Limiśli hâżâ felya’meli-l’âmilûn(e)
Artık çalışanlar da böylesine çalışsınlar.
Artık çalışanlar (emek harcayıp yatırım yapanlar) asıl bunun misali (şu cennet gibi ebedi bir saadet) için çalışsınlar (ki bu en kutlu ve kalıcı kazançtır.)
Dünyada çalışanlar, bunun gibi bir kurtuluş için çalışsınlar.
“Sorumluluğunu bilenler, buna benzer bir mutluluk için amaçla örtüşen niyete dayalı, devamlı amel etsinler, çalışsınlar.”
Artık çalışanlar böylesi için çalışsınlar.
Böylece çalışanlar da bunun bir benzeri için çalışmalıdır.
Böyle ebedî bir saadet için çalışsın çalışanlar...
İşte çalışanlar, asıl bunun için çalışmalıdırlar.
Çalışanlar bunun için çalışsın!
Çalışan kimseler, bu gibi işlere çalışmalıdır
Böylece çalışıp çabalayanlar, işte buna benzer bir akıbet için çalışmalılar.
Bu sa’âdete nâil olmak içün çalışınız.
Çalışanlar bunun için çalışsın.
Çalışanlar böylesi için çalışsınlar!
Amel sahipleri böylesi bir kazanç için çalışmalıdır.
58, 59, 60, 61. Birinci ölümümüz hariç, bir daha biz ölmeyecek ve bir daha azap görmeyecek değil miyiz? Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur. Çalışanlar, böylesi bir kurtuluş için çalışsın.
Çalışanlar bunun için çalışmalı.
Çalışanlar işte böyle bir kurtuluş için çalışsınlar.
Böyle bir murad için çalışsın çalışan erler
Çalışanlar (sırf dünyanın geçici menfaatleri için değil de) işte böyle bir şeyi (ebedî saâdeti) elde etmek için çalışsınlar.
Çalışanlar, bunun gibi şeyler için çalışsın.
Artık çalışanlar da bunun gibi (bir murad için) çalışmalıdır.
Çalışanlar, o hâlde böylesi (bir netîce) için çalışsın!
(Dünyada iken) çalışıp çabalayanlar, işte bunun gibi (güzel) bir akıbet için çalışmalılar.(*)
İşte, (cennette giren ile cehenneme girenin) misali bu, şimdi (dileyen) yapacaklarını hesap gününe göre yapsın.
Çalışanlar da işte böyle bir başarı için çalışırlar.
Dünyada çalışacak olanlar ancak böyle bir devlet için çalışsınlar.
Çalışanlar, işte bunun gibi çalışsınlar.
Artık amel edenler de bunun bir benzeri için amel etmelidir.
Öyleyse ey insanlar! Başarı kazanmak için çalışanlar, bu uğurda çaba harcasınlar!
Amel İşleyenler artık bunun benzeri için işlesin!
Darısı, diğer çalışanların başına.
"Çalışanlar bunun gibi çalışsınlar!"
Çalışanlar böylesi (bir kurtuluş) için çalışsınlar!
Bütün çalışanlar, işte böyle bir başarı için çalışsınlar.
[Allah yolunda] çalışanlar, demek ki böyle bir şey için çalışırlar!
Çalışacaklar, böyle bir zafer için çalışıp didinsinler. 3/190...195, 77/41...44
Çalışıp çabalayanlar, işte buna benzer bir akıbet için çalışmalılar.
Çalışanlar (dünyadayken amel işleyenler) böyle kurtuluşa ermek için çaba göstersinler (ahirete gönülden iman edip sâlih ameller işlesinler)
Amel işleyenler bunun gibi amel (kurtuluş için) işlesinler.
İşte çalışanlar, bunun misli için çalışıversinler.
58, 59, 60, 61. Sonra cennetteki arkadaşlarına dönerek: “O ilk ölümümüzden sonra artık bize burada ölüm olmayacak değil mi, o azap bize hiç ulaşmayacak değil mi? Ne güzel! Şükürler olsun! İşte kurtuluş, işte büyük başarı diye buna derler. Çalışanlar, asıl, böyle bir başarı elde etmek için çalışsınlar! ”
Çalışanlar bunun için çalışsınlar.
"Böyle ni'mete nâil olmak içün 'âmilller 'amel itsünler" dirler.
Çalışanlar işte böyle bir şeyi elde etmek için çalışsınlar.
Çalışanlar da bunun benzeri için çalışsınlar.
Çalışacak olan, böyle birşey için çalışsın.
Çalışanlar, böylesi için çalışsınlar.
Bas, amal qiluvchilar mana shunday abadiy saodat uchun amal qilsinlar!
bunuñ gibi içün işlesüñ işleyiciler.
Bunuñ gibi menzile yitişmeg‐içün ‘amel eylesün ‘amel eyleyenler.
Qoy (dünyada) çalışanlar bunun üçün (belə bir əbədi səadət uğrunda) çalışsınlar!
For the like of this, then, let the workers work.
For the like of this let all strive, who wish to strive.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |