade edip, üstünüze, her şeyi kırıp savuran bir rüzgâr göndererek, küfrünüzden dolayı sizi batırmasından güvende misiniz? Böyle bir durumda, sizin için Bizi sorguya çekecek hiç kimse bulamazsınız.

Ya da sizi tekrar denize döndürerek, üzerinize bir kasırga gönderip, inkâr etmenizden dolayı sizi suda boğmayacağından güvende misiniz? Sonra bundan dolayı bizi arayıp soracak bir destekçi bulamazsınız.

Yoksa sizi yeniden denize yollayıp da, korkulu bir fırtına göndermiyeceğinden, küfrünüz dolaysiyle batırmıyacağından sizler emniyette misiniz? Sonra da bize karşı, size uyan bulamazsınız

Yahut O’nun, sizi bir kez daha denize gönderip üzerinize bir kasırga yollayarak, inkâr etmiş olmanız sebebiyle sizi boğmayacağından emin misiniz? Sonra, bundan dolayı sizin adınıza bize hesap soracak hiç kimse de bulamazsınız.

Sizi tekrâr denize gönderüb şiddetli bir furtına çıkarmıyacağından ve küfrünüzün cezâsı olarak hiç bir nâsır bulamadığınız halde sizi batırmıyacağından emîn misiniz?

Yoksa sizi tekrar denize döndürüp, üzerinize ortalığı yıkan bir fırtına gönderip, inkarlarınızdan ötürü sizi suda boğmasından güvende misiniz? O zaman bize soru soracak bir yardımcı da bulamazsınız.

Yahut sizi tekrar denize döndürüp üstünüze, kasıp kavuran bir fırtına yollayarak nankörlüğünüz sebebiyle sizi boğmasından, sonra da bize karşı kendiniz için arka çıkacak bir yardımcı bulamama (durumun)dan güvende misiniz?

Yahut sizi bir defa daha denize döndürüp üzerinize bir kasırga göndererek -inkâr etmeniz sebebiyle- sizi boğmayacağından emin misiniz? O zaman bize karşı size arka çıkacak birini de bulamazsınız.

Yahut O'nun, sizi bir kez daha oraya (denize) gönderip üzerinize bir kasırga yollayarak, inkâr etmiş olmanız sebebiyle sizi boğmayacağından emin misiniz? Sonra, bundan dolayı kendinize (intikamınızı almak için) bizi arayıp soracak bir destekçi de bulamazsınız.

Sizi tekrar denize göndermeyeceğinden ve üstünüze kırıp geçiren bir fırtına salarak inkarınızdan dolayı sizi boğmayacağından emin misiniz? Sonra sizin için peşinize düşecek birini de bulamazsınız

Yoksa sizi tekrar denize döndürüp de üzerinize kasırgalar göndermeyeceğinden ve böylece ettiğiniz nankörlük sebebiyle sizi boğmayacağından emin misiniz? Sonra bu yaptığımıza karşı, bizim aleyhimize size yardım edecek bir koruyucu bulamazsınız.

Yoksa sizi bir def'a daha oraya iade edip de üstünüze kırıp büken bir fırtına salıvererek hepinizi ettiğiniz küfrân ile gark edivermesinden, sonra da bize karşı onun bir öcünü alacak bulamamanızdan emin mi oldunuz?

Yoksa sizi tekrar denize döndürüp de üzerinize kasırgalar göndermeyeceğinden ve böylece ettiğiniz nankörlük sebebiyle sizi boğmayacağından emin misiniz? Sonra bu yaptığımıza karşı, bizim aleyhimize size yardım edecek bir koruyucu bulamazsınız.

Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Allah Teâlâ’nın, kâfirlere sormuş olduğu bu tür sorular, esasında onları, kınama ve azarlama ifadeleri... Devamı..

Ya da sizi tekrar oraya¹ döndürüp de böylece üzerinize kasırgalar göndermeyeceğinden ve ettiğiniz nankörlük nedeniyle sizi boğmayacağından emin mi oldunuz? Sonra bu yaptığınızdan dolayı Bize karşı size yardım edecek birini bulamazsınız.

1- İhtiyacınızdan dolayı tekrar denize gittiğinizde.

Yoksa Onun, sizi tekrar oraya (denize) döndürüb de üstünüze kırıb büken bir fırtına yollamasına ve nihayet yapdığınız nankörlük sebebiyle sizi boğmasına karşı emniyyete mi girdiniz? (Bu suretde de) yine bize karşı onun öcünü alacak bulamazsınız.

Ya da sizi bir kere daha denize gönderip üzerinize kırıp geçiren bir fırtına salarak, nankörlük etmeniz nedeniyle sizi boğmayacağından emin misiniz? Sonra bize karşı size arka çıkacak kimse bulamazsınız.

[67/16]

Yoksa O'nun, sizi başka bir def'a daha oraya (denize) döndürüp de, üzerinize şiddetli bir kasırga göndermesinden (ve) böylece nankörlük etmeniz sebebiyle sizi boğmasından emîn mi oldunuz? Sonra bunun için bize karşı kendinize bir yardımcı da bulamazsınız.

Yoksa sizi tekrar ona (denize) döndürüp de üzerinize, kırıp dökücü bir rüzgâr fırtınası göndermesinden ve böylece sizi ettiğiniz nankörlük sebebiyle boğmasından emin mi oldunuz? Sonra o zaman bize karşı sizi izleyip koruyacak birini bulamazsınız!

Yoksa Allah’ın sizi tekrar başka bir zamanda denize döndürüp, üzerinize şiddetli bir rüzgâr fırtınası göndererek, inkâr etmenizin karşılığında sizi suda boğmasından damı emin oldunuz? Sonra bizim yaptıklarımıza karşı kendinize arka çıkacak kimse bulamazsınız.

Ya Allah’ın sizi bir ikinci defa denize döndürmiyeceğini, üzerinize kırıp geçirici bir yel göndermiyeceğini, nankörlüğünüzden dolayı sizi batırmıyacağını nereden biliyorsunuz? Böyle bir durumda Bizden öç alacak birini bulamazsınız.

Yoksa Allah/ın sizi, tekrar denize iade ettirerek şiddetli bir fırtına gönderip nankörlüğünüze karşı boğmayacağından emin mi oldunuz? Sonra bize karşı kurtaracak yardımcı, arayacak bir hâmi bulamazsınız.

Yoksa sizi tekrar denize döndürüp, üzerinize kasıp kavuran bir fırtına gönderip, inkârınızdan ötürü sizi suda boğmayacağından emin misiniz? Sonra o konuda bize karşı size arka çıkacak birini de bulamazsınız.

Veya sizi bir kere daha ona (denize) gönderip üzerinize kırıp geçiren bir fırtına salarak nankörlük etmeniz nedeniyle sizi boğmayacağından emin misiniz? (Böyle olduktan sonra) Artık bize karşı onun bir öcünü alacak kimseyi de bulamazsınız.

Ya da, sizi bir şekilde tekrar denize döndürerek, üzerinize şiddetli bir fırtına göndermeyeceğinden ve böylece, nankörlüğünüzden dolayı sizi boğup balıklara yem yapmayacağından emîn misiniz? Öyle ki, o zaman bizden bunun hesabını soracak bir yardımcı da bulamazsınız kendinize. Oysa insan, en üstün ahlâka ulaşabilecek yeteneklerle donatılmış bir hâlde yaratılmıştı:

Bu durumda bir başka sefer için sizi oraya döndürmesinden güvende mi oldunuz?
Kırıp geçiren Fırtına’dan üzerinize gönderir; nankörlük ettiğiniz için sizi suda boğar.
Yine bize karşı sizin için bir destekçi (uyruk) bulamazsınız.

Yoksa Allah'ın denizdeki tehlikeyi bir daha tekrar etmeyeceğinden çok mu eminsiniz? Üzerinize çok sert bir rüzgar salamaz mı? Nankörlüğünüz sebebiyle sizi boğamaz mı? Üstelik bize karşı sizi kollayacak bir babayiğit de bulamazsınız...

Yoksa sizi tekrar denizlere sürükleyip, orada deli rüzgârlar estirip, büyük dalgalar arasında boğmayacağımızdan emin misiniz? Bütün bunları sizin başınıza getirirsek, yine Rabbinize döner yalvarırsınız. Çünkü sizi bu durumdan sadece Rabbinizin kurtarabileceğine inanırsınız? Öyleyse başınız rahata erince niçin dönüyorsunuz?

Veya inkâr etmiş olmanız sebebiyle O’nun sizi bir kez daha oraya (denize) gönderip üzerinize bir kasırga yollayarak sizi boğmasından güvende misiniz? Sonra bize karşı sizi takip edecek kimse bulamazsınız.

Veya (Allah’ın) sizi bir kere daha o (denize) döndürüp, üzerinize kasırga göndererek, inkâr etmeniz sebebiyle sizi suda boğmayacağından, çok mu eminsiniz? Sonra Bize karşı siz, (kendinize) arka çıkacak kimse de bulamazsınız.

Yahut, sizi tekrar denize ⁸² döndürüp, üzerinize ortalığı kasıp kavuran bir fırtına göndermeyeceğinden ve böylece, nankörlüğünüze karşılık sizi boğmayacağından çok mu eminsiniz? (Hayır,) o zaman bizim karşımızda size arka çıkacak kimse bulamazsınız.

82 Lafzen, “ona”.

Yahut onun sizi; başka bir sefer için denize döndürmeyeceğinden, denize döndürdüğünde de nankörlüğünüzden dolayı üzerinize şiddetli kasırgalar göndererek sizi sulara gömmeyeceğinden yana bir garantiniz mi var? Sonra da bize karşı size arka çıkacak kimse bulamazsınız. 34/17, 46/35

Ya da sizi bir defa daha denize döndürüp, üzerinize ortalığı kasıp kavuran bir fırtına göndererek nankörlüğünüze karşılık sizi boğmayacağından emin misiniz? Bunun ardından sizin adınıza Bize hesap soracak hiç kimse bulamayacaksınız.

Yoksa. (Rabbinizin, bir vesile ile tekrar) sizi, -şirk ve küfürde direndiğinizden ötürü- tekrar deniz seferine çıkarıp, üzerinize bir fırtına göndererek boğmayacağından da emin mi oldunuz? (Haberiniz olsun ki) O takdirde (taptığınız putlardan yardım için) sizi arayıp soracak bir yardımcı da bulamazsınız.

Yoksa sizi tekrar oraya (denize) geri götürüp ardından üzerinize rüzgârdan bir kasırga gönderip, o inkar ettiğinizden dolayı sizi boğmayacağından emin mi oldunuz? Sonra da size yaptıklarımızdan dolayı peşimize düşecek birini de bulamazsınız.

Yoksa sizi tekrar oraya iade etmesinden, sonra da üzerinize şiddetli bir rüzgar gönderip de sizi küfrettiğinizden dolayı garkedeceğinden emin mi oldunuz? Sonra kendiniz için Bize karşı intikam alacak da bulamazsınız.

Yahut sizi tekrar denize gönderip de üzerinize kırıp geçiren bir fırtına göndererek, inkârınız ve nankörlüğünüz sebebiyle sizi boğmayacağından emin mi oldunuz? Sonra Bize karşı size arka çıkacak hiç bir kuvvet bulamazsınız.

Yoksa O'nun sizi bir kez daha denize gönderip, üstünüze, kırıp geçiren bir fırtına salarak inkar ettiğinizden dolayı sizi boğmayacağından emin misiniz? O zaman bize karşı sizi izleyip koruyacak birini bulamazsınız!

Sizi tekrâr gemiye bindirüb üzerinize şiddetli bir furtına rüzgârı göndererek küfriniz sebebiyle sizi gark itmesinden emîn mi oldınız? Sonra bize karşı bir yardımcı bulamazsınız.

Yahut sizi bir kere daha denize döndürerek üzerinize kırıp geçiren bir fırtına göndermesine ve nankörlüğünüz (kafirliğiniz) sebebiyle sizi batırmasına karşı tedbiriniz var mı? Sonra bize karşı size arka çıkacak birini de bulamazsınız.

Yoksa sizi, bir başka sefer için denize döndürdüğümüzde, üzerinize kırıp geçiren bir fırtına gönderip, nankörlük ettiğiniz için sizi suda boğmayacağından güvencede misiniz? Sonra bizim karşımızda sizin intikamınızı alacak birini de bulamazsınız.

Yahut sizi bir kere daha denize döndürüp de üzerinize bir kasırga göndererek nankörlüğünüz yüzünden sizi boğmayacağından mı emin oldunuz? O zaman Bize karşı sizi kollayacak birisini bulamazsınız.

Yoksa sizi bir kez daha oraya gönderip üstünüze kırıp geçiren bir fırtına salarak, inkâr ettiğinizden dolayı sizi boğmayacağından emin misiniz? Sizin adınıza, bizden bunun öcünü alacak birini de bulamazsınız.

Yoki Alloh sizlarni yana bir marta dengizga qaytarib, ustingizga qattiq shamol yuborishidan hamda kufr keltirganingiz uchun g‘‎arq qilib yuborish xavfidan xotirjammisizlar?! Shunday ofat keladiki, Bizga qarshi undan o‘‎ch olib beruvchi birortani topa olmaysizlar.

yā imin olduñuz mı kim girü döndüre sizi anda bir gez daħı pes viribiye üzerüñüze uvadıcı yilden pes ġarķ eyleye sizi andan ötürü kim kāfir olduñuz? andan bulmayasız sizüñ içün üzerümüze andan ötürü ardca.

Yā imin mi olduñuz girü döndermekden sizi deñize bir kez daḫı? Pes gön‐derevüz sizüñ üstüñüze ḳatı issi yil. Pes ġarḳ idevüz sizi küfrüñüz sebebi‐y‐ile. Andan ṣoñra ṭapmazsız size bizüm üstümüze ṭaleb eyleyici.

Yoxsa (Allahın) bir də sizi dənizə qaytarmayacağına, şiddətli bir fırtına göndərib sizi batırmayacağına arxayınsınız? Sonra sizdən ötrü Bizdən intiqam alacaq (və ya Bizə qarşı sizə kömək edəcək) bir kəs də tapa bilməzsiniz.

Or feel ye secure that He will not return you to that (plight) a second time, and send against you a hurricane of wind and drown you for your thanklessness, and then ye will not find therein that ye have any avenger against Us?

Or do ye feel secure that He will not send you back a second time to sea and send against you a heavy gale to drown you because of your ingratitude,(2264) so that ye find no helper. Therein against Us?

2264 If a man flees from the Wrath of Allah, there is no place secure for him. He may flee from sea to land, and back again from land to sea. But his ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.